Oğuz Atay ∞
Kendi başıma kalınca, hiçbir zaman salt yalnız olmuyorum ki... Çok yalnız kaldığım için, yalnızlığımı çoğaltıp, tek başımayken de kalabalık olmasını öğrendim.
- Tutamak sorunu. İnsanın bir tutamağı olmalı.
-Anlamadım.
-Tutamak sorunu dedim. Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. Tramvaylardaki tutamaklar gibi. Uzanır tutunurlar. Kimi zenginliğine tutunur; kimi müdürlüğüne; kimi işine, sanatına. Çocuklarına tutunanlar vardır. Herkes kendi tutamağının en iyi, en yüksek olduğuna inanır. Gülünçlüğünü fark etmez. Kağızman köylerinden birinde bir çift öküzüne tutunan bir adam tanıdım. Öküzleri besiliydi, pırıl pırıldı. Herkesin, "- Veli ağanın öküzleri gibi öküz yoktur," demesini isterdi. Daha gülünçleri de vardır. Ben, toplumdaki değerlerin ikiyüzlülüğünü, sahteliğini, gülünçlüğünü göreli beri, gülünç olmayan tek tutamağı arıyorum: Gerçek sevgiyi!
(...) Kızılbaş Alevi toplumu ataerkil bir yapıya sahiptir ve toplumsal örgütlenmeleri de geçmişten günümüze dek erkek egemen toplumun bütün özelliklerini göstermektedir.(...)
İbadete katıldıklarında
Öncelikle evlilik, Kızılbaş Alevi toplumunun geleneksel ilişkilerinde ve inancında önemli bir yerde durur. Evli olmama, yani mücerretlik, yol ve erkâna göre eksikliktir. Onun ( bekâr kişinin) sohbete, ceme ve erkâna dâhil edilmesi, Buyruklarda kesin emirle yasaklanmıştır. Kızılbaş Alevi inancından bir bireyin toplumun gerçek bir üyesi olarak kabul görmesi için pirin eteğinden tutup yola bağlanması ve musahip tutup ikrar vermesi şarttır. Bu şartların ön şartı da evli olmaktır. Yöreden yöreye kimi farklılıklar ve esnemeler olsa da esası bu çerçevededir.
Talipler topluluğunu yılda bir kez ziyaret eden pir, aynı zamanda toplum içindeki anlaşmazlıkları ve sorunları da çözmek durumundadır. Suçları açığa çıkarmak ve suçluları cezalandırmak da buna dâhildir.
Hukuk sadece talipler topluluğunu değil, ocakzadeleri de bağlar. Onların suçları da cezasız bırakılmaz. Bunların yol ve yöntemleri de belirlenmiştir. Mesela, aynı suçu işleyen bir pirin cezası, talibine göre beş kat daha ağırdır.