Adem

Adem
@tutamak_
Sıkı Okur
Oğuz Atay
Oğuz Atay
∞ Kendi başıma kalınca, hiçbir zaman salt yalnız olmuyorum ki... Çok yalnız kaldığım için, yalnızlığımı çoğaltıp, tek başımayken de kalabalık olmasını öğrendim.
Aziz Nesin
Aziz Nesin
136 syf.
·
Puan vermedi
·
26 saatte okudu
Türkiye'de Deprem
Türkiye'de DepremNaci Görür
9.4/10 · 129 okunma
Reklam
Devletin resmi söylemlerine göre, İstanbul'daki yapı stokunun yüzde 60'ı herhangi bir mühendislik hizmeti almamış ve gecekondu mantığıyla inşa edilmiş. Binaların çoğu tek katla başlamış ve her seçimde yeni bir ilaveyle 5-6 katı bulmuş. Binaların doğru dürüst zemin etüdü bile yapılmamış. Bu binalar nasıl yapıldı diye soru sormanın bir manası da yok. Halkıyla, belediyesiyle, hükümetiyle elbirliğiyle yapıyoruz işte. Şimdi deprem kapıyı çalınca hep birlikte bir endişe ve korkuya kapılıp can kaybımız çok olur diye feryat ediyoruz. Hiçbir kaide ve kural tanımadan kendi çıkarları için her şeyi feda eden ilkesiz, doyumsuz ve çirkin bir anlayışın büyüttüğü bu potansiyel riskin faturasını, maalesef, hepimiz ödeyeceğiz.

Okur Takip Önerileri

Tümünü Gör
Doldurduğumuz meydanlarda pankart açıp depremde can güvenliğimizi sağlayın dedik mi? Bu konuda avazımız çıktığınca bağırdık mı? Bütün bu sorularımızın cevabının "hayır" olduğunu hepimiz biliyoruz. O halde deprem nedir biliyoruz ve bilincindeyiz gibi yüzeysel söylemleri bir kenara bırakıp halk arasında kalıcı bir deprem kültürü oluşturmak için çalışmalıyız.
Bana göre devletin en önemli görevlerinden biri halkın can ve mal güvenliğini sağlamaktır. Ülkemizde 1939 Erzincan depreminden bugüne kadar depremlerde yüz bine yakın insan hayatını kaybetti. Bu can kaybı önlenemez nitelikte değildi. Bilim insanları olarak bizler nerede ve ne büyüklükte depremlerin olabileceğini biliyorduk. Bilmediğimiz şey depremin ne zaman olacağıydı. Eğer yöneticilerimiz belirli bir plan ve program içerisinde deprem kuşaklarındaki yerleşim alanlarını deprem güvenli hale getirmek için ciddi bir uğraşın içerisinde olsalardı kuşkunuz olmasın ki can kaybımız bundan çok daha az olurdu. Üzülerek söylüyorum ki yönetimlerimiz çoğu kez afet yönetimini vazife edinmiştir. Yani " Hele bir deprem olsun, ondan sonra gerekeni yaparız " anlayışı. Halbuki bu çağdaş ve doğru olan bir anlayış değildir. Çağdaş olan riski yönetmektir. Yani deprem gelmeden verebileceği zararları önceden öngörüp gerekli zarar azaltıcı önlemleri almaktır. Hükümetlerimiz ve yerel yönetimlerimiz hiçbir zaman ciddi bir şekilde risk yönetimini benimsemediler. Hep afet yönetimini tercih ettiler. Hoş, zaten halkımızın da hiçbir zaman bu konuda belirgin bir talebi olmadı. Geçen asırdan bu yana gerçekleşen onlarca depremde binlerce insanımız ölürken, sayısız genel ve yerel seçim gerçekleşti. Ben son zamanlarda cılız bir sesin dışında siyasi partilerin bu konuda bir şey söylediklerini, seçim bildirgelerine depremi önemli bir sorun olarak koyduklarını duymadım, görmedim.
Reklam
Deprem hangi türden olursa olsun toplum olarak bizim afete karşı tavrımız pek değişmiyor. Her depremde bir müddet için sokağa dökülüp ağlaşıyoruz ama zaman geçtikçe her şeyi unutup hiçbir şey olmamış gibi normal hayatımıza geri dönüyoruz. Halk olarak bunu yapıyoruz da sanki yönetim olarak bundan farklı mı davranıyoruz? Hayır, maalesef, yöneticilerimiz de genellikle sadece afeti yönetip aradan çekiliyorlar ta ki yeni bir deprem gelinceye kadar.
Birtakım ekonomik sorunlar...
Kiranı, kasaba olan borcunu nasıl ödeyeceğini düşünürken insanın pek bir özgürlüğü olmuyor.
Sayfa 363Kitabı okudu
Yanında birileri olsa da insan daima yalnız ölür.
Sayfa 354Kitabı okudu
"Sen hayatını yaşadın mı? Yoksa hayat mı seni yaşadı? Hayatını seçtin mi? Yoksa o mu seni seçti? Onu sevdin mi? Yoksa pişmanlık mı duydun?"
Sayfa 336 - NietzscheKitabı okudu
Reklam
"Bazı filozoflar öldükten sonra doğarlar!"
Sayfa 334 - NietzscheKitabı okudu
"Güvenli yaşamak tehlikelidir." Nietzsche benim iyi bir vatandaş olarak geçirdiğim hayatın tümünün tehlikeyle geçtiğini söylüyor. Sanırım gerçek benliğimi kaybettiğimi ya da olduğum kişi olamadığımı kastediyor. Peki ben kimim?
Sayfa 315 - BreuerKitabı okudu
"Yalnızlığımın diğer insanların varlığı ya da yokluğuyla hiç ilgisi yok."
Sayfa 310 - BreuerKitabı okudu
10,5bin öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.