1000Kitap Logosu
Cinsiyet Üzerine
Cinsiyet Üzerine
Cinsiyet Üzerine

Cinsiyet Üzerine

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.0
519 Kişi
2.452
Okunma
616
Beğeni
49,7bin
Gösterim
98 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 2 sa. 47 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Say Yayınları · 26 Temmuz 2012 · E-kitap
Diğer baskılar
İnsanın ve hayvanın cinsel gereksinimlerini açıklamak için, biyolojide "cinsel bir dürtü"nün varlığından söz edilir. Aynı şekilde, açlığı anlatmak için de bir beslenme dürtüsünün olduğu varsayılır. Bununla birlikte halk dilinde cinsel gereksinim için açlığa karşılık gelen bir kelime yoktur. Halkın görüşü, cinsel dürtünün niteliği ve karakterleri üzerine bazı kesin düşünceler içerir. Freud, bu noktada müdahale etme gereği duyar ve cinsel bastırmaların çocuklar üzerinde nasıl evrildiğini sergiler. Freud'un anlaşılmasında kilit rolü oynayan ve büyük gürültüler kopararak sert tartışmalara yol açan Cinsiyet Üzerine, her aydının hatta her anne babanın mutlaka okuması gereken temel yapıtlardan biridir.
6 mağazanın 30 ürününün ortalama fiyatı: ₺14,16
8.0
10 üzerinden
519 Puan · 93 İnceleme
Oğuz Aktürk
Cinsellik Üzerine'yi inceledi.
152 syf.
·
2 günde
·
9/10 puan
Korkmuyorum, Susmuyorum, Öğreniyorum!
Çok yakında YouTube kitap kanalıma gelecek olan Freud kitapları videosunu kaçırmamak için kanalıma abone olmayı unutmayın: youtube.com/c/alintilarlayasiyo... Bu kitabı okumaya başladığımdan beri 100den fazla kişi beni takipten çıktı. Demek ki bir şeyleri görmekten ve duymaktan hala korkuyoruz. Ama neden korkuyoruz? Kendi cinsel kökenlerimizi öğrenmekten mi? Artık Berlin Duvarı gibi olmuş tabularımızı bir bir devirmekten mi? Neden korkuyoruz?! Çocukluğumuzdan beri cinsellik konusu ne zaman geçerse geçsin bize hep "Şş, çok ayıp sus bakiyim" denilerek ayıplanıp susmak öğretildi. Cinsel eğitim verilip özel bölgelerimiz öğretileceği yerde bastırılıp içimize kapanmak öğretildi. Bu konuyla ilgili bir şey merak edip ailemize sorduğumuzda bize hiç cevap vermeyen duvarlara bakmak öğretildi... Bütün bunlar arasında kendi kendimizi nasıl eğitebilirdik? "Hadi göster amcalara bamyanı" dendi, cinsellik bir güç gösterisi olarak kodlandı. Lisedeki biyoloji derslerinde üreme sistemi anlatılırken herkes dersi kaynattı, cinsellik bir şaka malzemesi sanıldı. Üniversitede milli olup olmadığın üzerinden arkadaş ortamlarında yoklama alındı, cinsellik bir istatistiğe dönüştü. Bu muydu lan sizin anladığınız cinsellik? Bakın Freud bu kitabında hepinize ne diyor: "Çocuk, cinsel araştırmalarında her zaman yalnızdır; bu onun için dünyaya yönelmek amacıyla attığı bir ilk adımdır ve o zamana kadar tam bir güven beslemiş olduğu çevresindeki insanlara karşı kendisini yabancı hissedecektir." [s.96] Hangimiz yalnız ve yabancı hissetmedik ki kendimizi? Hangimiz ezilip büzülmedik ki bu konuda cahil bırakılışlarımızla? Hangimiz elimizdeki farkındalık balyozuyla o tabu tuğlalarından oluşan duvarları kırmak istemedik? Yaradılışımızı ve Adem ile Havva'yı hatırlasak yeterdi aslında. Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisinde ilk basamaktaki fizyolojik ihtiyaçlarda cinselliğin de olduğunu hatırlasak yeterdi. Sigmund Freud'un Cinsellik Üzerine kitabını okusak biraz olsun düzelebilmek için yeterdi bütün bunlar... Okudum ben de bu kitabı ve öğrendim aslında yetişkin cinselliğinin de kökeninin çocuklukta olduğunu. Öğrendim bir çocuğun yemek yemeyi öğrenmeye başladıktan sonra cinsel dürtüsünün yemek yemekten ayrıştığını. Öğrendim eski çağlardaki vurgunun cinsel dürtü, şimdiki vurgunun ise cinsel nesne üzerinde olduğunu. Öğrendim cinsel nesneyi tanımlamak için bilinçdışımız ile bilincin nasıl fazla mesaiyle çalıştığını. Sanırım bu kitabı okuyarak dünyadaki en büyük günahı işledim: Öğrenmeyi! Kendimizi bastırmakla hiçbir şey kazanamayız, insan bastırıldığı yerden patlar elbet. Kendimizi ne kadar bastırırsak bastıralım aslında farkında olmasak da narsistlik, cinsi sapıklık, nevrozlar ve klinik vakaların olma ihtimalini artırıyoruz kendi kendimize. Neden kendimize böyle bir kötülük yapmak yerine Freud'un bu kitabını okumayalım ki? Cinselliğimiz yıllarca toprağın altında saklı kalmış olan altın dolu bir define gibi bizim tarafımızdan keşfedilmeyi bekliyor. O toprağı bilinç ve cesaret adlı kazma küreklerimizle kazmak, defineyi bulmak ise sadece bizim elimizde. Defineyi bulma yolunda bu kazma küreklere yardımcı olarak yanımızda bazı ekstra teçhizatlar getirmemiz gerekebilir. Big Mouth gibi bir diziyi izleyerek ya da Cinsellik Üzerine, Yaşasın Orgazm, Cinselliğin Tarihi gibi bu konudaki kitapları okuyarak dünyadaki her insanın sadece kendisine özgü olan bu define haritasını bulmanın vakti gelmedi mi artık?
Cinsellik Üzerine
8.0/10
· 2.452 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
40
1.552
Adem
Cinsellik Üzerine'yi inceledi.
152 syf.
·
10/10 puan
Halen kitabı hazmetmeye çalışıyorum ama sıcağı sıcağına bir inceleme yapmak doğru olur diye düşünüyorum. Hazmedemeişim sanırım geleneksel bilgilerden kaynaklanıyor. Bunlar arasında benim yanlışlarım; 1) "cinsellik ile çocuk" aynı cümlede yer alamaz. 2) "İnversiyon" (dönüklük veya eşcinsellik) viladi (doğuştan) gelen bir özelliktir. 3) "ensest şevk" bir hastalıktır. 4) "pedofili" (sübyancılık) her zaman için bir hastalıktır. 5) "Hayvana" yahut herhangi uçuk bir materyale (örn: damacana) yönelik duyulan arzu Kesinlikle hastalıktır. Bunlar şu an aklıma gelen ve birçok ortamda hararetle savunduğum doğrularım (aslında yanlışlarımmış) ki eminim bu konularda çoğunuz benimle aynı fikirdesinizdir. En başından söyleyeyim; yazarın bunları normalleştirmek ya da gerekliliğini savunmak gibi bir niyeti yok. İlk hazzın incelenmesinde bebeğin emme faaliyetini yani oral dönemini şöyle tanımlıyor; "çocuğun dudaklarının erojen bölge rolü oynadığını ve sıcak süt akışının neden olduğu uyarmanın haz doğurduğunu söyleyeceğiz." Dikkat edin ağız erojen bölge olarak ifade ediliyor. Yani bu dönemde haz organı ağızdır ve doğal olan emme işlemini gerçekleştirmesini sağlayarak haz alması sağlanmazsa ilk libido (bastırılmış haz ) ortaya çıkmış oluyor. Libidoların bastırılması ise bizi ikinci yanlışı düzeltmeye götürüyor. Bazı İnversiyonlar viladi olsa da libidoların bastırılması da çoğunlukla cinsel tercihi yönlendiriyor. İnversiyon içerisinde ensest ile ilgili yanlışımız da var. Aslında çocuk ebeveyne karşı cinsel arzu duyar ama bunlar iğrenme, utanma, toplum baskısı, kültür gibi dış etkenler ile yönlendirildiğinden bastırılır ve bilinç altına itilir. Çocuk ile karşı cins ebeveyn arasındaki ilişkiler birey psikolojisinde çok etkili oluyor. Örneğin kadının cinsel arzusu karşılanmaz ve kadın bu hazzı istem dışı erkek çocuğa yönlendirirse çocuk tahrik olmuş oluyor ve bu yüzden bilinç altına itilmiş arzu derin utanma duygusu yaratarak kişilikte tahribatlara yol açıyor. (Bu konu için bakınız: Oedipus Kompleksi) Ve yine çağımızın bir getirisi olarak kadınların çalışması ve çalışırken de bakıcı olarak çocuk ile ortak cinsiyete sahip bakıcı seçmesi ilerde İnversiyona sebep oluyor. Çünkü bakıcı çocuğu temizlerken, onunla ilgilenirken dokunuşlar ile onu rahatlatır. Çocuk ile bakıcı arasındaki bağ ilerleyen zamanlardaki tercihlerini belirler. Çocuğun bakıcıya karşı bu hazzı yazar tarafından şöyle gözlemlenmiş; Çocuk gece karanlıkta yattığı odadan sesleniyor. “Teyzecim konuş benimle. Korkuyorum, çok karanlık. Teyzesi; “Ne faydası olacak” der, “beni görmüyorsun ki”. “Olsun” der çocuk, “biri konuşunca aydınlık oluyor”. 5. Yanlışım olarak saydığım yanlış ile ilgili ise cinsel nesne açıklaması yapılıyor. Özne kendine bir nesne yaratmak zorundadır. Burada da tercih değil zorunluluk devreye giriyor. Mesela hapishane, askeriye gibi yerlerde dönük olmayan bireylerin ortak cinsiyeti cinsel nesne olarak görmesi buna örnek olarak veriliyor. Köylerde hayvanlar ile yaşayan insanların nesne olarak görebileceği şey hayvanlardır, eğitim görevlisinin ise çocuklar. Elbette bu sonuçlar bizi tekrar tekrar libodonun bastırılmaması gerektiği sonucuna getiriyor. Cinsel Özne, cinsel nesne ve cinsel haz kendini tamamlama yolunda hiç bir engeli tanımıyor. Düzenli bir cinsel yaşantının varlığı sizin hayatınızda daha başarılı olmanızı sağlar. Çocuk eğitiminde ve cinsellik konusundaki yanlışların düzeltilmesinde çok faydalı olacağına inandığım bir kitap. Unutmayın ki doğrusunu bilmek yanlışları düzeltmenin ilk adımıdır. Kesinlikle okunmalı. . "Her şeyi yazdın, okumanın ne anlamı kaldı?" demeyin, on katı bilgi var bu kitapta. :-) İyi okumalar dilerim...
Cinsellik Üzerine
8.0/10
· 2.452 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
2
82
Asya
Cinsellik Üzerine'yi inceledi.
135 syf.
·
6/10 puan
Freud biz seni gözümüzde mi büyüttük acaba?
Şekerim yıllarca Freud'un cinsellik üzerine çözümlemelerini merak edip durmuştum. Sonunda okuma fırsatım oldu açıkçası bana çok okunası gelmedi. Dönüp dolaşıp her şeyi çocukluk travmalarına bağlıyor kitap ve yani bir paradoks yaratıyor aslında. E çocuk yaşta okuyacak halimiz yok bu kitabı 30 yaşına geldikten sonra geçmiş ola... Bilemiyorum mantık düzenine oturtamadım ben kitabı. Ama yine de bilim bilimdir şekerim. :)
Cinsellik Üzerine
8.0/10
· 2.452 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
38
Radikalizmin Mistik Önderi
Cinsiyet Üzerine'yi inceledi.
98 syf.
·
2 günde
Okuyun okutturun ! Öğretin! Bilsinler !
Bastırılan cinsel dürtüler ileriki süreçlerde nevrotik sapıklıklara dönüşür. Bu sebepten ötürü insanoğlu çocukluk hatta bebek döneminden beri cinsellik gerçeği içinde gelişmekte var olmakta. Bebeğin anne memesini emme hareketi, ayak baş parmaklarını emme hareketi, çocuklar arasında birbirinin bacak arasını merak etme, birbirinin pantolonunu indirmeye çalışma gibi birçok örnek sıralanabilir Freud'un bu kuramı hakkında. Sigmund Freud başarılı bir psikolog, başarılı bir yazar, başarılı bir sosyolog ve başarılı bir gözlem-analizci. Bunu bu kitapta daha iyi anladım. Yaşadığı toplumun ve dünyanın gözardı edilemez gerçeklerini gözler önüne serme cesaretini ve gayretini gösteriyor. Bu da yazara olan hayranlığımı artırıyor. Kitapta illa ki katılmadığım ufak tefek yerler oldu fakat bu geneli değiştiremez. Öncelikle doğru bir cinsel eğitim herkes için gerekli. Çocuk doğru eğitim almadığı zaman toplumda şu an karşılaştığımız sorunlar ortaya çıkıyor işte. Hiçbirimiz gökten düşmedik ve iyi bir ebeveyn olarak doğru zamanda doğru şekilde öğretmek gerekir. Ki çocuklar da kendini istismardan tehlikelerden koruyabilsin ! İğrenme, tiksinti duydukları için içlerinden gelen cinsel arzuyu başkalarına söylemekten korkan duygularını saklayan bir nesil yetiştirdik ! Utanıyorum bu aptal zihniyetten ! Başkaları beni kötüler diye bir erkek bir kızla olan onu yapma isteğini ya da aynı şekilde bir kızın bir erkeğe karşı isterikli olmasını söyleyemedi. S*ks ve cinsellik ne zamandan beri ayıp sayılıyor bilmiyorum ama haber verelim Adem ve Havva'dan beri insanoğlu se*s yapıyor. Hani neyden utanıyorlarsa, heralde bunca ayıp utanç içinde tek bu mu gözlerine batmış. Ahlâkı namusu iki bacak arasında arayan rezil zihniyetler. Hırsızlık, açlık, kara para işler gözüne batmaz gider bir kadının bir erkekle olan ilişkisine karışır. Esas sapıklık sizlersiniz. Leylek öyküsü ile saçma sapan hikayelerle çocukları öyle böyle cahil bıraktık. Kitapta geçen ve şok olduğum bir örnek ise çocukların bazıları doğu ülkelerinde kendini dışkı zannediyormuş, annesinin bağırsağından çıktıklarını sanıyormuş. Kimisi de annesinin göğsünden kesip çıkarıldığını sanıyormuş. Öncelikle iğrenç ve tiksinç kavramı kesinlikle ahlaksaldır. İnsan gözyaşı ve sümüğü aktığı zaman nasıl ki gözü ve burnu temizleniyor. (Sümük de görünüm olarak iğrenç olsa da :)) Sperm ve orgazm sıvısı da vücudun rahatlaması için var olan bir salgı. Bu bize sadece üremek için değil aynı zamanda rahatlamak için de verildi.Her cinsel ilişki duygusal olacak diye bir kaide yok. Yani aşk cinsellik yaşamak ile bağlantılı değil. Cinsel eylemde acı çektirme, yani sadist tavır insanoğlunun eskiden beri gelen egemen olma isteğinden gelmekte. Kırbaç, kelepçe, anal yoldan s*ks, ya da cinsel organını daha bastırarak yapılan s*ks bunlara örnek olarak verilebilir. Anal birleşmede anal kısım dingin anala girişen kısım etkindir. Etkinin dingine üstün gelme isteği ile yapılır. Cinsel haz ve cinsel doyum noktalarımız kulak memesi, meme ucu ve mukoza salgıladığımız dudak ve üreme organlarımızdır dudak dudağa öpüşme kadar oral yolla karşı tarafın cinsel organını hissetmek de aynı cinsel hazzı verme yetkisine sahip ve bu ikisi de çok normal. Her iki akım arasında bir farklılık görülmez. İki etkinlikte de amaç cinsel nesneyi içine almaktır. Emme hiç bir gerçek varlığı olmayan ve patoloji evresinin yalnızca bir kalıntısıdır. Kitap çok eğitici idi çok beğendim. Bunun yanı sıra kitapta LGBT , Hermafroditlik hakkında da bilgiler var. Dinciler okumasın bu kitabı aman diyim :) Bilmedikleri şeyler öğrenirler. Bade tekkelerinde yaptıkları şeyleri burada dökmeyelim şimdi.
Cinsiyet Üzerine
8.0/10
· 2.452 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
17