Kitle Psikolojisi

Sigmund Freud
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Gençler Neden Wattpad Kitapları Okuyor?
9/10
·136 syf.··
2021 69. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 01 Eylül 2021 18:10
YouTube kitap kanalımda insanların neden Wattpad kitapları okuduklarını anlattım: ytbe.one/mDnTL7oeTLA İlkel bir şekilde sürekli linç arayışında olan Karantina kitabı fanları, TikTok'ta gece gündüz takip ettiği insan şehrine geldiğinde deliren küçük çocuklar ya da Enes Batur'un oyun bağımlısı Minecraft kitlesinin neden öyle davrandığını merak ediyor musunuz? O zaman bu kitabı kesinlikle okumalısınız! Bugüne kadar istisnasız olarak her yerde kitlelerle karşılaştım. Gerek bundan yıllar önce Facebook'taki gruplarda Allah'ını seven 999 bin kişi aranırken gerekse de tuttuğu futbol takımına yıldız bir futbolcunun gelmesi için karşı tarafın Instagram gönderisini arkadaşlarıyla birlikte spamlayanları görürken aslında hep bir kitle bombardımanına maruz kalıyordum. Neydi bu kitle? Hangi psikolojiyle ve neye göre yapıyordu bu davranışlarını? Madem Karantina kitabı dedik, onun üzerinden oluşturayım örneğimi de... Biliyorsunuz, ben Beyza Alkoç'un Karantina serisini eleştirdikten sonra YouTube'da ağzım gözüm linç olmuş ve Karantina kitabının fanları Ku Klux Klan'ın kendi ayinlerinde kullandığı işkence aleti gibi beni de sosyal medyanın demir haçına germişti. :( Bu tür olaylar yaşadıktan sonra bu olayların derinine inmek istedim ve bu kitlenin mesela neden Beyza Alkoç'u önderleştirdiğini, kadın haklarına o kadar aykırı yön içermesine rağmen genç kız çocuklarının bu kitapları ve yazarını neden putlaştırdığını, neden bir eleştiri getirildiğinde kitlesel olarak savunma durumuna geçtiklerini ve önderleriyle aralarındaki bu sıkı bağı oluşturan şeyleri merak ettim. Nihayet bazı sonuçlara ulaştım... Bu çocuklar henüz kendi kişisel çıkarlarının bile farkında değil. Kendilerine önder olarak belirledikleri Beyza Alkoç için kendi kişisel çıkarlarından ödün vermeye o kadar dünden
Psikoloji
Kitle PsikolojisiSigmund Freud · Say Yayınları · 20174,187 okunma
Her şey ama her şey kişi ile ilgilidir. Ve o kişinin ebeveynleri...
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2023 97. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2023 15:46
§ " Sigmund Freud 1856-1939 Tespitleri uçuk, dili zor gelse de. İnsana dair öyle kalıcı eserler bırakmış ki hayran olmamak imkansız. Özet geçmek haksızlık olur... 'İpnoz ve kitle oluşumunda görülüp tutkunlukta rastlanmayan regresyon (geriye dönüş) karakteri nevroz'da da vardır. Söz konusu regresyon dolaysız cinsel içgüdülerden, amacına ulaşması engellenmiş içgüdülere geçişin doğru dürüst başarılamadığı bütün durumlarda karşımıza çıkar ve sözü geçen gelişim sürecini geride bırakarak 'ben' kapsamına alınmış içgüdülerle bunların bilinçdışına baskılanmış bütün içgüdüler gibi kendilerine dolaysız doyum sağlamayı amaçlayan parcalar arasındaki 'çatışma'dan doğar. İçerik açısından alabildiğine zengin bir tablo gösterir; gerek objenin alıkonulduğu, gerek objeden el çekildiği ya da 'ben'in kendi içine aktarıldığı bütün olası durumları, ayrıca 'ben' ile 'ben ideali' arasındaki çatışmaları yansıtır.' §
Evrimsel Psikoloji
Kitle PsikolojisiSigmund Freud · Say Yayınları · 20174,187 okunma
İyi geceler
7/10
·100 syf.·
2026 48. kitabı
Ben bu adamı seviyorum ,bazı saçma düşünceleri hariç. Cinsellik hakkındaki analizler berbat.Kitap o yüzden hooopp diye çabuk bitti.Çünkü cinsellikle olan analizlerin hepsini atladım. (Merakta etmiyorum) Bu kitabında değil ama başka bir kitabında ya da makalesinde şöyle bir şey okumuştum.(hangisi diye sormayın hatırlamıyorum) Anneler bebeklerini emzirirken,cinsel arzuları libidoları artar.(Buna benzer bir cümle) Bu cümlesini okuduktan sonra cinsellikle alakalı hiçbir yazısını okumadım. Bu kitabında da fazlaca cinsellik ve eşcinsellik ile ilgili analizler var. Her neyse; Kitap genel olarak kitle içinde bireyin nasıl değiştiğini, nasıl daha cesur (hatta bazen biraz… düşünmeden hareket eden ) hale geldiğini anlatıyor. Okurken bazı yerlerde “evet evet tam bu!” diye içimden geçirdim.Özellikle insanların kalabalıkta daha az sorumluluk hissetmesi kısmı… baya tanıdık geldi. Kısaca; Bu kitap sana insanları (ve biraz da kendini) sorgulatıyor. Ama bazı yerlerde Freud’la göz göze gelip “abi tamam ya burada anlaşamayacağız” dediğim de oldu. Bu saatte bu inceleme yeter,uykum geldi. Gittim ben
Kitle PsikolojisiSigmund Freud · Say Yayınları · 20174,187 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2023 24. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2023 20:10
Yaratılıştan itibaren bu eğilimle donanmış canlı popülasyonları her zaman kitleler oluşturmuştur. Bu kitleler az sayıda üyeden oluştuğu gibi binlerce üyeye de sahip olabilir. Doğal olarak bu kitleler psikoloji biliminin hedef konularından biri halini almıştır. Dolayısıyla Freud'unda. İşte Say yayınlarından çıkan nu eserde de Freud'un Kitle Psikolojisi ile ilgili incelemeleri yer almaktadır. Eser yine James Strachey'in Freud özeti olarak niteleyebileceğimiz önsözü ile başlamaktadır. Hemen sonra da konuya kısa bir giriş bölümü ekleniyor. Girişin ardından Freud söze, konu ile ilgili kapsamlı çalışmalar veren Le Bon ve McDougall gibi bazı isimlerin görüşlerini okuyucuya sunup eksik gördüğü noktaları eleştirerek başlıyor. Özellikle de bu yazarların 'telkin' kelimesiyle oluşturdukları savı sertçe eleştirip yerine 'libido' kavramını kullanıyor. Daha sonra konuyu derinlemesine ele almaya başlıyor. Kitle çeşitlerinin neler olduğunu ele alıp yatay kitle diye adlandırdığı kilise ve ordunun sistemini bu konu özelinde aktarıyor. Kitlelerin oluşum tarihlerini incelerken merkeze 'özdeşleşme' kavramını alıyor. Bunun meydana getirdiği 'tutkunluk' ve 'ipnoz' durumlarını da kıyaslıyor. Kitle oluşması deyince akla ilk gelen 'sürü içgüdüsü veya psikolojisi' üzerine eğilen Freud, bunu ilk insan topluluklarından alıp günümüz koşullarıyla yorumluyor. Tarihten bugüne kadar kitle ile önder arasındaki özdeşim bağlantılarını okuyucuya aktarıyor ve son olarak da kitle psikolojisini bireye indirgeyip ben ile ideal ben çatışmasını açıklıyor. Tüm içeriğin yanında kitabın sonuna eklene açıklama bölümünde içeriğine tam hakim olunamayacak kelimelerin okuyucuya özetlenmesi önemli ve güzel bir detayı oluşturuyor. Her Freud eserinde olduğu gibi bu eser de mutlaka okunmalı ancak bu konuya
Psikoloji
Kitle PsikolojisiSigmund Freud · Say Yayınları · 20174,187 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
Beğendi
·
2021 70. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2021 23:22
Kitle psikolojisi uzun zamandır merakımı celbeden ilginç bir konu. Gerçekten de belli bir amaç için geçici de olsa bir araya gelen insanların oluşturduğu kitle, onu oluşturan insanların bireysel kişiliğinden tamamen ayrı bir vücut meydana getiriyor. Kitle içerisinde insanların davranışlarında gözlemlediğim değişimleri anlamakta hep güçlük çekmişimdir. Normal hayatta sakin, sağduyulu ve iyi bir insan diyebileceğimiz bir kimse kitle içinde tamamen farklı bir kişiliğe bürünüyor, kendisinden beklenmeyen davranışlar sergiliyor, hatta bir canavara dönüşebiliyor. Örneğin iki farklı futbol takımı taraftarları bir caddede karşılaştığında hiçbir neden olmaksızın nefretle birbirine vahşice saldırabiliyor. Bir siyasi parti mitingi, ya da bir protesto gösterisi için bir araya gelen insanların oluşturduğu kitleler akıl ve sağduyudan uzak eylemler yapabiliyor. Yukarıda futbol takımı örneğine dönersek, belki birbirini çok seven Baba-oğul, abi-kardeş ya da samimi arkadaşlar farklı takımların taraftarı olabilirler. Yani nefretle saldıran kitle bireylerinden birinin çok sevdiği kişi o anda ya da başka bir sefer karşı tarafta olabilir. Tüm bu mantık dışı durumlara çok daha fazla örnek verilebilir. O halde tüm bu çelişkileri ve soru işaretlerini bünyesinde barındıran ve adına kitle denilen muammayı çözmeye gayret etmek , kitlenin psikolojisini , ayrıca kitle-lider ilişkisini anlamaya çalışmak benim için gerçekten önemli bir sorundu. Bu konuda yaptığım araştırmalar beni çeşitli kitaplara götürdü. Bu kitaplar arasından ilk aşamada 3 kitap seçtim ve evveliyatla bu 3 kitabı okumaya karar verdim. Seçtiğim kitaplar şunlar olmuştu: 1-Gustave Le Bon/Kitleler Psikolojisi, 2-Sigmund Freud/Kitle Psikolojisi, 3- Elias Canetti/Kitle ve İktidar . Bu kitaplardan ilk ikisini okudum ve
Psikoloji
Kitle PsikolojisiSigmund Freud · Say Yayınları · 20174,187 okunma
9/10
·136 syf.··
2019 12. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2019 14:10
Her satır o kadar yüksek ve kaliteli psikanalizler içeriyor ki anlatamam bunu. Freud yine bu eseriyle, saygıdan kaynaklı öyle bir eğdi ki belimi doğrulmak ne hacet! Ortaya konulan analizlerin ardından zihnimde oluşan o deyim yerindeyse konunun bel kemiği olan kısımlara bizzat kendisi benim yerime soru yöneltmiş, ve yine ustalıkla yanıtlamış.. Bu sayede de beni güzelce eğiten bir kitap olmuştur. Okuduğunuz takdirde edineceğiniz yegâne şey güzel ve yüksek bir eğitim. İyi okumalar diliyorum.
Kitle PsikolojisiSigmund Freud · Say Yayınları · 20174,187 okunma
8/10
·136 syf.··
2017 137. kitabı
Öncelikle bu kitap; arkadaşlarımla Türkiye'de bir çok olay sonrası '' kitle psikolojisi '' , '' sürü pskilojisi '' olarak adlandırma yaptığımız , bir gün kitap siparişi verecekken karşıma çıkan ve sipariş verdiğim bir kitap . Bu kitap aslında Türkiye gibi ülkede yaşayan bizlerin şahit olduğu olaylarla bağlaştırarak ve ilişkilendirerek okuyabileceğimiz bir kitap . Freud'a göre ; bir toplumda çoğunluğu oluşturan insanların psikolojisi üzerinde durduğu hususları , kitap içerisinde anlatımından doğan gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler bazında değerlendirmektedir . Belirtmek gerekirse Freud kendi değerlendirmeleri ve bakış açısının dışında Le Bon'un görüş ve fikirlerinide bizlere vererek farklı yollar sunmuş . Kitap kendi ülkemizle veya bildiğimiz başka ülkelerle harmanlayarak , düşünürsek ve okursak keyif alarak insan ve kitle psikolojisi / hareketleri üzerine fikir sahibi olabileceğimiz bir kitaptır.
Eğitim
Kitle PsikolojisiSigmund Freud · Say Yayınları · 20174,187 okunma
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2022 29. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2022 12:32
bir freud kitabı. evet diğer arkadaşlarımın da söylediği gibi freud bu konuda kendisine ve bize yol gösterici olarak le bon'u seçmiştir. bu kitabın kitleyi anlatmasının önüne geçmemelidir. "kitlenin kendisi tüm aşırılıklara eğilim gösterdiği gibi, onu coşturup heyecanlandırmak da yine ancak aşırı duygularla gerçekleşir. kitleyi etkileyecek kimsenin, nedenleri mantık süzgecinden geçirmesinin gereği yoktur; işi alabildiğine güçlü imgelere dökmek, abartmaya kaçmak ve sürekli aynı şeyi yinelemek amaca ulaşmasını sağlar. kitle "gerçek" ve "düzmece" konusunda kuşku nedir tanımaz... üstün bildiği kişide aradığı güçlülük hatta zorbalıktır. egemenlik baskı altına alınmayı, efendisinden korkmayı ister." kitaptan alıntıladığım şuncacık paragraf bile umarım sizlere bugün içinde bulunduğumuz sosyal, ekonomik, kültürel ve siyasî yozluğu anlatmaya yeterli olur. freud, 1939 yılında kanserden vefat etmiştir. şimdi bu alakasız bilgiyi niye verdim? demek ki sorun bizde ya da yaşadığımız zamanda değil. sorun, kitlelerin aynı kafada, ortak bir psikolojiyle hareket etmesinde. umarım bir gün bilimi yeneriz.
Psikanaliz
Kitle PsikolojisiSigmund Freud · Say Yayınları · 20174,187 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2024 15. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2024 00:09
"Kalabalıkta her duygu her davranış bulaşıcı, hem de ileri derecede bulaşıcıdır; öyle ki, bireyin kendi kişisel çıkarını kitle çıkarına feda ettiği görülür. Bu ise, ancak kitlenin bir parçasına dönüşüm sonucu ele geçirilen ve bireyin doğasına düpedüz aykırı düşen bir özelliktir." Sigmund Freud "Kitle Psikolojisi" Kitapta okuduğum bu satırlar çok hoşuma gitti çünkü günümüz dünyasına ufaktan bakacak olursak bu satırları örnekleyecek bir sürü durumla karşılaşırız. Herhangi bir şey popüler oldu mu herkesin vahşice bunu talep etmesi buna verilebilecek en güzel örnek. Ki bunu tüm düzlemlere oturtabiliriz. Günümüz kitlesi isteklerini gerçekten kendi içinden gelen hislerle ve düşüncelerle istemiyor. Tamamen sürüye uygun yaşıyor. Bu da zaten insanları kendilerinden uzaklaştıran en önemli faktör. Kişiler kendilerine yabancı oluyor ve sonu gelmez bir iç sıkıntısı, boşluk ortaya çıkıyor. Kişiler tıpkı bir bataklıktaymış gibi bişeyleri iyi yapmaya(sürüyü kopyalama) çalıştıkça daha da batıyor ve bu duygular daha da derinleşiyor. Peki soruyorum size kitlenin dışına çıkmadan nasıl kendimiz olarak yaşayabiliriz?
Psikoloji
Kitle PsikolojisiSigmund Freud · Say Yayınları · 20174,187 okunma
8/10
·136 syf.··
2023 150. kitabı
Kişinin kitle psikolojisi özelliğini kazanıp, beklenilene uymayan bir doğrultu izlemesinin altında yatan sebepler nelerdir? Kitle ne anlam taşımaktadır? Kitle bireyler üzerinde nasıl bu kadar etkili olabilmektedir? Kitlenin bireyde oluşturduğu değişikliklere neler sebep oluyor? Kitle psikolojisi hakkında okuduğum ikinci kitap olacaktı. İlk okuduğum kitap Gustave Le Bon'un Kitleler Psikolojisi adlı eseriydi. Okunacak bu kadar kitap, öğrenilecek bir çok şey varken neden ikinci bir "Kitle Psikolojisi" kitabı okumaya başladığımı sordum kendime. Cevabıysa Kitle Psikolojisinin fazlasıyla ilgimi çekmesiydi. İki kitap da ortalama olarak aynı şeyleri anlatmakta. Bunu bilerek okumaya başlamıştım. Le Bon'un kitabını okuduysanız bu kitabı okumanıza gerek yok diye düşünüyorum. Yine de Freud kaleminden okumak fark katıyor. Gayet başarılı buldum okunmasını da tavsiye ederim. İyi okumalar diliyorum.
Kitle Psikolojisi
Kitle PsikolojisiSigmund Freud · Say Yayınları · 20174,187 okunma

Yazar Hakkında

Sigmund FreudYazar · 139 kitap
Sigmund Freud, 6 Mayıs 1856'da, Freiberg in Mähren, Moravya, Avusturya İmparatorluğu'nda (günümüzde Příbor, Çekya) doğdu. 23 Eylül 1939'da, Londra, Birleşik Krallık'da öldü. Psikanaliz öğretisini geliştirmiş olan Yahudi kökenli Avusturyalı bir nörologtur. Kişiliğin 5 farklı dönemden geçerek geliştiğini öne süren Psikoanalitik Kuram'ın kurucusudur. Orta seviye bir Yahudi yün tüccarının, kırk yaşındayken, kendisinden yirmi yaş küçük bir kadınla yaptığı ikinci evliliğinden dünyaya geldi. Ekonomik bunalımdan dolayı ailesi Viyana'ya yerleşmek zorunda kaldıklarında, Freud henüz 4 yaşındaydı. 1938 yılına kadar burada yaşadı. Lisede Latince, Fransızca ve İngilizce öğrenirken kendi çabalarıyla da İbranice, İspanyolca ve İtalyanca öğrendi. Başarılı bir öğrenciydi. Başlangıçta istemediği halde Goethe'nın yapıtlarından etkilenerek tıp okumaya karar verdi. Üniversite yıllarında Yahudi düşmanlığıyla karşılaştı, okuldaki arkadaş çevresinden dışlandı. 1876 yılında fizyolojist Brücke'nin laboratuvarına girdi, burada anatomopatoloji ve insan sinir sistemi üzerine araştırmalar yaptı. 1881'de tıp öğrenimini bitirdi. 1883'te dönemin ünlü beyin anatomisi ve nöropatoloji uzmanı Dr. Theodor Meynert'in yönetiminde psikiyatri kliniğinde asistan olarak çalışmaya başladı. 1884'de kokain üzerine bir inceleme yapmakla görevlendirildi. 1884'te kokainin analjezik özelliklerini keşfetti, anestezik niteliklerini ise sezinledi. (Yaşamım ve Psikanaliz adlı yapıtında kokainin anestezik niteliklerini aslında bildiğini, yalnız tıp çalışmalarını bıraktığından dolayı bunların başkaları tarafından ortaya çıkarıldığını ileri sürer.) Aldığı bir bursla 1885'te Paris'e gitti, Salpêtriê Hastanesi'nde, Jean Martin Charcot'nun yanında staja başladı. Burada histerinin belirtilerini, hipnotizma ve telkinin etkilerini gözlemledi. Charcot'dan çok etkilendi. (Yaşamım ve Psikanaliz 'de Charcot'ya ne kadar düşkün olduğu görülür) Charcot'nun konferanslarını Almancaya çevirdi ve 1886'da yayımladı. 1886'da Paris'ten ayrılarak Berlin'e gitti. Burada çocuk nöropatolojisiyle ilgilendi. Viyana'ya dönerek özel hekimliğe başladı. 1886 ekim ayında 4 yıldır nişanlı olduğu Martha Bernays ile evlendi. Sinir hastalıkları ve histeri şikayetiyle kendisine başvuranlar üzerinde dönemin ünlü tedavi yöntemlerini, elektroterapi ve hipnotizmayı uyguladı. 1887'de Dr. Bernheim'in Telkin ve Telkinin Tedavideki Uygulamaları Üstüne adlı kitabını çevirdi. Elizabet von R. adındaki bir kadın hasta kendisini serbest çağrışım yöntemine zorlayınca hipnozdan vazgeçti. 1892 - 1895 yılları arasında Charcot'nun Salı Günü Dersleri adlı kitabının çevirisini, savunma psikonevrozları üzerine bir makaleyi ve saplantılar ve fobiler üzerine başka bir makaleyi Breuer ile ortaklaşa hazırladı. Ancak tıp çevrelerince Histeri Üzerine İncelemeler hoş karşılanmadı. Bu yapıtta psikanalizin temel ilkelerine rastlanır. 1896 yılında babasının ölümü üzerine derin bir bunalıma girdi ve sistematik olarak kendini çözümlemeye başladı. Yine aynı yıl Breuer'le nevrozların cinsel açıdan açıklanması konusunda ters düşerek yollarını ayırdı. Histerinin cinsel etiyolojisi üzerine verdiği bir konferans skandala yol açtı. Bu dönemde W. Fliess'le yazışmaları, özçözümleme süreci, hayatı üzerinde önemli etkiler yarattı. (Bu yazışmaları Freud'un ölümünden sonra eşi ve kızı tarafından kamuoyuna duyurulmuştur. Freud psikanalize özel hayatını karıştırmak istemediğinden, kişisel kayıtlar bırakmamış, birçok yazışma ve mektubunu ölümünden önce yakmıştır.) Hayatının 10 yıl süren bu döneminde, Freud hem yandaş, hem öğrenci bakımından yalnız kaldı. Kendini hastaların tedavisine ve psikanalizin yaratılmasına yoğunlaştırdı. Bu sürecin sonucu olarak 1897'de Oedipus Kompleksi, 1900'de Düşlerin Yorumu (iki cilt) adlı eserler ortaya çıktı. 1908'te Viyana Psikanaliz Derneği kuruldu. Bu olay, Freud için bir dönüm noktasıydı, Yaşamım ve Psikanaliz kitabında buna büyük yer verdi. Ancak bu tarihten önce bile Freud'un çevresinde çözümlemenin giderek kurumlaştığı görülür. 1902'den sonra "Çarşamba Günleri Psikoloji Derneği", adı altında başta P. Federn, O. Rank, W. Stekel ve Alfred Adler olmak üzere, Freud'un ilk yandaşları bir araya toplandılar. 1904'de E. Bleuer'le yazışmaya başladı. 1907'de Bleuer'in asistanı Carl Gustav Jung tarafından ziyaret edilir. Jung aynı yıl Zürih'te Freud Derneği'ni kurdu. Bu Freud için büyük bir başarıydı, zira psikanaliz artık ülke sınırlarının dışına çıkmıştı. Takip eden yıllarda Jung, 1. Psikanaliz Kongresi'ne katıldı ve psikanaliz üzerine konferanslar vermek üzere Freud ile birlikte ABD'ye yolculuk etti. Freud, 1910 - 1920 yıllarında Psikanaliz Üzerine, Bir Paranoya Vakası Özyaşam Öyküsü Üzerine Psikoanalitik Gözlemler: Başkan Screber, Totem ve Tabu, Narsizmin İncelenmesine Giriş, Yas ve Melankoli adlı eserleri yayımladı. 1923'de kendisine üstçene ve damak kanseri tanısı kondu. İzleyen yıllarda 33 kez ameliyat oldu. Sürekli protez takması gerektiğinden dolayı uzun yıllar konuşma ve yemek yeme sıkıntısı çekti. 1938'de Naziler'in Viyana'ya girmesiyle birlikte en küçük çocuğu Anna ile birlikte Avusturya'yı terk etmek zorunda kalarak Londra'ya yerleşti. Ölümüne dek tedavi ve çalışmalarına burada devam etti. Freud, prensipleri gereği kişisel hiçbir özel belge, anı defteri, mektup bırakmamış, hepsini yakmıştır. Bu nedenle, Freud'a dair ilk ve en kapsamlı bilgiler ilk olarak yakın dostu İngiliz psikaytr Ernest Jones'un 1953'te yayımlanan üç ciltlik Sigmund Freud'un Yaşamı ve Yapıtları adlı kitabıyla ortaya çıkarıldı. Eserleri - Zur Psychopat­hologie des Alltagslebens (Günlük Yaşa­mın Psikopatolojisi) - Die Traumdeutung (Düşlerin Yorumu) - Über Psychoanaly­se (Psikanaliz Üzerine Beş Ders) - Totem und Tabu (Totem ve Tabu) - Zur Einführung des Narzissmus (Narsisizmin İncelenmesine Giriş) - Unbehagen in der Kultur (Uygarlı­ğın Huzursuzluğu) - Jenseits des Lustprinzips Das Ich und das Es (Haz İlkesinin Ötesinde Ben ve İd) - Der Mann Moses und die monotheistische Religion (Musa ve Tektanrıcılık) - Cinsellik Kuramı Üzerine Üç Deneme, 1905 - Der Witz und seine Beziehung zum Unbewussten, Nükte ve Bilinçdışı'yla İlişkisi, 1905 - Psikanalizin Tarihçesi, 1914 - Psikanalize Giriş Dersleri, 1917 - Yaşamım ve Psikanaliz, 1925 - Tutukluk, Semtom ve Korku, 1926 - Bir Yanılsamanın Geleceği, 1927 - Kültür İçindeki Huzursuzluk, 1930 - Psikanaliz ve Uygulama, - Psikanaliz Üzerine, - Olgu öyküleri - Histeri ile Mücadele