Kitapta hem bebek gözlemine spesifik olarak hem de psikanaliz yöntemlerinin anlatımı sırasında karşı aktarım (countertransference) kavramı ğzerinde duruluyor. Basitçe, psikanaliz yapan analistin duygu yansıtmasına karşı aktarım deniyormuş. (Analize konu olan analizanın paylaşımları aktarım oluyor.) Bu durumdan analizana onda olmayan duyguları uyandırmaya ya da ne hissedeceğini telkin etmeye sebep olması sebebiyle olabildiğini kaçınmak isteyen analistler var, ancak bebek gözlemi yapan analistlerden tam tersine, bebeği gözlerken kendilerinde meydana gelen tepkileri de gözlemleyip olabildiğince kağıda dökmeleri isteniyor. Bu da bebek gözlemini ana akım divan-terapisinden önemli ölçüde ayırıyor.
Aşk, bildiğimiz tüm üstbenlik (surmoi) kaygılarının altüst olduğu, sarsıcı bir "istisna hali"dir. Öteki'nin varlığının ürettiği bu yoğun duygu, orgazm ile kaygı arasındaki derin bir dayanışmanın da temelini oluşturur.
Assoun, Paul-Laurent. 2025
Ayrıca, "açlık kaygısının motive ettiği yeme dürtüsünün" işlendiği bazı vakalardaki "iştah artışından" da söz eder.
Özne sadece kaygılı olduğu için tıkınmaz; kaygısını yer, onu kendi yiyeceği haline getirir ...