Sema Rifat

Sema Rifat

YazarÇevirmen
8.0/10
134 Kişi
·
470
Okunma
·
1
Beğeni
·
38
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
129 syf.
Yine bir dost meclisi, ve retorik uzerine bir diyalog...

Sokrates, ünlü bir hatip olarak kabul gören Gorgias ve genç Polos ile Kallikles arasında hararetli ama müthiş saygı ve hoşgörü çerçevesinde ve karşıdakilerin kaba ve hatta saygısız görüşlerine bile büyük bir saygı çerçevesinde geçen diyaloglar.

"SOKRATES - Çok güzel, değerli Kallikles. Sözlerini başladığın gibi sürdür ve sahte çekingenlikten sakın. Öte yandan, aynı şeyden ben de uzak durmalıyım. Ama her şeyden önce, sen bana söyler misin: İnsan uyuza yakalanıp da kaşınmak isteyince, bütün ömrünü istediği gibi kaşınmakla geçirirse, mutlu mu yaşamış sayılır? KALLİKLES - Saçmalıyorsun Sokrates; herkes seni gerçek bir halk hatibi sanacak. SOKRATES - Polos ve Gorgias'ı da böyle şaşırtıp ürküttüm, Kallikles; ama, senin de şaşırıp ürkmende hiçbir sakınca yok; çünkü sen oldukça cesursun. Yalnız yanıt ver.
KALLİKLES - Öyleyse, insan kaşınarak, hoş bir biçimde yaşayabilir, diyorum.
SOKRATES - Hoş bir biçimde yaşanıyorsa, mutlu yaşanıyor demektir.
KALLİKLES - Elbette.
SOKRATES - İnsanın yalnızca başındaki kaşıntılar mı hoştur, yoksa sorularımı daha da ileriye götüreyim mi?"

Kitapta Sokrates, Gorgias'a; retoriklerin nabza göre şerbet vermeye yaradığını söylemiş oluyor ve diğer diyaloglarda da olduğu gibi konuşa konuşa karşıdakileri çözümlemeye ve herkesin görüşünü aldıktan sonra onları, bazen de kendi görüşlerini çürütüyor...

Bu kitapta Sokrates, aslında Giorgias'ı ve ona destek verenleri alt ederken onların yöntemini yani retorikleri kullanıyor. Özellikle Kallikles ile girdikleri söz düellosu okunmaya değer. Serinkanlı, sabırlı ve yöntem kullanarak kullanılan bilginin ne kadar değerli olduğunu önümüze seriyor... Yani yönelttiği sorularla gerçeği karşısındakine buldurtuyor.
112 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Aslında hiç varolmamış bir erkeğin kendisinden 12 yaş Ufak bir kadına karşı vermiş olduğu varolma çabası ve bunun üzerine yazmış olduğu 48 adet mektup. Kitabın son bölümünde Ophelia' nin Fernando Pessoa hakkında ki sakınınımlı düşünceleri ve yaşadıkları, nasıl tanıştiklarini anlattığı bölüm için bile okunması gereken bir eser . Eğer Bir Pessoa severseniz mutlaka okuyun en azından bir göz atın derim...
112 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Bir gün bana şöyle dedi:” Bugün ilk kez kuzenimin gözlerini kıskandım. Neden diye sordum. Çünkü dün seni ben değil onlar gördü.”
Pessoayı 21 yaşımda okuyup tanıdığım için çok şanslıyım. En sevdiğim yazarlardan birisi. Herkesin okuması gereken yazarlardan birisi. Muazzam
112 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Pessoa' dan sevdiği kadını -Ophelia- yazdığı kırk sekiz mektuptan, ve Ophelia' dan da kitabın son kısmında dinliyoruz Pessoa' yı.
Mektuplarla Pessoa' nın gündelik hayatına giriş yapmış oluyoruz fark etmeden. Bildiğimiz Pessoa' dan bambaşka birini okuyoruz, gerçek halini görüyoruz karakter yansımasını değil.
Sevgi dolu, kırılgan, soğuk, çocuksu, yer yer coşku içinde, bazen öfkeli ve kıskanç. Ruhsal iniş çıkışlarını, eserlerinde yarattığı karakterle gizlediği, bizlere yansıtmadığı boyutunu, özelini okuyoruz Pessoa' nın.
270 syf.
Kitabın orijinali Fransızca "Aspects du Mythe" adıyla 1963'te yayınlanmıştır. Mircea Eliade, din ve mitoloji tarihleri konusunda dünyada otorite kabul edilen biridir. Daha önce başka kitaplarını da paylaşmıştım. Bu kitabı temel anlamda mitoloji teorisini anlatır. Bir mit hikayesi nasıl başlar nasıl sonlanır ve günlük hayat içinde nasıl yayılır gibi soruların cevaplarını bulabilirsiniz. Aynı zamanda mitlerin yapısıyla dini metinlerin, özellikle Hristiyanlığın metin yapılarını da zaman zaman karşılaştırmaktadır. Dünyanın her bölgesinden de bu teorik saptamalara örnekler vermiştir. Konuyla ilgili olanlara tavsiye edebileceğim bir kitaptır.
135 syf.
·Beğendi·10/10
Kitabın özeti aslında Sokrates’in Kallikles’e verdiği şu cevapta yazıyor.

“ Yığınla insanın peşinden koştuğu şan ve şereften uzak kalmaya bakıyor, yalnızca doğruyu arıyorum.”
88 syf.
Yerleşik Düşünceler Sözlüğü Flaubert'in son romanıyla birlikte yürüttüğü ve İnsanlığın "klişe" görüşlerle ne denli iç içe olduğunu gösteren bir kara mizah anıtıdır.
129 syf.
·9/10
Bu kitabi okudugum an nezaketin sayginin ve saygi cercevesinde tartismanin ne kadar keyifli oldugunu farkettim. O kadar nezaketli bir tartisma ortami var ki kendinizi bi an tartisma ortaminda sokrates ve gorgias in retorik uzerine yaptiklari tartismanin icerisinde buluyorsunuz. Kesinlikle okumaniz gerektigini dusundugum bir kitap.
88 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Bu kitap insanların klişe bakış açısını anlatıyor.
Flaubert'in Yerleşik Düşünceler Sözlüğü aslında uzun bir sürede oluşturduğu sözlüğü Bouvard ile Pécuchet isimli son romanına ek olarak düşüyormuş ama roman ölümüyle yarım kalmış. Bizde İş Bankası Kültür Yayınlarından çıkan Yerleşik Düşünceler Sözlüğü'ne, Flaubert merakıyla bilinen Julian Barnes tarafından yazılmış önsöz de eklenmiş, gayet de hoş olmuş. Romanda, anlatıcı Geoffrey Braithwaith sözlük için;

“Flaubert'in sözlüğü, ironi konusunda bir kurs niteliği taşır: Flaubert'in ironiyi, bir maddeden ötekine, tıpkı Manş'ın resmini yapan ve gökyüzünü yeni boya katmanlarıyla koyulaştıran bir ressam gibi farklı yoğunluklarda uyguladığını görürsünüz.” diyordu.


Klişelerden ve basmakalıp düşüncelerden nefret eden Flaubert'in 1850'lerde tasarladığı sözlükten birkaç madde: 

Gotik: İnsanı öbür üsluplara göre dine daha çok yönlendiren mimarlık üslubu.


Gazeteler: İnsan gazetelerden vazgeçmemeli.- Ama şiddetle de karşı çıkmalı onlara.


Edebiyat: Aylakların uğraşı.


Evrak Çantası: Koltuğunun altında bir evrak çantası taşımak insana bakan havası verir.


Canavarlar: Artık canavarlara rastlanmıyor.


Centilmen: Artık centilmen kalmadı.


Çatı: Bu sözcüğü resmi konuşmalarda kullanmalı:”Beyler bu çatı altında”. -Bir söylev verirken iyi etki bırakır.


Borsa: Kamuoyunun termometresi


Bellek: İnsan kendi belleğinden yakınmalı, hatta belleksiz olmasıyla böbürlenmeli.- Ama biri de çıkıp size düşünme yetiniz yok derse, o zaman bağırıp çağırmalısınız.


Bencillik: İnsan başkalarının bencilliğinden yakınmalı, kendi bencilliğinin farkına bile varmamalı.


Ahmaklar: Bizim gibi düşünmeyenler
129 syf.
·1 günde·8/10
Platon'un kilit diyaloglarından bence. Diğer diyaloglar genelde Sokrates'in tek taraflı öğüt verdiği konuşmalarken. Burada kitabın ortasından sonra Kallikles'in diyaloğa katılması ile birlikte çok eleştirel bir yön açılıyor. Zamanın sofistleri ve Sokrates arasındaki çatışmayı da görüyoruz. Bu adam neden öldürüldü sorusuna da yanıt veriyor.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 470 okur okudu.
  • 18 okur okuyor.
  • 485 okur okuyacak.
  • 7 okur yarım bıraktı.