Bilinmeyen Adanın Öyküsü

·
Okunma
·
Beğeni
·
24892
Gösterim
Adı:
Bilinmeyen Adanın Öyküsü
Baskı tarihi:
Ocak 2009
Sayfa sayısı:
60
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944885263
Kitabın türü:
Orijinal adı:
O Conto da Ilha Desconhecida
Çeviri:
Emrah İmre
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızıkedi Yayınevi
Baskılar:
Bilinmeyen Adanın Öyküsü
Bilinmeyen Adanın Öyküsü
Bilinmeyen Adanın Öyküsü
Yola çıkmayı hayal etmek bile,
bir hedefi gözetmek,
bir amaca ulaşmak,
bir kavuşmayı özlemek
kadar güzel, gerekli, büyüleyici ve heyecan verici olabilir........... 
Bilinmeyen Adanın Öyküsü hayallerin, özlemlerin, amaçların ve. kavuşmaların öyküsüdür.

"(...) ben bilinmeyen adayı bulmak istiyorum, o adaya ayak bastığımda kim olduğumu öğrenmek istiyorum, Bilmiyor musun ki, Kendinden dışarı çıkıp kendine bakmadıkça kim olduğunu asla bilemezsin."........ 

José Saramago 1922'de Azinhaga, Ribatejo'da doğdu. Zorlu koşullar altında yetişen yazar, Lizbon'da eğitim gördü, fakat çocukluğunun büyük kısmını, yoksul bir köylü ailenin oğlu olması sebebiyle kırsal kesimde geçirdi. Makinistlik eğitimi gördü ama redaktörlük, çevirmenlik, editörlük, vb. işlerde çalıştı. 1979'da kendini tamamen yazmaya adadı. 

Yazdığı şiirler, oyunlar, öyküler, denemeler ve romanlar José Saramago'yu Portekiz'de yaşayan bir efsane haline getirdi. Eserleri yirmiden fazla dile çevrildi; Türkçeye de çevrilen Bütün İsimler, Baltasar ve Blimunda, İncil'deki İkinci İsa, Körlük ve Umut Tarlaları gibi romanları ona dünyanın dört bir yanında milyonlarca okur kazandırdı. 

Eserleriyle sayısız ödül kazanan yazar 1998'de Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.
(Tanıtım Bülteninden)
60 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Bugün biten ikinci kitap. İkisi de birbirinden güzel, anlamlı, hafızama her yönüyle kazınan eserler...
Bir adadan bahsedildiğini zannederek başladım okumaya, ancak anlatılan bir adamın öyküsüymüş meğer; yanılmışım.
Kralın kapısına gelip bir tekne isteyen, nedeni sorulunca da 'bilinmeyen ada' aradığını söyleyen ve denizcilikle alakası olmayan bir adamın öyküsünü okuyoruz bu kez. Bir temizlikçinin de katılmasıyla iki kişi oluveriyorlar. Adayı ararken, kendisini de aramaya başlıyor adam. Belki de baştan beri aradığı budur adamın.. Herkesin 'bilinmeyen ada' kalmadı demesine inat, kraldan kaptığı karavelayı hiç düşünmeden karar kapısından çıkıp kendisi ile bilinmeze giden temizlikçi kadın ile yaşanabilir bir yere çeviriyor adam. Artık tek başına olmadığını bilerek açılıyor denize ve aramaya başlıyor bilinmeyen adayı.
Yine bir ülke ismine, kişi ismine rastlamıyoruz ve yine virgüllerle bölünen diyaloglar okuyoruz ama yine bunu çok seviyoruz. Nasıl sevmeyelim böyle güzel yazılırsa bir kitap!
Okuyoruz, kapatıyoruz kapağını kitabın ama yine de düşünmeden edemiyoruz; acaba adayı buldular mı? Kadın ve adama ne oldu? Karar kapısından çıkmakla ne kazandı kadın ya da neyi kaybetti bilmeden? Bilinmeyen ada var mıydı gerçekten? Yoksa sadece gerçeklerden kaçmak için bir neden miydi bilinmeyen adayı aramak?
Beğenerek, bitmesin isteyerek okunmalı. Çünkü bunu hak ediyor bu güzel eser...
60 syf.
·8/10
Bu kadar kısa ve bir çırpıda okunan bir kitap nasıl bu kadar çok şey düşündürür? 'Kendinden dışarı çıkıp kendine bakmadıkça kim olduğunu asla bilemezsin.' cümlesi nasıl da kendine getirir insanı. Bilinmeyen ada var mıdır meçhul ama bilinmeyen adanın aslında kendi benliğimiz olduğunu hissettim kitapta. Bilinmeyen adayı ararken kendi içimizde yeni keşifler yapıyor oluşumuz tesadüf değildir. 'Beğenmek sahip olmanın en iyi şekli, sahip olmaksa beğenmenin en kötü şekli olsa gerek' diyor yazarımız ve nasıl da toplumsal sorunların ana damarına basıyor. Bu kısa ve düşündürücü kitapta buldum rüyanın en güzel tanımını. Okuyun diyorum ve rüyanın tanımıyla bitiriyorum.
-Rüya hünerli bir sihirbazdır, varlıkların boyutlarını ve birbirlerine olan uzaklıklarını değiştirir, yan yana uyuyan kişileri ayırır, birbirine uzak kişileri kavuşturur.
60 syf.
·8/10
Masal tadında, Büyük okyanus derinliğinde...
Sitede birkaç sağlam alıntı görünce Saramago'nun bu kısa kitabını da bir vakit okuyayım demiştim, istemem yan cebime koy hesabı. Metin T. hoca 'derin okuma' diye söylenedursun, bu kitap(yada hikaye mi demeliyim) yüzeysel okunursa çocuk masalından öteye gidemez desem herhalde abartmış olmam.

Saramago bu kitabı çok daha uzun yazabilirmiş, o zaman büyük övgülerle liste başlarına yerleşebilecek kadar sağlam malzeme var kitapta, ama böyle öz halinde bırakmayı tercih etmiş.
600 sayfa imbiklenip 60 sayfa essénce absolué elde edilmiş.
Konusu ise asla eskimeyecek olanlardan, Platon'un kadim "Kendini tanı!" ilkesi.

İlk okuyuşumda güzel öğütlerle süslü bir çocuk kitabıydı -Küçük Prens misali- , ikincisinde edebiyat ve felsefe kitabı oldu, üçüncü kez okumaya sabrım yetseydi ne olurdu, işte onu bilemiyorum.

Turgut Uyar'ın, İsmet Özel'in ve ismini zikretmeyeceğim diğer birçok şairin şiire özgü imgelerinin olması ve bu imgelerin onların şiirinde kendi anlamının çok ötesinde bir anlamla yoğrulmuş olarak sunulması gibi, Saramago'nun bu kitapta yapmaya çalıştığı da bu imgeler evreninin parçalarından büyük bir yapboz yapılabilir mi sorusunun cevabını bulmak olabilir mi? Bence öyle görünüyor.
Kitaptaki kavramların hemen hepsinin kendisinin ötesinde bir şey anlatmaya çalışıyor olması da bu düşünceyi destekliyor, deniz kabuğundan denizin iç okşayan sesini duyabilmek için kulak vermek gerekir. Derin okumalar
60 syf.
·Puan vermedi
Jose Saramago’nun oldukça kısa ve çizimlerle zenginleştirilmiş, masal tadında eseri Bilinmeyen Adanın Öyküsü…Bilinmeyen bir adadan ziyade keşfedilmemiş benliğimizin hikâyesi desek daha doğru olur aslında.
Kitap, bilinmeyen adayı keşfetmek için okyanusa açılmaya dolayısıyla bir tekneye ihtiyacı olan denizcinin krala gitmesi; denizcinin kararlılığı ve kralın otoritesini sağlama çabası sonucu tekneyi elde etmesi ve bilinmeyen ada macerasına doğru yola koyulmasını konu edinmekte.
Kitabı okurken bilinmeyen adaya odaklanıyoruz. Ama kitabı bitirip üzerine düşününce, içinde bulunduğumuz kısır döngüyü kıramadığımızın bilincine varıyoruz. Mesela insan, hikayedeki kadının yaptığı gibi “kararlar kapısı”ndan geçerken yeni bir ada bulacağını düşünüyor çoğu zaman. Hikayedeki kadın gibi aslında saray temizlikçiliğinden, tekne temizlikçiliğine geçmiş olduğunu fark edemiyor. Alan ve kişiler değişiyor, yaptığımız eylemler ve yaşadıklarımız aynı kalıyor...
Bunların dışında, çeviri bir eser olmasına rağmen dil ve anlam katliamlarına rastlamadım. Öyküleyici, betimleyici ve yer yer de mizahi anlatım tarzı kullanılmış olup kahraman bakış açısıyla yazılmıştır. Dili oldukça yalın; üslubu akıcıdır. İçerisinde derin anlam içeren cümleler barındırır; "İşte kader hep böyle davranır bizlere, hemen arkamızdadır, omuzumuza dokunmak için elini çoktan ileri doğru uzatmıştır, bizlerse hala, geçti gitti, gösteri bitti, yine aynı hikaye, homurdanıp dururuz." gibi. Velhasıl, herkese tavsiye ediyorum, okuyun siz :)
60 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Bir saatten kısa sürede biten kısacık bir hikayeye hayatı sığdırmış. İnanılmaz basit bir dil, çocuk hikayesi tadında; ancak simgeler ve ifadeler o kadar yoğun ki... Kabil'den sonra okudugum ikinci kitabı oldu ama en kısa zamanda devamı da gelecek.
60 syf.
·1 günde
Bir çırpıda okunup biten, masal tadında bir öykü... Nasıl bittiğini anlamadım.Çok güzel çizimler de var kitapta.

Kitapta bir adadan bahsedildiğini zannederek başladım okumaya, ancak anlatılan bir adamın öyküsüymüş meğer; yanılmışım. Kralın kapısına gelip bir tekne isteyen, nedeni sorulunca da 'bilinmeyen ada' aradığını söyleyen ve denizcilikle alakası olmayan bir adamın öyküsünü okuyoruz bu kez. Bir temizlikçinin de katılmasıyla iki kişi oluveriyorlar.

Yazarın okuduğum ilk kitabı. Diğer kitaplarını da mutlaka okuyacağım.

Okunması gereken bir eser, okumanızı tavsiye ederim :)
51 syf.
·1 günde·8/10
Yaklaşık 1 aydır süren Reading'Slump (okuyamama dönemi) sendromuma meydan okuyup yarım saatte okuduğum Küçük Prens tadında güzel bir öykü.Kitap ''adamın biri'' diye başlıyor ve o adamla birlikte merakla bilinmeyen bir adanın peşine düşüyorsunuz.Spoiler vermeyi sevmiyorum.Bir fincan kahve eşliğinde tüketmenizi tavsiye ederim,kahve ve kitap aynı anda bitecektir emin olun.Tanıştığıma memnun oldum Jose Saramago. Un placer conocerte :)
60 syf.
·7/10
Küçük Prens (Antoine De Saint-Exupéry) tadında bir kitap. Basit bir hikaye ve bunun etrafında verilen mesajlar. Her ne kadar mesajlar güzel olsa da, örneğin kendini tanımak için kendi dışına çıkman gerekliliği, dilinin basitliği kitabı muhteşem yapmıyor. Çok kısa bir kitap. Bendeki basım 19 sayfa. Bir deneme yazısı olarak da yayınlanabilirdi pekala. Bu tür bir eseri benim gibi bir insan yazsa muhteşem denilebilir, fakat sözkonusu Saramago olunca bu kadar basit olmamalı diyor insan. Sonuç olarak illa okuyun diyemeyeceğim bir kitap. Saramago'yu hatmetmeye karar verdiğimden okudum ben de. Gerçi yarım saatlik bir kitap neticede. Okuyun, en iyisi. :)
Ankara tren garından selamlar, iyi okumalar.
60 syf.
"Bir adam kralın kapısını çalmış ve ona demiş ki, bana bir tekne ver” diye başlayan bu kısacık hikayeyi bir solukta bitirdiğimi hatırlıyorum.
Sonrasında ise bu 55 sayfalık kitabın kapağını kapatıp uzun uzun düşünmüştüm...
Benim içimdeki bilinmeyen ada nerede? Ben kimimle yola çıktım o adayı bulmak için... Peki o adayı buldum mu? İnsanın hala içindeki bilinmeyen adasını araması da güzel aslında...
Belki bulanlar arayanlardır ne dersiniz? Ne diyor yazar bu kitapta " Kendinden dışarı çıkıp, kendine bakmadıkça, kim olduğunu asla bilemezsin."

Masalsı ve kısa bir anlatım ama satır aralarında bir gizli dünya, bir bilinmeyen ada saklı... Tabii bulabilene...
Yoksa siz hala bir hayali tekne bulup, içinizdeki denizde bir bilinmeyen ada , çevrenizdekilerin bile bilmediği , hatta sizin de bilmediğiniz bir ada bulmaya çıkmadınız mı? O halde tekneyi boşverin, alın bu kitabı ve o yolculuğa çıkın ...
Ne demişti yazar bu kitabında :

"... mühim olan varış değil gidiştir..."
60 syf.
Her insan kendi içinde bilinmeyen bir ada barındırır.. Bulunmayan, bulunamayan aslında hiç olmayan bir ada..
Insanın kendini çözemediği kör noktası.
Cevaplarını bulamadığımız ne çok soru vardır, çözemediğimiz.

"Kendinden dışarı çıkıp kendine bakmadıkça kim olduğunu asla bilemezsin ."(Sayfa : 36)

En can alıcı cümlelerden biri..
--Insan kendini çözebilse idi her şey cevabını bulurdu..

"Bir adam kralın kapısını çalmış ve ona demiş ki, bana bir tekne ver..ben bilinmeyen adayı bulmak istiyorum, o adaya ayak bastığımda kim olduğumu öğrenmek istiyorum.."
...diye başlayan bir öykü.
..hayaller, umutlar, amaçlar, özlemlerin öyküsü. Insanın kendini arayışının yolculuğu..

Basit dili ve anlatımı ile sade bir öykü kitabı. Merak ettiğim ve okumak istediğim bir yazardı. Anlatımını ve içeriğini çok sevdim .
Bir çırpıda okunan güzel bir kitap, tavsiye ederim, keyifle okuyunuz, pişman olmayacaksınız..
60 syf.
·Beğendi·8/10
Saat gece yarısına geliyor,bilgisayarın başında ikide bir gidip gelen Wi Fi ile uğraşıyorum. Sürekli gidip geliyor, bir karar veremedi.Anlıyorum ki gidip gelmenin niteliği değişmiyor sürüncemde olan her şey adamı yoruyor. Başımda bir ağrı. Her zaman keyifle içtiğim katran karası çayım fincanda beni beklemekten soğuyor. Ben ise burun kıvırıyorum, elimin tersiyle kenara itiyorum. Sanırım bugün keyifsizim. İşte böyle çenem düştü mü de toplayana aşk olsun.

Nihayet kitaba gelecek olursam, Saramago her zaman okumak istediğim bir yazardı. Fakat populer olan her şeye olan ön yargılı garezim yüzünden olsa gerek çok kez elime aldığım gibi kütüphaneme geri bıraktım. Belki de zamanı geldiğinden elime nispeten az bilinen kitabı olan Bilinmeyen Adanın Öyküsünü aldım. Akıcı dili kendine özgü imlası ve satır aralarına serpiştirilen aforizma niteliğinde hayat kaideleri ile dimağımda güzel bir tat bıraktı. Velhasılkelam, yaklaşık 45 dk 1 Saat gibi bir sürede bitebilecek güzel ve anlamlı bir öykü olduğunu söyleyebilirim.Tabi anlamak isteyene.

Umudumuz baki, ğögümüz mavi kalsın.
....işte kader hep böyle davranır bizlere, hemen arkamızdadır, omzumuza dokunmak için elini çoktan ileri doğru uzatmıştır, bizlerse hala, geçti gitti, gösteri bitti, yine aynı hikaye, diye homurdanıp dururuz...
Rüya hünerli bir sihirbazdır, varlıkların boyutlarını ve birbirlerine olan uzaklıklarını değiştirir, yan yana uyuyan kişileri ayırır birbirine uzaktaki kişileri kavuşturur.
"Belli ki adamın gözleri bilinmeyen adadan başka bir şeyi görmüyor, diye düşünmüş kadın, işte göz yanılması, insanın yanı başında duran insanı görmemesi böyle olur."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bilinmeyen Adanın Öyküsü
Baskı tarihi:
Ocak 2009
Sayfa sayısı:
60
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944885263
Kitabın türü:
Orijinal adı:
O Conto da Ilha Desconhecida
Çeviri:
Emrah İmre
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızıkedi Yayınevi
Baskılar:
Bilinmeyen Adanın Öyküsü
Bilinmeyen Adanın Öyküsü
Bilinmeyen Adanın Öyküsü
Yola çıkmayı hayal etmek bile,
bir hedefi gözetmek,
bir amaca ulaşmak,
bir kavuşmayı özlemek
kadar güzel, gerekli, büyüleyici ve heyecan verici olabilir........... 
Bilinmeyen Adanın Öyküsü hayallerin, özlemlerin, amaçların ve. kavuşmaların öyküsüdür.

"(...) ben bilinmeyen adayı bulmak istiyorum, o adaya ayak bastığımda kim olduğumu öğrenmek istiyorum, Bilmiyor musun ki, Kendinden dışarı çıkıp kendine bakmadıkça kim olduğunu asla bilemezsin."........ 

José Saramago 1922'de Azinhaga, Ribatejo'da doğdu. Zorlu koşullar altında yetişen yazar, Lizbon'da eğitim gördü, fakat çocukluğunun büyük kısmını, yoksul bir köylü ailenin oğlu olması sebebiyle kırsal kesimde geçirdi. Makinistlik eğitimi gördü ama redaktörlük, çevirmenlik, editörlük, vb. işlerde çalıştı. 1979'da kendini tamamen yazmaya adadı. 

Yazdığı şiirler, oyunlar, öyküler, denemeler ve romanlar José Saramago'yu Portekiz'de yaşayan bir efsane haline getirdi. Eserleri yirmiden fazla dile çevrildi; Türkçeye de çevrilen Bütün İsimler, Baltasar ve Blimunda, İncil'deki İkinci İsa, Körlük ve Umut Tarlaları gibi romanları ona dünyanın dört bir yanında milyonlarca okur kazandırdı. 

Eserleriyle sayısız ödül kazanan yazar 1998'de Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 6.592 okur

  • Şeyda Polat
  • miraç yaşar
  • Elif Şahin
  • Gamze Çelik
  • x
  • Övgü
  • batuhan bilge semerci
  • Bayram Ömeroğlu
  • Rocker
  • Halil Uğur KARAASLAN

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.6
14-17 Yaş
%6.2
18-24 Yaş
%27.5
25-34 Yaş
%36.2
35-44 Yaş
%17.2
45-54 Yaş
%3.5
55-64 Yaş
%0.8
65+ Yaş
%1.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%62
Erkek
%37.8

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.4 (352)
9
%16.2 (348)
8
%27 (579)
7
%21.7 (466)
6
%9.2 (197)
5
%4.2 (90)
4
%1.5 (33)
3
%0.7 (16)
2
%0.5 (10)
1
%0.1 (3)

Kitabın sıralamaları