Adı:
Kabil
Baskı tarihi:
30 Ekim 2018
Sayfa sayısı:
139
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944756938
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Kaim
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınevi
Saramago'nun ölmeden önce yazdığı son romanı...

José Saramago ölümünden önce yazdığı ve yayımlandığı ülkelerde büyük tartışmalara yol açan son romanında insanlığın kutsal kitaplardaki başlangıcına geri dönüyor. 

Adem ile Havva'nın oğlu, kardeş katili, "sürgün ve gezgin" Kabil'le çıkılan bu yolculuk, Eski Ahit'in loş ve tekinsiz diyarlarında, zaman ve mekân kavramlarını altüst ederek, süreğen bir şimdiki zaman içinde, edebiyatla felsefenin kesiştiği dar alanlarda dolaştırıyor okuru. 

Suç, ceza, adalet, nefret, ihtiras gibi insana özgü kavramlar ile savaşlar, katliamlar, cinayetler, boyun eğmeler ve isyanlar gibi insana özgü eylemler arasında gidip gelirken, İbrahim'den Nuh'a, Adem ile Havva'dan Eyüb'e, Lilith'e kadar bütün kadim şahsiyetler de beklenmedik anlarda ve yerlerde karşımıza çıkıp insanlık panoramasını tamamlıyorlar. 

Gerçeğin ironik, yalın ve dolaysız dilini kullanan Saramago bu son romanıyla bize tüm zamanların sorusunu miras bırakmış oluyor: İnsan türü evrendeki yerini ve varlığını hak etmiş midir? 
(Tanıtım Bülteninden)

Ödüller: 1998 Nobel Edebiyat Ödülü 
UYARI : İncelemelerimde spoiler yoktur .. Bu platformda okuduğunu anlamayan ve yazdıklarımı spoiler sanan bir takım "ÇOK AKILLI" insanlar vardır !!! Ben spoiler olduğunu düşünmüyorum ama sen olduğunu düşün ve ona göre oku ..

- MOR MARMARA MERMERİNE İNATLA MER MARMARA MORMORU DİYECEK İSEN.... -

Yazarı daha önce birkez sözcü kitabevinin sitesinde görmüştüm tesadüf eseri gezinirken .. ama Eduardo Galeano ,Jorge Amado ve Vargas Llosa ( Konuk Sahaftan Mahir abi varol sen !!) gibi latin yazarları pek bir sevdiğim , siyasi görüşüm ve hayata bakış açımız kesişim kümesinde yer aldığından kellii bunu da bir araştırayım dedim .. girdim baktım kaynakçadan zibil gibi kitabı var .. yahu dedim bunu nasıl kaçırmışız.. neyse ocak ayı geldi çattı ankara da kitap fuarında kırmızı kedi de stant açmış .. son gün gittim açık havada kesilmiş karpuza taarruz eden kara sinekler misali( ilk gün gidenlerden olmayınız ..eğer ki 2 kitaba 5 i 1 yerde fiyatı ödemek istemiyorsanız =) )güzel bir indirimle ve kınanacak cesaretsizliğimle ( e bilmiyoruz kardeşim baklava alıp KEFİR içmekte var işin sonunda!!) indirimden 7 8 lira gibi komik fiyatlarla bu ve ölüm bir varmış bir yokmuş kitaplarını aldım temkin ile ...neyse geldik eve bir kaç gün bekledi tabii ..nesin vakfından da ziftlenmiştim tonla kitap ( AZİZ NESİN ÇOOOOOOOK BÜYÜKSÜN!).. erittim onları başladım bunu okumaya ölüm bir varmış... ile .. arkadaş konu çok güzel kurgu mükemmel .. white russian yapıyorum süt var votka var kahlua YOK!!! adam imla kurallarını konuşma çizgisini yemiş bitirmiş yok öle bişey bu herifin lügatta!! daha öncede yorumumda belirttiğim gibi : "Bu adamın açıklanamaz bir inat ve sebatla NOKTA yerine VİRGÜL kullanıyor oluşu , ruhumda bitmek tükenmez zelzelelere , gözlerime yuvalanan nurlu kataraktlara ve tekrar tekrar başa dönüp sayfa çevirmemden dolayı sağ elime çöreklenen bağımsız bir parkinson başlangıcına sebep oldu.." ilkten bir barışamadık kendisiyle .. kitabı bana satan kırmızı kedi yayınevindeki " al ölümü gör!" diyen kızında kulaklarını çınlattık bol bol... neyse hiç adetim olmamasına rağmen irana elçi gönderen israil misali 5 6 günde bitirdim kitabı..malülen emekli olmuştum imla ve yazım kurallarından dolayı ama damakta da "mid well" kıvamlı t bone steak ve şiraz' ın " o muhteşem tadını aldım.. ilk kez okuyacaklara not düşeyim ben yandım siz yanmayın .. sayfa sayısı bakımından hafif kitaplarla yazarın imla universe' ünü ( dünyasını ) önce bir algı sınırlarınıza sokun zira kendisi virgüllerin efendisi ...neyse kısa kes yeter halk ekmek kuyruğuna döndü burası diyenleri duyar gibiyim ..kitabımıza gelir isek ..

az buz alışmışsınızdır sanırım yorumlara .. açık kapı bırakmaktan yanayım her zaman .. spoiler yok rahat rahat oku şekerpare!!!

öncelikle belirteyim ki sonrasında altta yorumlarda kan davasına dönen yorumlar olmasın.. kitap , eski ve yeni ahitten (which are) : yani tevrat ve incilden yola çıkarak söz konusu "itikatın" YUMUŞAK KARNINA pek çok güzel soru ile yöneliyor.. adem ve havva ile başlayan yolculuk , kahramanımız kabil ' in yön verdiği maceraları ve zaman içerisinde yaptığı yolculuklar ile bizlere taşınıyor..babil kulesi , lut kavmi , nuh tufanı bunlardan akla ilk gelenler.. ( özellikle lut kavmi bölümünde meleklerin başına gelenleri sarkastik ve eğlenceli bir dille aynı zamanda ağır eleştirilerle aktardığı kısımlar cidden gülümsetti =) ) ve tabii bu sırada inanç ve judeo chritianism ( yahudi etkileşimli hristiyanlık ) limanlarını da BOL BOL BOLBOMBALIYOR yazar.. olacakları bildiğim için şimdiden uyarayım.. MOR MARMARA MERMERİNİ inatla MER MARMARA MORMORU kıvamında yorumlayacaksanız ve sorgulamaktan yana değilseniz uzak durun ..

buraya kadar sıkılmadan okuyanlar için :

https://www.youtube.com/watch?v=ivki1lPTkS0
İncelemeye geçmeden önce şunu belirtmeliyim ki, bu satırlar kitabın okunması tamamlandığında sıcağı sıcağına kaleme alındı. Yazacaklarım her zaman olduğu gibi kişisel görüşlerimdir. Mutlak doğruluk ya da hedefi 12'den vurma iddiası taşımamaktadır...

Jose Saramago, ülkemizde önceden bir avuç insanın haberdar olduğu ama özellikle ölümünden sonra, yani 2010'dan itibaren daha geniş bir okur kitlesine ulaşan, Kırmızı Kedi'nin muhteşem pazarlama stratejisinin de etkisiyle son yıllarda zirve yapan ve neredeyse döneminin en baba yazarlarıyla bir anılmaya başlayan Portekizli bir yazar. Birkaç yıl önce, Kırmızı Kedi bu yazarın kitaplarını güneş sarısı bir renge boyayıp, 'gönül birliği' kurduğu Oda Kitap ve benzeri satış kanallarında 6.90, 9.90 gibi spot fiyatlarla satışa sundu. Bugün çoğumuzun kitaplığında en az bir adet Saramago kitabının olmasının ve herhangi bir kitapçıya girdiğimizde Saramago kitaplarını 100 metre öteden seçebilmemizin arkasında yatan nedenlerden biri de budur. Bu strateji tutunca ve Saramago ülkemizde tabir-i caizse 'lig atladığında' ise 6.90'a satılan bazı kitaplarının fiyatları da bir anda 20 TL seviyesine yükselmiş oldu...

Bu girişin ardından yavaş yavaş kitaba geçelim... Kabil, Saramago'nun son kitabı, benim ise okuduğum ilk kitabı oldu... Okumadan önce çeşitli mecralarda yorumlara kısaca göz attım. Yorumlar genelde birkaç noktada toplanıyordu: 'Müthiş bir sorgulama', 'Dini anlamda hassasiyeti olanlar hiç bulaşmasın', 'Edebiyat ve felsefenin dar koridorlarından geçiyor...' vs...

Tabii ki herkesin görüşüne saygı duymak ve ciddiye almak benim için temel bir prensip... Kitapların güzel tarafı, okuyan herkesin üzerinde farklı bir iz bırakması... Ancak ben bu kitapta ne derin bir felsefi sorgulama, ne zamanın ötesinde bir cesaret ne de dar koridorlar görebildim... Bana göre Kabil, başından sonuna belli bir kesimin tribünlerine oynayan, vıcık vıcık popülizme bulaşmış, sorgulamaya çalıştığı şeyin bilgisinden yoksun, sorgulama makyajı altına gizlenip inançlı insanlar için kutsal kabul edilen değerlere hunharca saldıran, tabirimi mazur görün, bir mastürbasyon kitabı...

Eğer Soren Kierkegaard'ın, İbrahim-İshak kıssasını felsefi açıdan sorguladığı "Korku ve Titreme" kitabını okumamış olsaydım, belki Saramago'nun 'derin sorgulama' gazına gelip daha yumuşak başlı yaklaşabilirdim kitaba... Ancak Tanrı'yı, tevhid inancını temel alan tüm kutsal kitaplarda adı geçen nebileri ve kıssaları ensest ve pornografi üzerinden sözümona sorgulamak; bence bir mesaj iletmek ya da bir konuyu tartışmaya açmak değil, insanların kutsal değerlerine açık savaş açmaktır. Ve bunun kesinlikle dini hassasiyetlerle falan alakası yoktur. Bir ateist de olsaydım, muhtemelen yaklaşımım buna benzer olacaktı... Eğer yazar, benim gibi sıradan bir okuru gerçekten ciddiye alsa ve bana bir mesaj iletmek isteseydi, benim için kutsi bir anlam ifade eden peygamberleri 3.sınıf bir pornografi üzerinden anlatıp bana saygısızlık yapmazdı. O yüzden benim de ne yazara ne de kitabına saygı duymam söz konusu olamaz...

Sanıyorum, kitabın bende bıraktığı ya da bırakamadığı etkiyi dilim döndüğünce ifade etmeye çalıştım. O yüzden burada yazıyı sonlandırmak en iyisi olacak. Herkese keyifli okumalar...
Yazarın birçok romanını okuduğum Haziran ayı boyunca benim en çok dikkatimi çeken kitabı İsa'ya Göre İncil olacak sanıyordum. Fakat erken konuşmuşum. Çünkü bomba etkisi yarattı bende Kabil! Yazarın ölmeden önce yazdığı son roman olması da cabasıydı tabi.

Yasak elma ile başlayan cennetten kovulma serüvenini üç çocuk ile taçlandıran Adem ile Havva nasıl bilebilirlerdi çocuklardan birinin 'kardeş katili' olacağını!

Habil ile Kabil'i Saramago'dan okuyunca, yine kendisine göre bir hikaye yarattığını hemen anladım.
İsa'ya Göre İncil performansında da gördüğüm anlatım tarzı yine karşımdaydı. İsa'ya odaklanan Saramago, şimdi de başlangıcı bilinen olay örgüsünde 'kardeş katili' olduktan sonra Kabil'in neler yaşadığını hayal etmeye çağırmıştı bizi.

Kabil'in gözünden; Tanrı'yı, kabul görmemenin öfkesini ve buna karşılık duyulan kaçınılmaz nefreti harika bir kurguyla sunuyor Saramago.
Aynı zamanda Nuh, İshak, İbrahim, Lut ile de karşılaşan Kabil'i ve hepsinin efendisi olan Tanrı'nın geri dönülmez bir şekilde hayatlarına müdahalesini de gözler önüne seriyor.
(Yazdıklarını okumadan Saramago'nun hayatını okursanız, neden Katolik Kilisesi ile başının dertte olduğunu daha iyi anlarsınız.)

Sayfa sayısına bakarak kitap yargılanmamanın en iyi örneklerinden biri karşınızda diyebilirim. Kitap boyunca sorgulama yapıyor, olayları Saramago gözüyle anlamaya başlıyorsunuz.
Birçok soruyu da beraberinde getiren romanda benim en çok etkilendiğim Sodom hikayesi oldu. Tanrı'nın eşcinsel kişileri suçlu, sapkın ve günahkâr olarak adlandırıp, çocuklarla kadınları ise masum bulmasına rağmen gökten ateş yağdırarak öldürmesini uzun süre düşünüp, sorular sordum kendime; tıpkı Kabil'in sorduğu sorular gibi..

Saramago tarafından yapılan eleştiriler bununla da sınırlı değildi elbette. Haksız eleştiriler miydi peki? Bence üstüne uzun uzun konuşulacak, ders alınacak mükemmel noktalar yakalayan ve dozunu aştığını düşünenlere inat yerli yerinde yapılan eleştirilerle doluydu kitap.

Herkesin okuyamayacağı bir eser olduğunu düşünüyorum ben. Ya da yargılamadan okuyacak kişi sayısı az demek daha doğru olur. Ama tek taraftan bakmayı bir kenara bırakanlar keyif alarak, gülümseyerek, bu kadarı da olmamıştır diyerek okuyacak ve kesinlikle çok beğenecek.
Önce yazarımız hakkında kitaplarla buluşma adına kısa bir bilgi: Lizbon kentinin kuzeyindeki küçük bir köy olan Azinhaga'da doğdu. Yoksul bir köylü ailenin oğlu olarak büyüdü ve ailesiyle birlikte taşındığı Lizbon’da öğrenim gördü. Ekonomik sorunları nedeniyle okulu bırakmak zorunda kaldı sonrasında makinistlik eğitimi aldı. Teknik ressamlıktan redaktörlüğe, editörlüğe ve çevirmenliğe kadar birçok işte çalıştı. Daha sonra bir yayınevinde, yayın hazırlığı ve üretim departmanında görev yaptı. Diario ve Lisboa gazetelerinde kültür editörü olarak çalıştı bununla beraber bir çok siyasi yorumlar yazdı. Portekiz Yazarlar Birliği’nin yönetim kurulunda görev üstlendi. 1976’dan sonra da kendini tümüyle kitaplarına verdi...(!)

Evrendeki ilk aşk, ilk kovulma, ilk aldanış, ilk ölüm ve neredeyse iyi kötü her şeyin ilki trajikomik bir şekilde yazarımızın elinden çıkmıştır. Ben çok başarılı buldum eserin kısa olmasına rağmen hemen bitirilmemesi taraftarıyım çünkü kitap çok sarıyor ve ben tekrar tekrar cümleleri okumak istedim!
Kitabın sade ve abartıdan uzak olması da ayrı bir hoşuma gitti çünkü abartıda yapmacıklık olduğu söylenir ve son derece doğru bulduğum bir yaklaşımdır...

Eserdeki Habil ve Kabil hikayesinde, kız kardeşleri hakkında bir içerik bulunmuyor, yazarımız bozguna bunu da dahil edebilirdi, çünkü benim için kız kardeşlerinden dolayı bozguna uğrama sebebi açığa kavuşacaktı.

En sevdiğim bölümler Lilith&Kabil ve Lut kavmi bölümleri oldu, bu komediyi kaldırabilecek olanlara tavsiye ediyorum kaldıramayanların okumaması daha iyi olur. Umutla kalın keyifli okumalar!!
Ateistler için kitap önerileri diye bi' liste yaparsam başa bu kitabı koyarım :D

İnceleme Videosu: https://www.youtube.com/...okjrnslsodfrk0h00410

Öncelikle bana bu kitabı hediye eden Beyza'ya teşekkür ederim :) Yıllar sonra kitap hediye ettiğini de gördüm artık rahatça ölebilirim :D

Linç yiyebilirim ya da kavga da çıkabilir incelememin altında, o yüzden incelemeye başlamadan önce yobaz ve cahilleri incelememi okumamaya ve mağaralarına geri dönmeye davet ediyorum :) Şimdiden iyi yolculuklar...

Şimdi bu kitabı neden okumanız gerektiğini ve neden sorgulamaya başlamanız gerektiğini anlatıyorum. Geçen gün felsefe dersine girdim. Sınıf 80 kişi ve çoğu kız :D Ders baya efsane geçiyor! 80 kişi birbirine laf atıyor tartışma çıkıyor falan ders nasıl güzel nasıl güzel.

Hoca ortayı kızıştıran kişi zaten :D Bu hafta da karşımıza bi' çıktı Din Felsefesi... Hadiiiiiiiiiii

Derse başlarken dedi işte bu derste sorgulamanızı sağlayacağım ama dinden çıkmanızı istemiyorum. Sadece sorgulayarak dininize mantıklı kanıtlar bulmaya çalışın.
Etrafı şöyle bi' kestim herkes doğuştan müslüman. Neden müslüman olduğunu bilmiyor sadece Türkiye'de ve müslüman bir ülkede doğduğu için müslüman olmuş.
Dedim ben hiç karışmayayım bu duruma ve tüm ders sustum. (Tamam tamam birkaç kere tartıştığım oldu :D )

Neyseeeee, felsefe tabii bu, adamı çiğ çiğ yer :D Hoca bi' sorular sormaya başladı herkes şok! Yerlere yatıp çığlıklar atanlar var hocaya bağıranlar var "Lütfen cevaplayınnnnnn hocaammmmmm!" diye :D

19-20 yaşamış ve hiç sorgulamamış. Sonra da hoca ufak bi' şey söylediği anda donup kalıyor. Hadi şimdi dinini savun bakalım derken tabii herkes ders sonunda şu noktaya geldi.
Hoca cevapları söylesin ve şüphelerimizden kurtulup müslüman olmaya devam edelim. Yoksa din elden gidecek :(

Şimdi kitabı neden okumanız gerektiğini kısa bir hikaye ile anlatmış oldum. Biraz mizahi bir dille ve biraz da dalgaya alınarak yazılmış bu kitap Adem ile Havva'nın yeryüzüne gelmeden önceki anlarında başlıyor.

Hikayeyi herkes biliyor zaten. İşte elma yeyip kovuluyorlar sonra dünyada çoğalıyorlar Kabil Habil'i öldürüyor. (Spoiler sayılır mı bu bilmiyorum :D ) Veeee böyle devam ediyor.
Burada çalışkan bir öğrenci olarak çok kaliteli bir din felsefesi dersi verebilirim ama Jose Saramago bu dersi hikaye şeklinde veriyor.

Sorgulamanızı ve düşünmenizi istiyor sizden. Yoksa bizim sınıftakiler gibi ortada kalıverirsiniz :)

Okumak isteyen, sorgulamak isteyen ve düşünmek isteyen herkese iyi okumalar dilerim.
Kabil üzerinden Tanrı’nın adaletinin sert bir üslupla (bana göre) sorgulandığı oldukça ironik ve tuhaf bir kitap.
Saramago bu kitaptan sonra Portekiz’den ayrılıp Kanarya Adalarına yerleşmiş. Bu da yazdıklarıyla sorgulamak istediği şeyde biraz aşırıya kaçtığını gösterir.
Gerçeküstü bir imgelemi kullanarak masalımsı bir tad veren bu romanın kurgusu pek hoşuma gitmemiş olsa da kurduğu o kendine özgü yetenekle süslediği harikulade cümleleri için okunmaya değer bir kitap.
Kitabın yazım tarzı ile ilgili yorumlarıma geçeyim;
Öncelikle, kitabın inanılmaz güzel bir akıcılığı var. Yormadan keyifle okunacak bir kitap. Aynı zamanda bir masal havasında olmuş bu kitap. Yazar konuyu anlatırken araya girip oldukça komik ve esprili üslubu okuru gülümsetiyor, bazen sorgulatan yorumlarda bulunuyor. Bu kullandığı teknik ise okura alışılmışın dışında bizimle sohbet ediyormuş havası katıyor. Bazen sesli gülebilirsiniz. Bir de zaten Saramago’nun paragraf ve noktalama işaretlerini hiç kullanmıyor sağ olsun. Kendine göre etkileyici ve şaşırtan bir stili var.
Konusuna gelince;
Öncelikle kitabı dini anlamda hassas olan kesim sakıncalı görebilir ama zaten bunu edebi anlamda görmeliyiz. Yoksa çok farklı noktalara gidecek bir kitap. Eğer dini konularda hassas olanlar varsa hiç okumaya yeltenmesin elinden fırlatıp atabilir güzelim kitabı :) . Ben bile bu bazen "Hadi canım ! Bu kadar da olmaz ! " dediğim yerler oldu tabi ama şükür inancım kuvvetli bu yönde. Gelelim içeriğine.
Kabil Efendiyi (Allah'ı) sorguluyor. Bu durum ise oldukça ironik. Çıkar odaklı savaşlar, din ve inanç temeline oturtularak meşrulaştırılıyor. Tek tanrılı dinler tarihinde Kardeş katili olan, Kabil 'in Adem ve Havva’dan itibaren zamanda ileri ve geri giderek, bize yansıyan büyük olayların içinde girip farklı bir bakış açısı sunuyor. Kabil zamanda yolculuk yapıyor. Eyüp'ten, İbrahim Peygamber'e, Sodom ve Gomora'ya gidiyor. Lilith'ten oğlu oluyor ( Burada parantez açmak istedim. Bu bölüm oldukça erotik bir biçimde anlatılmış çok hoşuma gitmedi. ) , Nuh tufanına gidiyor. Bu zaman içinde edebiyatla felsefenin kesiştiği dar alanlarda dolaştırıyor okuru. Kitap dinler tarihini hicivli bir şekilde eleştirmiş. Yaradılış mitlerine, destanlarına farklı bir açıdan bakan bir kitap olmuş. Kitabı okurken lütfen ön yargılarınızı ve inançlarınızı bir kenara koyup ta okuyun. Saramago'nun vermek istediği mesaj bize sorgulamayı öğretmek. Sorgulamayı körü körüne bağlanmamayı inanılmaz güzel göstermiş. Mizahi anlatımları hem güldürdü hem düşündürdü. Eğer kitaptan doğru mesajı alırsanız hiçbir şeyi kayıtsız şartsız kabul edilmeyeceğini anlayabilir ve soru/sorular sormaya başlayabilirsiniz.
Tabuları sorgulayan, size güzel birkaç saat geçirtecek dolu bir kitap okumak isterseniz şiddetle tavsiyemdir. Bazı konularda hak verdim bazısında vermedim. Kişisel görüşüm kitap ne okunmalı ne de okunmamalı derim ama sorgulamayı öğretmek için yazılmış bir şaheser.
Tanrımmmm, bu kitap seni eleştiriyor :))
Jose Saramago'nun ölümünden önce yazdığı son, benimse yazarın okuduğum ikinci kitabı. Daha önce Körlük'ü okumuş ve hayran kalmıştım. Eğer Tanrı varsa bazı insanları özel yeteneklerle donattığı kesin ve bu yeteneğe sahip olan insanları ciddi anlamda kıskanıyorum :)) Bu kitapta da yazar çizgisinden şaşmamış, Kabil'e farklı bir misyon yüklemiş, bunu yaparken de noktalama işaretlerine karşı tavrını devam ettirmiş, bu sebeple kitabı hızlı okumama bile isteye engel olmuştur...
Kitapta kardeşini öldüren Kabil uzun bir yolculuğa çıkar, zaman kavramını siler aklından ve farklı yerlerdeki şimdiki zamanlara gider. İbrahim'le, Nuh'la, Lilith'le, Musa'yla, Eyup'la kesişir yolu. Ve tüm bu yolculuk boyunca adalet, suç ve ceza kavramlarını sorgular.
Dipnot: Kitabı okumadan önce eski ahit hakkında bilgi sahibi olmak kitabı anlamak açısından oldukça önemli bence.
Son söz kitaptan gelsin:
...Cahil gibi konuşuyorsun, tanrı'nın elinden iyilik görüyorsak neden kötülük de görmeyelim, bu soruyu sordu, ama karısı öfkeyle cevap verdi, Kötülük için zaten şeytan vardı, efendi'nin şimdi ona rakip olması kimin aklına gelirdi, Beni bu hale koyan elbette tanrı değil, şeytan'dır, Efendi'nin onayıyla, dedi kadın...
Hayatımda okuduğum en cesurca kaleme alınmış eserlerden biri diyebilirim. O kadar cesur ki, inceleme yazabilmek için cesaretimi toplamam 2 haftamı aldı...
Öncelikle şunu belirteyim ki, din konusunda hassas bir kişiyseniz ve bir kitabı sadece edebi olarak ele alabileceğinize inanıyorsanız okuyabilirsiniz ama din konusunda hassas olup da bir de üstüne içerik konusunda da hassas davranacaksanız okumamanızı tavsiye ederim. Ancak saydığım gruplar dışında görmüşseniz kendinizi, kesinlikle okumalısınız.
(Bundan sonrası spoiler içerebilir)
Kitap, Adem ile Havva'nın yaratılışından başlar, cennetten kovulmalarına değinir ve Habil ile Kabil'in arasında geçen kardeş katli olayıyla tepe noktasına varır. Tanrı tarafından lanetlenen Kabil, zaman ve mekan tanımadan sürekli seyahat edecektir, bir yerde uzun süre kalamayacaktır. Böylece Kabil, Nuh tufanı, Sodom ve Gomora olayı, Musa'nın göçü, İbrahim'in oğlunu kurban etme girişimi gibi dini mitolojik olayları gezmeye başlar. Ve bu olaylarda Kabil'İn ciddi bir şekilde Tanrı'yı eleştirmesine şahit oluruz.
José Saramago' nun okuduğum ikinci kitabı, Körlük kitabından aldığım tadı bu kitabında bulamadım maalesef. Kitabı okuyan dostların incelemelerinin tamamını okudum, onun için aynı konuların tekrarını yapmak istemiyorum. Yaradanı kardeş katili Kabil üzerinden sorgulamak hiç ahlaki değildi. Olabildiğince edebi bir eser olarak okumaya gayret göstersem de belirli bir aşamadan sonra dayanamıyorsunuz yapılan ironiye. Keşke imkan olsaydı da sorsaydık José Saramago beye ALLAH' ın adaletini gördün mü ? Öğrendin mi diye
BU İNCELEMENİN 18 YAŞ VE ÜZERİ SINIRI VARDIR.HER TÜRLÜ SPOİ İÇERİR.ÇOCUKLARINIZIN ERİŞEMEYECEĞİ YERDE MUHAFAZA EDİNİZ.

Vallahi ben gerekli açıklamayı yaptım,sonra vay efendim bu toplum terbiyesini bozar,spoi yedik gibisinden laf istemem.Birine kızacaksanız gidin Saramago'ya kızın benim ne suçum var zaten canım.Ben elçiyim,elçiye zeval olmaz.İncelemeye başlamadan önce son bir uyarı olarak birazdan okuyacaklarınız Seren Serengil,Gülben Ergen,Seda Sayan,Demet Akalın kavgalarına bile taş çıkartacak türden olabilir.(Allahım ilerde çocuğumun şu yazdığımı okuduğunu düşünüyorum,anneciğim biz böyle bi dönemden geçtik,sen görme bunları olma mı)

Saramagocuğum kitapta dediklerin tarihçilere saç baş yoldurur ben sana söyleyeyim.Şimdikkk insanlık tarihi gibi kitap da önce Adem ve Havva'nın iyilik ve kötülüğün bilgisini içeren o ağaçtan yasak meyveyi yemesiyle başlıyor.Buraya kadar her şey normal.(Bir gün bu konu üzerinde de araştırma yapmayı kendime not ettim laf arasında) Evet devam edelim,sonra kitapta yazılana göre ilk cocuk Şit,ikincisi de Habil ve Kabil.Ben hep kabil in Habil i kız meselesi yüzünden öldürdüğünü düşünüyordum.Kulaktan doğma bir bilgiydi elbette,iyi keklenmişim neyse devam ediyorum.Mevzu meğerse adak meselesiymiş.Habil hayvancılık yapıyor,Kabil ise tarımla uğraşıyor.Tanrıya hediye sunulurken Habil hayvanlarından birini veriyor,Kabil de yetiştirdiklerinden.Duman yakılıyor.Habilin etinin dumanı yükseldikçe yükseliyor,Kabil'in dumanı cılız mı cılız.Habil kardeşi Kabil'e puhaha gördün mü nasıl seninki fos çıktı diye alay ediyor.Kabil sinirli Habil'e ama en çok da Tanrı'ya.Bir üçkağıt bir dalavereyle öldürüyor kardeşini.Tanrıyla bir anlaşma yapıyor.Tanrı seni öldürmeyeceğim diyor ama alnına bir leke sürüyor.(Hani bu aşiret dizilerinde sıkça rastladığımız alnımıza leke sürdün bre namussuz sözü herhalde buradan) Artık Kabil bir gezgin,sonra olaylar iyice sarpa sarıyor.Lilith giriyor,İbrahim ve oğlu İsmail,İshak giriyor,aman yarabbi Musa giriyor üstüne en son Nuh ve gemisi de ekleniyor.Öldürseniz size Lilith'in oğlunun Kabilden olduğunu ve Nuh'un karısının gelinlerinin Kabille beraber olduğunu söyleyemem.Kabil'in bir özelliğinin de zamanda yolculuk yapmak olduğunu burada hemen belirtelim.Yani anlayacağınız Sodom ve Gomore mahvolurken,Nuh ve ailesi gemide ölürken Kabil hep orada.(Anlatmadığım sürpriz kısımlar var onu da okursanız görürsünüz artık,her şeyi de benden beklemeyin canım.) Ben ağzım açık okudum çoğu kısmı,asparagas mıdır bilemem ben de Saramagonun yalancısıyım yani.Hadi bakalım,bir dahaki incelemeye kadar cici bakın kendinize :)
Yine bir Jose Saramago kitabıyla herkese merhabalar. Kabil kitabı ; adından da anlaşıldığı gibi kardeşi Habil’i öldüren Kabil’in hikayesini anlatıyor. Lakin bu öyle sıradan bir hikaye değildir. Adem ve Havva’nın Cennet’teki yasak elmayı yemesiyle başlayan hikaye Kabil’in Habil’i öldürüp Efendi olarak bilinen Tanrı tarafından cezalandırılmasıyla devam ediyor. Hikayede zaman ve mekan sürekli değişim halindedir. Bazen ileriye gittiği gibi bazen de geriye gidebiliyordur Kabil, zaman mekan yolculuğunda. Kabil bu yolculuk boyunca Nuh’u ve eşi Lilith’i, İbrahim’i ve oğlu İshak’ı, Sodom ve Gomore’yi, Musa’yı ve Yeşu’yu ziyaret etmiştir. Bu yolculuk boyunca Kabil’in gözlemleri diyaloglarla aktarılmıştır. Yeryüzünde yaşanan bu olaylar doğrultusunda insanoğlunun inanç değerleri sorgulatılıyor. Saramago yer yer bizlerin de sorular sorabileceğini düşünerek bizlerle konuştuğu da oldu. Eğer ki dini inançlar konusunda hassas bir insan iseniz bu kitap biraz sizleri rahatsız edebilir. Yazarın kitaptaki dili diğer kitaplarından farklı değildir. Tek farkı önceki okuduğum kitaplarında kişi isimleri yokken bu kitapta inanç tarihi sayfalarında olan kişilerin isimlerinin kullanılması. Okumak isteyen herkese şimdiden iyi okumalar diliyorum.
Efendi işitmez, sağır o, her yandan ona yakarıyorlar, yoksullar, bahtsızlar, talihsizler, dünyanın kendilerine çok gördüğü yardımlar için ona yakarıyorlar,

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kabil
Baskı tarihi:
30 Ekim 2018
Sayfa sayısı:
139
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944756938
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Kaim
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınevi
Saramago'nun ölmeden önce yazdığı son romanı...

José Saramago ölümünden önce yazdığı ve yayımlandığı ülkelerde büyük tartışmalara yol açan son romanında insanlığın kutsal kitaplardaki başlangıcına geri dönüyor. 

Adem ile Havva'nın oğlu, kardeş katili, "sürgün ve gezgin" Kabil'le çıkılan bu yolculuk, Eski Ahit'in loş ve tekinsiz diyarlarında, zaman ve mekân kavramlarını altüst ederek, süreğen bir şimdiki zaman içinde, edebiyatla felsefenin kesiştiği dar alanlarda dolaştırıyor okuru. 

Suç, ceza, adalet, nefret, ihtiras gibi insana özgü kavramlar ile savaşlar, katliamlar, cinayetler, boyun eğmeler ve isyanlar gibi insana özgü eylemler arasında gidip gelirken, İbrahim'den Nuh'a, Adem ile Havva'dan Eyüb'e, Lilith'e kadar bütün kadim şahsiyetler de beklenmedik anlarda ve yerlerde karşımıza çıkıp insanlık panoramasını tamamlıyorlar. 

Gerçeğin ironik, yalın ve dolaysız dilini kullanan Saramago bu son romanıyla bize tüm zamanların sorusunu miras bırakmış oluyor: İnsan türü evrendeki yerini ve varlığını hak etmiş midir? 
(Tanıtım Bülteninden)

Ödüller: 1998 Nobel Edebiyat Ödülü 

Kitabı okuyanlar 1.217 okur

  • Fahriye Kavuncuoğlu
  • birfilhortumundakisu
  • Ezgi Göktürk
  • Bahar Kumaş
  • büș
  • Emel
  • Elmas Küçükseren
  • TANJU KAYAOĞLU
  • Vedat Bskn
  • Müge Erol

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.5
14-17 Yaş
%1.3
18-24 Yaş
%16.8
25-34 Yaş
%37.6
35-44 Yaş
%28.6
45-54 Yaş
%7.3
55-64 Yaş
%2
65+ Yaş
%2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%54.3
Erkek
%45.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%22.9 (116)
9
%24.3 (123)
8
%23.5 (119)
7
%14.8 (75)
6
%5.3 (27)
5
%3.4 (17)
4
%1.4 (7)
3
%1.2 (6)
2
%1.6 (8)
1
%1.6 (8)

Kitabın sıralamaları