Görmek

8,1/10  (49 Oy) · 
117 okunma  · 
45 beğeni  · 
1.667 gösterim
Adı belirsiz bir ülkenin başkentinde seçim günü bardaktan boşanırcasına yağmur yağmaya başlayınca kimse oy atmaya gitmez. Öğleden sonra yağmur durunca, saat tam dörtte, seçmenler sanki emir almışçasına sandıkların başına koşarlar. Ama sandıklar açıldığında, kullanılan oyların yüzde 83'ünün boş olduğu ortaya çıkar. Bunun bozguncu bir grubun, dahası uluslararası bir anarşist örgütün işi olduğunu düşünen hükümet olağanüstü hal ilan eder. Yıllar önce kenti saran "körlük salgını"ndan kurtulan tek kişinin bu olayla bağlantılı olduğundan kuşkulanılır. "Beyaz veba"nın öteki kentlere de yayılmasını önlemek için başkent abluka altına alınır, bir polis komiseri "suçlular"ı bulmakla görevlendirilir.

Nobel Edebiyat Ödülü sahibi José Saramago'nun Körlük'ten sonra kaleme aldığı Görmek, demokrasinin kırılganlığı ve hükümetlerce saptırılması üstüne şaşırtıcı bir taşlama. Günümüz edebiyatının üslup ustasından derin bir çağ eleştirisi.
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2013
  • Sayfa Sayısı:
    324
  • ISBN:
    9789750709760
  • Çeviri:
    Aykut Derman
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Nur. 
 12 May 16:06 · Kitabı okudu · 6 günde

Yine bir Saramago klasiği;
İsimsiz bir ülke ve evrensellik...
Saramago'nun eserlerinde yakaladığı evrensel tutum konuya hemen dahil olmanızı sağlıyor. Bazı yerlerde, yazarın üçüncü bir göz olarak olayları yorumlaması sohbet havası katıyor esere. Virgülle birbirine bağlanmış uzun cümlelerle siyaseti edebiyat içinde ustalıkla harmanlamış.

Konuya birazcık değinecek olursam;
Adı olmayan ülkede seçim zamanıdır. Halk oyunu kullanır ve sandıklar açılınca halkın hatırı sayılır çoğunluğunun boş oy kullandığı görülür. Halkın bu seçimi; yani bireysel ve yasal olan bu hakkı devlet tarafından anarşist bir eylem olarak nitelendirilir.
Sözde, demokrasiyi uygulama vaadi veren yöneticiler bir eylem planı hazırlayarak halkı kaosa sürüklemeye çalışır. Ancak halkın demokratik tutumu istenilen sonucu vermez.
Neticede devlet olağanüstü hal ilan eder ve trajikomik hadiseler cereyan etmeye başlar.

Kitapta yaşanılan anti-demokratik tutumlar, Hobbes 'ın bir sözünü hatırlattı. Hobbes der ki:
"Kılıcın zoru olmadan ahitler sözlerden ibarettir ve insanı güvence altına almaya yetmez. "
Bu söz hem devlet hem birey açısından devletin gerekli olduğunu vurgulaması yönünden , kitapta da tasvir edilen, kılıç görevi üstlenen , halka sadece seçmekten başka hak tanımayan baskıcı devlet anlayışına işaret ediyor.

Daha sonra yalnızlaştırma politikası ile halkın iktidar / yöneticiler olmadan huzur ve adalet içinde yaşayabilme becerisi göstermesi de "iktidarsız devlet anlayışı mümkün müdür" sorusuna işaret eder gibiydi.

Bu kitap bir kurgu elbette ki; ama siyaset içerisinde yer alanların kirli savaşları, yöneticilerin yasaları diledikleri gibi kullanarak haklı çıkma uğruna işledikleri suçları, iktidar mücadelelerini, devlet-iktidar-toplum ilişkilerini sarsıcı bir şekilde gözler önüne seriyor.

Bu kitabın "Körlük" kadar beğenilmediği söylense de, "Körlük"te toplum cezalandırılmıştı; "Görmek"te de bir nebze de olsa Devlet/İktidar...

Saramago üslubunun tadına varmanız adına bu iki etkileyici kitabı okumanızı tavsiye ederim.

Kitapla kalın ^.^

Firuze çicek 
30 Kas 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Kitaba başlayınca önce şok oldum. Çünkü bir cümle sayfalarca sürüyor, paragraf için en az on sayfa geçmesi gerekiyor. Ne konuşma çizgisi, ne tırnak işareti ne parantez hiç bir şey Yok. Ayrıca özel isim yok, kişiler meslekleriyle hitap ediliyor.(doktor, komser, başkanın karısı gibi) Konu o kadar değişik ki alıştığımız tarzda olmaması okumamıza engel değil. Konuyu anlatmam için spoil vermem gerekiyor.
Bir başkentte yapılan seçimde %83 boş oy kullanan seçmenler le hükümet arasında yaşananlar mizahi konuşmalar ve davranışların yanı sıra alınan karşılıklı restleşmeler gerçek gibi gözler önüne seriliyor.
Kitabı okurken bu bizim bir kentimizde olsa ne olurdu diye düşünmekten kendimi alamadım. Bazı olaylar ülkemizde yaşanan olayları da hatırlatıyor. Hükümet ve kent sakinleri arasında yaşanan olaylar zincirini merak edin diye anlatmayacağım.
İnsana beyin jimnastiği yaptıran ilginç bir kitaptı. Gerçekten okumayı sevenler okumalı.

KeMâL 
10 Kas 2016 · Kitabı okudu · 10 günde · 9/10 puan

Sanırım bu sefer çok detaylı bir inceleme olmayacak. Jose Saramago'nun diğer kitaplarını okumadı iseniz bu kitabı ile asla başlamayınız. Hele hele Körlük kitabını okumadan bu kitabı hiç okumayınız. Çünkü kitabın devamı olarak kaleme almış Saramago.
Saramago'nun üslubu malum; paragrafsız, noktalama işareti olmadan, konuşma çizgileri olmayan bir şekilde. Bu yüzden bu kitaba da odaklanması ve okuması zor bir eser. Kült eser dedikleri bu olsa gerek.
Konu olarak ütopik bir konuyu ele alıyor. Seçimlerde yüzde 85 oranında boş oy çıkması ve bunun çözümünün yada çözümsüzlüğün içeriğini anlatmış yazar. Günümüz olayları ile çok ilişkili. Kısmen yaşanmış ya da yaşanabilecek olayları sorgulatmayı amaçlayan ağır ve dahiyane bir eser. Sonunu beğenmediğim için 1 puan vermedim. Kurgu muazzam, siyaset, politika, devlet düzeni, işleyişi, demokrasi, haklar, özgürlükler konusunda son derece verimli bir eser. Politikaya hiciv olarak yazılmış bu eseri; bu konuları sevenler için ve önceden Saramago okuyanlar için tavsiye ediyorum.

Öğrenmek üzerine

"öğrenmek denen şey söz konusuysa, herkes her zaman bir şey öğrenirdi, öğrendiği şey hiçbir işe yaramasa da..."
Sayfa 18 - Can Yayınları

"Şaşırmış numarası yapmayın ve elimde bununla ilgili kanıtlar olup olmadığını sorarak boşuna zaman yitirmeyin, suçsuz olduğunuzu bize kanıtlayacaksınız, çünkü kanıtlar, gerek duyulduğunda ortaya çıkacaktır.”

Kesinlikle okunması gereken bir kitap, Körlük kadar akıcı olmasa da mutlaka ama mutlaka okunmalı...
Kapalı kapılar ardında dünyada yaşananları ve yaşatılanları,terörün bilinmeyen yüzünü,güç mücadelerini biraz da olsa anlamayı sağlıyor.

kays el ecer 
23 May 2016 · Kitabı okuyor · Puan vermedi

Bu okuduğum 5. Saramago hepsinden ayrı bir hoşlaştım umarım bu aşk bu ve diger bütün kitaplarında devam eder.
Iyi ki Saramago var . Yoksa bu Türklerle nasıl idare ederdik maazallah . Kendime hayırlı okumalar diliyorum hepiniz adına :glck

kevser 
01 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Jose Saramago dili kullanma şekli bakımından nevi şahsına münhasır bir yazar. Bu kitabın dili ilk başta bana çok karmaşık geldi. Sanırım sebebi siyasi bir konuyu işliyor olmasıydı. Fakat biraz sabrettikten sonra bir cümleyi bir kere okumayla anlayabilecek düzeye geliyorsunuz.

Kitapta siyasi bir kaostan bahsediliyor. Başkentteki insanların büyük bir yüzdesi birden boş oy kullanıp partilere "bizi yönetmeyi hiçbiriniz hak etmiyorsunuz." mesajı veriyor. Siyasiler ise bu duruma çözüm bulmak için halkı cezalandırmayı uygun buluyor ve onları kendi haline bırakıyorlar. Ben buradan sonra halkın, başında bir otorite yokken bile hayatlarını gayet güzel idame ettirebildiklerinin anlatılacağını ve devletin pes ettiğinin gösterileceğini zannettim fakat öyle ilerlemedi konu. Körlük kitabındaki kör olmayan kadınla bağlantı kuruldu ve konu daha çok kör kadını suçlu çıkarması için görevlendirdikleri komiser üzerinden ilerledi.

Öyle güzel ipuçları verilmiş ki devlet yönetimiyle ilgili. Evrensel bir durum olduğunu gayet net anlıyorsunuz. Ülkemizin içinde bulunduğu durumdan ötürü de epey anlamlı. Devlet ilişkilerinin kişisel ilişkilere benzemediğini apaçık kanıtlıyor size kitap. Devletin bekası için birkaç masuma acımayacağını görüyorsunuz. (Her öldürülen masumdur, anlamı çıkmasın bu söylediğimden. Sadece bu kitapta böyle.)

Kısacası, Körlük'ten sonra okunması gereken gayet değişik ama bir o kadar da tanıdık bir hikayesi olan kitap. Devlete göre beyaz körlükten sonra beyaz oy hastalığına kapılan insanlar... Halbuki beyaz oy, körlüğün tam aksinin yani görmenin kanıtı. Artık bir şeyleri gören insanlardan bahsediyor, herhangi bir hastalıktan değil...Tavsiye ederim, ilk sayfalarda dili anlayabilmek için sabrederseniz sonunda siz kazanacaksınız.

cihan akbulut 
29 Mar 10:32 · Kitabı okudu · 15 günde · Beğendi · Puan vermedi

Başkentin büyük kısmının seçimlerde boş oy atmasıyla başlayan roman, ülke yöneticilerinin "demokrasiyi korumak" adına yaptığı,cinayetlerden,yolsuzluklardan bahsediyor. Ortada bir sorun yokken sorun yaratıp çözüyormuş gibi davranan hükûmet yetkilileri ,bana kendi ülkemi ve yöneticilerimi hatırlattı. Satılmış medya, kiralık katiller, körlükten kurtulmuş insanlar ve üzerine tüm bu olayların yükü bindirilen polisler... Ne kadar tanıdık okuma sürecinin sonunda kitabı bütün olarak düşündüğümde aslında çok etkilendiğimi söyleyebilirim.

Kitap bir seçimde başkent halkı seçmenlerin %83'ünün beyaz oy vermesiyle başlayan bir sürecin hikayesini anlatıyor. Devlet eliyle bir kentte nasıl kaos yaratılabileceğinin, yetki makamlarının kişisel hırsları uğruna nelere sebep olabileceğinin, devletin medyayı nasıl tüm gerçekleri değiştirecek şekilde lehine kullanabileceğinin hiciv dolu enfes bir anlatımı...

Başbakan, içişleri bakanı, belediye başkanı.. aralarında geçen diyaloglar... Büyük bir keyifle okuduğum bir Saramago romanı daha.

Hüsamettin Çalışkan 
17 Şub 15:58 · Kitabı okudu · 21 günde · Beğendi · 10/10 puan

Ada romanlarına benzer bir kurgu oluşturulmuş. Romanda ada, bir şehir. Seçimlerde bir şehirde herkes beyaz (boş) oy kullanınca, hükümet, şehri karantinaya alır...

Ensar. 
09 Haz 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Öncelikle, yorumun giriş cümlesini nasıl yazıldığını, hatta iyi bir yorumun nasıl yapıldığını bilmediğim için, yoruma giriş cümlesi olsun diye, klasik "yorum yapmaya alışkın degilim ama elimden geleni yapacagım" cümlesiyle başlayarak yoruma başlıyorum. :)

Yaklaşık 10 gün gibi bir sürede okutan, başlarda cümleleri -bazen 1 sayfayı bulan cümleleri- anlamak için okuru zorlayan, yarısına geldikten sonra uzun cumlelere alıştığınız için sizi nerdeyse hiç zorlamayan, olaylara arada bir yazarın müdahale edip, yorum yaptığı, sisli ve tuhaf bir senaryosu olan, karakterleri daha da tuhaf olan, hiyerarşik düzeni, siyaset'i, politika'yı ve daha birçok konuyu eleştirip, anlatan bu kitabı okumadan önce, aynı yazarın körlük adlı eserini okursanız daha iyi olurmuş ki ben bunu biraz geç farkettim. :)

Jose saramago gibi cümle kurmaya calışıp, kitabı yazarın cümlelerine benzer bir şekilde yorumlamaya çalışan benim kitabı beğenip, 2 puan kırmamın sebebi ise başlarda zor okunup, zor anlaşılmasından dolayı olup, kitabı sabırla okuyacaksanız, körlük kitabından sonra, mutlaka tavsiye de ediyorum. ((Ve Türkçe, son cümleyle katletildi :) ))

Herkese iyi günler dilerim.

2 /

Kitaptan 119 Alıntı

KeMâL 
04 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Vicdanıyla barışık olan biri yalnızca doğruyu söyler.

Görmek, José Saramago (Sayfa 58 - Can Yayınları)Görmek, José Saramago (Sayfa 58 - Can Yayınları)

... durum karmaşık ve umutsuz bir hal alınca, insanlar önlerine çıkan ilk şeye sarılır,...

Görmek, José Saramago (Sayfa 101 - Can)Görmek, José Saramago (Sayfa 101 - Can)
Sadettin TANIK 
17 Oca 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Dünyaya gözümüzü açıyoruz ve o anda, tüm yaşamımızı bağlayacak bir sözleşme imzalamış gibi oluyoruz, ne var ki günün birinde bir an gelir. "Bu imzayı benim yerime kim attı" diye sorabiliriz.

Görmek, José SaramagoGörmek, José Saramago
KeMâL 
06 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

İnsanın hiç tanımadığı birine ağlaması kadar saygıdeğer bir davranış olamaz.

Görmek, José Saramago (Sayfa 137 - Can Yayınları)Görmek, José Saramago (Sayfa 137 - Can Yayınları)
Firuze çicek 
27 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Masum
Günahkarların, günahının bedelini her zaman masumlar öder.

Görmek, José Saramago (Sayfa 46)Görmek, José Saramago (Sayfa 46)
Firuze çicek 
29 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Ağlamak
İnsanı hiç tanımadığı birine ağlaması kadar saygıdeğer bir davranış olamaz, demekte haklıydı, o çoban bu sözü nereden öğrendi, gelinde söyleyin bakalım.

Görmek, José Saramago (Sayfa 137)Görmek, José Saramago (Sayfa 137)
KeMâL 
04 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Oturdukları yerde otursunlar, insan denen yaratığın kötülüğü nereye vardıracağı asla kestirilemez,

Görmek, José Saramago (Sayfa 57 - Can Yayınları)Görmek, José Saramago (Sayfa 57 - Can Yayınları)