Kopyalanmış Adam

8,2/10  (42 Oy) · 
88 okunma  · 
32 beğeni  · 
1.835 gösterim
Tertuliano Máximo Afonso boşanmış, karamsarlık içinde tekdüze bir yaşam süren bir tarih öğretmenidir. Keyfi biraz yerine gelsin diye arkadaşlarının önerdiği bir filmi videoda izlemek üzere alır. Aynı gece evdeki gürültülere uyanınca filmin videoda kendi kendine oynadığını görür. Filmdeki figüranlardan biri kendisinin beş yıl önceki haline tıpatıp, ikiz gibi benzemektedir. Tertuliano bu adamın izini sürmeye çalışır; saplantıya dönüşen arayışının tedirgin edici, hatta dehşet verici sonuçlara ulaşacağını anladığında ve adamın kim olduğunu öğrendiğinde garip bir hikâye gibi başlayan olay, kimlik ve benlik üzerine karmaşık bir düşünceler silsilesine dönüşecektir. José Saramago'nun lirik bir anlatımla sunduğu bilinç akışı yöntemiyle okur, metropol yaşamının birey üzerindeki etkisini de bu olağanüstü hikâyenin katmanlarında buluyor. Kopyalanmış Adam sinemaya da Düşman adıyla uyarlanmıştır.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2014
  • Sayfa Sayısı:
    308
  • ISBN:
    9786054927203
  • Çeviri:
    Emrah İmre
  • Yayınevi:
    Kırmızı Kedi Yayınevi
  • Kitabın Türü:
insan_okur 
13 Ağu 12:09 · Kitabı okudu · 51 günde · 9/10 puan

Şöyle bir okuduğum yazarlara baktığımda Saramago üstlerde ve 6 eserini okumuş bulunmaktayım. Körlük ile başlayan maceram Kopyalanmış Adam ile devam etti. Saramago’yu okuyanlar bilir noktalama işaretleri ile takıntısı olduğunu. Cümle sonunda nokta kullanmaz virgül ile ayırır. Okurun bölmeden dikkatli okumasını ister kanımca yine aynı türde yazılmış bir kitap.

Saramago bir romancıdan ziyade büyük bir sosyolog ve felsefeci yine kanımca. Çünkü eserlerinde öylesine bilgilendirici cümleler ve yine aynı şekilde düşündürücü cümleler var ki ders niteliğindedir genelde. Bu eserde de yine tamamen üst düzey düşündürücü ve ahlak kurallarına uymamızı niteleyen bir çok cümle var.

Kitabı geç bitirmemin nedeni beni zorlaması değil araya bir kına ve düğün onun üstüne de balayı geçirmem. Uzun süredir okuyamıyorum ama hızlanmayı da çok istiyorum. Bu kitabı bu kadar uzun sürede bitirmeme rağmen, uzun soluklu aralar vermeme rağmen konu bütünlüğü kopmadan, önceki bilgileri unutmadan okudum. Konu akılda kalıcı, merak ettirici ve bütünleyici.

Tarih Öğretmeni olan birisiyle, Film oyuncusunun arasında geçiyor. Bir filmi izlerken kendisinin aynısını gören öğretmen film oyuncunu bulmaya çalışıyor. Onun esrarengiz bulma çabaları ve bulduktan sonraki durumlar ise romana tat katan yerler.

Yazarın kitabın içine girerek okurla karşılıklı diyaloga girmesi de Saramago’nun genel huylarından birisi ve sizi okumaya daha fazla çekiyor; sizden biri oluyor.
Düşünsenize sizden bir tane daha var. Arayıp gizliden buluyorsunuz ve eşiniz sizi karıştırırsa neler olur ? Ya da türlü tehditler ederse ? Bu psikolojiye karşınızdaki nasıl yanıt verebilir ? İşte bunu çok iyi sorgulamış ve üstüne de kurgulamış yazar. Daha fazla tüyo vermeden bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Saramago’yu da okumayı ihmal etmeyin. Körlük, Görmek bu eserler gerçekten düşündürücü ve sorgulayıcı eserlerdir. İyi okumalar diliyorum.

Fatma Akyüz 
 22 Ara 2016 · Kitabı okudu · 7 günde

Son zamanlarda her kitap aldığımda, elim onun kitaplarına gitti. Merakla başlayan Saramago serüvenim, basılmış bütün kitaplarını okuyarak tamamlansın istiyorum. Okuduğum ve beğendiğim bir kitabın ardından, diğer kitaplarını da okumayı düşündüğüm yazarlar olmuştu herkes gibi. 1K’da en çok okunma, en yüksek puan gibi kriterlere bakarak okuyacağım kitaplara eklemişimdir bu yazarların kitaplarını. José Saramago’nun kitapları içinse böyle kriterlerle ilgilenmiyorum. Benim için her kitabı şimdiden değerli.

***Alttaki paragraf biraz spoiler içerir***

Kopyalanmış Adam da Saramago’nun okuduğum diğer kitapları gibi ilginç bir konuya sahip. Kitap, başkarakter Tertuliano Máximo Afonso’nun izlediği bir filmde, kendisine tıpatıp benzeyen bir oyuncuyu görmesiyle başlar. Bu durum için ‘benzemek’ kelimesi hafif bile kalır; sesinden, vücudundaki izlere kadar tamamen aynısı olan bu adamın varlığı, Máximo Afonso’yu derinden sarsar. Kopyasını bulmak için çok çabalar ve tanıştıklarında, artık hayatlarına eskisi gibi devam edemezler.

Saramago’nun kitaplarında anlatıcı, kendini mutlaka belli eder. Konunun bir yerinde araya girer -ki bunu sık sık yapar, yokluğunu hissetmezsiniz- ve okuyucuyu başka düşüncelere savurur. Konuyu toparlamayı da iyi bilir, bu yüzden hikâyeden de kopmamış olursunuz. Bu kitaptaki anlatıcı, okuduğum üç kitabı içinde en muzip olanıydı. Özellikle kitabın ilk yarısında, beni çokça güldürdü :)

Kitabın en sevdiğim yanlarından biri, başkarakter ile sağduyusu arasında geçen diyaloglardı. Kitabın sonu da oldukça başarılıydı. Saramago’yu okuyanlar bilir; yazı stili farklıdır, noktalama işaretlerinden sadece nokta ve virgülü kullanır. Diyaloglar da virgülle ayrılıp büyük harfle başlar, bu yüzden de kimin ne söylediği bazen karışır, konuşmanın başına dönmek zorunda kalırsınız. Bu yazı biçimi bazen sorun oluştursa da; bazen diyaloglar birbirini öylesine tamamlar ki, sanki hepsi tek bir kişinin sözleri olur. Bu da, bu yazı biçiminin bir artısıdır benim gözümde.

Okuduğum üçüncü kitabı sonrasında José Saramago’nun şu anki favori yazarım olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Kitaplarının bazısı hüzünlendirip bazısı güldürmekle birlikte hep düşündürüyor ve şaşırtıyor. Üç kitabı birbirinden farklı olsa da, hepsi keskin bir zekânın ürünü.

Ben Saramago’yu çok sevdim. Okuyun. Siz de seveceksiniz :)

Şeyma Öztürk 
25 Eki 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

Bir José Saramago eseri daha biter ve kitaplıktaki yerini alır. :) Kopyalanmış Adam okuduğum üçüncü Saramago eseriydi ve ben kitabın başından itibaren "Keşke Saramago'yu bu eserle tanımış olsaydım." demekten kendimi alamadım. İnsanın fiziksel olarak kendinden bir tane daha olduğunu öğrenmesinin hayatinda ne gibi olumsuzluklara sebebiyet vereceğinin etkili bir kanıtıydı bu kitap. Düşünsenize sizden bir tane daha var, bu insanin sizinle hiçbir kan bağı yok ve bu insanla aynı şehirde yaşamaktasınız. Hayali bile kötü. :) Kitaptaki Afonso ve Claro isimli karakterlerin yaşadıkları bu benzerlik durumu, iç sesleriyle birlikte yansıtılmış okuyucuya. Saramago okuyanlar yazarın noktalama işaretleriyle arasının pek iyi olmadığını bilir. :) Bu kitapta da sadece virgüllerle ayrılan uzun uzun cümleler ve diyaloglar mevcut. Noktalama işaretlerinin alıştığımız tarzda yer almaması yazarın kitaplarında sevmediğim bir yön. 300 sayfa olmasına rağmen konsantre olmaksızın okunabilecek bir eser değil. Zira diyaloglar düz yazı şeklinde verildiği için insan dikkatini kaybettiği anda "Bunu kim söylemişti?" deyip başa sarabiliyor. Ayrıca Saramago'nun, karakterlerin sağduyularıyla yaptıkları hayali konuşmalara yer vermesi ve ara sıra konunun dışına çıkarak esprili bir dille farklı konulardan dem vurması da kitaba odaklanmanızı gerektiren diğer unsurlardan. Bu denli dikkat istemesine ve 5 sayfada anlatılabilecek bir olayın okuyucuyu sıkmadan 20 sayfada süslenerek, ağır ağır anlatılmasına rağmen okurken son derece zevk aldığım kaliteli bir eserdi. Saramago okumaya yeni başlayanlara şiddetle tavsiye edilir. :)

Hatice Gümüş 
30 Tem 15:48 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kopyalanmış Adam okuduğum üçüncü Saramago eseriydi.Kitap oldukça kişisel bir konuyu ele alıyor. Psikolojik gerilim, bir sorgulama kitabı. Evrensel, insani duygu ve düşünceler anlatıldığından, nerede geçtiğinin bir önemi kalmıyor. Merakla ve ilgiyle bu gizeme kendimi kaptırdım. Aslında daha önce bolca işlenmiş bir konuyu ele alıyor: İnsanın neredeyse ikizi olacak başka bir insanla karşılaşmasının sonuçları nelerdir? Ancak Saramago’nun o kadar ilginç bir anlatımı ve değişik bakış açısı var ki, ortaya acayip bir kitap çıkıyor. Söylemek gerekir ki, benim böyle övdüğüm kitaptan, siz belki biraz sıkılabilirsiniz. (Özellikle ilk yarısında) Saramago’nun tarzı her okur için kolay değil. Özellikle diyalogları virgüllerle ayırması, kimin ne dediğini karıştırmanıza neden oluyor. Öyle uzun cümleler kuruyor. Neyse ki metin orijinal dilinden, İspanyolca’dan çevrilmiş.Keyifle okunuyor. Yine de kendinizi metne vermenizde fayda var ki, bu basit gündelik hayat rutinlerini anlatır gibi görünen cümlelerden kopup gitmeyin ve bir süre sonra karşılaşacaklarınıza hazırlanın.

Zeynep 
14 Haz 20:11 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · Puan vermedi

Aslında şu inceleme işi pek hoşuma gidiyor denemez, puanlama hadisesi de öyle... Bu duruma "ben kim köpeğim" şeklinde yaklaşıyorum. Yalnız kitapla ilgili bi kaç şey söylemek istemedim de değil. (Adım adım çelişki) Az sonra yazacaklarım spoiler içerir, kitabı okuyacaklar olaysızca dağılsın...
Kitapta adam kendisinin birebir aynısı bir kişi daha olduğunu anlar ve onun peşine düşer. Sorun şudur ki, hangisi gerçek hangisi kopyadır? Ve "kopya" olduğu sanılan adam, bu durumla nasıl başa çıkacaktır? Yahut intikamını nasıl alacaktır? Yoksa avcıyken av mı olacaktır?
Bu kadar spoiler bence kafi... Ayrıca son iki sayfada allak bullak oldum. Anlayan varsa beri gelsin.
Not:Biraz romantizm için 255 ve 258'e göz atılabilir ve türk sinemalarındaki esas kız gibi hıçkırarak yatağa doğru koşulabilir...

Kübra E. 
16 Nis 13:06 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · Puan vermedi

Kitabı okuyalı biraz zaman oldu. Okur okumaz inceleme yapmıştım. Fakat fark ettim ki Jose Saramago kitaplarında kendini hemen ele vermeyen gizle yine karşıma dikilmişti.

Kitabın başkarakteri Tertuliano Maximo Afonso, kendisinde utanma hissine neden olan ilginç ismine oldukça zıt, heyecansız bir yaşam sürmektedir. Daha önce neden yaptığını bilmediği bir evlilik başından geçmiş, sonrasında da yalnızlığı tercih etmiştir.
Yarının ne getireceğini hiç düşünmeden yalnızca o ândaki sorumluluklarını düşünen Afonso, bir lisede tarih öğretmenidir. Onun ruh hâli dışardan epey bir umutsuz görünüyor olacak ki matematik öğretmeni olan arkadaşı ona bir film önermiş, biraz keyiflenmesi gerektiğini söylemiştir.
Adamımız Afonso ise hiç de "Bir film izledim, hayatım değişti." diyecek cinsten biri değildir. Oysaki onu bir sürpriz beklemektedir. İzlediği filmde pek de önemli bir rolde olmayan oyuncu, Maximo Afonso'nun tıpatıp benzeridir. Çoğumuzun "İnsan insana benzer." deyip geçiştireceği bu durum, Afonso'nun hayatına hiç de alışık olmadığı bir heyecan getirecektir.


Olay örgüsüne ve kitabın konusuna baktığımızda sıradan olmayan, ilgi çekici bir kitap olduğunu fark ediyoruz. Kişinin kimlik bunalımı, eşyalara yüklediği anlam ve aidiyet hissi arka plânda bizi karşılıyor. Kitabın içine karakter olarak bir de sağduyu eklenince tam bir okuma şenliği oluşuyor. Dikkatinizin dağılmaması için, kitaba odaklanmanız gerekiyor.


Kitabı oluduktan sonra, kitaptan uyarlanan "The Enemy" filmine göz atmak istemiştim. Fark ettim ki film, kitapla paralel gitmiyordu. Kitabı okumayanların kafasında birçok soru işareti oluşabilirdi. Belki bir kitapsever olarak bu konuda objektif olmadığım düşünülecektir; ama ben kitapta bulduğum tadı, ne yazık ki filmde bulamadım. Yine de izlenmeye değer olduğunu söylemeden edemeyeceğim.


Herkese keyifli okumalar dilerim...

Deliler Cumhuriyeti 
19 Mar 21:48 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Dehşet bir gerilim de diyebilirsiniz, felsefi içerikli bir roman da diyebilirsiniz, bireyin toplum içindeki rolünü de sorguluyor diyebilirsiniz. Lakin okumaktan keyif alacağınız kaçınılmaz bir gerçek.

M.Y. 
 29 Haz 17:27 · Kitabı okudu · 14 günde · 6/10 puan

Anayurt Oteli kitabından sonra okuduğum, bilinç akışı tekniği kullanılan ikinci kitap oldu. Anayurt Oteli’ni okurken de zorlanmıştım ki bu kitapta, üstüne üstlük Saramago’nun virgül ve noktadan başka noktalama işareti kullanmadığı değişik anlatım tarzı da eklenince bir yerden sonra kitap benim için eziyete dönüşmeye başladı. Konusuyla baya ilgimi çekmiş ve merakla başlamıştım ama şunu anladım ki insan beyninin birkaç saniye içinde bile bir sürü alakalı alakasız şeyi düşündüğünü göz önüne aldığımızda bilinç akışı tekniği ile yazılan romanlar bana göre değil. Yazar diğer romanlarında nasıl bir teknik kullandı bilmiyorum ama en azından bir süre Saramago’dan uzak kalacağım kesin. Bir de kitabı okurken sanırım fazla, avukat gibi düşündüm. Hukukta "hayatın olağan akışına aykırılık" diye bir tabir vardır. Kahramanın davranışlarını düşündükçe hep kendi kendime "Hayatın olağan akışına aykırı!" deyip durdum. Ancak yazarın şu açıdan fazlasıyla hakkını vermek gerek; kitaplarının konuları çok ilginç.

Kalemini en beğendiğim romancılardan biridir José Saramago. Ülkemizde daha ziyade "Körlük" ve "Görmek" adlı eserleriyle tanınan bu hazretin "Kopyalanmış Adam"ı, bana göre zikredilen önceki iki eserini de aşan bir kurgu ve derinliğe sahip.

Sıkıcı öğretmenlik günlerinin birinde, bir meslektaşının önerdiği filme ait bir video kaset alıp evde izlemeye karar veren kahramanımız, izlediği filmdeki figüranlardan birini beş yıl önceki haline benzetmektedir. Hem de tıpatıp. Bu oyuncunun peşine düşen öğretmen abimiz, kendisini çok tuhaf şeylerin içinde buluverir. Bu kişinin kendisi olmadığından emin. Acaba öyle mi? Peki kendisi değilse kim bu adam? Nasıl bu kadar benzer olabilir? Benzerlik demeyelim, tastamam aynılık bu. İyi de nasıl?

Okunmalı!..

Halil Güzel 
06 Tem 12:55 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Biten bir Saramago kitabı sonrası yüzde oluşan garip bir tebessüm ifadesi.. Maximo Afonso boşanmış bunalım'ın eşiğinde olan bir tarih öğretmenidir. Bir gün arkadaşının önerisi üzerine film izler.. sonra filmin bir sahnesinde durdurur geriye sarar, gözlerini ekrandan dakikalarca ayıramaz.. çünkü filmde oynayan aktör ta kendisidir.. Böyle bir filmde rol almadığına emin olan kahramanımız aktör'ün yani kopyasının peşine düşer.. Saramago kitapları bazılarına zor gelir. Konuşma çizgileri olmaz yerine virgül kullanılır.. Dolayısıyla sadece virgüllerle ayrılan; uzun uzun cümleler ve diyalogların olduğu Saramago kitaplarını okurken yüksek konsantrasyon gerekir. Tarzına alışan okuyucu ise bütün kitaplarını sipariş listesine koyar :)) Düşman (Enemy) adında film uyarlaması mevcut, fakat ben filmini sevemedim bazı kısımlar kitaptan bağımsız olmuş. İzlenir mi izlenir, çünkü çok çok iyi bir kurguyla karşı karşıyasınız.

2 /

Kitaptan 153 Alıntı

Umut 
27 Oca 12:42 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İnsan düşmanı evine davet ettikten sonra kalkıp şikayet etmemelidir.

Kopyalanmış Adam, José Saramago (Sayfa 217)Kopyalanmış Adam, José Saramago (Sayfa 217)
Umut 
26 Oca 11:41 · Kitabı okudu · Puan vermedi

... acımasızlığın birçok şekli vardır, hatta bazen kayıtsızlığa veya üşengeçliğe benzer.

Kopyalanmış Adam, José Saramago (Sayfa 129)Kopyalanmış Adam, José Saramago (Sayfa 129)
Umut 
24 Oca 21:23 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Günümüzde gerçeklik diye adlandırdığımız kavrama eskiden hayal gücü dendiğini unutmayın, mesela Jules Verne'e bakın.

Kopyalanmış Adam, José SaramagoKopyalanmış Adam, José Saramago
Umut 
24 Oca 23:05 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bazen dünyanın içine düştüğü facianın bizim suçumuz olup olmadığını merak ediyorum.

Kopyalanmış Adam, José Saramago (Sayfa 38)Kopyalanmış Adam, José Saramago (Sayfa 38)
Umut 
25 Oca 13:31 · Kitabı okudu · Puan vermedi

... beynimizin büyük kısmını işgal eden gelenek, alışkanlık ve göreneğin muazzam ağırlığı, geriye kalan kısımdan çıkabilecek parlak ve yaratıcı fikirlerin üzerine çöker.

Kopyalanmış Adam, José Saramago (Sayfa 82)Kopyalanmış Adam, José Saramago (Sayfa 82)
Umut 
27 Oca 21:25 · Kitabı okudu · Puan vermedi

...tesadüfler bazen meydana gelmekte yıllarca gecikirler, bazense öylesine arka arkaya gelirler ki adeta birbirlerinin tepesine çıkarlar.

Kopyalanmış Adam, José Saramago (Sayfa 272)Kopyalanmış Adam, José Saramago (Sayfa 272)
Umut 
27 Oca 13:28 · Kitabı okudu · Puan vermedi

... sorumluluk duyguları aşırı gelişmiş kişiler sürekli bir huzursuzluk içindedirler, hep üzerlerine düşen bir şey varmış da yerine getirmemişler gibi hissederler.

Kopyalanmış Adam, José SaramagoKopyalanmış Adam, José Saramago
Umut 
25 Oca 17:29 · Kitabı okudu · Puan vermedi

'Kahve içer miydin?' gibi bir sorunun körelmiş hisler hakkında acı bir tartışmaya veya bir türlü su yüzüne çıkarılamayan tatlı bir barışmaya dönüşebileceği kimin aklına gelirdi ki?

Kopyalanmış Adam, José Saramago (Sayfa 95)Kopyalanmış Adam, José Saramago (Sayfa 95)

Öğretmenlerin okula gitmeden önce çok iyi beslenmeleri gerekir; çünkü bilgi ağaçlarını genelde verimliden ziyade kısır topraklara dikmek gibi müthiş zor bir işleri vardır.

Kopyalanmış Adam, José SaramagoKopyalanmış Adam, José Saramago