Görünmeyen

Paul Auster
Çevirmen:
Seçkin Selvi
Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 8 dk.
Sayfa Sayısı:
252
Basım Tarihi:
Ekim 2012
İlk Yayın Tarihi:
2009
Yayınevi:
Can Yayınları
Orijinal Adı:
Invisible
Orijinal Dil:
İngilizce
Orijinal Ülke:
Amerika Birleşik Devletleri
ISBN:
9789750711183
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Mide bulantısına sebep bir kitap
1/10
·252 syf.··
2026 33. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2026 01:04
Dünya çirkin bir yer değil, çirkinleştiren çok şey var. Bunlardan biri de sanatçılar. Güzellik tartışılmaz denir, lakin şunu demiyoruz güzel- çirkin tartışılmaz. Kastedilen şu: güzel aslında belirlenmiş onlar arasındaki zevkleri tartışmıyoruz. Bu kabul, gelelim benim tatışmak istediğime, sanat ve sanatçı… Sanat estetik bir duyuş ve onu ortaya estetik bir kaygıyla ortaya koyuşsa, bu kadar çirkin eser neden var??? Bu Paul Austet’den okuduğum son kitap olacak çünkü dünyamızı çirkinleştiren, ruhlarımıza zarar veren her şeye karşıyım. Not: Okumayın!
GörünmeyenPaul Auster · Can Yayınları · 20121,135 okunma
Görünen her zaman gerçeği görünmez kılar!
8/10
·252 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
Kitap, baş karakterimiz üniversite öğrencisi genç şair Adam Walker'ın “Onun elini ilk kez 1967 baharında sıktım” cümlesi ile başlıyor. Elini sıktığı kişi ise bir partide alakasız bir şekilde yanına gelen soruları ve konuşmasıyla Walker’ı etkisi altına alan Columbia Üniversitesi’nde siyasal bilimler profesörü; Rudolf Born ve beraberindeki ilginç sevgilisi Margot. Genç şairimizin hayatı bu tesadüfi tanışma sonrasında hiç tahmin etmediği bir yöne doğru savruluyor. Aralarında cinselliğe dayalı başlayan ilişki, roman ilerledikçe Walker’ın ablası ile Born’un üvey kızını da içine alan çarpık, sarsıcı, karmaşık gibi görünen ancak okudukça netleşen ilişkiler ve olaylar ağına dönüşmeye başlar. Kitap dört bölümden oluşuyor. İlk üç bölümde Walker’ın hayatında ki üç döneme tanık oluyoruz: ilkbahar, yaz ve sonbahar. Dördüncü ve son bölümde ise Rudolf ve üvey kızı Cecile arasındaki tuhaf ilişkiye tanık olup Cecile’in anılarındaki Walker’ın peşine düşüyoruz. Her bölümü birbirinden farklı kılan önemli detay ise anlatıcıların sürekli değişmesidir. Paul Auster’in “yazmak” ve “yazarlık” üzerine hünerlerini sergilediği romanın ilk bölümü günlük tarzında Adam Walker’ın ağzından anı türünde yazılan bir roman iken, ikinci bölümde Walker kendi mahremini yani görünmeyen tarafını açtığı bölümü yazar arkadaşı James Freeman’a gönderir ve anlatıcıyı değiştir der. Okuyucu sonraki bölümleri üçüncü tekil şahıs ağzından anlatılan bir roman okumaya başlar. Araya giren Adam Walker’in mektupları ve Cecile Juin’in günlüğü ile anlatım kimi okuyucu için karışık bir hal alabilir. Bu nedenle çok ara vermeden okunması tavsiye ederim. Çünkü özellikle diyaloglar arası geçişlerde bir orkestra da müzik aletlerinin seslerinin birbirine karışması gibi kimin konuştuğu anlaşılmayabilir. Kitabın asıl vurgu yaptığı
Edebiyat
GörünmeyenPaul Auster · Can Yayınları · 20121,135 okunma
8/10
·252 syf.··
2018 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2018 00:00
Okuduğum ilk Paul Auster kitabı idi ve hakkında hiçbir bilgim olmadan başladım kitaba. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki kitapla ilgili duygularım karmaşık, aynı kitap gibi bölümlere göre duygularım değişiyor ve hala net bir fikre sahip olmuş değilim. İlk üç bölüm Adam Walker'ın son bölüm ise Cecile'in hikayesini içeriyor. Kitap ilk olarak çok güzel başladı ve sayfalar nasıl aktı bilmiyorum, merakla sayfaları çevirirken ikinci bölüm başladı. İkinci bölüm ise olayların akışı tamamen değişti ve kitap yeni bir boyut kazandı, yazar da bu duruma uygun olması için sanırım kitabı 'sen' anlatımı ile sunuyor. İkinci bölümde yaşananların bir çoğunu (ensest ve cinsel ilişkiler üzerine olan kısımları özellikle) kişisel olarak rahatsız edici buldum, ancak yazar bu konularda biraz uç noktaları zorlayarak bir kurgu oluşturmuş, bunu göz önünde blundurarak okumak gerekiyor diye düşünüyorum. Üçüncü bölümde ise 'o' anlatımınıa geçiliyor ve hikaye bu sefer başka bir yöne kayıyor ancak sunum sadece dil yönünden farklı değil, yazar bazı yerleri ayrıntılı bir şekilde sunarken bazı yerleri çalakalem yazmış. Sanırım yazardaki bu değişimler insan zihninde olayların ne kadar değişik boyutlar kazanabildiğine değinmek ve mümkün olduğunca okura sunmak. Son bölüm ise her ne kadar ana öyküden uzak gibi dursa da bir çok gizemin ortaya çıkmasını ve olayların bambaşka bir boyuttan ele alınmasını sağlıyor. Kitabın başı ile sonu birbirinden ne kadar uzak dursa da sonunu sevdim, yazar kitapta kendine özgü bir tarz yakalamış ve sonuna da bunu yansıtmış bence. Daha önce <i>üsturmaca</i>nın bu kadar net ve iyi işlendiği bir kitap okuduğumu hatırlamıyorum, yazarın kendine has tarzı beni etkiledi. Bu kitapta işlediği tüm konulardan hoşlanmasam da her daim aynı tarz şeyleri okuyarak zihni daraltmaktan
Edebiyat
GörünmeyenPaul Auster · Can Yayınları · 20121,135 okunma
7/10
·252 syf.··
Beğendi
·
2021 53. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2021 13:21
GÖRÜNMEYEN PAUL AUSTER Can yay. 237 sayfa Merhaba kitap sever dostlarım, 1947 doğumlu Amerika 'lı bir yazarla geldim size. Yıllar önce Yanılsama lar Kitabı nı okumuş, çok etkilendiklerimin arasına yerleştirmiştim. Yazarı çok sevmeme rağmen ikinci kez okumak yeni kısmet oldu. Görünmeyen için aynı etkiyi bıraktığını söyleyemiyeceğim. Bazı ensest içerikli cinsel öğeler beni rahatsız etti. Akıcı bir anlatımı var, nasıl bitti anlamadım. 1967 yıllarında geçiyor. Vietnam savaşına öfkeli, adelet arayışında olan Adam Walker üniversite öğrencisidir. İdealleri vardır. Okuyun bakalım hayaller Paris... Birkaç yüzyıl önce, altmış yaş ihtiyarlık sayılırdı ve bir zamanlar hiçbirimiz otuzumuzu geçmeyi düşünmediğimize göre onun iki katı kadar yaşamak yarısı kadar kötü sayılmaz, öyle değil mi? Ne var ki, tahminlerle gerçekler her zaman örtüşmüyor ve bir şeyin olası görünmemesi hiç olmayacak anlamına gelmiyor.
GörünmeyenPaul Auster · Can Yayınları · 20121,135 okunma
6/10
·252 syf.··
2019 304. kitabı
Roman,yazarın kariyerinde bir dönüm noktası.Diğer Amerikalı yazarlarda olduğu gibi(Hey,adamım!)türünden sokak jargonu çok az.Daha edebi bir dil kullanılmış.Eserde Amerikan ve Avrupa toplumuna ait insan ilişkileri,aşk,cinsellik,sosyal ilişkiler üzerine kurulu olaylar dizgesi görülüyor.Bu nitelikler, bizimle kıyaslandığında arada çok büyük farklılıkların olduğu da ortaya çıkıyor.
GörünmeyenPaul Auster · Can Yayınları · 20121,135 okunma
Puan vermedi·252 syf.·
2021 24. kitabı
Paul Auster'ın 15.kitabıymış Görünmeyen..(Benim daha yazarın okuduğum ikinci kitabı oldu.İlki New York Üçlemesi'ydi.).Ve şimdiye kadar ki kitapları arasında en iyi kitap olarak kabul görmüş. Bana göre zor bir kitaptı ve bir o kadar da rahatsız edici.Hele ensest konularına karşı aşırı duyarlı okurları çok fazla rahatsız edecek türden.Kitabın geneline baktığımızda diyebiliriz ki aslında hayatımızda hiçbir şey göründüğü gibi değil.Herkesin kendi içinde sakladığı istekleri,günahları ve korkuları var ve bunu dile getirmek oldukça zor.Bunu ancak bir roman karakteri yapabilir (-ki Paul Auster'da bence kesinlikle bunu yapmış.Çünkü otobiyografik öğeler çokça kendini belli ediyordu kitabın ana karakteri Adam Walker üzerinden.) Adam Walker kitabın ana karakteri.Yirmili yaşlarında üniversite'de okuyan bir genç ve onun hayatının üç dönemine tanıklık ediyoruz: İlkbahar,Yaz ve Sonbahar.Bu üç mevsimde Walker'ın 1967 yılından başlayarak kırk yıl süresince hayatından izleri yer alıyor.1967 baharında New York'da başlıyor hikaye ve Paris ve Karayip Adaları'na kadar uzanıyor. Teknik açıdan ele alırsak kitapta dört anlatım şekli var: Birinci bölüm Walker'ın ağzından anlatılıyor.İkinci bölüm ikinci tekil şahıs üzerinden,üçüncü bölüm üçüncü tekil şahısın bakış açısıyla anlatılıyor.Kitabın son bölümü yani dördüncü bölüm ise günlük şeklinde yazılmış.Ben dördüncü bölümü sevmedim.Anlatılanlar oldukça gereksizdi ve anlamsızdı.Ama ilk üç bölüm gerçekten çok etkileyici.Farklı bir tür okuduğum için memnunum.
GörünmeyenPaul Auster · Can Yayınları · 20121,135 okunma
7/10
·252 syf.··
2017 217. kitabı
Görünmeyen, anladığım kadarıyla Paul Auster'ın en iyi romanlarından biri olarak kabul ediliyor ve benim de okuduğum ilk kitabı oldu. Yazarın oldukça akıcı ve sade bir dili var dolayısıyla okuması kolay ve keyifli. Konu itibariyle değerlendirirsek herkese uygun bir içeriği olmadığını söyleyebilirim. Buna rağmen kitapta karşılaşılan çarpık ilişkiler için yeterli ipuçları verilmiş zaten o yüzden önünüze ne çıkacağını bilerek okuyorsunuz. Benim için en ilginç nokta kitabın anlatım yöntemiyle ilgiliydi. Kitap birinci kişi anlatımıyla başlayıp ikinci kişiye ve son olarak da üçüncü kişi anlatımına geçiyor. Genel olarak beğendiğimi söyleyebilirim ama bir şaheser tanımını hak ettiğini de düşünmüyorum. Kitabı bitirince bir yarım kalmışlık hissettim ve bir şeyler daha iyi olabilirdi diye düşündüm. Merak eden varsa yazarla tanışmak için ideal bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Edebiyat
GörünmeyenPaul Auster · Can Yayınları · 20121,135 okunma
Puan vermedi·252 syf.··
Beğendi
·
2018 21. kitabı
Çok tartışmaya ve eleştirilmeye açık hikayesi var. Fakat benim için, insanın ahlak arayışının felsefi yaklaşımı, ve sorgulatmaya çok açık bir roman oluşu ile tam not almaya yeterli. Kendimi kendimden ayırma çalışması sayılacak kadar zorlayıcı ve iddalıydı. Hayatta hiç bir şey göründüğü gibi değildir sözü ile çok örtüşen bir yapıt. Kitabın en güzel tarafı üç farklı kişi tarafından yazılmış gibi kurgulanmış ve üç farklı bakış açısından seyretmeye olanak sağlaması oldu. ilk bölüm ben, ikinci bölüm sen, üçüncü bölüm O dili ile yazılarak olaylara farklı kişi, farklı bakış açıları ile yaklaşmakta ve sıra dışı bir konuya objektif bakış ile değerlendirmeyi doğurmakta. Kitabın kahramanı Walker' ın hikayesinde temelde BEN' de oluşan insanın zayıflığı tutkuları, günah ve suç saydığı olguların aslında birbirinden ne kadar farksız olduğunu düşündürüyor. Görünmeyen arzular, istekler, saklı olan günahlar hatta dünya üzerindeki en ağır günahlardan biri ne olabilir. işte bunu sorgulamak için GÖRÜNMEYEN okunabilir. Konu itibari ile herkese uygun olmayabilir geniş bakış açısı ile okumayı sürdürmediğiniz sürece rahatsız edici, ilişkiler ve arzular üzerine kontrol edilemez uç noktalara varması ile bir çok okuyucuya yarım bıraktıracak boyutta. 1967 yılında new York ta başlayan karmaşık ilişkilerin zincirini sürdüren, şair olmak isteyen bir gencin kendi hayatını bir üçgenin içine hapsetmesi, bu hayatını da kitap taslağı kurgusu ile fazlaca cesur, ve ruhumuza, inandıklarımıza, ahlak anlayışımıza oldukça soğuk bir biçimde aktarıyor. Paul Auster kitaptaki bu satırlarda ; "Korku iyi şeydir.Korku bizi risk almaya ,kendimizi aşmaya yöneltir;kendini güvende hisseden hiç bir yazar değerli bir yapıt yazamaz ." diyerek cesur ve korkusuz kaleminin nedenini açıklamış sanırım..
Edebiyat
GörünmeyenPaul Auster · Can Yayınları · 20121,135 okunma
Puan vermedi·252 syf.··
2021 47. kitabı
1967 sonbaharı. Dört bölümlük bir kitabın başlangıcını oluşturan yıl ve mevsim. İlk bölüm kitaptaki kahramanımız Adam Walker'in kendi ağzından anlattığı ve hayatını tümden değiştiren kişilerle karşılaştığı 'İlkbahar' bölümü. Birinci kişi ağzından yazılan bu bölümü, ikinci kişi ağzıyla anlatılan ve 'Yaz' adıyla anılan bölüm izliyor. Bu bölüm Walker'in kendini ve ailesini anlattığı ama kendinden ikinci tekil kişi olarak bahsettiği bölüm. Bu bölümde Walker'in çocuklukta başlayan ilk ensest girişimi yer alıyor ve bölümün göze çarpan yeri de burası. Zira bu bölüm bunu vurgulamaya dayanıyor. Sonraki bölüm olan 'Sonbahar' bölümünü ise üçüncü tekil kişi ağzıyla dinliyoruz. Burada Walker'in çocukluğunda deneyimlediği ilişkiler tekrar hortluyor ve bu yasaktan, bir tek, bölümü üçüncü tekil kişi olarak okuyan kişi haberdar. Son bölüm ise Sonbahar bölümünde ortaya çıkan Cecile Juin'in günlüğü olarak adlandırılmış ve bu bölüm ile biten kitap bir yarım kalmışlık havası veriyor kitaba. Kitap, bu ilişkiler yumağının dışında o yıllarda geçen savaşlardan, adalet arayışlarından da bahsediyor. Kitaba ismini veren kişi sanırım Walker'in kitabın başında " Onun elini ilk kez 1967 sonbaharında sıktım " dediği ve tüm kitap boyunca Walker'in hayatını değiştirmiş görünen profesör görünümlü Rodolf Born'un kendisi. Çünkü Born; hem profesör hem köstebek hem de ortalığı birbirine katan birçok farklı görevle ortada dolaşan biri. Kitabın işlenişi, dil, üslup çok iyi olmakla beraber sonunun yarım kalmış hissi uyandırması bence tek eksik yanı. Belki de bu şekilde bitmesini istemediğimdendir.
GörünmeyenPaul Auster · Can Yayınları · 20121,135 okunma
8/10
·264 syf.··
2019 16. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2019 17:08
Paul Auster kitaplarını seviyorum. Bu kitabı da tarzına özlem duyduğum bir zamanda alıp okudum. Sırada başka kitapları var. Yazarın çok akıcı bir dili var. Kitabın kurgusu merak uyandırıyor, konusu su gibi akıp gidiyor. Yer yer rahatsız edici ilişkilere yer vermiş olsa da sonrasında bunun gerçekliği konusunda kafada soru işaretleri bırakmayı ihmal etmiyor.
Edebiyat
GörünmeyenPaul Auster · Can Yayınları · 20121,135 okunma

Yazar Hakkında

Paul AusterYazar · 37 kitap
Paul Auster (3 Şubat 1947, Newark, New Jersey - 30 Nisan 2024, Brooklyn, New York, ABD) ABD'li roman yazarı, şair ve senarist. Paul Auster, 3 Şubat 1947'de New Jersey'de, Polonya'dan ABD'ye göçmüş Yahudi bir ailede doğdu. Annesi bayan Queenie Auster, babası ise hukukçu bay Samuel Auster'dı. South Orange, New Jersey ve Newark'da büyüdü. Columbia Üniversitesi'nde İngiliz, Fransız ve İtalyan edebiyatı üzerine eğitim alan, 1971-1974 yılları arasında Fransa'da yaşadı. İlk evliliğini Amerikalı yazar Lydia Davis ile yapan Auster, 1981 yılında, bir başka tanınmış Amerikalı yazar Siri Hustvedt ile evlendi. Geleneksel kitap konularının dışına yüksek bir başarıyla çıkıp, yaratıcılığın sınırlarını genişletebilmiş olan Auster'in başlıca yapıtları arasında New York Üçlemesi, Yalnızlığın Keşfi, Yanılsamalar Kitabı, Kırmızı Defter, Leviathan, Kehanet Gecesi, Duman, Görünmeyen, Yükseklik Korkusu, Yazı Odasında Yolculuklar, Karanlıktaki Adam bulunuyor. Auster'in yazarlığa ilk başladığı yıllardaki sıkıntılı günlerinde Paul Benjamin imzasıyla yayınladığı bir de polisiye romanı vardır. Bu roman yazarın otobiyografik romanı 'Cebi Delik' in eki olarak yayınlanmıştır. Can Yayınları tarafından Seçkin Selvi 'nin çevirisiyle 'Köşeye Kıstırmak' adı ile 2000 yılında Türkçeye kazandırılmıştır. 2006 yılında İspanya'nın saygın ödüllerinden olan Asturias Ödülü'nü edebiyat dalında Paul Auster kazandı. 26'ncısı düzenlenen "Asturias Prensi" ödüllerinde, aralarında Orhan Pamuk 'un da yer aldığı 18 ülkeden 26 yazar edebiyat dalında aday gösterilmişti. Yazarın Duman (Smoke) ve Surat Mosmor (Blue in the Face) isimli senaryoları ünlü yönetmen Wayne Wang tarafından filme çekilmiştir. Daha sonra Lulu On The Bridge ( Lulu Köprüde) İsimli kitabını da kendisi filme çekmiş, hem senarist hem de yönetmen olarak yapıtın tüm aşamalarında bulunmuştur. Film hakkında yaptığı bir söyleşide kendi yazma biçimi üzerine konuşurken Peter Brook'un bir röportajından alıntı yaparak işlerinde mitlerin uzaklığıyla gündelik yaşamın sadeliğini kaynaştırmaya çalıştığını söylemiştir. Ödülleri 2006 - 26. Asturias Ödülü - Edebiyat