Ah gençlik, gençlik! Hiçbir şey umurunda değildir senin. Yeryüzündeki tüm zenginliklere sahipmiş gibi davranırsın, üzüntü bile avutur seni, elem dahi etkilemez. Kendine güvenirsin, cüretkarsın... "Bakın yaşıyorum ben!" dersin, günlerinse çabucak geçer, hiçbir iz bırakmadan yok olup gider, sahip oldukların da güneşi gören balmumu gibi, bir kar tanesi gibi eriyip gider. Belki de tüm çekiciliğin, her şeyi yapabilecek güçte olmanda değil; her şeyi yapabileceğine inanmanda...
Bilindiği gibi suçlar -dünyanın her cins kanun ve örfünde- tekrarlandıkça cezaları artar. Bu ise suçlu ile vaz-ı kanun arasında bir nevi yarış ve hatta inada sebep olur.