~~~Yaşamımızı 1yığın rastlantı belirliyor.~~~
"Ay Sarayı", Auster, Amerika'nın efsanevi rüya manzarasına karşı, sevgiyi, babasını ve kökeni ile kaderinin bilmecesinin anahtarını arayan 1yetim olan Marco Stanley Fogg'un tuhaf durumlarını zekice aktarır. Baba, yaşam, aşk ve kardecilik üzerine 1roman olup, gerçek ya da veya fiili babalıkları konusunda kayıtsız, hevesli ya da karşıt duygular yaşayan erkeklerle dolu 1kitaptır. Başkahraman Marco Stanley Fogg, babasını hiç tanımamış ve çocuk yaştayken ölen annesi tarafından büyütülmüştür. Daha sonra, Victor Dayısının yanında, canayakın ama duygusal açıdan ilgisiz olan ev halkıyla yaşamaya başlar. Victor ölünce büyük kitap koleksiyonu Fogg'a miras kalır ve evsizlik, iflas gibi olaylardan kurtulmak için kitapları parça parça satar, hayatı olduğu gibi yaşar ki bu kısım en sevdiğim kısımlardı çokça altını cizdigim cümleler oldu bu kısımda hayat ve kayıtsızlık, en çok ihtiyacım olduğu vakit sanki, kendi duygularima okadar yakın cümle buldum ki çokça eğlenerek ve düşünerek okudum bu kısımları :)))
Yaşlı ve çok ilişkiler içindeki 1babanın çocuğu olan Kitty Wu, Fogg'u kurtarır ve birbirlerine aşık olurlar. Garip, münzevi 1ressam olan Thomas Effing'in yaşam hikayesini kaydetme işini bulur ama bu istikrar dönemi kısa sürer. Fogg, Effing'le tuhaf 1bağ kurar ve onu manevi akıl hocası olarak benimser ve onunla yoğun ama kısa önemli 1ilişkiler içinde olur. Kitty'nin hamileliği, kendi moral bozucu deneyimleri, aşkları ve yaşananlar...
Üç kuşağı kapsayan, gerilim, beklenmedik rastlantılar, yürek burkan trajediler, rastlantılar en sevdiğim*** ve yine mest olduğum anlatımı ve bilgeliklerle dolu olan "Ay Sarayı", ölmeden önce okunması gereken 1001kitap arasında olup, okuyucuyu Marco'nun aşkı, bilinmeyen babasını ve kökenleri ile