Tahmini Okuma Süresi:
11 sa. 47 dk.
Sayfa Sayısı:
416
Basım Tarihi:
Ekim 2003
Yayınevi:
Metis Yayıncılık
Orijinal Adı:
The Sparrow
ISBN:
9789753424288
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·416 syf.··
2022 15. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2022 00:06
Serçe, hayatlarının bir döneminde çeşitli acılar ve eksiklikler yaşamış bir grup insanın bir araya gelmesi ve bir arayışa çıkışının hikayesini konu ediniyor. Geçmişinde zor zamanlar geçiren ve hayatını kurtarmaları sebebiyle Cizvit bir rahip olan Emillio Sandoz her zaman Tanrının varlığı konusunda sorgulamalar yapan biridir. Bir gün başka bir gezegenden anlamlı radyo sinyalleri alındığında yanındakilerle birlikte bu gezegene giderek bu arayışına bir son vermek ister. Gezegene gittiklerinde tamamen farklı bir ekosistemle ve farklı canlı türleriyle karşılaşırlar. Bilgi toplamak ve canlıların toplumsal yaşamlarını incelemek için onlarla beraber yaşamaya başlarlar. Kitabın ilk bölümüne başladığımızda aslında hikayenin sonunu öğreniyoruz. Bölümler zaman atlamalarıyla ilerliyor. 2015-2060-2039 yıllarında meydana gelen olaylar bir ileri bir geri giderek bize aktarılıyor. Russell’ın yazmaya başlamadan önce Antropoloji bilim dalında çalıştığını okuduğumda hiç şaşırmadım. Çünkü gezegeni ve türleri betimlerken, sosyal yaşantılarını ve ilişkilerini anlatırken bunu başarılı bir şekilde aktarabilmiş. Tüm bunların dışında karakterlerimizin iç dünyaları, düşünceleri, psikolojik durumları ve inanç konusu da yoğun bir anlatımla bizlere aktarılıyor. Oldukça akıcı ilerleyen ve beni hiç sıkmayan bu kitap konusu ve karakterlerin yaşadıklarıyla beni çok etkilemişti. Kitabı sadece bilimkurgu okurlarına değil sosyoloji, felsefe, toplum ve din gibi konularla ilgilenen okurlara da şiddetle öneriyorum.
Din
SerçeMary Doria Russell · Metis Yayıncılık · 2003370 okunma
10/10
·416 syf.··
2025 45. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2025 14:24
“Tanrı’ya güvenmiştim ve beni bu noktaya kadar getirdi. Şimdi soruyorum: Neden?” Hissettiğim duyguları kelimelere dökmek kolay değil. Serçe’yi elime aldığımda karşıma çıkacak şeyin sıradan bir bilimkurgu olacağını düşünmüştüm. Uzay yolculuğu, başka bir gezegende yeni bir uygarlık keşfi… Ama okudukça anladım ki bu kitap, sadece bir keşif hikayesi değil; inanç, insanlık, dostluk ve kayıplar üzerine yazılmış çok güçlü bir roman. Emilio… Onun inancı, heyecanı ve bu yolculuğa çıkarken duyduğu saf umut, sayfalar ilerledikçe ağır sınavlarla karşılaştı. Başta güçlü, kararlı bir figür gibi görünen Emilio, yaşadığı olaylarla beraber insanın en kırılgan haline büründü. Onunla birlikte sevindim, umutlandım ama aynı zamanda en karanlık anlarında derin bir çaresizlik hissettim. Kashan Köyü bölümleri bana çok sıcak geldi. Orada kurulan ilişkiler, dostluklar, samimi sohbetler sanki benim de o sofralarda yerim varmış gibi hissettirdi. Ama Gayjur Şehri’ne gelince her şey değişti. Şehrin kasvetli ve baskıcı havası, olayların sertleşmesiyle birleşince içimde büyük bir sıkışma yaşadım. İşte kitabın beni en çok etkileyen yanı da bu oldu: bir yandan umut verirken bir yandan da umutları paramparça edebilecek kadar sert olması. Sonlara doğru Emilio’nun yaşadıkları beni gerçekten çok zorladı. Kitabı kapattığımda bir süre kendime gelemedim, yaşananların ağırlığını düşündüm sürekli. Bu sadece bir roman değil, insanın Tanrı’ya, inanca ve hayata dair bütün sorularını yüzüne çarpan bir eser. Acı verici ama bir o kadar da unutulmaz. Benim için Serçe, kolay okunacak bir kitap değildi ama ruhuma işleyen bir kitap oldu. Okumayı bitirdiğimde hem yorgundum hem de sanki biraz değişmiş gibiydim. Yıllar geçse de hatırlayacağım kitaplardan biri olacak.
Bilim-Kurgu
SerçeMary Doria Russell · Metis Yayıncılık · 2003370 okunma
10/10
·512 syf.·
2026 11. kitabı
Kitabı okurken kendime sürekli şunu sordum: Bu gerçekten bir bilim kurgu mu, yoksa insanın içini deşen bir hikâye mi? Başta bir uzay yolculuğu gibi başladı ama ilerledikçe aslında inanç, yalnızlık ve anlam arayışıyla yüzleştiğimi fark ettim. Okudukça sanki ben de o bilinmeyene doğru gidiyormuşum gibi hissettim. Emilio Sandoz karakteriyle ayrı bir bağ kurdum. Onun yaşadıkları bana şunu düşündürdü: İnsan neye tutunur olur ki, inanç dediğimiz şey ne kadar dayanıklı kalabilir ki? Yaşadığı şeyler karşısında verdiği tepkiler çok gerçek geldi, hatta bazı yerlerde kendimle karşılaştırdığım bile oldu. Bu yüzden hikâye sadece okunup geçilecek bir şey değil, biraz da insanın içine dokunuyor (aslında tam anlamıyla). Kitap bittiğinde aklımda net cevaplar yoktu ama bir sürü soru vardı. Belki de en etkileyici yanı buydu. Bana göre Serçe, sadece bir hikâye anlatmıyor; insanı kendiyle baş başa bırakıyor ve düşündürmeye devam ediyor. Okuduktan sonra bile etkisi kolay kolay geçmiyor. Etkileyiciydi dahası merak severlik söz konusu olarak sürüklenen bi kitap.. aslında kendimle yüzleştiğim bir roman oldu.
Edebiyat
SerçeMary Doria Russell · Metis Yayıncılık · 2003370 okunma
9/10
·416 syf.··
2026 20. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 18:06
Kitabı okurken aklıma John Fowles'in kitaplarından birisindeki bir tespiti geldi. Amerikalı yazarların Hollywood tarzı, süslü anlatımlarına dair eleştiride bulunuyordu. Konu müthiş, anlatım harika, kurgu muhteşem, bilimsel veriler akla yatkın, mantık hatası ben hiç görmedim. Teoloji ile bilim kurgunun harmanlanmış hali. Başlangıçta bir an bir dakika yazar beni nereye götürüyor dedim. Ama sonra anladım gelinen yeri. Konunun akışını, olayların nereye varacağını bir taraftan merak ederken Tanrı kavramına dair teolojik ve felsefi tartışma içinde buldum kendimi. Teolojik tartışma bilindik argümanlarla sınırlı. Ama olayların akışı ile birlikte değerlendirildiğinde çok çarpıcı. Baştaki konuya dönersem. Amerikan yazarlar böyle konuları bulmakta kurgusal olay akışı ile etkileyici bir şekilde sunmakta çok iyiler ama aşırı süslü Amerikanvari anlatım ile tüketilecek ve unutulup gidecek tarzda yazmaları dikkat çekici. Bunu bir İspanyol, Portekiz ya da Fransız yazar yazsa, nasıl olurdu diye sordum kendime. Bir İngiliz ise asla yazamazdı böyle bir şeyi bence. Ama işte böyle kitaplar da Amerikan yazarlardan çıkıyor genelde. Kitabı kütüphanemize kazandıran bilge kitap kurduna geçmiş olsun dileklerim ile birlikte sonsuz teşekkürler.
SerçeMary Doria Russell · Metis Yayıncılık · 2003370 okunma
10/10
·416 syf.··
2020 44. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2020 03:03
İyi kötü okuma geçmişim var. Geriye dönüp baktığımda beni bu kadar etkileyen kitap sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Objektif olamayacağım kadar güzeldi.
Edebiyat
SerçeMary Doria Russell · Metis Yayıncılık · 2003370 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2021 15. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2021 11:31
Sene 2021. Artık Mars denen gezegenden görüntüler geliyor ekranlarımıza. Bu koca evrende yalnız olmadığımızı düşünenler için oradan alınacak örnekler, yapılacak araştırmalar çok kıymetli. Peki ya bir gün ekranlarımıza (telefon, televizyon, bilgisayar olur bu) evrende yalnız olmadığımıza dair bir görüntü yansırsa. İşte o zaman artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Uzay birçok soruların cevabını içinde barındırıyor. Peki biz bu cevapları duymaya ve bunlarla yüzleşmeye ne kadar hazırız. Kitabı okurken bu soruyu birkaç kez ben kendime sordum. Kitabın kapak tasarımı sizi yanıltmasın. Serçe, harika kurgusuyla ödüller almayı sonuna kadar hak eden tam anlamıyla bir bilim kurgu hikayeyi işliyor. Bu sefer işin içinde din adamları da var. Cesur Yeni Dünya, 1984, Mülksüzler adlı kitaplarla konu bakımından ayrıldığı nokta tam olarak bu. Buraya yazdığım notlarda kitabın konusu uzun uzadıya anlatıp; kitabı okuyacakların okuma keyfini kaçırmak istemiyorum. Bu yüzden benim incelemelerim de böyle. Kitabın bende yarattığı etkiyi yazmakla yetiniyorum. Bilim kurgu okumaktan keyif alıyorsanız ( lütfen fantastik türle karıştırmayın) ve işin içine din girince sizi rahatsız etmeyeceğini düşünüyorsanız, kitabı okumak için hiçbir engeliniz yok demektir. Şimdiden keyifli okumalar.
1000Kitap
SerçeMary Doria Russell · Metis Yayıncılık · 2003370 okunma
10/10
·416 syf.··
2026 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2026 11:16
“Civzit bilim adamları dinlerini yaymaya değil,öğrenmeye gidiyorlardı.Tanrının başka çocuklarını tanımak ve sevmek için gidiyorlardı.Cizvitleri keşfedilen yerlerin en uzak sınırlarına götüren hep o aynı nedenle hareket etmişlerdi: Ad majorem Dei gloriam,Tanrının şanını yüceltmek için…” “Zarar vermek gibi bir niyetleri yoktu,ta ki…” 𝐈̇𝐧𝐜𝐢𝐥-𝐌𝐚𝐭𝐭𝐚 𝟏𝟎:𝟐𝟗-𝟑𝟓 “𝐈̇𝐤𝐢 𝐬𝐞𝐫𝐜̧𝐞 𝐛𝐢𝐫 𝐦𝐞𝐭𝐞𝐥𝐢𝐠̆𝐞 𝐬𝐚𝐭𝛊𝐥𝐦𝛊𝐲𝐨𝐫 𝐦𝐮?𝐀𝐦𝐚 𝐓𝐚𝐧𝐫𝛊’𝐧𝛊𝐧 𝐛𝐢𝐥𝐠𝐢𝐬𝐢 𝐨𝐥𝐦𝐚𝐝𝐚𝐧 𝐛𝐢𝐫 𝐭𝐚𝐧𝐞𝐬𝐢 𝐛𝐢𝐥𝐞 𝐲𝐞𝐫𝐞 𝐝𝐮̈𝐬̧𝐦𝐞𝐳.“ 8 kişilik bir Cizvit bilim insanının Rakhat gezegenine yaptığı yolculuğu anlatan bir bilim-kurgu okuyacağınızı sanıyorsunuz…Ama öyle değil. Şu an elime başka bir kitap almayı düşünmüyorum, elim gitmiyor.Çünkü bu kitabı aşamıyorum. Bunun üzerine hangi kitap beni tatmin edebilir, gerçekten bilmiyorum. Emilio Sandoz’la birlikte 8 kişinin Rakhat yolculuğu; bilinmeyen bir gezegene yapılan bir keşiften çok daha fazlası.Bu; bir sevgi arayışı, bir inanç sınavı, suçluluk, kayıplar ve insanın Tanrı’yı anlama çabasına dönüşen uzun ve acı bir yolculuk… “Tanrı’nın diğer çocukları” olarak adlandırılan Jana’ata ve Runa türleriyle tanışan bu ekibin tek amacı dostluktu… Ama iyi niyet, her zaman masum sonuçlar doğurmuyor tabi.İstemeden de olsa, bu gezegenin yaşamına yapılan müdahale büyük bir yıkımı beraberinde getirdi… Ve geriye…Yaşadıklarıyla paramparça olmuş bir Cizvit rahibi kaldı. Emilio Sandoz’un Tanrı’yla kavgası, isyanı ve onu inatla arayışının hiç bitmemeside çok etkiledi beni. Tanrı bulunamadığında mı acı bu kadar büyüyor, yoksa bulunduğu sanıldığında mı? Çünkü yaşadıkları, “neden?” sorusundan çok daha ağır bir yük…Anlamlandırılamayan bir acı. Kitabın sonu ise inanılmaz yıkıcı.Hiçbir şekilde teselli etmiyor sizi.Sadece insanın elinden her şeyi alıp, onu Tanrı’yla baş başa bırakıyor. Okuduğum en etkileyici ve en mükemmel
SerçeMary Doria Russell · Metis Yayıncılık · 2003370 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2023 6. kitabı
Herşey uzaydan gelen düzensiz sinyalleri tarayan Arechibo radyo vericisindeki görevlinin şarkışı fark etmesiyle başladı. Şarkı Rakhat adı verilen bir gezegenden geliyordu ve tek kelimeyle olağanüstüydü. Aralarında üç cizvitin bulunduğu sekiz kişilik mürettebattan oluşan Rakhat misyonunun yola koyulması fazla zaman almadı... Cizvit bilim adamları dinlerini yaymaya değil öğrenmeye gidiyorlardi... . Daha ilk sayfadan birşeylerin ters gittiğini okuyorsunuz fakat nedenini son 30-40 sayfada öğreniyorsunuz merak unsuru guzel işlensede uzatılan çok yer vardi. Yazar sadece din eleştirisi yada güzellemesi yapmış diyemem çünkü aslında ikisi birden vardı... Şimdi gelelim asıl düşünceme...Ben çok sevemedim. Bilim kurgu okumaya bayılırım fakat bu kitapta o tadı alamadım pek sanki bilimkurgu diye fısıldamışlar o kadar . Uzatılan çok yer var dedim ya geçiştirilen, mantiksiz da çok yer vardi birde çeviriden dolayı havada kalan çok cümle vardı.Sonuc olarak yazar eğer kitabı bilimkurgu adı altında değilde edebi roman adı altında yazsaydi daha başarılı olabilirdi ...
Edebiyat
SerçeMary Doria Russell · Metis Yayıncılık · 2003370 okunma
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2025 5. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2025 00:00
spoiler yok; çok beğendim. yıllar önce konusunu duyduğum günden beri okumak istediğim bir kitaptı. uzak bir gezegenden bir akıllı yaşam formuna dair sinyal alınıyor ve keşif için bir grup din adamı gönderiliyor. başlarken duyduğum tüm beklentiyi karşılamakla kalmadı, favori romanlarımdan biri oldu. hikayenin geçmiş, daha geçmiş ve günümüz şeklinde birden fazla timeline ile anlatılması esere çok büyük zenginlik katmış. tam puan. bilimkurgu yönünün eksik kaldığına yönelik eleştiriler bir noktada haklı. ama edebi açıdan o kadar doyurucu ki okuyucu bunu hissetmiyor. bu açıdan kitap bana nolan filmlerini hatırlattı. kasetçalardan farksız cihazlarla insanların rüyalarına girip fikir tohumu eken, dolap içinde insan klonlayıp sihirbazlık yapan karakterlerin olduğu filmleri üstünkörü geçiştirilen teknolojileriyle değil muhteşem hikayeleriyle hatırlıyoruz. aynısı serçe için de geçerli, en azından ben bu şekilde hatırlayacağım.
SerçeMary Doria Russell · Metis Yayıncılık · 2003370 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
Beğendi
·
2022 9. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2022 00:00
Kitabın kapağında #elgreco imzalı Cizvit şair “Hortensio Félix Paravicino” portresi olan ve hakkında çok konuşulan Serçe’yi bence etkileyici bir roman yapan ne kurgusu ne de olay örgüsündeki hüner... Hikayenin temeline yerleştirdiği “tanrı inancı”… Russell kolaylıkla birçok kişinin tepkisini çekebilecek oldukça tehlikeli sularda yüzmüş. Karaya salimen ulaşmış mı okuyunca siz karar vereceksiniz. Aralarında 40 sene olan zaman diliminde ve paralel olarak okuduğumuz iki ayrı anlatının başrolünde dilbilimci Cizvit rahip Emilio Sandoz var. Yan karakterler ve hikayeler farklı. İlk zaman dilimi 2019 yılında başlıyor. Porto Riko’daki Arecibo Radyo Teleskopu çalışanlarından biri Alfa Centauri’den alınan bir sinyali fark ediyor ve sinyali incelediğinde bunun bir şarkı olduğuna karar veriyor. Anlamadığımız bir dilde bilmediğimiz enstrümanlar ile çalınan bu şarkı “akıllı bir yaşam formu” ile karşı karşıya olduklarına işarettir. Sekiz kişiden oluşan mürettabat ile sonradan “Rakhat” adı verilecek gezegene doğru yolculuk başlar. Keşif hem Birleşmiş Milletlere hem de Cizvit yöneticilerine -ki bilinen adlarıyla İsa Cemiyeti ya da İsa’nın Askerleri- haber verilir. Kitabın önsözünde: “Birleşmiş Milletlerin yıllar harcayarak aldığı kararı, İsa Cemiyeti sadece 10 günde almıştır,” der. “Ad Majorem dei Gloriam” Cizvitler kuruluşlarından beri tek bir amaca hizmet ederler: “Tanrının şanını yüceltmek …” Kitapta Cizvitler büyük parsayı toplamış olsa da yazar hikayeyi tek bir dine sıkıştırmamış. Karakterler sadece meslekleriyle değil inançlarıyla da çeşitlilikte sınır tanımıyor. Russell okura sormak istediği soruları farklı inanışlara sahip karakterlerin diyaloglarıyla ustaca soruyor. Metinde Yahudi ve Hristiyan tebaasının ibadet biçimlerinin kıyasını da görebilirsiniz, “Tanrı varsa
SerçeMary Doria Russell · Metis Yayıncılık · 2003370 okunma

Yazar Hakkında

Mary Doria RussellYazar · 3 kitap
1950'de Chicago'da doğdu. Kemik biyolojisi ve biomekanik konusunda uzman bir paleo-antropolog olarak Avustralya ve Hırvatistan'da araştırmalar yaptı. 1980' lerde akademik kariyerini bırakarak yazarlığa soyundu. Halen eşi Don ve oğulları Daniel ile Cleveland'da yaşamaktadır. 1996 yılında yayımlanan ilk romanı Serçe büyük bir başarı kazandı. Entertainment Weekly yılın en iyi on kitabından biri seçti. 1997'de İngiliz Bilimkurgu Yazarları Kurumu tarafından En İyi Roman ödülüne layık görüldü. Russell yine aynı romanıyla James Tiptree Jr., Arthur Clarke ve John W. Campbell ödüllerinin de aralarında bulunduğu birçok ödül topladı. 1998'de Serçe' nin devamı niteliğindeki Children of God, “Tanrı'nın Çocukları”nı yayımladı.