Güzel Eleni

Ahmet Rasim
Tahmini Okuma Süresi:
1 sa. 49 dk.
Sayfa Sayısı:
64
Basım Tarihi:
Mayıs 2005
Yayınevi:
Can Yayınları
ISBN:
9789750705229
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Tarih tekerrürden ibarettir!
Puan vermedi·64 syf.·
2021 62. kitabı
Güzel Eleni ve Yani nin dokunaklı, sefalet içindeki kısa hikayesi. Sokakta yaşayan iki kimsesiz çocuk ve evlerinde yaşadıkları ev sahibesi etrafında gelişiyor. Yani Eleniyi kız kardeşi gibi görmektedir fakat yıllar geçtikçe Eleni güzelleşir ve Yani gözlerini ondan alamaz. Bir gün Yani kamasıyla bir cinayet işler, eleni yüzünden hapse atılır. Çıktığı zamanda ise Eleni kötü yollara düşmüş onu aldatmıştır. Bunu öğrenen Yani kamasını kaptığı gibi Güzel Eleni 'nin karnına saplar. Yıllar önce Eleninin annesi de kocasını aldattığı için kocası onu kamayla öldürmüştü. Ne yazık ki Eleni de annesinin kaderini yaşar.....
1000Kitap
Güzel EleniAhmet Rasim · Can Yayınları · 200575 okunma
7/10
·64 syf.··
2016 21. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 29 Şubat 2016 11:59
TAT KAÇIRAN (SPOİLER) Kahramanlarımız İstanbul sokaklarında yaşayan Eleni ve Yani. Sokak hayatından kurtulmak sıcak bir yuvaya kavuşmak için para biriktirip bu arzularına kavuşurlar. Eleni artık hiç dışarıya çıkmaz Yani ayakkabı boyacılığı yapmaya başlar. Aradan 2 yıl geçmesine rağmen Eleni sosyete hayatına alışmaya, Yani ise içki ve gece hayatına. Yani hapse düşer Eleni gazinoda şarkıcılığa başlar. Yani arkadaşını öldü biliyordur ancak çıktığı gece tekrar onu görür. Gazinoda birbirlerini görürler. Kız oğlanı yanına çağırtır sarılıp konuşmak için ama oğlumuz ona gösterilen ilgiyi kıskanır. Kızımız kollarını açar sarılmak için ancak bıçağın karnına saplandığını hisseder. İstanbul sokaklarını anlatan bir kitap. Aşk,kıskançlık ve fakirlik ön planda. Kısa sürede okuyabileceğiniz bir eser.
Güzel EleniAhmet Rasim · Can Yayınları · 200575 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2018 173. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2018 23:10
Eleni ve Yani evsiz, sokaklarda yaşayan iki çocuk. Biraz para biriktirince tek gözlü bir oda tutarlar. Yani boyacı sandığı alarak boyacılık yapar, Elani' de bir terzinin yanında çalışmaya başlar. Ama Yani' nin bir adam öldürüp hapse düşmesiyle bu küçük mutlulukları sona erecektir.
Edebiyat
Güzel EleniAhmet Rasim · Can Yayınları · 200575 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Ahmet RasimYazar · 34 kitap
Kendine özgü bir üslupla kaleme aldığı eserleri geniş bir okur kitlesi tarafından okunan, mutlakiyet, meşrutiyet ve cumhuriyet dönemlerine tanıklık etmiş bir yazardır. 50 yılı bulan yazı hayatında farklı edebi türlerde ve çok sayıda eser verdi. Dönemin İstanbul hayatının ayrıntıları üzerinde durduğu fıkralarıyla tanındı.3.ve 4. Dönem TBMM'de İstanbul milletvekili olarak yer aldı. Tanınmış bestekar Osman Nihat Akın'ın dedesidir. Darüşşafaka mezunudur. Muharrirlik, Yazarlık, Bestekârlık, Posta Telgraf İdaresi Memurluğu, Tercümanı Hakikat, Saadet, İkdam, Sabah, Malumat, Servet, Tanin, Hak ve Tasvir-i Efkar gazeteleri yazarlıkları, Güneş, Gülsen, Sebat, Say ve Servet-i Fünun, Resimli Gazete, Musavvar ve Malumat dergileri yazarlıkları, TBMM III. ve IV. Dönem İstanbul Milletvekilliği ve III. Dönem Kütüphane Encümeni Reisliği yapmıştır. Evli ve altı çocuk babasıdır. Yaşamı 1864'te İstanbul'da Fatih'in Sarıgüzel mahallesinde dünyaya geldi. Babası Menteşeoğulları'ndan Kıbrıslı Bahaeddin Efendi, annesi Nevbahar Hanım'dır. Babası kendisi doğmadan evvel ailesini terk ettiği için Nevbahar Hanım onu tek başına yetiştirdi. 1875 yılında başladığı Darüşşafaka'da edebiyatla tanıştı. Bu okulda bestekâr Mehmet Zekai Dede'den müzik dersleri de aldı. Kendi çabasıyla Fransızca öğrendi. Eğitimini 1883 yılında birincilikle bitirdi. Okulu bitirdikten sonra diğer Darüşşafaka mezunları gibi Posta ve Telgraf Nezareti'nde memur oldu. Bu kurumda kısa bir süre kâtiplik yaptı. Memuriyet hayatının ilk aylarında Sadberk Hanım ile evlendi; 1902'de eşinin ölümüne kadar süren bu evlilikten dört oğlu, iki kızı oldu. Memuriyet hayatını benimsemeyen ve hayatını yazar olarak kazanmak isteyen Ahmet Rasim'in ilk yazısı Ahmet Mithat Efendi'nin Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yayımlandı. Bu, 'Yolcu' başlıklı bir tercüme yazı idi. Ardından dönemin ünlü gazetecisi Baba Tahir vasıtasıyla Ceride-i Havadis'te fenni konularla ilgili yazı ve tercümeler yayımlamaya başladı. Bir süre Mekteb-i Behrami adlı okulda ve Komonto Musevi okulunda öğretmenlik yaptı. Ahmet Mithat'tan gördüğü teşvik sayesinde 1885'ten sonra kendisini tamamen gazeteciliğe verdi. Yayın hayatına 1891'de başlayan Servet-i Fünun dergisinde fen konularındaki yazılarının yanında, tefrik halinde romanlarını da çıkarma imkanı buldu. Leyal-i Izdırap, Meşak-ı Hayat ve Afife burada yayınlandı. Ancak Servet-i Fünun yazarlarının genel edebi çizgisini benimsemedi. O, Ahmet Cevdet Paşa ve Ahmet Mithat Efendi'nin doğu ve batı edebiyatının olumlu yanlarını sentez haline getirmeyi amaçlayan edebi anlayışını benimsemişti. 1908'de Hüseyin Rahmi ile birlikte 37 sayı süren 'Boşboğaz ile Güllâbi' adlı bir mizah gazetesi çıkaran Ahmet Rasim, gazeteciliği Malumat, Sabah, Sebat, Güneş, Maarif, Resimli Gazete, Mecmuai Ebüzziya, Türk Yurdu, Yeni Mecmua, Resimli Ay, İkdam, Boşboğaz, Basiret, Tasvir-i Efkar, Vakit, Akşam, Cumhuriyet gazete ve dergilerindeki yazılarıyla sürdürdü. Bunun yanında Gülşen, Sebât, Hamiyyet, Şafak, Servet, Tanin, Envâr-ı Zekâ, Maarif, Resimli Gazete, Hazine-i Fünun, Mektep, Pul, Fen ve Edep, İrtika, Surâ-yı Ümmet, Donanma, Resimli Kitap, Musavver, Muhit gibi dergilere gerçek adıyla, Hanımlara Mahsus Malumât'ta ise 'Leyla Feride" adını kullanarak yazılar göndermiştir. 1898'de Alman İmparatoru II. Wilhelm'in Suriye gezisi sırasında Malumat gazetesi tarafından Suriye'ye, 1916'da da Sabah gazetesince harp muhabiri olarak Romanya cephesine gönderildi. Bu arada okullar için yazdığı tarih, dil bilgisi, imlâ ve aritmetik gibi çeşitli konulardaki eserlerini kitap halinde bastırdı. Menâkıb-ı İslâm adlı kitabı dolayısıyla II. Abdülhamit'ten Mecidi nişanı aldı. Şiir, hikaye ve roman alanlarında eserler verdiyse de onu günümüze ulaştıran "Şehir Mektupları", "Eşkâl-i Zaman", "Cidd-ü Mizah", "Gülüp Ağladıklarım" gibi inceleme, araştırma ve gözleme dayanan yazıları oldu. Müzik alanında da eserler veren sanatçı, besteleri de kendisine ait olan pek çok şarkı sözü yazdı. Yakın dostu müzisyen Tatyos Efendi'nin bestelediği uşşak makamındaki 'Bu akşam gün batarken / Sakın geç kalma, erken gel' dizeleri ile başlayan güftesi günümüze kadar gelen eserlerindendir. 1927'de Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal'in referansıyla İstanbul milletvekili oldu ve TBMM'nin üçüncü ve dördüncü dönemlerinde milletvekilliği yaptı. Ancak sağlık sorunları yüzünden meclis oturumlarına bile katılmadı. 1932'de Heybeliada'daki evinde hayatını yitirdi, Heybeliada'daki Abbaspaşa Mezarlığı'na gömüldü. İstanbul Fatih Karagümrük'te 1938-1939 öğretim yılında kurulan Karagümrük Ortaokulu'nun adı 1965-1966'da Ahmet Rasim Ortaokulu olarak değiştirilmiştir. Okul 1988-1989'dan itibaren Ahmet Rasim Lisesi adını almıştır.