Geri Bildirim
Adı:
Salome
Baskı tarihi:
Aralık 2005
Sayfa sayısı:
84
ISBN:
9789755334585
Kitabın türü:
Çeviri:
Murat Erşen
Yayınevi:
İmge Kitabevi
"Senin bedenine âşığım, Yahya! Bedenin tırpancıların hiç biçmediği bir zambak tarlası kadar beyaz. Bedenin Judaea’nın dağlarında yatan ve vadilere dökülen karlar gibi beyaz. Arap Kraliçesi’nin bahçesindeki güller bile senin bedenin kadar beyaz değildir. Ne Arap Kraliçesi’nin bahçesinin gülleri ne de Arap Kraliçesi’nin baharat bahçesi; ne yaprakların üstünde parlayan gün ışığının ayakları ne de denizin gönlünde yatan ayın yüreği; dünyada senin bedenin kadar beyaz başka hiçbir şey yoktur. Bedenine dokunmama izin ver."

Oscar Wilde’ın Fransızca yazdığı tek eseri olan Salome’nin hikâyesinin ana kaynağı elbette İncil’dir. Sonra, Flaubert’in Hérodias’ı, Heine’nin Atta Troll adlı şiiri, Mallarmé’nin Hérodiade’ı ve Huysmans’ın A rebours’unda büyüleyici şekilde tasvir ettiği Gustave Moreau’nun L’Apparition adlı tablosu... Kutsal Kitap içinde anlatılan bir ‘femme fatale’in, ölüm fermanları verdirtecek kadar baştan çıkarıcı, ölüm fermanları isteyecek kadar ihtiraslı bir Doğu prensesinin tehlikeli, günahkâr ve dramatik öyküsüne Wilde’ın kayıtsız kalması imkânsızdır.

Salomé, modern tiyatro tekniğinde bir "devrim" yaratmış ve Ionesco, Beckett, Pinter gibi ustaları etkilemiştir. Ayrıca 1905’te Richard Strauss bu metni kendi Salomé operasında kullanmıştır.
(Arka Kapak)
Salomé Oscar Wilde'ın yazdığı çok başarılı bir tiyatro oyunudur. Eski Filistin ve İsrailiye'de Celile Kralı Hirodes Antipa'nın üvey kızı Salome, Yahya ve diğer karakterler arasında geçen olayların anlatıldığı bir trajedi..

Bu başarılı eserin bütün mısralarını zevkle okudum, "Wilde kaleminin etkisi" olarak adlandırdığım o güçlü etkiyi bu eserde de hissetmemem mümkün değildi fakat gerçek şu ki en iyi yazıları bile, parlak konuşmasının soluk bir yansımasıdır ancak. Onun konuşmasını duymuş olanlar, yapıtlarını okuyunca düş kırıklığına uğrarlarmış..
Bugün bile okumaktan sıkılmam Salomé'yi ne demiş Oscar Wilde "Eğer bir insan bir kitabı okuduktan sonra, onu tekrar okumaktan zevk almıyorsa, o kitabı okumuş olmasının bile hiçbir değeri yoktur."

Beni etkileyen mısralar ki bu sadece bir siluet ve benim tarafımdan çevrildi:
Ağzın, ayaklarıyla cenderelerde kara üzüm ezen şarapçıların, ayaklarından bile daha kırmızıdır. Tapınaklarda yaşayan ve rahiplerin elinden beslenen güvercinlerin ayaklarından daha kırmızı. Ormandaki bir adamın aslanları ve kaplanları ezdikten sonra ayağını o kanda bulamasından daha kırmızı senin o dudakların. Ağzın mercana benzer, balıkçıların denizin alacakaranlığında bulduğu ve krallar için ayırdığı mercanlara...Senin ağzın Filistinlilerin bulduğu filistin madenlerindeki özel krallar için saklanan taşlardan bile daha parlak. Pers kralı'nın kanla boyanmış yayından bile kırmızı senin ağzın. Dünyada hiçbir şey yok ağzından daha kırmızı, izin ver bana öpeyim...

Üstelik Salome ismi annemin bana hediye ettiği diğer isimdir! Trajedi, aşk, ve entrika sevenlere tavsiye ederim büyük bir zevkle okuyabilirsiniz, okuduktan sonra da operalarını ve tablolarını incelemelisiniz kesinlikle!
Salome, Yahya'ya âşık oldu, büyük aşık oldu fakat Yahya, karşılık vermeyince Salome, onun kesik başını istedi, gümüş tepsi içerisinde...
Herodias ise önce üvey kardeşinin karısıyla evlendi sonra karısının kızına (Salome) tutuldu, bütün bunların cezasını Yahya'nın başını vererek çekti...
Bu Oscar Wilde'ın Fransızca yazdığı sıradışı bir tiyatro oyunudur, aynı zamanda da bir vahşettir.
İlginç bir kitaptır aslında, İncil'den alıntılarla Yahudilik ve Hristiyanlık hakkında çıkarımlar da mevcuttur. Tamam bunlar bizim okurumuzun pek ilgisini çekmez ama yine de burada şairane anltımlara da şahit olmak isteyecektir okurlarımız...
Dedigim gibi sıradışı bir tiyatro oyunu bu, kitap içerisinde Aubrery Beardsley diye birine ait illüstrasyonlar var, bunlar da sıradışı.

Bu kitabı tavsiye ediyorum, keyifli okumalar..
Onun gözleri her türlü korkunçluğu göstermekte. Onlar birer kara delik gibi , kimsenin ulaşamayacağı.
Ejderhaların yaşadığı siyah mağaralar gibi. Mısır mağralarında ejderhaların ağzından çıkan alevler gibi ve korkunç ayın ışığında kalan karanlık gölü anımsatıyor...
Oscar Wilde
Sayfa 367 - ჩემი რჩეული მსოფლიო
Prenses yüzünü yelpaze ile gizledi. Küçük beyaz elleri, yuvasının çevresinde kanat çırpan beyaz güvercini anımsatıyor.Elleri beyaz kelebekler gibi. Kesinlikle beyaz
kelebekler..
Oscar Wilde
Sayfa 359 - ჩემი რჩეული მსოფლიო
-O, sapmış bir güvercine benzemekte. Rüzgarın bağrında titreyen Nergizi anımsatıyor. Gümüş bir çiçek gibi.
Oscar Wilde
Sayfa 360 - ჩემი რჩეული მსოფლიო
- Ayı görmek ne güzel! O küçük bir madenî para parçasına benziyor, gümüş çiçeği gibi. soğuk ve ısrarcı. Eminim ki bakiredir.
Bakire'nin güzelliğini taşıyor. Evet, bakire. Asla kendini kirletmemiş.Ve hiç bir erkek onu terk etmemiştir;
diğer tanrıçalar gibi..
Oscar Wilde
Sayfa 361 - ჩემი რჩეული მსოფლიო
-Ne kadar da uçuk renkli Prenses. Onu hiç böyle görmedim çok soluk. Gümüş aynasındaki beyaz bir gülün gölgesi gibi..
Oscar Wilde
Sayfa 356 - ჩემი რჩეული მსოფლიო
Bu gece ay bir garip görünüyor. Garip görünmüyor mu? Her yerde âşıklar arayan histerik bir kadını andırıyor. Hem de çıplak, çırılçıplak. Bulutlar onun çıplaklığını örtmeye çalışıyor, ama o istemiyor. Kendini gökyüzünde çıplak olarak sergiliyor. Sarhoş bir kadın misali bulutların arasında yalpalıyor... Eminim âşıklarını arıyordur... Sarhoş bir kadın gibi sendelemiyor mu? Çılgın bir kadına benziyor, değil mi?
Bedenin iğrenç. Bir cüzzamlının bedeni gibi. Zehirli yılanların süründüğü sıvalı bir duvar gibi, akreplerin yuvalanı yaptıgı sıvalı bir duvar. Tiksindirici şeylerle dolu ağartılmış bir gömüt gibi. Korkunç, bedenin korkunç. Beni büyüleyen saçların, Yahya. Saçların üzüm salkımlarına benziyor; Edomluların topraklarındaki, Edom’un asma ağaçlarında sallanan siyah üzüm salkımlarına. Saçların Lübnan’ın sedir ağaçları gibi; aslanlara ve gün boyu saklanacak yer arayan haydutlara gölge veren Lübnan’ın büyük sedir ağaçları gibi. Uzun karanlık geceler, ay yüzünü sakladıgında, yıldızlar korkudan titrediğinde, senin saçların kadar kara değildir. Ormanda yaşayan sessizlik öyle siyah degildir. Dünyada senin saçların kadar siyah başka hiçbir şey yoktur... İzin ver dokunayım saçlarına...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Salome
Baskı tarihi:
Aralık 2005
Sayfa sayısı:
84
ISBN:
9789755334585
Kitabın türü:
Çeviri:
Murat Erşen
Yayınevi:
İmge Kitabevi
"Senin bedenine âşığım, Yahya! Bedenin tırpancıların hiç biçmediği bir zambak tarlası kadar beyaz. Bedenin Judaea’nın dağlarında yatan ve vadilere dökülen karlar gibi beyaz. Arap Kraliçesi’nin bahçesindeki güller bile senin bedenin kadar beyaz değildir. Ne Arap Kraliçesi’nin bahçesinin gülleri ne de Arap Kraliçesi’nin baharat bahçesi; ne yaprakların üstünde parlayan gün ışığının ayakları ne de denizin gönlünde yatan ayın yüreği; dünyada senin bedenin kadar beyaz başka hiçbir şey yoktur. Bedenine dokunmama izin ver."

Oscar Wilde’ın Fransızca yazdığı tek eseri olan Salome’nin hikâyesinin ana kaynağı elbette İncil’dir. Sonra, Flaubert’in Hérodias’ı, Heine’nin Atta Troll adlı şiiri, Mallarmé’nin Hérodiade’ı ve Huysmans’ın A rebours’unda büyüleyici şekilde tasvir ettiği Gustave Moreau’nun L’Apparition adlı tablosu... Kutsal Kitap içinde anlatılan bir ‘femme fatale’in, ölüm fermanları verdirtecek kadar baştan çıkarıcı, ölüm fermanları isteyecek kadar ihtiraslı bir Doğu prensesinin tehlikeli, günahkâr ve dramatik öyküsüne Wilde’ın kayıtsız kalması imkânsızdır.

Salomé, modern tiyatro tekniğinde bir "devrim" yaratmış ve Ionesco, Beckett, Pinter gibi ustaları etkilemiştir. Ayrıca 1905’te Richard Strauss bu metni kendi Salomé operasında kullanmıştır.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 16 okur

  • Deep Down
  • Eylül A
  • per aspera ad astra
  • Ferda Çalışır
  • Şima Xeyal
  • Bahar Yalçın
  • Black Garden
  • Pelin Yılmaz
  • Hatice Herdili
  • Oblomov

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%42.9 (3)
9
%28.6 (2)
8
%14.3 (1)
7
%0
6
%14.3 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0