iamahmetkayaa

iamahmetkayaa
@iamahmettkayaaa
16 Kasım 1994
31 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Sana bakmak, Bin yıllık kehanetleri çözmekti sanki. Tüm şiirler, tüm fısıltılar Senden başkasını anlatamaz oldu. Zaman şimdi buz gibi ve kırık, Tanrılar sessiz, rüzgârlar öksüz. Ve ben... Senin olmadığın her günle Bir çağ daha eksiliyorum...
Duygu ve Düşünce
Reklam
Ben karanlığın içinden geldim, Húrin gibi zincirlenmiş bakışlarla izledim düşüşleri, Túrin gibi her adımdan sonra biraz daha yalnız kaldım, Ve Niënor gibi, Sevgimi unutarak yürüdüm dipsiz vadilere. Ama unutmayan bir şey vardı: Kalbim. Çünkü orada yazılıydı adın; ....... Tüm lanetleri susturacak bir fısıltıydı bu, Tüm ölümleri geçersiz kılacak bir yaşam… Kılıçla yarılmış diyarlar gördüm, Draugluin’in ulumalarını duydum, Glaurung’un gözlerinde eriyen krallıkları seyrettim Ama hiçbiri, Senin yokluğun kadar yakmadı canımı. Ben Feanor’un ateşini değil, Senin gözlerindeki sabahı istedim. Silmarillerin olduğu yerde Yalnızca gülüşünü alıp sakladım içime, Tanrılar bile görmesin diye… Şimdi söyle:
İnsana ve Hayata Dair
Babama...
Sana bir şiir yazdım Baba, İçinde öğretilerin, Merhametin, Güzelliğin, Pirupak yüreğin, Erdemin, Özlemin Ve aşıladığın o kutsal vatan sevgisi var. Gittiğin günden beri Ardından çok şey sustu, Saatler bile senden sonra Daha yavaş saymaya başladı. Gölgen, duvarlarda asılı bir niyaz gibi duruyor, Ben her gece ona bakarak uyuyorum. Ey adı yüreğimde mühürlenmiş güzel Baba'm, Seninle birlikte çekti gitti Çocukluğumun sıcak soluğu. Bir tek kelimen kaldı avucumda: “Dayan…” Dayan dedin, ben de dayandım. Toprak oldun belki, ama dağ gibi kaldın arkamda...
Hayata Dair
Sana bakarken, Latin dağlarında bir isyan doğar içimde, Che’nin gözleri gibi yakıcı, Fidel’in sesi gibi inatçı, bir tutkunun, bir halkın ve senin adını taşıyan yüce bir başkaldırının yankısı gibi. Senin gülüşünle devrime uyandı yorgun yüreğim. Bir halk nasıl özgürlüğe susarsa, ben de öyle susamışım gözlerine. Ve sen, hiçbir manifestoya sığmayacak kadar yalın ama kudretli bir şiirdin bana. Sana sarılmak, yoksulluğa karşı ilk kurşunu atmaktı; seninle yürümek, Yeryüzünde emperyalizmin bir zincirini daha kırmaktı. Kalbimde taşıdım seni bir yoldaş gibi, özgür bir vatanın düşü gibi, bir hayalin en gerçek hali gibi.
İnsan ve Duygular
... Senin yokluğunla titredi William Wallace’ın çığlığı, Senin adını haykırmadıkça Uhtred’in kılıcı bile sessizdi. Ve ben, her seferinde Senin olmadığın bir güne uyanınca, Bir savaş daha kaybettim içimde. Yalın ayaktın düşlerimde, Saçların papatya, gül, lavanta... Kokunla sarhoş olurdu bütün kainat. Gökyüzüne baka baka yürürdün, Güneşi sana secde ettirirdin. Sana baktığımda İskender diz çöküyor, Sezar susuyor, Darius gözlerini kaçırıyordu. Çünkü senin varlığın, Tarihin yazmadığı en kutsal hükümdarlıktı...
Duygu ve Düşünce
Reklam