"Yabani sayılacak ölçüde yapayalnız, ruhumu sıkan, dağınık bir yaşamım vardı. Kimseyle arkadaşlık yapmıyor, insanlarla konuşmaktan kaçınıyor, giderek kabuğuma çekiliyordum..."
"Ben her zaman kendimi böyle kabul ediyorum. Hatta inanın bunun için utanç bile duyuyorum. Zaten ben yaşamımda kimsenin yüzüne doğrudan doğruya bakamazdım. Bakışlarımı hep kaçırır, üstelik bir suçluluk duygusu taşır, sanki bir suçum varmış gibi davranırdım."
"Örneğin; iki kere ikinin dört ettiği benim hoşuma gitmiyorsa, kime ne? Beni ne ilgilendirir doğa kanunu, banane matamatikten. Kuşkusuz ki taş taştır. Ne yazık ki böyle bir taşı yıkacak gücüm yoksa, bu taşı yerinden kımıldatamıyorsam, kendi kendimi daha fazla zorlayacak değilim. Doğrusu bu durumda karşımda bir duvar dahi olsa buna boyun eğmeye razı olmam."