"Gidecek bir yeri olanlar oraya varmak için gayret ediyor, olmayanlar ise ne yapacağını bilmiyordu. Kimsenin aklı başında değildi ve şimdi yaşamak, sadece ölmemeye çalışmaktan ibaret bir şeydi. Oysa yaşamaya çalışmak en büyük yorgunluktu. Ölümü beklemek bile yorgunluktu."
"Normal zamanlarda bile onca cana kıyan çay Nisan'la coşmuş, kabarmış; kış başında uysalca akan suyu şimdi yüz kat fazlasına ulaşmıştı. Dere iken ırmak olmuş, kabadayılığa kalkışmıştı. Harşit, öfkesi ağzında, yakacak can arıyordu. Böyle bir öfke nasıl açılacaktır?"
"Kafkasya'nın en yalnız ülkesiydi Azerbaycan. Yarısı İran'da kalmış yarısı Rusya'nın payına düşmüştü. Dayanacağı, Osmanlı'dan başka dağ yoktu lâkin o da nicedir devriliyordu."