Havva Düzgün

Havva Düzgün
@Havvaad_
Ey yolcu, Allah'a doğru yürüdüğün bu yolda sakın ola başını sağa sola çevirip gafil olma. Dünya süslenmiş bir gelin gibi yanında yörende duruyor. Onun süsü seni öyle cezbeder ki yürüdüğün yoldan sapmana sebep olur. Sen bu yolda tevazuyu öğrenmeye geldin, tevazunun ilk şartı ayaklarına bakıp yürümektir, zira başı dik gezen insanda ancak kibir vardır. Ayaklarının ucuna bakıp yürüdüğünde nefsin seninle konuşmaya başlar, onunla ayaklarının ucunda tanışırsın ; Zira nefsin en korktuğu şey ayaklar altına düşmektir. Madem nefsin senin düşmanındır, ayaklarına bakmaktan usanma..
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Dünya hayatı ahirete uzanan bir yolculuktu, bizler dünyada yaşadığımız süre içinde yolculuk içinde yolculuklar yapıyorduk. Bazen hasretin başlangıcı olan yolculuklara çıkıyorduk, bazen de hasretin bittiği...
"Her her nefsin Azrail'i nefesindedir, her nefis nefesinin de farkında olmalıdır."
Uzun kış akşamlarının geceye doğru yürüdüğü saatlere en uzun masallar bile çare olmazdı. Çocuklar için zaman mefhumu "an" dan ibaret olsa da zamanın içine hasret karışınca, çocuk veya yaşlı dinlemiyordu. Hasret çekiyorsanız, zaman geçmek bilmezdi..
"Yerde gökte ne varsa Allah'ı zikrederler." Düsturunca, eşrefi mahlukat diye anılan insan bu hale daha yatkındır çünkü farkında olsan da olmasan da nefes alıp vermektedir. Bil ki Allah lafzının başındaki elif ve lam harflerin belirtme takısıdır. Sonundaki h harfinin zat ismi olduğunu söylerler. Nefes alıp verirken çıkardığın"h" sesi Allah lafzının sonundaki"he" sesidir. Böylece farkında olsan da olmasan da alıp verdiğin her nefeste Allah diyorsun.