Papatya nurse

Papatya nurse
@Hayal_
Bir insana iyilik yapabilmek kadar güzel bir şey var mı bu dünyada? Ruhum bedenime üstünlük kurduğundan beri hayaller alemindeyim...
İnsana insan olduğu için değer veririm diğerlerinin aksine!
Reklam
İstemiyorum
Daha fazla büyümek istemiyorum. Korkuyorum içimdeki çocuğu dışarıda kaybetmekten ölesiye korkuyorum.
BAŞKALAŞIM- GİRİŞ
Karanlık ruhumla perçinleşmiş bir bütün haline gelmişti.Yaralı ruhum acı şerbet haline dönüşürken bundan sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını bilmenin farkındalığı kalbime keskin bir hançer misali saplanıyordu. Koştukça koşasım kaçtıkça kaçasım geliyordu her şeyden ve herkesten. Şimdiye dek aslında tamamen maskelerden ibaret olan yüzlerle nasıl yaşadığımı bilmemenin şaşkınlığı ruhumu sarıp sarmalamıştı. Koca bir yalandı her şey. Oysa henüz bu sabah mükemmel bir geleceği kendime inşa etmeye başlamıştım bile. Ben hayatımın içindeki o eksik bulmaca parçasını tamamlamak için uğraşırken aslında benim böyle bir bulmacam dahi yokmuş. Belki de en acısı da buydu işte beni böyle acınası yapan.Benim diyebileceğim hayat bile bir başkasına aitken nasıl durdurabilirdim kendimi, içim içime sığmaz nefes alamazken. Koştum koştum ve koştum.. Nefesim kesilene bilinmedik diyarlara karışana kadar. Sonsuzluğa ulaşabilmek mümkün olsa sonsuza dek koşup kaçabilirdim. Esen gece rüzgarında buz gibi soğukta ayakkabılarımın olmamasına, ayaklarımın üşümesine, batan soğuk çakıl taşlarına aldırış etmeden öylece koşuyordum. Koşuyordum ki tüm yaşananları rüzgar ruhumdan silip götürebilsin. Koşuyordum ki sırtımdaki ihanet kokulu hançerden bana daha fazla acı kokusu gelmesin. Piyon oyunda en basit taştı çoğuna göre.Ahmakların kendini kullandırdığı bu oyunda ben bir piyon dahi değildim. İlk yenilen taşlardan biriydi kendisi. Çok fazla hareket kabiliyeti karar verme yetisi yoktu belki piyonun. Fakat çok acı çekmesine de izin verilmezdi pek. Yenilir ve terk ederdi oyunu. Bense bu oyunda vezirdim. Kulağa ne kadar hoş geliyordu öyle. Vezir... Vezir herkesi korurdu bir sürü güzel yeteneği vardı yardımseverdi. Herkes ona güvenirdi nasıl olsa o her şeye yetişirdi. Kaç fili kaç kaleyi ipten
Bir hemşireden...
Pencereni sil belki de dışarısı karanlık değildir.
Gün bitmiş çoktan oysa bir gram uyku yok yapacak çok şey var hayatta...