Bismillahirrahmanirrahim. Vehhab olan Allah Azze ve Celle'ye yerdekilerin, göktekilerin ve ikisi arasındakilerin adedince hamd olsun. Vehhab olan yani karşılık beklemeden bol bol veren Rabbimiz nimetlerini bahşederken de yine bizi gözetir. Allahualem ettiğimiz dualarda hayrımıza olmayan şeyler olabilir. İlmi tüm arşı kuşatan ve arşa hâkimiyet kuran Allah Azze ve Celle yapmış olduğumuz eksik dualarda dahi ilahi mevhibelerini tecelli kılarak bizleri bereketlendirmektedir. Muhakkak ki idrakimizin zayıflığından mütevellit bu nimetleri zamanla anlayabilmekteyiz. Bugün çokça isteyip duasını ettiğim bir hayalin gerçekte bana faydasının olacağını kim garanti verebilir? Yüce Allah'ın geciktirmesini de bereket bilmeliyiz. İstediğimiz şeyi belki taşıyacak gücümüz dahi yoktur da hayr zannetiğimiz imtihan olur. Biliyoruz ki her şey vaktine esirdir ama vaktin ne zaman geleceği meçhul. İşte tam burada devreye tevekkül girer. Acele ettiğimiz şeylerde aslında güven duygusu içinde olacağına hüsnü zan ile akışında kalsak Allahualem çok daha iyi olacaktır. Bazen de kurban etmek gerekir. Hz. İbrahim, Hz. İsmail'i Allah rızası için kurban etmeye razı olmasa Hz. İsmail'e nasıl kavuşurdu? Belki de gündüzün en karanlık andan sonra ortaya çıkması gibi ya da her zorluktan sonra kolaylık olması gibi istediğimiz şey de vazgeçtikten sonra hasıl olacaktır. Böylece kulun kalbinde bir put oluşturma tehlikesini azaltır ve asıl maksadı görme ihtimalini de daha da artırır. Velhasıl bazen sadece beklemek gerekir. Olacak olanın hayr olduğuna inanıp beklemek. Bir gün o duanın tecellisinin en doğru şey olduğunu, heva ve heveslerimizin aslında kısa vaadeli planla olduğunu bilerek beklemek. Rabbim nasip ederse ben o meçhul günü bekleyeceğim sen de bekle ki o gün meylin hayr olduğuna hamd edelim. Evet beklemek
Bugün Allah Rasulü aramızda olmadığına, Kur'an'in ayetleri de bütün zaman ve mekanı kuşattığı göre insanlar Allah Rasulü'ne itaat emrini, O'nun Sünnetiyle amel ederek yerine getirecektir.
Allah Rasulü'ne rağmen hüküm koyanların, masum bir Peygamber'in Sünnet'inin önemli bir kısmını Kur'an'a aykırı bulup reddetmeleri, kendilerine masumiyet isnat etmeleri anlamına gelir. Günahkarların hüküm koyduğu bir zamanda, masum bir Peygamber'in müstakil olarak hüküm vermesinden niçin rahatsızlık duyulur?