İhsan Şenocak

İhsan Şenocak

8.9/10
237 Kişi
·
597
Okunma
·
195
Beğeni
·
2.611
Gösterim
Adı:
İhsan Şenocak
Unvan:
Türk İlahiyatçı, Hafız, Yazar
Doğum:
Samsun, Türkiye, 1974
1974 yılında Samsun’da dünyaya geldi. İlkokuldan sonra hafızlık yaptı. 1994’te Samsun İmam Hatip Lisesi’nden 99’da Ondokuzmayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Okul yıllarında muhalled usulde İslamî ilimler okudu. 2002’de Diyanet İşleri Başkanlığı İstanbul Haseki Eğitim Merkezi’ni bitirdi. 2004 yılında OMÜ İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Anabilim Dalında “İslam Hukuku’nda Taklit” konulu teziyle yüksek lisans yaptı. Aynı fakültede “İslâm Hukuku’nda Örfün Hükümlere Etkisi” adlı tezini tamamlayarak doktor oldu. 1997 yılında Samsun’un Vezirköprü ilçesinde imam-hatip olarak memuriyet hayatına başladı. Diyanet İşleri Başkanlığında farklı kademelerde görev yaptı. 2007’de Samsun Aşıkkutlu Eğitim Merkezi’ne müdür olarak atandı. 1996 yılında Yedibeyza dergisini neşretti. 2005-2010 yılları arasında yayımlanan İnkişaf dergisinin Genel Yayın Yönetmenliğini yaptı. Milli Gazete ve Yeni Şafak’ta müstear isimle dizi ve düşünce yazıları yazdı. 2008’de Tv5’de "köprü" programını hazırlayıp sundu. Müstear isimlerle farklı türlerde çok sayıda yazı kaleme aldı. Aşıkkutlu Eğitim Merkezindeki görevinin yanısıra, kısa adı İFAM olan İlmi ve Fikri Araştırmalar Merkezi’nde tefsir, hadis, fıkıh, akâid, usûl, nahiv, mantık, kavâid ve makâsıd gibi temel ve yardımcı ilimler okutmaktadır.
Çünkü kadın sadece çocuk sahibi olmakla değil, asıl merhametle anne olur. Annelik merhamettir.
Ne gariptir ki bu ülkede yıllarca tesettürü yasaklayanlar, kendi iradesiyle kapanan kızların özgürlüğünün kısıtlanmasından bahsediyor.
Kadının bedenini resmeden elbiseler gibi vücut yapısını gösteren kıyafetler giymesi de haramdır

-Allah Resûlü
“Müminler birbirlerine acımakta, birbirlerini sevmekte ve birbirlerine şefkat göstermekte bir vücudun azaları gibidir.”
Buhâri, Edep 27
Her İslam`ın kızının başucu kitabı olması gerekir. Tek seferlik bir okuma değil, bir kaç kere okunmalı hatta sindire sindire okunmalı, Not alarak, altını çizerek...
Kadının gelmiş geçmiş hayatından bahsetmekte ve islamdan önce kadını toplumdaki yeri, nasıl davranıldıgı islamdan sonra toplumdaki yeri, nasıl davranıldığından bahsetmekte ilk zamanlar horgörülüp itilipkakılası daha sonra islamiyetin gelmesiyle kadın üzerine nasıl oyunların oynanıldıgını, islamın kadına verdigi görevlerden bahsetmekte. Okunabilir bir kitap okunmasını tavsiye ederim.
Yalan yok yüzüme tokat gibi inen bir kitap oldu benim için. Mahcubiyetimi gizlemeyeceğim...Bunu nefsi bir savaş olarak açtım kendime.Ve düşünüyorum biz hangi gruba giriyoruz...İslamın kızına layık olabilecek miyiz..?
İslam’ın kızına adlı kitabı kesinlikle her kadının okuması gerekmektedir. Müslüman olsun olmasın, erkek olsun hanım bayan olsun. Bu kitap kadınlar üzerinde oynanan oyunları adeta bir tokat gibi okuyucunun yüzüne vurmaktadır. İslam öncesi ve sonrası değişik yerlerde kadına yüklenen sorumluluklara da değinen bu çalışmada şimdiye kadar doğru bildiğiniz bir fazla yanlışı da öğreneceksiniz. Bir fazla sefer İslam kullanılarak kadınlara neler sindirildi neler dayatıldı bunları da göreceğiz.

Hanım bayan gibi erkeğin onurunu da ancak sen koruyabilirsin. Çünkü iffet ve haya en kamil şeklini sende buldu. Tahammül de sende, sabır da. Sen o naîf bedeninde insanlığın yükünü omuzladın. Lakin kaldın, yoruldun, usandın fakat çaresizliğe, “Bundan daha ötesine tahammül edemem.” diyerek teslim olmadın. Yıkılan, açılan, savrulan kadınlara inat, “İffet yolu ölene kadar gider” diyerek “istikâmet” dersi verdin.
Ne Mevcut ki İslâm’dan uzaklaşma, dünyaya göre yaşama marazı seni de vurdu. Konuşmaktan lisanı usan, yazmaktan kalemi aşınan ümmet büyüklerinin çağrısını yinelemek istiyorum: “Sen, Rabbi’ne yürüyüşüne 81 gün kala, Arafat’ta ümmetiyle vedalaşan O Peygamber-i Ekber’in emanetisin! Sen, hanım bayan değil annesin!”
Uzaklaştığın yolu takip ederek, terk ettiğin Medeniyet’e dön. Hayata uydurulan İslâm’dan, İslâm’a göre tanzim edilen hayata gel. Su kabarıyor, Pesad yayılıyor. Örtü sadece adıyla kaldı, çıplaklık altın çağını yaşıyor.
Bu kitabı okuyup da tesettüre girmeyen çok az insan vardır bence. Bir kadının tesettürü nasıl olmalıdır? sorusunun cevabı bu kitapta. İhsan hocam güzel bir üslupla yazmış kitabı, lakin bazı bölümlerde konu dışına çıkmış ve fazla ayrıntıya girmiş o kısımlara sabır edilebilirse kitap gayet akıcı ilerleyecektir. Okuyanlara kolay gelsin. Bu kitap tesettüre girmemize vesile olsun inşallah.
Allah’a ve O’nun yoluna adanmış kızlar, adayış ahlakına riayet ederlerse,
Hakk’a adanan Anadolu topraklarında bir daha küfür yobazları tesettürlerini çiğneyemeyecek,
umutlarına da kezzap dökemeyecektir.
Çünkü, tefekkürü gibi tesettürü de İslâm olan kızların müdafii bizzat Allah Azze ve Celle’dir.
* * *
Muallime ol, müderrise ol, doktor ol, ev hanımı ol!
Fakat bütün bunları annelik fıtratını yitirmeden ve mahremiyeti çiğnetmeden yap!
* * *
Kudüs’e Fatih olacak Selahaddin’in, İslam birliğini kuracak Yavuz Selim’in annesi sensin!
Senin üzerinden geleceğimizin yıkılmasına müsaade etme! Ümmet’in umudunu söndürme!
Kadın gibi erkeğin onurunu da ancak sen koruyabilirsin. Çünkü iffet ve haya en kamil şeklini sende buldu. Tahammül de sende, sabır da. Sen o naîf bedeninde insanlığın yükünü omuzladın. Yalnız kaldın, yoruldun, usandın ama çaresizliğe, “Bundan daha ötesine tahammül edemem.” diyerek teslim olmadın. Yıkılan, açılan, savrulan kadınlara inat, “İffet yolu ölene kadar gider” diyerek “istikâmet” dersi verdin.
Ne var ki İslâm’dan uzaklaşma, dünyaya göre yaşama marazı seni de vurdu. Konuşmaktan lisanı usa-
n, yazmaktan kalemi aşınan ümmet büyüklerinin çağrısını yinelemek istiyorum: “Sen, Rabbi’ne yürüyüşüne 81 gün kala, Arafat’ta ümmetiyle vedalaşan O Peygamber-i Ekber’in emanetisin! Sen, kadın değil annesin!”
Uzaklaştığın yolu takip ederek, terk ettiğin Medeniyet’e dön. Hayata uydurulan İslâm’dan, İslâm’a göre tanzim edilen hayata gel. Su kabarıyor, Pesad yayılıyor. Örtü sadece adıyla kaldı, çıplaklık al-fın çağını yaşıyor.
Necip Fazıl'ın Büyük Doğu'sunu biraz da olsun anlamak,anlayabilmekti amacım. Bunun için okumaya başladığım bu kitap iyi ki ehl-i sünnet bir hocanın ağzından,kalbinden,düşüncelerinden Büyük Doğu'yu tanıma fırsatı buldum dedirtti. Necip Fazıl'ın Büyük Doğu'sunu anlamak istiyorsanız buyrun efenim :)
Başlık sadece *islam diyen KIZLAR * olsada bence erkek lerinde okumasi gerkiyor sadece otobüslerde, yolda okuma şansım oldu fakat kolay kolay okunacak bir kitap değil her zerresini en derinliklerine işleye isleye okunması gereken bir kitap muhteşem örnekler...
Evlenecek olanlara, evli olanlara şehadet için can atan herkese hitap eden bir kitap velhasılı tek kelime ile MUAZZAMMM
Adı üstünde İslam diyen kızların, derdi olan, yetişmeye ve yetiştirmeye sevdalı, dünyayı değiştirebileceğine inanan, bu yolda ilerleyen kızların ve hatta erkeklerin okuması gereken bir eser. Yazım tarzı gayet hafif. Kitap sizinle konuşuyor sanki. Sizin öneminizi, İslamın bir kızdaki önemini, tezahürünü çok güzel bir dille anlatıyor. Akıl vermiyor. Ufuk açıyor. Örneklendiririyor. Geçmişte oldu tekrar olabilir, istersen diyor. Bir müslüman kız nasıl olmalıyı anlatıyor. Böyle olmalısın demiyor. Zaten kendin güzelliği görüyorsun.
Kitapta ana başlıklar içinde kısa başlıklarda var. Bir konu hakkında araya kısa başlıklar konulması dikkati zinde tutuyor. Ve konunun uzamaması sıkılmaya asla izin vermiyor.
Kısaca ana başlıklara göz atarsak şöyle; Aile seferberliği.
İkinci ana başlık; İnsanlığın en kadim müessesesi: Aile
Çocuklar
Kadında güzellik
Evlilik
İslamın kızının evlilik kriterleri
İslamın kızına hayat ölçüleri
Kadın değil Anne
Aişe annemiz ufkunda
İslam aile hayatının resmi sözcüsü Hz. Aişe
İslam okulu evler
"Kızım oldu" diye üzülen babalara!
Büyük kadınlar nasıl çocuk yetiştirdi?
Hangi evlerde nasıl Musab yetişir?
Klasik cahiliyyeden modern cahiliyyeye kadın manzaraları
Senli benli kızlı erkekli bir hayata dair.
Başlıklar bu şekilde.
İçerikleri daha güzel. Değinilen mevzular müslüman bir kızın bilmesi veya hatırlaması gereken mevzular.
Hele şu çağda.
Aslımızı, benliğimizi unutup, yalanladığımız şu çağda.
Kendimize, kalbimize, evimize, derdimize ve gerçek çalışma ve çabamız dönmek için. Haydi!

Yazarın biyografisi

Adı:
İhsan Şenocak
Unvan:
Türk İlahiyatçı, Hafız, Yazar
Doğum:
Samsun, Türkiye, 1974
1974 yılında Samsun’da dünyaya geldi. İlkokuldan sonra hafızlık yaptı. 1994’te Samsun İmam Hatip Lisesi’nden 99’da Ondokuzmayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Okul yıllarında muhalled usulde İslamî ilimler okudu. 2002’de Diyanet İşleri Başkanlığı İstanbul Haseki Eğitim Merkezi’ni bitirdi. 2004 yılında OMÜ İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Anabilim Dalında “İslam Hukuku’nda Taklit” konulu teziyle yüksek lisans yaptı. Aynı fakültede “İslâm Hukuku’nda Örfün Hükümlere Etkisi” adlı tezini tamamlayarak doktor oldu. 1997 yılında Samsun’un Vezirköprü ilçesinde imam-hatip olarak memuriyet hayatına başladı. Diyanet İşleri Başkanlığında farklı kademelerde görev yaptı. 2007’de Samsun Aşıkkutlu Eğitim Merkezi’ne müdür olarak atandı. 1996 yılında Yedibeyza dergisini neşretti. 2005-2010 yılları arasında yayımlanan İnkişaf dergisinin Genel Yayın Yönetmenliğini yaptı. Milli Gazete ve Yeni Şafak’ta müstear isimle dizi ve düşünce yazıları yazdı. 2008’de Tv5’de "köprü" programını hazırlayıp sundu. Müstear isimlerle farklı türlerde çok sayıda yazı kaleme aldı. Aşıkkutlu Eğitim Merkezindeki görevinin yanısıra, kısa adı İFAM olan İlmi ve Fikri Araştırmalar Merkezi’nde tefsir, hadis, fıkıh, akâid, usûl, nahiv, mantık, kavâid ve makâsıd gibi temel ve yardımcı ilimler okutmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 195 okur beğendi.
  • 597 okur okudu.
  • 48 okur okuyor.
  • 499 okur okuyacak.
  • 11 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları