İhsan Şenocak

İhsan Şenocak

Yazar
8.7/10
322 Kişi
·
836
Okunma
·
259
Beğeni
·
3.200
Gösterim
Adı:
İhsan Şenocak
Unvan:
Türk İlahiyatçı, Hafız, Yazar
Doğum:
Samsun, Türkiye, 1974
1974 yılında Samsun’da dünyaya geldi. İlkokuldan sonra hafızlık yaptı. 1994’te Samsun İmam Hatip Lisesi’nden 99’da Ondokuzmayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Okul yıllarında muhalled usulde İslamî ilimler okudu. 2002’de Diyanet İşleri Başkanlığı İstanbul Haseki Eğitim Merkezi’ni bitirdi. 2004 yılında OMÜ İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Anabilim Dalında “İslam Hukuku’nda Taklit” konulu teziyle yüksek lisans yaptı. Aynı fakültede “İslâm Hukuku’nda Örfün Hükümlere Etkisi” adlı tezini tamamlayarak doktor oldu. 1997 yılında Samsun’un Vezirköprü ilçesinde imam-hatip olarak memuriyet hayatına başladı. Diyanet İşleri Başkanlığında farklı kademelerde görev yaptı. 2007’de Samsun Aşıkkutlu Eğitim Merkezi’ne müdür olarak atandı. 1996 yılında Yedibeyza dergisini neşretti. 2005-2010 yılları arasında yayımlanan İnkişaf dergisinin Genel Yayın Yönetmenliğini yaptı. Milli Gazete ve Yeni Şafak’ta müstear isimle dizi ve düşünce yazıları yazdı. 2008’de Tv5’de "köprü" programını hazırlayıp sundu. Müstear isimlerle farklı türlerde çok sayıda yazı kaleme aldı. Aşıkkutlu Eğitim Merkezindeki görevinin yanısıra, kısa adı İFAM olan İlmi ve Fikri Araştırmalar Merkezi’nde tefsir, hadis, fıkıh, akâid, usûl, nahiv, mantık, kavâid ve makâsıd gibi temel ve yardımcı ilimler okutmaktadır.
Ne gariptir ki bu ülkede yıllarca tesettürü yasaklayanlar, kendi iradesiyle kapanan kızların özgürlüğünün kısıtlanmasından bahsediyor.
Kur'an Müslümanları "Neden Sahâbe'nin rivayet ettiği Sünnet'i inkâr ediyor da, onların naklettiği Kur'an'ı alıyor? Onlar Kur'an-ı Kerim'i rivayet ederken güvenilir de, hadisleri naklederken mi -hâşâ- ihanet içerisindedirler?!
Kadının bedenini resmeden elbiseler gibi vücut yapısını gösteren kıyafetler giymesi de haramdır

-Allah Resûlü
İslam'a ve müslümanlara zarar veren fikirlerin her yerde kanserli bir hücre gibi yayılıp çoğaldığı bir zamanda bunlara karşı mücadele vermek aslında hepimizin görevidir. Fakat ne yazık ki birçoğumuz dünyalık sebeplerden dolayı geri planda kalıyoruz. İhsan Şenocak gibi insanlara ihtiyacımız var.

Kendisine geçen senelerde haberleri seyrederken rastladım. Haberde bir hocanın konuşmaları yer alıyordu. ''Kadınların okumasına karşı bir hoca'' gibi başlıklara sunulmuştu. Bende ''Ey iman edenler! Size bir fasık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın.'' ayetinin gereği olarak kısa bir araştırma yaptım ve aslında konuşmasının uzaktan yakından medyada yansıtıldığı gibi olmadığının farkına vardım. Eh bir de kitap yazdığını görünce ilerde mutlaka alıp okurum deyip konuyu kapamıştım. Okumak bugünlere nasipmiş.

Giriş faslını geçtikten sonra kitapla ilgili birkaç kelam etmeye başlayabilirim demektir. Genel olarak, kendilerine ''Biz Kur'an Müslümanıyız'' diyen fakat gerçek gayeleri ''Kur'an Düşmanlığı'' olan grupların fikirlerine cevap verilmiş.(Mustafa İslamoğlu ve Abdülaziz başta olmak üzere)

Sünneti kabul etmeyen fikirlere karşı Kur'an ayetleriyle yanıtlar veren güzel bir eser ortaya çıkmış. Yalnızca meal okumaları yapmanın yeteceği düşüncesine kapılan zihniyetlere cevap vermiş. Bu kitapta Peygamber efendimizin mucizelerini kabul etmeyen, Mescid-i Aksa'nın yerini değiştirme gayreti içerisinde olan, ayetleri bilinçli olarak tahrif etmeye çalışan güruhlara cevap veriliyor.

"Eğer Sünnet olmasaydı Kur'an'ın bir kısmı anlaşılmaz, namaz, zekat, hac dahil pek çok husus müminlerin ne olduğunu tam olarak idrak edemeyeceği emirler olarak kalır ve edaları imkansız olurdu."

''Sünnet'in Ümmet'i parçaladığını söyleyenler bugün bir ilmihal kitabı yazmaktan aciz oldukları gibi namazın kaç vakit olduğu noktasında dahi ittifak edememişlerdir. Bir kısmı namazın beş, diğeri dört, üç, başka bir grup da iki vakit olduğunu savunmaktadır.''

Yalnızca bir örnek verelim, sünneti reddedip bize Kur'an yeter diyenlere yani aslında Kur'an düşmanlarına, bakın Kur'an nasıl yanıt veriyor:

"Allah ve Rasûlü bir meselede hüküm verdiğinde, inanmış bir erkek ve kadın için o meseleyi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim Allah ve Rasûlü'ne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur." Ahzab, 33/36

Velhasıl, özellikle bilimle uğraşan insanların okumasını tavsiye ederim çünkü mutlaka bu tiplerden insanın karşısına çıkıyor belki onların hidayete ermesine de vesile olabilirsiniz.
Sevgiyle...
Her İslam`ın kızının başucu kitabı olması gerekir. Tek seferlik bir okuma değil, bir kaç kere okunmalı hatta sindire sindire okunmalı, Not alarak, altını çizerek...
Kadının gelmiş geçmiş hayatından bahsetmekte ve islamdan önce kadını toplumdaki yeri, nasıl davranıldıgı islamdan sonra toplumdaki yeri, nasıl davranıldığından bahsetmekte ilk zamanlar horgörülüp itilipkakılası daha sonra islamiyetin gelmesiyle kadın üzerine nasıl oyunların oynanıldıgını, islamın kadına verdigi görevlerden bahsetmekte. Okunabilir bir kitap okunmasını tavsiye ederim.
İslam’ın kızına adlı kitabı kesinlikle her kadının okuması gerekmektedir. Müslüman olsun olmasın, erkek olsun hanım bayan olsun. Bu kitap kadınlar üzerinde oynanan oyunları adeta bir tokat gibi okuyucunun yüzüne vurmaktadır. İslam öncesi ve sonrası değişik yerlerde kadına yüklenen sorumluluklara da değinen bu çalışmada şimdiye kadar doğru bildiğiniz bir fazla yanlışı da öğreneceksiniz. Bir fazla sefer İslam kullanılarak kadınlara neler sindirildi neler dayatıldı bunları da göreceğiz.

Hanım bayan gibi erkeğin onurunu da ancak sen koruyabilirsin. Çünkü iffet ve haya en kamil şeklini sende buldu. Tahammül de sende, sabır da. Sen o naîf bedeninde insanlığın yükünü omuzladın. Lakin kaldın, yoruldun, usandın fakat çaresizliğe, “Bundan daha ötesine tahammül edemem.” diyerek teslim olmadın. Yıkılan, açılan, savrulan kadınlara inat, “İffet yolu ölene kadar gider” diyerek “istikâmet” dersi verdin.
Ne Mevcut ki İslâm’dan uzaklaşma, dünyaya göre yaşama marazı seni de vurdu. Konuşmaktan lisanı usan, yazmaktan kalemi aşınan ümmet büyüklerinin çağrısını yinelemek istiyorum: “Sen, Rabbi’ne yürüyüşüne 81 gün kala, Arafat’ta ümmetiyle vedalaşan O Peygamber-i Ekber’in emanetisin! Sen, hanım bayan değil annesin!”
Uzaklaştığın yolu takip ederek, terk ettiğin Medeniyet’e dön. Hayata uydurulan İslâm’dan, İslâm’a göre tanzim edilen hayata gel. Su kabarıyor, Pesad yayılıyor. Örtü sadece adıyla kaldı, çıplaklık altın çağını yaşıyor.
Ümmet-i Muhammedi "uydurulan din" ve "indirilen din" yaftalarıyla parçalamalarına göz yummamak adına okunması gereken en mühim eserlerden denilebilir.
Tekrar tekrar okunması, altı çizilmesi ve her şeyden önce bir Kuran Müslümanıyla(kendilerini böyle tarif ediyorlar) nasıl konuşulması gerektiği en güzel şekilde anlatılmış.
Okuyalım, okutturalım!
Yalan yok yüzüme tokat gibi inen bir kitap oldu benim için. Mahcubiyetimi gizlemeyeceğim...Bunu nefsi bir savaş olarak açtım kendime.Ve düşünüyorum biz hangi gruba giriyoruz...İslamın kızına layık olabilecek miyiz..?
Allah’a ve O’nun yoluna adanmış kızlar, adayış ahlakına riayet ederlerse,
Hakk’a adanan Anadolu topraklarında bir daha küfür yobazları tesettürlerini çiğneyemeyecek,
umutlarına da kezzap dökemeyecektir.
Çünkü, tefekkürü gibi tesettürü de İslâm olan kızların müdafii bizzat Allah Azze ve Celle’dir.
* * *
Muallime ol, müderrise ol, doktor ol, ev hanımı ol!
Fakat bütün bunları annelik fıtratını yitirmeden ve mahremiyeti çiğnetmeden yap!
* * *
Kudüs’e Fatih olacak Selahaddin’in, İslam birliğini kuracak Yavuz Selim’in annesi sensin!
Senin üzerinden geleceğimizin yıkılmasına müsaade etme! Ümmet’in umudunu söndürme!
Bu kitabı okuyup da tesettüre girmeyen çok az insan vardır bence. Bir kadının tesettürü nasıl olmalıdır? sorusunun cevabı bu kitapta. İhsan hocam güzel bir üslupla yazmış kitabı, lakin bazı bölümlerde konu dışına çıkmış ve fazla ayrıntıya girmiş o kısımlara sabır edilebilirse kitap gayet akıcı ilerleyecektir. Okuyanlara kolay gelsin. Bu kitap tesettüre girmemize vesile olsun inşallah.
Necip Fazıl'ın Büyük Doğu'sunu biraz da olsun anlamak,anlayabilmekti amacım. Bunun için okumaya başladığım bu kitap iyi ki ehl-i sünnet bir hocanın ağzından,kalbinden,düşüncelerinden Büyük Doğu'yu tanıma fırsatı buldum dedirtti. Necip Fazıl'ın Büyük Doğu'sunu anlamak istiyorsanız buyrun efenim :)
Kadın gibi erkeğin onurunu da ancak sen koruyabilirsin. Çünkü iffet ve haya en kamil şeklini sende buldu. Tahammül de sende, sabır da. Sen o naîf bedeninde insanlığın yükünü omuzladın. Yalnız kaldın, yoruldun, usandın ama çaresizliğe, “Bundan daha ötesine tahammül edemem.” diyerek teslim olmadın. Yıkılan, açılan, savrulan kadınlara inat, “İffet yolu ölene kadar gider” diyerek “istikâmet” dersi verdin.
Ne var ki İslâm’dan uzaklaşma, dünyaya göre yaşama marazı seni de vurdu. Konuşmaktan lisanı usa-
n, yazmaktan kalemi aşınan ümmet büyüklerinin çağrısını yinelemek istiyorum: “Sen, Rabbi’ne yürüyüşüne 81 gün kala, Arafat’ta ümmetiyle vedalaşan O Peygamber-i Ekber’in emanetisin! Sen, kadın değil annesin!”
Uzaklaştığın yolu takip ederek, terk ettiğin Medeniyet’e dön. Hayata uydurulan İslâm’dan, İslâm’a göre tanzim edilen hayata gel. Su kabarıyor, Pesad yayılıyor. Örtü sadece adıyla kaldı, çıplaklık al-fın çağını yaşıyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
İhsan Şenocak
Unvan:
Türk İlahiyatçı, Hafız, Yazar
Doğum:
Samsun, Türkiye, 1974
1974 yılında Samsun’da dünyaya geldi. İlkokuldan sonra hafızlık yaptı. 1994’te Samsun İmam Hatip Lisesi’nden 99’da Ondokuzmayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Okul yıllarında muhalled usulde İslamî ilimler okudu. 2002’de Diyanet İşleri Başkanlığı İstanbul Haseki Eğitim Merkezi’ni bitirdi. 2004 yılında OMÜ İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Anabilim Dalında “İslam Hukuku’nda Taklit” konulu teziyle yüksek lisans yaptı. Aynı fakültede “İslâm Hukuku’nda Örfün Hükümlere Etkisi” adlı tezini tamamlayarak doktor oldu. 1997 yılında Samsun’un Vezirköprü ilçesinde imam-hatip olarak memuriyet hayatına başladı. Diyanet İşleri Başkanlığında farklı kademelerde görev yaptı. 2007’de Samsun Aşıkkutlu Eğitim Merkezi’ne müdür olarak atandı. 1996 yılında Yedibeyza dergisini neşretti. 2005-2010 yılları arasında yayımlanan İnkişaf dergisinin Genel Yayın Yönetmenliğini yaptı. Milli Gazete ve Yeni Şafak’ta müstear isimle dizi ve düşünce yazıları yazdı. 2008’de Tv5’de "köprü" programını hazırlayıp sundu. Müstear isimlerle farklı türlerde çok sayıda yazı kaleme aldı. Aşıkkutlu Eğitim Merkezindeki görevinin yanısıra, kısa adı İFAM olan İlmi ve Fikri Araştırmalar Merkezi’nde tefsir, hadis, fıkıh, akâid, usûl, nahiv, mantık, kavâid ve makâsıd gibi temel ve yardımcı ilimler okutmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 259 okur beğendi.
  • 836 okur okudu.
  • 60 okur okuyor.
  • 653 okur okuyacak.
  • 13 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları