Yazar
İhsan Şenocak

İhsan Şenocak

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
9.0
2.266 Kişi
7,7bin
Okunma
1.553
Beğeni
16,8bin
Gösterim
Unvan
Türk İlahiyatçı, Hafız, Yazar
Doğum
Samsun, Türkiye, 1974
Yaşamı
1974 yılında Samsun’da dünyaya geldi. İlkokuldan sonra hafızlık yaptı. 1994’te Samsun İmam Hatip Lisesi’nden 99’da Ondokuzmayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Okul yıllarında muhalled usulde İslamî ilimler okudu. 2002’de Diyanet İşleri Başkanlığı İstanbul Haseki Eğitim Merkezi’ni bitirdi. 2004 yılında OMÜ İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Anabilim Dalında “İslam Hukuku’nda Taklit” konulu teziyle yüksek lisans yaptı. Aynı fakültede “İslâm Hukuku’nda Örfün Hükümlere Etkisi” adlı tezini tamamlayarak doktor oldu. 1997 yılında Samsun’un Vezirköprü ilçesinde imam-hatip olarak memuriyet hayatına başladı. Diyanet İşleri Başkanlığında farklı kademelerde görev yaptı. 2007’de Samsun Aşıkkutlu Eğitim Merkezi’ne müdür olarak atandı. 1996 yılında Yedibeyza dergisini neşretti. 2005-2010 yılları arasında yayımlanan İnkişaf dergisinin Genel Yayın Yönetmenliğini yaptı. Milli Gazete ve Yeni Şafak’ta müstear isimle dizi ve düşünce yazıları yazdı. 2008’de Tv5’de "köprü" programını hazırlayıp sundu. Müstear isimlerle farklı türlerde çok sayıda yazı kaleme aldı. Aşıkkutlu Eğitim Merkezindeki görevinin yanısıra, kısa adı İFAM olan İlmi ve Fikri Araştırmalar Merkezi’nde tefsir, hadis, fıkıh, akâid, usûl, nahiv, mantık, kavâid ve makâsıd gibi temel ve yardımcı ilimler okutmaktadır.
S O N E R
İslam'ın Kızına'yı inceledi.
208 syf.
·
5 günde
·
10/10 puan
paylaşır mısınız lütfen..
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM Elhamdülillahi rabbil âlemin. Essaletu vesselemu alâ rasulilleh. Besmele, hamdele ve salveleden sonra, incelememize geçiyoruz inşallah. Öncelikle şunu söylemek istiyorum. Bu kitap Okuduğum en güzel kitaplardan biridir. Tabii ki her kitap güzeldir ama bu kitap ayrı bir güzeldir. Bu kitabı tavsiye ediyorum. KİMLERE TAVSİYE EDİYORUM? Ben, bu kitabı Ben bir Müslümanım, müslümanca giyinip, müslümanca yaşamayı öğrenmek istiyorum ya da kendimi daha da geliştirmek istiyorum diyen her müslüman kıza tavsiye ediyorum. KİTAP'TA KADIN'IN DEĞERİ NE SEVİYEDE? Bu soruya alıntılarla cevap vermek istiyorum. 1) huzura gelen bir adam, Allah Rasulü'ne (s.a.v) "sohbetine en layık olan kimdir? " Diye sorunca, efendimiz üç defa "annen" bir defa "baban" buyurdu. 2) "Allah resulü (s.a.v) Kim bu kız çocuklarıyla bir hususta imtihan edilir, onlara iyi davranırsa, kıyamet günü onlar, iyilik sahibiyle cehennem arasında perde olur. " buyurdu. 3) Allah Rasulü'nü (s.a.v) seven her çocuk cenneti annesinin ayağı altında aradı. 4) o annedir ve cennet onun ayakları altındadır. 5) medeniyeti ninni söyleyen anneler kurar. 6) ustada anne, mimar da annedir. Bu alıntılarla kitabın kadına ne kadar değer verdiğini görüyoruz. Daha birçok alıntı var bu konuda lakin çok da uzatmak istemiyorum incelemeyi. Size de okuyacak sayfa kalsın :) KİTAP'TA TESETTÜR NEDEN ÖNEMLİDİR? Alıntılar ile cevaplıyorum.. 1) "örtünmek konuşmak/düşünmek gibi insanı hayvandan ayıran bir fasıldır. " Burada çıplakça gezen kişiye hayvan denilmiyor. Nasıl ki (düşünebildiği halde) düşünmeyen, düşünme konusunda hayvandan farksız ise. Konuşmak varken Konuşmak yerine kavgayı seçen konuşma konusunda (faslında) hayvanla eş değer ise bu da bir "fasıl" benzetmesidir. Çünkü hayvanlar çıplak gezer. Bir erkek ya da kadın da çıplak gezerse giyinme konusunda eşit olurlar. (Komple değil sadece giyiniş faslında benzetme vardır. Neden böyle dedim çünkü ileri ki sayfada konuyu açıklığa kavuşturan bir satırda şöyle yazıyor; insanla hayvan arasındaki (örtünme farkını)...... Burada Bizim için önemli olan fasıl olan örtünme kelimsedir. Çıplakça gezeni direkt hayvana benzetseydi söyle derdi; insanla hayvan arasındaki farkı.....ama "örtünme" kelimesini de kullanarak giyiniş'te bir teşbih(benzetme) yaptığı açıktır. Bu konuyu da uzatma sebebim attığım alıntıya, reddiye verdiğim düşünce ile yaklaşıldı yorumlarda... Bir hadisle iktifa ediyorum. (kim bir kavme benzerse o da ondandır.( Ebû Dâvud, Libâs, 4/4031) Kimlere benzediğimize dikkat etmeliyiz. 2) kadına güvenilmediğinden dolayı değil, mücevher gibi önemli olduğundan örtünmesi emredildi. Eğer örtünme güvenmeme üzerine imtina etseydi, erkeklere de kadın gibi tesettür emredilir ve kadının da bütünüyle erkeğe bakması yasaklanırdı. 3) Tesettür, makam odalarının özel kalemi gibidir. Kadını, ulaşılmaz kılar. 4) (Tesettür) erkekle arasına protokol koyar. 5) Kalemin, makama doğrudan girmeye mâni olması gibi, örtüde erkeğe "dur! Bu İslam'ın kızıdır onunla destursuz konuşulmaz. "der. 6) kadın'ın dış kıyafetinin dar ve şeffaf olması haramdır. Uzatmamak için iktifa ediyorum. Ezcümle; "Kur'an'ı kapat, kadınları aç" gibi zihniyetlere bu kitap "dur!" diyor. KADIN'IN TESETTÜRÜ NASIL OLMALI? Yazarın videosuyla cevap vermek istiyorum. (Çok güzel mutlaka izleyiniz) youtu.be/HUzHzVR_xkA youtu.be/sGaACKLBZsg "KİTABIN KARŞI ÇIKTIĞI CÜMLELER VB." : Alıntılarla devam.. 1) kilise'ye göre kadın; bir şeytan fitneye düşüren bir silahtı. 2) kilise, evliliği uzak durulması gereken toplumsal bir leke olarak gördü. Ona göre bekar Allah (c.c) katında evliden daha makbuldü. 3) "Kur'an'ı kapat, kadınları aç." 4) "Kur'an'ı da aç, kadınları da aç." 5) "açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır. " Bu ve benzeri cümlelere karşıyız islam ümmeti olarak. BU KİTAP KADININ OKUMASINA KARŞI MI ? Tabii ki de hayır! Karşı değil. Alıntıyla cevap verelim inşallah. 1) okuluna da git; derse Allah resülünün babası- Hâşâ- zinakardı........ alıntı devam ediyor. Yani, cevabını ver böyle "sapık zihniyetlere" manasına geliyor devamı. Bizim için bu alıntı da önemli olan (okuluna da git) cümlesidir. Okula karşı olmadığı açıktır uzatmaya gerek yok fazla. Okumaya karşı değil ama hayâ, edep ve tesettür şartlarıyla okumalıdır. İlgili olanlar ihsan ŞENOCAK hocanın bu konudaki videolarına da göz atabilir. youtu.be/RrdmQbSq6Z4 youtu.be/kvwmFenoMQ8 ..... Ben de tavsiyede bulunayım :) Ey İslam'ın kızı! Sana "tesettüre bürün" diyenden korkma, sana "açıl, saçıl" diyenden kork. Senin açılmana ses çıkarmayan, açılmandan yanadır demek, bu kişilerden korunmalısın. Ey İslam'ın kızı sen, islam indinde, çok değerli (mücevher) birisin ki, islam sana tesettürü emrediyor. Tesettür senin güzelliklerini saklar. En değerli şeyler, en saklı şeyler değil midir zaten? Bir altın madenî düşün, bul bulabilirsen... Değersiz olanlar göz önünde olur. En basit Markette satılan bir ürün düşün, bu ürün bir içecek olsun farzedelim. Şişe mi değerlidir içinde sakladığı mı? Tabii ki de sakladığı içindeki kullanılır, şişe atılır. Şunu bil ki! En değerli şey en saklanan şeydir. Şayet örtünmek (tesettür) kötü bir şey, açılmak saçılmak iyi bir şey olsaydı, yasaklı meyveyi yediklerinde, ceza olarak hz.Adem ve hz. Havva çıplak bırakılmaz aksine iyicene tesettüre büründürülürlerdi. Ve kitapta en beğendiğim cümlelerden biriyle sonlandırmak istiyorum incelememi; -"Kavâidune ilel-ebed seyyidune muhammed" -Bizim liderimiz ebediyen Hz. muhammed'dir(s.a.v.) Vesselam...
İslam'ın Kızına
8.8/10
· 2.424 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
25
583
Atiye
İslam'ın Kızına'yı inceledi.
208 syf.
·
2 günde
·
1/10 puan
İSLAM KIZINA HARAM TEKLİF HAA! ° Çalışan kadın yuvasını dağıtıyor. ° Ben zaten kadın erkek eşitliğine inanmıyorum. ° Kızlarına sahip çıksalarmış. ° Medya olayları abartıyor. Kadına yönelik şiddet algıda seçicilik. ° Kadınlar iş aradığı için işsizlik yüksek. ° Kızlar okuyunca erkekler evlenecek kız bulamıyor. ° Kız mıdır kadın mıdır bilemem. ° Her çalışan kadın, gözü doymamış erkek demektir. Bir kadın çalışmayı tercih ederek fuhuşa hazırlık yapmış olur. ° Kadınsa o da iffetli olacak. Mahrem namahrem bilecek. Herkesin içerisinde kahkaha atmayacak, bütün hareketlerinde cazibedar olmayacak. ( :DD ) ° Kadının fıtratında erkeğe köle olmak var. Hatırladınız mı bu sözleri? Hepsi olmasa da birkaçını duymuşsunuzdur mutlaka. Peki kadına olan nefretle ilgili bu sözlerin dayanağı nedir? Bu sözleri, tepki çekebileceklerini hiç düşünmeden, bu kadar rahat kurabilecek özgüveni nereden buluyorlar dersiniz? Gelin birlikte inceleyelim. Yazar kitapta, Müslüman bir kadının nasıl olması gerektiğiyle ilgili söylemlerde bulunuyor: 1) Kadının tek kutsal vazifesi anneliktir. Kadını kadın yapan şey anne olmasıdır. Her müslüman kadın ya anne adayıdır ya da annedir. Çocuğuna bakmak, onu İslami usullere göre yetiştirmek, bunları yaparken de ev işleriyle ilgilenmek onun asıl görevidir. 2) Müslüman bir kadının öyle "evde canım sıkıldı, gidip biraz dolaşayım, kafam dağılsın, o kadar işle uğraşıyorum kendime vakit ayırayım" gibi bir adeti yoktur, olamaz. Yaşamının ana merkezi evidir. Zorunlu olmadıkça çıkmamalıdır. #79434151 3) Kadınlar anne olmayı büyük bir nimet olarak görmeli. Çocuklarını kimseye emanet etmemeli. E bunun için de çalışmamaları lazım. [Çalışmak da neymiş, evde çalışıyor ya işte. Hem kadın naiftir, dışarı hayatı onu ezer geçer.] Evinde oturup, evinin kadını çocuklarının anası olacak. Onun asıl işi "nesil yetiştirmek"! [Kendini yetiştiremeyen biri nasıl nesil yetiştirebilir o da meçhul tabi!] #79421033 4) Ağlarken dahi sesini namahrem duymamalı. Erkek bu, tahrik olur falan nemelazım, sonra al başına belayı. Erkektir, arzularına söz geçiremez. O yüzden müslüman kadın nefes alırken bile işveli olmamalı. Ha mümkünse nefes de almasın, en makbulü odur. "Sesini nâmahrem duymasın diye ağlarken dahi sessiz ağlayan kadınların yerinde; sokakta, okulda mini etekle vücudunu teşhir eden ve bu teşhirle sanki, “Ey sokaklar, şahit olun ki her erkeğin bana bakma hakkı mahfuzdur.” diyen zavallılar var." 5) Müslüman bir kadının ismini, öyle sokaktan geçen bir erkek ağzına alamaz. "Sokakta biri bana kızımın adını sorsa onu vururum." diyen baba haklıdır. Müslüman kadın kendi ismini öyle herkesin ağzına sakız etmemeli. #79435695 6) Müslüman kadın, eşine karşı bir özgürlük yarışına girmemeli. Kocasıyla boy ölçüşmemeli. Erkeklerle eşit değiller ki bir kere. Hiç elmayla armut yarışır mıymış? Haddini bilip vazifesiyle uğraşmalı. Sonra psikolojiniz bozuluyor, üzülüyoruz caanım kadınlarımızz :) #79443329 #79460199 7) Müslüman kadın; insanlığa yardım etmek, sorunları çözmek için öyle sokaklara, caddelere koşmamalı. Oturmalı oturduğu yerde. Ondan yardım isteyen kim ki? Kendince boş uğraşlar bulmasın. Hem ne demiştik: "Evinin kadını, çocuklarının anası olmalı." #79464619 8) Müslüman kadın, çocuklarına masal anlatıp ninni söyleyebilecek nitelikte olmalı. Kendi kız çocuklarına da bu niteliği aşılamalı ki ilerde "asıl görevi" olan çocuk bakma, nesil yetiştirme işini hakkıyla yerine getirebilsin. Ya da yetiştireceği nesilleri böyle "uyutabilsin" mi demeliydim? #79469051 9) Müslüman kadın örtünmeyi de bilmelidir. Baskılamak amacıyla değil tabi ki canım; erkekler kendilerine engel olamazlar ya hani, tahrik olurlar falan. Amacımız seni korumak. Hem sen çok değerlisin. Değerli şeyler de gizlenir, saklanır. Sen de değerli bir eşya, ah pardon dil sürçmesi, değerli bir insan olduğun için saklamak istiyoruz seni. Bunlar hep senin iyiliğin için. Güvenmediğimizden de değil; biz sana güveniyoruz da çevreye güvenmiyoruz :) #79418151 #79433636 #79486790 #79526102 10) Müslüman kadın öyle çok da konuşmamalıdır. Anlatacaklarını iki cümleyle özetlemelidir hemen. Neden mi? E çünkü anlattıklarını dinleyenler, söylediklerine değil ses tonuna hayran olurlar. Bak görüyor musun yine kapı erkeklerin tahrik olmasına açılıyor. Hep mağdur ediyorsunuz şu erkekleri. Neyse velhasılı kelam, çok konuşmayın, dırdır etmeyin. "Senin Şeriat sınırlarını zorlayan o konuşmaların, kim bilir hangi erkeği evinden koparacak, hangi yuvayı dağıtacak? Üç cümleyle ifade edilecek meselede neden derin derin tahliller yapar, soluksuz konuşmalar îrad edersin? Bil ki; muhatapların muhtevaya değil, sana ve ses tonuna meftun. Çünkü bütün erkekler bir kadını, kadını dinlediği gibi dinler. O bakışta ya da dinleyişte ne muhteva, ne vizyon ne de misyon bir mana ifade eder." 11) Müslüman bildiklerini ve yaptıklarını, başkalarına da dayatmayı bilmelidir. Evlendin, yuva kurdun, çocukların oldu, büyütüyorsun, ev işleriyle ilgileniyorsun vs. Ee bitti mi görevin? Tabi ki hayır. Etrafında nerde bekar bir kadın görsen "Ee evlenmeyi düşünmüyor musun? Evde mi kalacaksın? Bak kaç yaşına geldin, sana da bulalım hayırlı bir kısmet. Aa istemem deme, bak ben ne kadar mutluyum, sen de evlen kesinlikle." diyip rahatsız edeceksin. Evlilikte mutlu olmayabilirsin ama konumuz o değil şimdi. Sağda solda kendi istekleriyle sevgili edineceklerine ya da tek başlarına kalacaklarına, evlendirmelisin ki yeni küçük mücahitler yetiştirilebilsin. Dünya düzeni mükemmel, herkes çok iyi, çok rahat, uçuyoruz; daha çok çocuk olsun ki "mutlu küçük yuvacıklar" oluşabilsin. "Onlar da evlenmeli, onlar da eş olmalı, onlar da çocuk büyütmeli. Bunu siz yapacak, onları siz ikna edeceksiniz. O kadınların yüreklerine haya mayasını vurabilirseniz, şehvet pazarı boşalacak, evlilik müessesesi canlanacak. Himmet ediniz, evlenememiş kızlara da yuva kurma kapısını açınız. Eğer bugün pek çok evde evlenemeyen kız varsa bunun baş mesulü evlilik müessesini yıkan ünlü, ün-süz kadınlardır. Kadınlar zayıflattı evliliği... Onlar sebep oldu iffetli kızların evde kalmasına." Daha fazla devam edemeyeceğim sanırım :) Şimdi en başta verilen isimsiz sözlere geri dönecek olursak, o sözler ile yukardaki maddeleri karşılaştırdığınızda benzerlik görüyor musunuz? Ben de görüyorum. Bu sözler temelini dinden alıyor. Belki en başta okuduğunuz sözlere karşı çıktınız, tepki gösterdiniz. Ama ya bu sözleri inandığınız din de destekliyorsa? Yine karşı çıkabilecek misiniz? Kadın duygusaldır, naiftir diye eve tıkıp kocasının malı haline getiriyorlar. Mecliste birbirlerine tekme tokat giren erkek vekiller duygularıyla değil de mantıklarıyla mı hareket etmiş oluyorlar? Yoksa konunun duygusallıkla ilgisi olmayıp, kendini yetiştirmekle mi ilgisi var? Kadın güzeldir, ilgi çekicidir, cezbedicidir diye güya koruma amaçlı örtülere bürüyorlar. Tacizden, tecavüzden korumak, rahatsız edici bakışları engellemek gibi sebepler sıralıyorlar. Akılları cinsellikten başka bir şeye çalışmayanları korumak, açık bir kadını taciz veya tecavüz ettiklerinde de kendilerince meşru gösterecek bir sebep yaratmaktan başka bir şey değil bu. Üstelik bu durum sadece kadına karşı yapılan bir hakaret değil, erkeğe de hakarettir. Erkeği uçkur düşkünü, potansiyel tacizci ve tecavüzcü göstermektir. ( örn: "Naber" ) Düşününce kim kabul edebilir bu ithamları? Son olarak şu iğrenç alıntıyla da incelemeyi bitirmek istiyorum. Kirli düşüncelerin bir paragrafa dökülmüş hali: #79478735
İslam'ın Kızına
8.8/10
· 2.424 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
30
191
Şeyma
İslam'ın Kızına'yı inceledi.
208 syf.
·
6 günde
Sohbetleriyle bilgimize bilgi katarak bizi etkileyen İhsan Şenocak hocanın sohbet tadında bu kitabını hepinize tavsiye ediyorum ben çok beğenerek okudum. Özellikle kızlara itafen yazmış olsa da çocuk yetiştiren annelerin de kesinlikle okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Sohbet tadında hoş, güzel ve bilgilendirici bir kitap hepinize tavsiye ediyorum. İyi okumalar dilerim.
İslam'ın Kızına
8.8/10
· 2.424 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
28
ebrar
İslam'ın Kızına'yı inceledi.
208 syf.
·
Puan vermedi
Aslında bu kitabı 3 yıl önce okumuş, pek beğenmeyerek rafa kaldırmıştım. İhsan Şenocak ününü bildiğimden dolayı da, bazı şeyleri yanlış anlayacak veya anlayamayacak kadar küçük olduğumu düşünmüştüm. Günümüzde birçok insanın düştüğü hataya düşmüştüm yani. Hangi hata? 'Hocadan iyi mi bileceğim canım, vardır bir bildiği.' hatası. Günümüzde birçok hata, İslam'ın birçok temsilcisi tarafından yayılır. Bu şahıslar genelde hocalar olur. Hatta çok duyduğum bir söz söyleyeyim size: "İslam'ın en büyük savaşı hocalarladır." Elbette hocalara ihtiyacımız var ama rica ederim, hiçbir hocayı hata yapmaz olarak görmeyin ve putlaştırmayın. Zira ne demiştir Büyük Üstad "İnsanda yok ise edep, neylesin medrese, mektep! Okusa alim olsa yine merkep, yine merkep!" Lafım İhsan Şenocak'a değil direkt olarak. Yeri geldiği için söylemek istedim. İhsan Şenocak ise hiç sohbetlerini dinlemediğim, görüşlerini bilmediğim bir şahıstır. Bu kitabı da bir arkadaşım sayesinde hatırladım. Kitabın incelemelerine baktığımda ise ya tamamiyle arşa çıkartılmış bir İhsan Hoca tablosu yahut İslam ve İhsan Şenocak'ın yerlerin dibine sokulduğu incelemeler okudum. Kendimi layık gördüğümden değil ama bu konuda sessiz kalmaya içim el vermediğinden inceleme yazmak istedim. İslam'da kadın nerededir? Bu kitapta kadın nereye koyulmuştur? Başlayalım bakalım... Öncelikle, bu kitabın en büyük sorunu ya İhsan Şenocak'ın kendini yanlış ifade etmesi yada görüşlerinin yanlışlığıyla ilgili. Eğer yanlış bir ifade biçimi kullandıysa kendi okuyucu kitlesinin bile bölünmesine sebebiyet vermiş. Çünkü okurken karşılaştığım İhsan Şenocak kitlesi, aynı konuya dair, birbirinden çok farklı görüşlere sahip olan kişilerdi. Mesela kadınların okuması konusunda kitapta gördüğüm birkaç alıntıda, ben, kadınların okumaması gerektiğini savunuyor diye düşündüm. Bununla ilgili bir hanımefendi; İhsan Şenocak'ın kadınların okumasına karşı olmadığını, iffetiyle gidip geldiği takdirde desteklediğini savunurken bir başka hanımefendi Kuran'da kadınların okumasının emredilmediğini, İhsan Şenocak'ın görüşünde bir sorun olmadığını iddia etti. (Ayrı bir kaos) Hangisi doğrudur bilemem, söylediğim gibi, ben bir İhsan Şenocak okuyucusu değilim...Eğer ki diğer yönden bir yanlışlık varsa, zaten doğrusunu elimden geldiğince yazmaya çalışacağım. Kur'an'da ilk inen ayet 'Oku' dur ve bu ayette kadın veya erkek zamiri yoktur. Emir kipiyle gelmiştir. Erkekler okusun, kadınlar okusun değil. Oku! Şimdi hangi hadsiz çıkıp da kadınlar okumasın diyebilir? "Güçlü bir mümin, zayıf bir müminden daha hayırlıdır. Elbette her müminde hayır vardır." (Müslim,Kader, 4.) Bu hadiste tam olarak 'erkek' kelimesinin geçtiği yer neresi? İşin İslam boyutunda ise şu bakış açısı girer devreye: İffetiyle gidip gelen, hakkıyla okuyan kadına, okumak yaraşır. Bu konuda kitabın en ağrıma giden kısmı, bir şeyleri sürekli yarıda kesmesiydi. Alıntılarda birçok defa bahsettim bundan. Kadının girdiği erkek-kız ortamlarında ne gibi felaketler olabileceğinden ballandıra ballandıra bahsederken 'iffetli kadın'ın bundan sorumlu olmadığını hiçbir cümlesinde okumadım. İslam'ın kızına yazdığı bir kitapta bunu yazmaması yapılabilecek en büyük hatadır. Bu yüzden, bu kitap benim gözümde, kadına 'okuma' demeden, okumamayı aşılayan bir kitaptır. (örnek olarak: #131109708 #131108315) Okumak, konusundan bağlantılı olarak bir de ilim konusuna değinmek istiyorum. İhsan Şenocak, ilim konusunda, kadını gayet açık bir şekilde aşağılamıştır. Kadınların erkeklere yoldaş olduğunu, Allah'a yakınlıkta hepsinin aynı, erkeğe eş olmada(!) ise hep aynı konumda olduğunu söylemiştir. (#130913529 #130915172) Şimdi kime gelip bana 'aiyh erkekler için de aynı durum geçerli İhsan hoca böyle böyle' demesin. İslamın kızına yazdığı bir kitapta, eğer söylediğiniz gibi düşünüyorsa, söylediğiniz gibi yazmak zorunda. Eğer ilim konusunda kim erkekleri daha üstün görüyorsa sahabelerin soru sormaya geldiği Hz. Aişe'yi hatırlasın. Bir diğer konu, kadınların nihai amacının yuva kurmak ve annelik olduğunu savunması. (#131110088) Alıntının altında da yazmıştım diye hatırlıyorum ama tekrar edeyim. Bir kadının değil, bir müslümanın nihai amacı; ilimdir, Allah rızası, Allah ile birliktir. Bir kadının 'iyi anne' olmak için okuması ise safsatadır. (#131012497) Kendim adına konuşacak olursam, ben hem İslam'a hem ülkeme hem kendime yararlı olmak için okuyorum. Ben müslümanlara katkım olsun diye okuyorum. Eğer sizler evinizde oturarak zulümler için, vatanınız için daha verimli olduğunuzu düşünüyorsanız öyle yapın. Buna karışamam. Son olarak, tesettür. #131123112 #130921988 #131025925 Alıntıların altında sürekli kendi görüşümü yazdım zaten. İslam'da tesettür, çarşaf değildir. İslam'da tesettür, hatları belli etmeyen dış kıyafet ve omuzları örtecek şekilde başörtüsüdür. İslam'ın tesettür rengi siyah değildir; İslam'ın tesettür rengi dikkat çekmeyen renktir. Okuduğunuz için teşekkür ederim, umarım bir nebze olsun katkım olmuştur.
İslam'ın Kızına
8.8/10
· 2.424 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
21