İhsan Şenocak

İhsan Şenocak

Yazar
8.8/10
1.255 Kişi
·
3.955
Okunma
·
934
Beğeni
·
10430
Gösterim
Adı:
İhsan Şenocak
Unvan:
Türk İlahiyatçı, Hafız, Yazar
Doğum:
Samsun, Türkiye, 1974
1974 yılında Samsun’da dünyaya geldi. İlkokuldan sonra hafızlık yaptı. 1994’te Samsun İmam Hatip Lisesi’nden 99’da Ondokuzmayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Okul yıllarında muhalled usulde İslamî ilimler okudu. 2002’de Diyanet İşleri Başkanlığı İstanbul Haseki Eğitim Merkezi’ni bitirdi. 2004 yılında OMÜ İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Anabilim Dalında “İslam Hukuku’nda Taklit” konulu teziyle yüksek lisans yaptı. Aynı fakültede “İslâm Hukuku’nda Örfün Hükümlere Etkisi” adlı tezini tamamlayarak doktor oldu. 1997 yılında Samsun’un Vezirköprü ilçesinde imam-hatip olarak memuriyet hayatına başladı. Diyanet İşleri Başkanlığında farklı kademelerde görev yaptı. 2007’de Samsun Aşıkkutlu Eğitim Merkezi’ne müdür olarak atandı. 1996 yılında Yedibeyza dergisini neşretti. 2005-2010 yılları arasında yayımlanan İnkişaf dergisinin Genel Yayın Yönetmenliğini yaptı. Milli Gazete ve Yeni Şafak’ta müstear isimle dizi ve düşünce yazıları yazdı. 2008’de Tv5’de "köprü" programını hazırlayıp sundu. Müstear isimlerle farklı türlerde çok sayıda yazı kaleme aldı. Aşıkkutlu Eğitim Merkezindeki görevinin yanısıra, kısa adı İFAM olan İlmi ve Fikri Araştırmalar Merkezi’nde tefsir, hadis, fıkıh, akâid, usûl, nahiv, mantık, kavâid ve makâsıd gibi temel ve yardımcı ilimler okutmaktadır.
Allah Rasûlü’nün gençlik yıllarına tekabül eden bir tarihte Fransa, bir kongrede kadının insan olup olmadığını tartıştı.
İhsan Şenocak
Sayfa 19 - Hüküm Kitap
Ya rabbi! Yürekleri Aişe , bakışları Fatıma gibi olan ümmetin kızlarına, Hz. Hatice’nin cesaret, şuur ve metanetini ver, mahremiyet anlayışlarına da kadın sahabelerin mührünü vur ki modacıların ağlarından kurtulsunlar, onlara göre değil Kur’an’a göre giyinsinler.
İhsan Şenocak
Sayfa 62 - Hüküm kitap
Allah Azze ve Celle'yi sevmek, Efendimiz'e ﷺ ittibaya bağlı olduğundan; her sahabi, çocuğuna Kur'an-ı Kerim gibi Allah Rasulü'nün ﷺ hayatını da öğretti. Namazda, oruçta, cihatta, yürüyüşte, oturuşta, kalkışta, hasılı her oluşta ver her erişte O'na ﷺ ittiba esas alındı
Çünkü İslam'a göre bir Müslüman, ancak O'na ﷺ ittiba ettiği kıymette Allah'a itaat etmiş kabul edilir.
Sahâbe, Allah resûlü’nün sav davetine icabet eden, ondan öğrendiği kuranı Kerim’i ve sünnet-i seniyye ile hayatini değiştiren, bunları başkalarına tebliğ etmeyi vazife telakki eden, bu noktada her nev’i meşakkate göğüs geren kuşağın adıdır.
208 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
Okurken istemsizce İhsan Hocanın sesini duyar gibi hissettiğim yer çok oldu. Yaptığım inceleme sizi de teşvik etmeyecekse bikaç luzümsüz lakırtıdan başka birşey olmuş olmaz.

İslam'ın Kızına.. Ne zarif bir isim değil mi?
Acaba biz de İslam'ın Kızına kısmına girebiliyor muyuz? İSLAM'ın kızı mıyız? Yoksa modanın kızı mı? Avrupanın kızı mı? Gösterişin kızı mı?.

Eğer Ramazan ayı gelmiş olmasaydı benim hala ertelemiş olacağım bir kitap olacaktı. (Ramazanı böyle güzel bir kitapla değerlendirmek istedim.) Ve ben erteleyenlere şunu tavsiye ediyorum. Ne yapın, ne edin. Yarına bırakmayın. "Okuyun" çünkü ben yarına bırakarak, yaklaşık 2 sene geçirdim..

"Özgürlük" diyorlar.? Özgürlükten bahseden insanlara bakalım. Özgürlükten bahsedenlere bakın. Bakın ve görün. Hepsi sanki bir yarışmanın esiri. Hepsi paranın esiri, kocanın eline bakma görüşünün esiri, hepsi kariyer kazanmak için yarışta. Bu özgürlük değildir. Asla kabul edemem. İslam kabul etmez !

Özgürlük ; kadını sadece cinsel meta olarak kullanan cahillerden kurtaran Hazreti Muhammed Aleyhisselam'ın Rabbi, bizim Rabbimizin emrettiği her şeye, 'Rabbim! Sendendir. Sendense başım gözüm üstünedir' diyebilmektir.

Özgürlük ; Allah neyden nehyetmişse onun bizim zararımıza olduğunu görmektir.

Rabbimiz gönül gözlerimizi açsın vesselam. 7'den 70e herkese tavsiye ettiğim bir kitap. Ertelemeyin, vazgeçersiniz..

Hayırlı İftarlar...
208 syf.
·Puan vermedi
Her İslam`ın kızının başucu kitabı olması gerekir. Tek seferlik bir okuma değil, bir kaç kere okunmalı hatta sindire sindire okunmalı, Not alarak, altını çizerek...
hiç.
hiç. Bin Yıldır Düşmeyen Cephemiz Doğu Türkistan'ı inceledi.
128 syf.
·10/10
“Kardeşlerim! Siz sükûtî bir destan yazıyorsunuz. Sessiz ve derinden... Gazze’de bir kardeşim şehit olsa akşam ajanslara düşer; Facebook’ta, Twitter’da görürsünüz. Ama Doğu Türkistan zindanlarında günde bazen on, bazen yüz Müslüman kardeşimiz şehit olur, hanım kardeşlerimiz tecavüze uğrar lakin siz onların sesini dünyaya duyuramazsınız. Dünya kör, dünya sağır, dünya dilsiz... Ama unutmayın Hz.İbrahim’i saran ateşe “yakma” emrini veren Rabbimiz, o kurşunları da durdurmaya kadirdir. “
208 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
İslâm' ın kızının nasıl olması gerektiği bu kadar güzel anlatılamazdı.
İhsan hocamızdan Allah razı olsun, özellikle günümüzdeki yaşanan Şeriatçı, gerici diyenlere çok güzel cevap veriyor kitabında.
❝ Hayvandan daha aşağı hayatı yaşamanın adı
" Çağdaşlık" oldu ! ❞ S.135

❝Tesettür makam odalarının özel kalemi gibidir
Kadını ulaşılmaz kılar.❞
Sözleri kitapta geçen en beğendiğim sözlerdi.

Ayrıca 168-169-170-171. Sayfalarda zikredilen zulüm gören Suriyeli 3 kadının yaşadığı hayat içler acısıydı. Bu sayfaları okurken gözlerim doldu..

❝ Suzan, Suzaaaan, Suzaaaaan !❞ diye çocuğuna seslenen annenin sesi hâlâ manende olsa kulaklarımda...
Dünya' da neden hep Müslüman kanı akıyor..? Bunun cevabını size bırakıyorum..
Suriye, Filistin, Libya, Keşmir vs vs, neden hep Müslüman ülkeler ..?
Mutlaka okumanızı tavsiye ederim.
Selâm ve Duâ ile..
240 syf.
·8/10
İslam'a ve müslümanlara zarar veren fikirlerin her yerde kanserli bir hücre gibi yayılıp çoğaldığı bir zamanda bunlara karşı mücadele vermek aslında hepimizin görevidir. Fakat ne yazık ki birçoğumuz dünyalık sebeplerden dolayı geri planda kalıyoruz. İhsan Şenocak gibi insanlara ihtiyacımız var.

Kendisine geçen senelerde haberleri seyrederken rastladım. Haberde bir hocanın konuşmaları yer alıyordu. ''Kadınların okumasına karşı bir hoca'' gibi başlıklara sunulmuştu. Bende ''Ey iman edenler! Size bir fasık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın.'' ayetinin gereği olarak kısa bir araştırma yaptım ve aslında konuşmasının uzaktan yakından medyada yansıtıldığı gibi olmadığının farkına vardım. Eh bir de kitap yazdığını görünce ilerde mutlaka alıp okurum deyip konuyu kapamıştım. Okumak bugünlere nasipmiş.

Giriş faslını geçtikten sonra kitapla ilgili birkaç kelam etmeye başlayabilirim demektir. Genel olarak, kendilerine ''Biz Kur'an Müslümanıyız'' diyen fakat gerçek gayeleri ''Kur'an Düşmanlığı'' olan grupların fikirlerine cevap verilmiş.(Mustafa İslamoğlu ve Abdülaziz başta olmak üzere)

Sünneti kabul etmeyen fikirlere karşı Kur'an ayetleriyle yanıtlar veren güzel bir eser ortaya çıkmış. Yalnızca meal okumaları yapmanın yeteceği düşüncesine kapılan zihniyetlere cevap vermiş. Bu kitapta Peygamber efendimizin mucizelerini kabul etmeyen, Mescid-i Aksa'nın yerini değiştirme gayreti içerisinde olan, ayetleri bilinçli olarak tahrif etmeye çalışan güruhlara cevap veriliyor.

"Eğer Sünnet olmasaydı Kur'an'ın bir kısmı anlaşılmaz, namaz, zekat, hac dahil pek çok husus müminlerin ne olduğunu tam olarak idrak edemeyeceği emirler olarak kalır ve edaları imkansız olurdu."

''Sünnet'in Ümmet'i parçaladığını söyleyenler bugün bir ilmihal kitabı yazmaktan aciz oldukları gibi namazın kaç vakit olduğu noktasında dahi ittifak edememişlerdir. Bir kısmı namazın beş, diğeri dört, üç, başka bir grup da iki vakit olduğunu savunmaktadır.''

Yalnızca bir örnek verelim, sünneti reddedip bize Kur'an yeter diyenlere yani aslında Kur'an düşmanlarına, bakın Kur'an nasıl yanıt veriyor:

"Allah ve Rasûlü bir meselede hüküm verdiğinde, inanmış bir erkek ve kadın için o meseleyi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim Allah ve Rasûlü'ne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur." Ahzab, 33/36

Velhasıl, özellikle bilimle uğraşan insanların okumasını tavsiye ederim çünkü mutlaka bu tiplerden insanın karşısına çıkıyor belki onların hidayete ermesine de vesile olabilirsiniz.
Sevgiyle...
240 syf.
Ümmet-i Muhammedi "uydurulan din" ve "indirilen din" yaftalarıyla parçalamalarına göz yummamak adına okunması gereken en mühim eserlerden denilebilir.
Tekrar tekrar okunması, altı çizilmesi ve her şeyden önce bir Kuran Müslümanıyla(kendilerini böyle tarif ediyorlar) nasıl konuşulması gerektiği en güzel şekilde anlatılmış.
Okuyalım, okutturalım!
208 syf.
Yalan yok yüzüme tokat gibi inen bir kitap oldu benim için. Mahcubiyetimi gizlemeyeceğim...Bunu nefsi bir savaş olarak açtım kendime.Ve düşünüyorum biz hangi gruba giriyoruz...İslamın kızına layık olabilecek miyiz..?
208 syf.
·2 günde·5/10
Kadının gelmiş geçmiş hayatından bahsetmekte ve islamdan önce kadını toplumdaki yeri, nasıl davranıldıgı islamdan sonra toplumdaki yeri, nasıl davranıldığından bahsetmekte ilk zamanlar horgörülüp itilipkakılası daha sonra islamiyetin gelmesiyle kadın üzerine nasıl oyunların oynanıldıgını, islamın kadına verdigi görevlerden bahsetmekte. Okunabilir bir kitap okunmasını tavsiye ederim.
208 syf.
·3 günde
Evet, bir kitabımın daha sonuna geldim. Beğendim mi? Tartışılır...
Bir Nureddin Yıldız tadı bekledim kitaptan sürekli nedense. Ama İslam'ın Kızı'na haykırmaktansa sevgili Şenocak sürekli bir Batı hegomanyasına laf söylemelerle, hadis inkarcılarına, batı şakşakçılarına laf çarpmakla heba etmiş güzelim kitabı.
Tavsiye eder miyim, bilemiyorum sanırım etmem. Çünkü Nureddin Yıldız'ın bir "Mücahide Kadın"ı değil bu kitap. İslam'ın Kızından çok farklı konular da irdelenmiş içinde. Onun için pek hoşuma gittiği söylenemez. Kadının sürekli bir meta olarak kullanılmasından, dışarıdan evlere alınmasından söz etmiş Şenocak. Evet bu bir problemdir ümmetimiz nezdinde. Lakin bu Ümmetin kadınlarla alakalı daha büyük problemleri de vardır hiç şüphesiz. Onlara çareler aradım lakin aradığımı bulamadım.

İlgilisine keyifli okumalar dilerim. Fayda hasıl olmasını temenni eder, bol kitaplı günleriniz olmasını dilerim...

Yazarın biyografisi

Adı:
İhsan Şenocak
Unvan:
Türk İlahiyatçı, Hafız, Yazar
Doğum:
Samsun, Türkiye, 1974
1974 yılında Samsun’da dünyaya geldi. İlkokuldan sonra hafızlık yaptı. 1994’te Samsun İmam Hatip Lisesi’nden 99’da Ondokuzmayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Okul yıllarında muhalled usulde İslamî ilimler okudu. 2002’de Diyanet İşleri Başkanlığı İstanbul Haseki Eğitim Merkezi’ni bitirdi. 2004 yılında OMÜ İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Anabilim Dalında “İslam Hukuku’nda Taklit” konulu teziyle yüksek lisans yaptı. Aynı fakültede “İslâm Hukuku’nda Örfün Hükümlere Etkisi” adlı tezini tamamlayarak doktor oldu. 1997 yılında Samsun’un Vezirköprü ilçesinde imam-hatip olarak memuriyet hayatına başladı. Diyanet İşleri Başkanlığında farklı kademelerde görev yaptı. 2007’de Samsun Aşıkkutlu Eğitim Merkezi’ne müdür olarak atandı. 1996 yılında Yedibeyza dergisini neşretti. 2005-2010 yılları arasında yayımlanan İnkişaf dergisinin Genel Yayın Yönetmenliğini yaptı. Milli Gazete ve Yeni Şafak’ta müstear isimle dizi ve düşünce yazıları yazdı. 2008’de Tv5’de "köprü" programını hazırlayıp sundu. Müstear isimlerle farklı türlerde çok sayıda yazı kaleme aldı. Aşıkkutlu Eğitim Merkezindeki görevinin yanısıra, kısa adı İFAM olan İlmi ve Fikri Araştırmalar Merkezi’nde tefsir, hadis, fıkıh, akâid, usûl, nahiv, mantık, kavâid ve makâsıd gibi temel ve yardımcı ilimler okutmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 934 okur beğendi.
  • 3.955 okur okudu.
  • 227 okur okuyor.
  • 2.478 okur okuyacak.
  • 63 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları