İnsanların çoğu zanna tabi olurlar" ifadesi, Kur'an-ı Kerim'de En'âm Suresi 116. ayette geçen ve insanların çoğunluğunun doğruyu bulmakta düştüğü en büyük bilişsel ve ahlaki tuzağa dikkat çeken evrensel bir ilkedir. Ayetin bütünü şu şekildedir: "Eğer yeryüzünde bulunanların çoğuna uyarsan, seni Allah'ın yolundan saptırırlar. Çünkü onlar zandan (varsayımlardan, temelsiz inançlardan) başka bir şeye uymazlar ve sadece yalan uydururlar."Bu çarpıcı ilahi mesaj, hayatı okurken ve kararlar alırken neyi referans almamız gerektiğine dair çok net uyarılar sunar:1. Hakikat Çoğunluğa Göre BelirlenmezAyet, "çoğunluk her zaman haklıdır" algısını kökünden yıkar. İnsan psikolojisi, yalnız kalmamak için topluma uyma (konformizm) eğilimindedir. Ancak Kur'an, doğru ve yanlışın popülerliğe veya insanların kalabalık gruplar halinde inanmasına göre şekillenmediğini vurgular.2. "Zan" İle Hareket Etmenin TehlikesiAyette geçen "zan" (tahmin, varsayım, kulaktan dolma bilgiler ve önyargılar); sağlam bir bilgiye (ilim) veya vahye dayanmayan düşüncelerdir.İnsanların çoğunun hayatını, kanıtlanmış gerçekler yerine başkalarının ne dediği, gelenekler, modalar ve kişisel kuruntular yönetir.Zan, kişiyi duygusal kararlara iter; sağlam bilgi ise gerçeğe ulaştırır.3. Taklitçilik ve Hak Yoldan SapmaAyete göre temelsiz zanna uyanlar, insanları Allah'ın gösterdiği ahlaki ve manevi rotadan saptırır. Araştırmadan, sorgulamadan ve sırf "herkes böyle yapıyor" diyerek başkalarını taklit etmek, kişiyi hakikatten uzaklaştırır.