1953 doğumluyum, Dersim Halvori (Karşılar) köyünden...
Amcamın kızı daha ufak yaşlardayken gidiliklere gidiyormuş.
38 Harekâtı başladığında köylüleri topluyorlar. Bizim orda mezarlığın arkasında dere var, orada vuruyorlar. Bu ölülülerin altında yaralı kalıyor, 15-16 yerinde süngü yarası var. Bunları vurduktan sonra süngülemişler. “Uyandım üstümde cesetler var,” diyordu. “Kalktım” diyor, “köy bomboş, kimse yok, yaralı yaralı ormana gittim.” Bizimle Geyiksuyu arasında bir mezra var, “Şıhmer’a gittim ormanda onlarla karşılaştım, onlar da kaçmışlar. Aldılar beni ‘Kimsin nesin?’ dediler. Filanca adamın kızıyım. ‘Üstüm başım kan içinde, bizimkileri hep vurdular,’ dedim. Üstüme bir örtü aldım yaralarımı sardım yürümeye başladım. Bazı köylüler dediler ki ‘bunu vuralım,’ diğerleri bir aileden bir fert kalmış nasıl vururuz,’ dediler... Birkaç gün orda kaldım.”
Kürt Kadını,bu coğrafyanın en kadim,en onurlu ve en güçlü figürlerinden biridir.Tarihin en zor dönemlerinde bile ailesini,toprağını,kültürünü ve onurunu sırtında taşıyan kadındır.Kürt kadınının bedeni ne sizin mizah malzemeniz ne de sizin kibirinizin konusu olamaz.Haddinizi bilin!