Beyan edilenin (Kur'an-ı Kerim) korunması beyan edenin de (Sünnet) doğru bir şekilde muhafaza edilmesine bağlıdır. (...) Nitekim hadis mecmuaları Sahabe'nin hiçbir detayı atlamadan Allah Rasulü'nden sadır olan her şeyi rivayet ettiği hadislerle doludur.
''Beyan'' vazifesinin Allah Rasulü'ne verildiği ilanı, Kur'an-ı Kerim'in de açıklanmaya muhtaç olduğu hakikatini ihtiva eder. Kur'an'la Sünnet'in, ''beyan münasebeti'' bağlamında zikredilmesi, biri gibi diğerinin de ilahi koruma altında olduğunu gösterir.
Oryantalizma İslâm'la doğrudan savaşarak ilerleyemediğini görünce Sünnet'i reddeden Kur'an Müslümanlığı'ya "ihyacı" görünerek, "imhaya" çalışıyor. Doğrudan Allah Rasulü'nü tenkid etmenin Müslümanların nefretini üzerine çekecek olmasını hesaba katarak, sahih hadisleri, Allah Rasulü'nün hukukunu koruyor gözükerek reddediyor.