Ancak Çinliler gayet pervasız, bencil ve kabaydı. Yüzlerinde herhangi bir duygunun izi yoktu, bakışlarında saygı ve merhamet de sezilmiyordu. Elleriyle-kollarıyla milleti itip öne geçmeye çalışırken, istilacı gibi hareket ediyorlardı. Oturuș biçimlerinden çıkardıkları seslere, etraflarını hiçbir şekilde umursamadıkları anlaşılıyordu.
Otobüse biniște ve sınıra kadarki yolculuk sırasında, bahsettiğim Çin-merkezli" tavrın türlü tezahürlerini gördüm. Ve en çok da Çinlilerin tecessüsünden rahatsız oldum. Yüzümüze dik dik ve ısrarla bakıyorlar, telefonlarımızı ve çantalarımızı kolaçan ediyorlar, punduna getirirlerse yazışmalarımızı bile okumaya çalışıyorlardı. Tesadüfen gözlerin kaymasından söz etmiyorum, doğrudan doğruya maksatlı ve hedefli tacizlerdi yaşadığımız.