Yaşamaya çalıştığım hayatım. Beni sürekli getirdiği intihar kıyısından nefes alabilecek köşesinde. Kendini bir o kadar gaddar zalim yargılamış bütün suçları üzerine almış yürümeye çalışıyordum. Aslında bu kadar güzel bir hayatım var ki, gönülde tutsak gibiyim bazen mutlu bazen perişan bazen yakıt dökük ben değilmişim gibi bir sonraki gün e atılmış adımlar. Birçok insan bana benziyor kadın ya da erkek fark etmez. Biz gibi olmuşuz. Ortak dertlerinin ortak çareleri, ben razı olsam belki onlar da olurdu benim olmadığım kadar onlar da hiç olamamış. Yaşadığımız zamanın getirdiği o buhranlı duygusuz duygusallığı yorgunluğu yıkılmışlığı hala ayaktaymışlanlığı. Çaresiz değiliz kaldığımız yerde sarılsak belki bir yol bulabiliriz yol alabiliriz daha bir sürü şey. Ne enteresan değil mi bizler gibi mevsimler de değişti kış değil yaz değil mevsim ilkbahar lakin sonbahar değil. Şiirler çoğaldı şarkılar çoğaldı bilumun hububat da çoğaldı. Bence herkes herkesi çok iyi anladı. Geldiğimiz yer ne bir adım ötesi ne bir adım gerisi, ilkbaharda açan çiçeklerin sarısı moru yol kenarında hala zambakları dolu. Sevsem sana yazık acısam bana. Gönül terazisi kalp engeli olmasa. İlahi Adalet diyelim. Sarılırdık taşa o ağaca yağmurdan sonra sokaklara. Kıçınızın burnunuz sızladı bilmiyorum. Ellerimi düşürdü bizim ayaklarımız eriklerimiz kemiklerimiz donardı bir sevdaya kurban olayım bir ömür tüketiciyiz diye, dönülmüş evinde baygın uykuları. Kimlere çare olunmuş gündüzünde kör baykuş gecesinde bir benim berduş......