Ne acımasız çıktın be zaman. Sessiz bir köşede özgürlüğüne mahkum sığıntı gibi yaşatmaya. Haklı olduğun ses tınılarını içine içine atmaya. Teselli sanırdım, yüzüme yakıştırdın o gülüşü mahrum. Yuttuğum yer yutkunduğum yerdi. Sen bizi ne güzel harcadın. Ucuz,eskici bile almadı. Hani istediğimiz yeri geçtik de geldiğimiz yer bile bizim değil. Toprak desen değil, taş desen değil. Gerçeğin içindeki yalanlar bile yalan değil. Sigaramın külüne baktım da var olan. Hani yanlış kül olmuş gerçek olan. Çocukluğunun hasretidir Yağmur ne garip yazdayız yağmurlu içimizdeki çocuk hala o kadar buhranı gökleri süslediğin gri gibi. Sen bizi var eden değil misin zaman. Bunca derin onca hassas. Terazinin bir tek bize bozuk. Acımasızlık bize yakışmazdı zaten güzelliği de bize bıraktın çirkinlik sende kaldı zaman...