Bazı kitaplar vardır ya sizi öyle büyük laflarla,olaylarla etkilemeye çalışmaz. Sessizce gelir yanınıza oturur, anlatmaya başlar hem de öyle bir anlatır ki sanki büyüklerinizin yanına oturmuş anılarını dinliyor gibi hissedersiniz ve bir bakmışsınız sayfaların arasında gülümsüyor bulursunuz kendinizi. Bu kitap da öyle bir kitap oldu benim için. Her satırıyla içime işleyen, kimi zaman güldüren kimi zaman hüzünlendiren öykülerle dolu. Kitabı okurken sanki eski zamanların nostaljik havasıyla buluştum.
Kitap birbirinden bağımsız, kısa ama etkileyici öykülerden oluşuyor. Her bir öykü, Anadolu’nun bir köşesinden ses veriyor sanki. Yazar, karakterleri öyle ustalıkla ve doğal bir şekilde kurmuş ki onların acılarına, sevinçlerine ve hayal kırıklıklarına ortak oluyorsunuz.
Bu kitabı okurken geçmişe bir yolculuğa çıktım adeta. Kitabı okurken bir an bile sıkılmadım. Aksine her yeni öyküde daha da keyif aldım. Daha çok öykü olsa eminim onları da hiç sıkılmadan okurdum. Eğer içten ve nostaljik bir kitap okumak istiyorsanız kesinlikle bu kitabı tavsiye ederim.