Görün ki, teorik fizikçiler çoğunlukla hayalifener gibi insanlardır. Uzun yıllar adeta kendi kafalarının içinde yaşar, derin derin düşünür uyur gezer gibi dolaşırlar. Sonra bir gün hayalleri patlar, ardından gelsin hipotezler, teoriler.
Misyonerler geldiklerinde bizim topraklarımız onların incileri vardı.
Gözlerimizi kapatıp dua etmeyi öğretiler; gözlerimizi açtığımızda onların toprakları bizimse İncillerimiz vardı…