Maç ilerledikçe Kasparov, doğru stratejinin IBM’in canavar makinesine hesaplamada fırsat vermemek olduğunu anladı. Kasparov, makineyi boğmak için ince, stratejik bir ağ ördü. 6. oyunun son pozisyonu özellikle etkileyiciydi: Bilgisayarın taşları fazladan bir piyonuna rağmen felç olmuş durumdaydı.
Genel olarak Kasparov 4-2 galip geldi. Bilgisayara karşı erken fedalar yapmamayı, kare çalmayı, küçük stratejik avantajları biriktirmeyi ve baskıyı yavaş yavaş artırmayı öğrenmişti.
Medyada büyük bir rahatlama vardı. The Times manşeti şöyleydi:
“IBM, insan ırkının onurunu kurtaran şampiyon önünde eğiliyor.”
Kasparov maça hatalı bir yaklaşımla başladı. Bilgisayarı normal bir insan rakip gibi görmeye çalıştı ve onu brutal (acımasız) taktiklerle ezmeyi planladı. Ne var ki Deep Blue’nun muazzam hesaplama gücü bu stratejiyi imkânsız kıldı.
Düşmanı tanırsan ve kendini tanırsan, yüzlerce savaşa girsen bile korkmana gerek kalmaz. Kendini tanır ama düşmanı tanımazsan, her zaferin bedeli bir yenilgi olur. Ne düşmanı ne de kendini tanırsan, her savaşı kaybedersin.
Sadece fiziksel ve zihinsel olarak formda, cesur olanlar Büyükusta turnuvasında hayatta kalabilir. Deha faydalıdır ama tek başına yeterli değildir. Muazzam fiziksel ve zihinsel dayanıklılık, kırılmaz konsantrasyon ve biraz kibir karışımı özgüven gereklidir.