Eşyalarının çoğu değerli ama aynı zamanda hatıralarla yüklüydü. Onları bırakmak kozadan çıkmak gibiydi, şimdi geçmişin hayaletlerinden ve kalıntılarından kurtulunca yeni bir odası ve yeni bir derisi olmuştu, yeni bir başlangıç yapabilirdi. 80 yaşında yeni bir hayat.
Evlatlık olarak büyümüş, odalarını başka çocuklarla paylaşmış, genç yaşta evlenmiş, kocasının evine taşınmış ve bütün hayatı boyunca kendi odasını özlemini çekmişti. Ergenlik çağında Virginia Woolf’un Kendine Ait Bir Oda adlı kitabından derinden etkilenmişti. Şimdi onu mutlu eden şey,huzurevinde de olsa 80 yaşında nihayet kendine ait bir odasında odasını olmasaydı.