Şimdi elli yaşında, şair gibi “ Yirmi beş yaşında yediğim bir kurşunla bugün ölüyorum” diyor. Arada geçen bütün sonbaharların ve arada yapan bütün yağmurların biriktirdiği ölüm, şimdi gözlerini dikmiş ona bakıyor.
Dünyada çok acı var ve sen geçip gidemiyorsun. Bir el seni çiçekleri diriltmeye zorluyor. Onların direncini senin direncine bağlayan bir yol var. Yok sen usulca yürü, koşma. Fısılda ama bağırma. Kederin garibi ol sen.