Yavaşla (Bu Dünyadan Bir Defa Geçeceksin)

·
Okunma
·
Beğeni
·
35,1bin
Gösterim
Adı:
Yavaşla
Alt başlık:
Bu Dünyadan Bir Defa Geçeceksin
Baskı tarihi:
Ağustos 2020
Sayfa sayısı:
246
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752448377
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Baskılar:
Yavaşla
Yavaşla
Büyüğün küçüğü yendiği bir dünyadan, hızlının yavaşı yuttuğu bir dünyaya doğru gidiyoruz.

Afrika sözünde söylendiği gibi, “O kadar hızlı gidiyoruz ki ruhlarımız arkada kalıyor.”

Kemal Sayar, daha akıllı telefonların, daha hızlı internetin ve daha hızlı otomobillerin çağında yaşayan bizlere, üzerinde “Yavaşla!” yazan bir tabela gösteriyor âdeta. Hatırlamanın, o geniş şimdide yani anda olmanın, yavaşlığın keşfi ve keyfini sürmenin erdemleri üzerinde düşünmeye çağırıyor bizi. Herkesin zamansızlıktan yakındığı bu çağda; hız yapmanın zaman kazandırmadığını, o hızla benliğimizden, sevdiklerimizden ve biricik hayatımızı duyumsayarak yaşamaktan uzaklaştığımızı anlatıyor. Modern hayatın baş döndürücü hızından uzaklaşmak ve sevdiklerinin gözlerinin içine bakmak isteyenler için, bir kılavuz kitap.

Baskı üstüne baskı yaparak çok sayıda okura ulaşan Yavaşla, elinizdeki genişletilmiş yeni basımıyla, sizi yeni farkındalıklara çağırıyor.
246 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10 puan
26 Mayıs 1966 doğumlu Sayın Kemal Sayar. Hacettepe İngilizce Tıp mezunu. Marmara Üni. Tıp Fakültessinde psikiyatri ihtisasını yapmış. Akademik ilerlemelerini burada sayıp dökmek istemiyorum. Halihazırda Prof. kendisi. Marmara Üni. Tıp Fakültesi'nde öğretim üyesi ve Psikiyatri Ana Bilim Dalı Başkanı.

Çoktandır okuma listemde olan Sayın Sayar'ın kitaplarına sevgili Nur ' nin düzenlediği etkinlik kapsamında başlamak nasip oldu. Yavaşla ile katıldım etkinliğe ancak ben Kalbin Direnişi ve Hayat Teselli Bulmaktır kitaplarını da okudum akabinde. Sayın Sayar'ın kalemi şifa gibi geldi ruhuma, zihnime.

Bibliyoterapi tadında bir kitap Yavaşla. Kemal Hoca da ilim ve imanın bir bedende vücud bulmuş hali maşallah. Rabbim uzun ömür ve sağlık versin kendisine.

Kitap dört ana bölümden oluşuyor bunlar:
1)Yavaş Güzeldir
2)Modern Mutsuzluk
3)Modern Zamanda Aile
4)Benliğin ve Toplumun Krizi
Bu ana başlıklar altında 45 adet farklı konularda yazdığı yazıların derlemesinden oluşmaktadır. Herbirinde hassas ve incelikli konulara değindiği yazılarını int.te tek tek de bularak okuyabilirsiniz.

"Yavaşlayın! Bu hayattan sadece bir defa geçeceksiniz." diyor Sayın Sayar.

Ben ne hızla ilerliyorum diye sormalı insan kendisine...
Halledilmesi gereken işler, bakılması gereken mailler, çözülmeyi bekleyen bi dolu problemler...tüm bunlardan bize ve sevdiklerimize ne kadar vakit kalıyor? Koşturmaktan gözlerinin içine doya doya bakamadığımız yavrularımıza her şey senin için yalanını daha ne kadar söyleceğiz?

Okul yolunu birlikte yürümediğimiz, birlikte toprağa bir fidan dikmediğimiz, sokak hayvanlarını beraberce beslemediğimiz, bizi bir ihtiyarın poşetlerini taşırken görmemiş yavrulamıza merhameti nasıl öğreteceğiz? Vaktimiz bollaşıp huzur evlerinde kapıları gözetlerken değil elbette...Daha evvel dostlarım çok daha evvel...

"Yavaşlamak anlamaktır, insan unutmak için hızlanır" diyordu Sayın Sayar bir konuşmasında.

Doğayı, hayvanları, insanları, yaratıcıyı anlamak için yavaşlamak gerek, biraz durmak, dinlemek gerek...

O kadar hızlıyız ki söylenmemiş sözlerimiz, ifade etmeye fırsat bulamadığımız duygularımız birikiyor ve sonunda omuzlarımızda ağır bir yükle yığılıveriyoruz ömrün bir kenarına.

Sonuç olarak modern insan terapistlerde alıyor soluğu tabi. Bir dostla hemhal olacak vaktimiz olmadığından parasını ödediğimiz dostlar( terapistler) ediniyoruz kendimize.

Pek çok toplumlarda olduğu gibi bizim ülkemizde de insanlar hasta olduklarına inandırılıyor. Olağanüstü bir şekilde artış gösteren antideprasan satışları hasta olmaktan ziyade hasta olduğuna inandırılmış insanların varlığından biizi haberdar ediyor. Sayın Sayar'ın da bir  Psikoterapist olarak eleştirmekten çekinmediği bu konu oldukça ciddi ve toplumun dikkatini celb etmesi gereken bir mevzudur.

Eski zamanlarda bir erdem gibi kutsanan hüzün hali şimdilerde bir hastalık gibi kaçınılan korunulması gereken bir durum gibi lanse ediliyor.

"Uyum sağlayan/konformist kişi, kendi kişisel kimliğini feda etmek ve benliğini silmek pahasına sürüye katılır"
Sırf sürüye katılmadınız diye size hasta yaftası yapıştırmalarına müsade etmeyiniz.

"Ele geçirerek değil, ele geçirmeyi reddederek" insanlığa ulaşacağız. İkinci bir ev, daha iyi bir araba, bilmem kaçıncı ayakkabı, haki renkte gömleği almayı reddederek. Tüm bunlar için daha fazla enerji ve zaman harcamayarak, kendimiz için olduğunu düşündüğümüz ama aslında çok da lüzumuyeti olmayan bu şeyler için kendimizden çalmayarak insanlığımızı ve huzurumuzu var edebiliriz.

Anne-babalarından yoksun eksik, hasta çocuklar yetiştiriyoruz. Onlar için çabaladığımızı düşünürken onları kendimizden en çok ihtiyaçları olandan mahrum bırakıyoruz. Sevgisiz gençler her türlü saldırganlığa ve kötü alışkanlığa karşı dirençsiz bireyler olarak karşımıza çıkıyor.

Yol gösterici değil farkındalık yaratan bir rehber niteliğinde bu ve Sayın Sayar'ın diger eserlerine bir şans verin demek hadsizlik olur o sebeple kendinize bir iyilik yapıp en azından yazılarına bir göz atın derim.

Keyifli okumalar sevgili okur...
224 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10 puan
Kitabı okumanız için buraya ne yazmam gerekiyor bilmiyorum lakin istediğim bu...!

Yüksek Lisans Hocamın önerisi ile başladım Kemal Sayar okumaya, ne de güzel etmişim...

Şimdi ise ben size öneriyorum
Ki sorunları söyleyenin çok çözüm üretenin olmadığı bir zamanda böyle bir "Değer" karşımıza çıkmış bulunmakta...

Okumalısın...
224 syf.
Kitapta, hızın ve değerlerini yitirmiş bir toplumun kurtuluş çağrısı yapılır. Modern çağ, mahremiyeti, ikili ilişkileri ve teknolojinin getirdiği sosyal çarpıklıkla beraber insanların hayatına sirayet etmeye başlamıştır. ‘Yavaşla’ ve ‘Bu dünyadan bir defa geçeceksin.’ mesajlarıyla okuyucuya bir dinlenme noktası yaratmıştır. Ebeveynlerin sorumlulukları hatırlatılmış, gençlere nasıl yaklaşılması gerektiğine dair önerilerde bulunulmuştur. Ayrıca, gençlere geleceğin mimarları oldukları anlatılmış, umudunu kaybeden gençliğin sorunlarından ve sonuçlarından bahsedilmiştir. Çağın sosyolojik ve psikolojik problemleri bireyler üzerinden hikâyeleştirmelerle ve anılarla desteklenip örneklendirilmiştir. Bilimsel bir makale tadında olan ama bir o kadar da akıcı bir dil kullanılan kitap, okuyucuları sıkmayacak, aksine bu sorunların farkında olan bir başkasını görmüş olmak kitabın albenisini artıracaktır.
224 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Geçenlerde fark ettim; durup düşününce, durmaya düşünmeye vakit ayırınca fark ettim. Öğretmenliğe başlayalı 20 yıl olmuş. Ne okullardan geçmiş, ne öğrencilerle ders yapmışım. Saçlarıma kırağılar düşmüş, geleceğe dair hayaller kurmak yerine bir kaç güzel hatıraya sığınır olmuşum. “Haydi anlat bakalım şu 20 yılı" deseler, bir kompozisyon yazacak kadar bile hatıram yok. Hayatın en güzel günler metruk bir Manastır gibi yıkık dökük kalmış.

Faruk Nafiz “Han Duvarları” nı Ulukışla yolundan Orta Anadolu’ya giderken bir kaç günlük süreçte yazmıştı. İnsan bunu duyunca yaşadığı -af edersiniz- yaşamadığı günlere hayıflanıyor.

Artık hiçbirimizin durup düşüneceği vakti kalmadı. Ruhumuzu daha hızlı bir dünyaya sattık. Hayat öyle hızlı ki bir kaç gün geriden takip etseniz taşradan gelen yaşlı köylü ilk kez geldiği bir şehirde kendini nasıl ürkek hissediyorsa siz de öyle kalıveriyorsunuz. Tanımayanlar "Yazık garibe." deyip yüzünüze selam ruhunuza huzur vermeden geçip gidiyorlar.

Oysa güzellikler, onları seyretmek için duranlara ancak bir şeyler söyler. Sesini duyanlara konuşur.

Modern hayat bizi bir hız yarışının içine çekti, öyle ağır bedeller ödetiyor ki... Koşarken anlamıyoruz ne kadar ücret ödediğimizi. Cebimize sıkıştırılan bir kaç lira hakikati perdelemeye yetiyor.

Kemal Hoca: “Yavaşla, çünkü bu hayattan yalnız bir kez geçeceksiniz.” Diyor. Bu konuda söyleyeceği daha çok şey var...
224 syf.
·10/10 puan
Kemal Sayar'ın okuduğum ikinci kitabı.
Kitap dört ana bölümden oluşuyor:
- Yavaş Güzeldir
- Modern Mutsuzluk
- Modern Zamanda Aile
- Benliğin ve Toplumun Krizi

Kemal Sayar'ın insanın gönlüne dokunan bir bir üslubu olduğunu bilirsiniz. Bilmiyorsanız bile kitabın Yunus Emre'nin su sözleriyle başladığını okuduğunuzda anlarsınız :
"Ben gelmedim dahava için , benim işim sevin için
Dost'un evi gönüllerderdir , gönüller yapmağa geledim. "#104102538

İlk bölümde modern hayatın getirdiği hızdan bahsediyor. "Hız uyuşturuyor. Artık her yerde ve hiçbir yerdeyiz. Orada ama buradayız. "
"Hatırlamak istemediğimizi , hızlanarak unutuuyoruz. Peki hız , hayattan mi yoksa ölümden mi bir kaçış ? Hız bir bakıma insanın kendi kendi ölümünün , ölümlülüğünun farkına varmasını engelliyor. "

Yine güncel hemen herkesin diline pelesenk olan mutsuzluğa da değinmiş. Anladığım kadarıyla da Batı'nın durumunun bizden daha vahim olduğunu söylüyor. Sürekli hedefler koyuluyor ve o hedeflere ulaşılamayınca da antidepresan satışları artmaya başlıyor :)) her şeyi ve her istediğimizi başarabileceğimizi sanan ve topluma böyle aşılanan modern zamanın getirdiği bir düşünce var ama bu düşünce çok yanlıştır .
"Mutluluğu sağlayan en önemli etken , yakın sosyal bağlılıktan devşiriyoruz. Mutlu olmakla toplumsal bağlılık , bağlanabilme , dostluk kurabilme arasında bir iliski var , 'kalpten kalbe bir yol var' ve işte o yol insalari mutlu ediyor. "

Ve tabiki aileye de değinmiş. Bu konu hakkında düşüncem tam olarak şudur : "Söyleyecek çok şeyim olduğu için susuyorum. "
"İnsanları sevmek genellikle ailede başlar derler. Ama bence genellikle ailede de bitiyor. "

Mutlaka okuyun hatta tüm kitaplarını okuyun.
"Son söz niyetine :Yavaşlayın ! Bu hayattan sadece bir kez geçeceksiniz. "

İyi okumalar :))
246 syf.
·7 günde
Modernleşme ve teknolojinin gelişme süreçleriyle birlikte mesafeler kısaldı, mekânlar daraldı, iletişim baş döndürücü bir hale geldi. Bugün otomobiller, otobüsler, uçaklar, gemiler ve trenler hızda birbiriyle yarışıyor. Geçmişte günler, haftalar ve aylar süren yolculuklar saatler ve günlere inmiş durumda. Akıllı telefonlar, tabletler, bilgisayarlar, televizyonlar dünyanın bir ucunu diğerine bağlayarak iletişimi “anlık” hale getirdi. İçinde yaşadığımız küresel köyün ulaşım ve iletişim hızına ulaşmamız artık mümkün görünmüyor. Bu yönüyle bir “hız çağı”nda yaşadığımızı söyleyebiliriz.
• • •
Doğrusu içinde yaşadığımız “hız çağı”nda artık bir yerlere doğru sürekli koşturuyoruz. İş yerimizde, aile ve sosyal hayatımızda sürekli koşturuyoruz. Trafikteki otomobiller gibi hepimiz bir yerlere doğru akıyoruz. Artık eşimizle, dostumuzla ve sosyal çevremizdeki insanlarla çok fazla konuşmuyor ve muhabbet etmiyoruz. Sadece koşuyor ve bakıyoruz; bazen elimizdeki akıllı telefona, bazen tablete, bazen televizyona, bazen bilgisayarlarımıza. Dijital dünyanın esaretinde “şimdi”yi yaşamaya fırsat bulamıyor ve her şeyi koşturduğumuz “gelecek” için yapıyoruz. Bir Afrika sözünde de söylendiği gibi, “O kadar hızlı gidiyoruz ki ruhlarımız arkada kalıyor.” Haliyle “her yerde ve hiçbir yerde” olduğumuz bu dünyada yalnızlaşarak kendimize, çevremize ve toplumumuza yabancılaşıyoruz.
• • •
İşte Kemal Sayar, “Yavaşla” kitabında bu “hız çağı”nda bir an koşmayı bırakıp, şöyle bir kendimize, geçmişe, bugüne ve geleceğe bakmaya çağırıyor bizleri. “Herkesin zamansızlıktan yakındığı bu çağda, hız yapmanın zaman kazandırmadığını, o hızla benliğimizden, sevdiklerimizden ve biricik hayatı duyumsayarak yaşamaktan uzaklaştığımızı anlatıyor.” O kadar ki yoksulluk, eşitsizlik, stres, düşmanlık, kıskançlık, çevrenin ve medeniyetin tahrip edilmesi gibi birçok sorunun temelinde hız kültürünün yattığını belirtiyor. Bu dünyadan bir kez geçeceğimizi hatırlatan Sayar, yavaşlayarak ailemize, çocuklarımıza, gençlerimize, dostlarımıza ve kendimize zaman ayırmamız gerektiğini ifade ediyor.
• • •
Elbette biz her ne yaparsak yapalım teknolojinin gelişim hızına paralel yaşamlarımızın hızı da artmaya devam edecek ve biz de bu hıza ayak uydurabilmek için var gücümüzle koşturmaya devam edeceğiz. Kitabın, zaman zaman koşuşturmaktan daraldığımız ve bunaldığımız zamanlarda nefes alarak ruhumuzu dinlendirebileceğimiz; zaman zaman da kendimize, çevremize, sevdiklerimize ve arkada bıraktıklarımıza yavaşlayıp şöyle bir bakmamızı sağlayabilecek bir yaşam kılavuzu olabileceğini düşünüyorum.
• • •
Kitabı okurken insanı bazen düşündüren, bazen de ruhsal olarak dinlendiren bir “nahifliği”nin olduğunu söylemeliyim. Bunda yazarının binlerce insanı dinlemiş ve sorunlarına çözüm yolu üretmiş bir psikiyatrist olmasının etkisinin olabileceğini düşünüyorum. Yazarın bu içten, samimi ve nahif üslubu kitabı okurken sizi öyle bir kavrıyor ki onu bitirene kadar elinizden bırakamıyorsunuz. Her anlamda farkındalığımı artıran bu eseri, “Sevmek için zaman ayırmak gerekir. Bilmek için zamana ihtiyaç duyarız. Güzelliği ancak zaman ayırarak fark ederiz. Zamanla olgunlaşırız. Lütfen yavaş gidiniz!” (#103964452) diyerek tüm okurlara tavsiye ediyorum.

İyi okumalar dilerim!
246 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
Kitap 4 ana bölümden oluşuyor.
- Yavaş Güzeldir
-Modern Mutsuzluk
-Modern Zamanlarda Aile
-Benliğin ve Toplumun Krizi
Yazar güncel sosyolojik konuları, sorunları öz ve net bir şekilde ele almış ve dile getirmiştir. Ve hepsinede çözümler getirmiştir.
Zihinlerin dahada olgunlaştığı ve ufkun genişlediği bir eser olmuş. Olaylara ve hayata daha farklı açılardan bakmanızı sağlayacak.
244 syf.
·3 günde·10/10 puan
Kitap 4 ana bölümden oluşuyor(Yavaş Güzeldir, Modern Mutsuzluk, Modern Zamanlarda Aile, Benliğin ve Toplumun Krizi). Yazar güncel sosyolojik konuları ve sorunları çok öz, net ve akıcı bir şekilde dile getirmiş. Getirmekle kalmamış her birine çözüm önerisi sunmuş(çözüm odaklı, en sevdiğim).
Sosyolojik ve psikolojik konularla oldukça ilgilenen biri olduğum için kafamdaki düşüncelerin yazarındakilerle destekleniyor oluşuyla zihnimdekilerin daha da olgunlaştığını ve hatta bazı açılardan ufkumun açıldığını söyleyebilirim.
Önemli yerleri çizerek okurum ve şuan bu kitap boyama kitabına döndü :)
Kesinlikle herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Gerçekten toplum olarak buna ihtiyacımız var....
224 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Modern cağ çok hızlı ilerliyor sevmek, düşünmek ve yaşamak için neredeyse zamanımız yok.

"İçinde bulunduğumuz çağ, "şimdi"yi yaşamamıza fırsat vermiyor, her şey gelecek için yapılıyor." Evet geleceği düşünmekten, planlar yapmaktan an'ı yaşayamıyoruz.

Her şey o kadar hızlı ve yapay ki yaşarken yaşamayı unutmuşuz. Hız yapmaktan başımız dönmüş. Kemal Sayar'ın tavsiyesine kulak verelim "YAVAŞLAYIN! Bu dünyadan bir kere geçeceksiniz!"
246 syf.
Bu kitabı bir dergi de kitap önerisi bölümünde görmüştüm. "O kadar hızlı gidiyoruz ki ruhlarımız arkada kalıyor." bu cümleden çok etkilenip bu kitabı aldım. Iyikide aldım. Ilk Kemal Sayar kitabım ama kesinlikle son olmuycağını biliyorum. Modern hayatın hızından uzaklaşmamızı, yavaşlamamızı bizlere söylüyor. Hız yaparak zaman kazanamayacığımızı o hızla benligimizden sevdiklerimizden ve hayatımızı özümseyerek yaşamaktan bizi alıkoacağını söylüyor. "Modern çağ, bolluk çağı ruhun açlığını gidermiyor." Kesinlikle alıp okuyun, okutun.
Son olarak kitabın son sayfalarından bir alıntı yazmak istiyorum.
" Bir toplumsal seferberlik öneriyorum. Kanaat önderi sayılan kişilerin, medya şöhretlerinin, cemiyet sayfası gediklilerinin, kendilerini görünür kılan isimsiz kalabalığa ödemeleri gereken bir borç olduğunu düşünüyorum. Gençlerin olduğu her yere gitmeli, onları hapların koynundan almak için çaba harcamalı, ellerindeki jiletleri çekip almalı, onlara umut dolu mesajlar ulaştırmalılar. Devlet denen o büyük organizma, "gençleri hayattan soğutmak" cürümüne karşı tetikte olmalı.
Sevmek için zaman ayırmak gerekir. Bilmek için zamana ihtiyaç duyarız. Güzelliği ancak zaman ayırarak fark ederiz. Zamanla olgunlaşırız. Lütfen yavaş gidiniz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yavaşla
Alt başlık:
Bu Dünyadan Bir Defa Geçeceksin
Baskı tarihi:
Ağustos 2020
Sayfa sayısı:
246
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752448377
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Baskılar:
Yavaşla
Yavaşla
Büyüğün küçüğü yendiği bir dünyadan, hızlının yavaşı yuttuğu bir dünyaya doğru gidiyoruz.

Afrika sözünde söylendiği gibi, “O kadar hızlı gidiyoruz ki ruhlarımız arkada kalıyor.”

Kemal Sayar, daha akıllı telefonların, daha hızlı internetin ve daha hızlı otomobillerin çağında yaşayan bizlere, üzerinde “Yavaşla!” yazan bir tabela gösteriyor âdeta. Hatırlamanın, o geniş şimdide yani anda olmanın, yavaşlığın keşfi ve keyfini sürmenin erdemleri üzerinde düşünmeye çağırıyor bizi. Herkesin zamansızlıktan yakındığı bu çağda; hız yapmanın zaman kazandırmadığını, o hızla benliğimizden, sevdiklerimizden ve biricik hayatımızı duyumsayarak yaşamaktan uzaklaştığımızı anlatıyor. Modern hayatın baş döndürücü hızından uzaklaşmak ve sevdiklerinin gözlerinin içine bakmak isteyenler için, bir kılavuz kitap.

Baskı üstüne baskı yaparak çok sayıda okura ulaşan Yavaşla, elinizdeki genişletilmiş yeni basımıyla, sizi yeni farkındalıklara çağırıyor.

Kitabı okuyanlar 3.336 okur

  • Gülşah Yıldırım
  • Eslem
  • Miraycım
  • Büşra
  • Serap Şule Kalın
  • Nida Keskin
  • Gülcee
  • Meryem
  • Nuray Özkan
  • Elif

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%22.5 (222)
9
%12.1 (119)
8
%11.9 (117)
7
%5.5 (54)
6
%2.2 (22)
5
%1.1 (11)
4
%0.6 (6)
3
%0.3 (3)
2
%0.3 (3)
1
%0.1 (1)

Kitabın sıralamaları