1000Kitap Logosu
Momo
Momo
Momo

Momo

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.6
11,9bin Kişi
39,3bin
Okunma
11,6bin
Beğeni
241bin
Gösterim
304 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 8 sa. 37 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Pegasus Yayınları · Eylül 2017 · Karton kapak · 9786052993019
Diğer baskılar
Zaman, yaşamın kendisidir. Ve yaşamın yeri yürektir. Momo, büyük bir kentin tiyatro harabelerinde yaşayan küçük bir kızdır. Buldukları ya da kendisine hediye edilenler dışında hiçbir şeyi yoktur. Ancak olağanüstü bir yeteneği vardır: Momo, muhteşem bir dinleyicidir ve bunun için oldukça bol zamanı vardır. Bir gün hayaletimsi topluluk “duman adamlar” ortaya çıkar. İnce hesaplı planlar kurup insanların zamanını çalarlar. Onları durduracak tek kişiyse Momo’dur. Momo elinde bir çiçek, koltuğunun altında bir kaplumbağa ve gizemli Hora Usta’nın da yardımıyla koskoca duman adamlar ordusunun karşısında tek başına durur. Acaba Momo, zamanı çalan adamları tek başına alt edebilecek midir? Toplumumuz ve günümüz insanının zaman algısı ve zamanı okuması üzerine bir masal olan Momo’yla Michael Ende, Alman Gençlik Edebiyatı Ödülü’ne layık görülmüştür. Pek çok kez sinemaya uyarlanan Momo, kırktan fazla dile çevrilmiş, tüm dünyada 7 milyonun üzerinde satılmıştır. “Michael Ende’nin romanları uzun yıllardır ‘kült kitaplar’ arasında.” - Stuttgarter Zeitung “Momo, hem çocuklar hem de yetişkinler için bir masal niteliğinde.” - Die Welt “Michael Ende’nin hayal gücü ve fantazyalarla dolu bu masal-romanı dünya çapında bir başarıya ulaştı ve klasikleşti.” - Buch aktuell
4 mağazanın 4 ürününün ortalama fiyatı: ₺43,29
8.6
10 üzerinden
11,9bin Puan · 2192 İnceleme
Mathmazel
Momo'yu inceledi.
304 syf.
·
3 günde
·
9/10 puan
Hayatınıza küçücük de olsa dokunan insanları bilirsiniz.O insanlarla zaman daha kıymetlidir. Peki hayatınızdan zaman çalanları bilir misiniz? Eminim ki farkında değiliz. Eskiden bir günde alınan yollar şimdi en cok 5 saatte alınıyor. Eskiden günlerce süren işlerimiz şimdi çabucak bitiyor. Eskiden haftalarca sürülen tarlalar şimdi bir gunde sürülüyor. Hiç düşündünüz mü iş zamanı kısaldığı halde neden bize zaman yetmiyor? Neden hayatımızdan bunca kolaylığa rağmen zevk alamıyoruz? Neden bizim bazı güzellikler için zamanımız yok? Cevapları çok da uzaklarda değil aslında. Tüketim çılgınlığı, acelecilik, insani değerlerle yeterince ilgilenmeyişimiz. Hatırlıyorum da küçükken arabamız olamamasına rağmen akraba eş dost ziyaretlerine daha çok giderdik.şimdi ise daha kolay olduğu halde bir telefonu bile çok görebiliyoruz.halbuki imkanlar daha kısıtlıydı. Çocukluğumda bebeklerimizi bile kendimiz yapardık.hayal gücümüz en güzel oyuncağımızdı.elim elim öpelek oynardık mesela.beş taş,bilye,ip atlama,çelik çomak,... Şimdilerde sokaklarda çocukları nadir görür olduk. Kızıma bakıyorum herşeyi var ama sanki birşeyler eksik. Çocuklarımızı oyuncaklara boğuyoruz ama mutlu değiller.çünkü hayal kurmalarına bile fırsat vermiyoruz.kendi dalgamızla onlarıda sürüklüyoruz.daha ilkokuldaki çocukların ellerinde cep telefonları bu beni çok düsündürüyor.şekere boğuyoruz sevgiye boğacağımız yere.bizden bir şey istediğinde nedense hiç vaktimiz olmuyor.Anne ve babamıza bile vaktim yok diyebiliyoruz. Çalışıyoruz kazandıklarımızı harcayacak zaman bile bulamiyoruz. Yine de çalısıyoruz. Bir tatile giderken bile hep bir acelemiz var.bir an once hedefe ulaşmak.arada yolda durup harikaları seyretmiyoruz.gectiğimiz semtlerin yöresel lezzetlerine bile vakit ayırmıyoruz. Hafta sonu etkinliği diye AVM gezileri yapıyoruz saatlerce mağaza mağaza dolanıyoruz. Anlayacağınız zamanımızı dolu dolu yaşamak varken aceleye getiriyoruz. Geçenlerde Kayseri Sivas Caddesinde kızımla yürürken kızım bana dönüp çok üzgün bir yüz ifadesi ile " Anne bu binalarda yaşayanlar çok mutsuz olmalı. Çünkü onların inekleri yok, koyunları yok, keçileri yok, tavukları yok, arıları yok.değil mi anne" dedi.meğer ne kadar fakirlermiş bu zengin semtin büyük ve süper lüks binalarında yaşayanlar. :)) Momo bu inceliği farkettiriyor bizlere. Keyifli ve düşündürücü okumalar dilerim
Momo
8.6/10
· 39,3bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
96
1.205
303 syf.
·
4 günde
·
9/10 puan
Momo.. Seninle tanışmamız 9 yıl öncesine dayanıyor. Dün gibi hatırlıyorum, 11 yaşına yeni girmiştim. Babamdan hediye olarak kitap almasını isterdim hep. Babam da ismine, kırmızı punto ile yazılmış olmasına, içerisindeki resimlere bakarak Momo'nun bir çocuk kitabı olduğuna kanaat getirmiş olsa gerek, elinde Momo'yla çıkagelmişti. Ee daha küçüğüm. Renkli, cıvıl cıvıl kapaklı bir kitap bekliyordum. Kitaba bakıp "Ama baba bu çocuk kitabı değil ki" dediğimi hatırlıyorum. Taa o zamanlarda doğru bilmişim. Kendisi ne çocuk kitabı, ne de yetişkin kitabı. Türüne ister roman diyin, ister masal diyin ama Michael Ende'nın bu eserini sadece çocuk kitabı kategorisiyle sınırlamak büyük haksızlık olur. Avrupa Gençlik Kitap Ödülü Şeref Listesine girmiş, yaklaşık otuz dile çevrilmiş bu kitabımızda yazar, o kadar sade ve ustalıklı bir dile sahip ki, kitap çocuklar için oldukça heyecanlı bir serüven kitabıyken; yetişkinler için zaman konusunu irdelemek açısından insanın içine işleyen masal tadında bir roman oluveriyor. Sonrasında ne oldu bilmiyorum ama Momo kitaplığımda alındığı ilk haliyle beni bekledi onca yıl. Daha bir hafta önce gözüme çarpmasa belki daha kaç yıl bekleyecekti. İyi ki fark ettim, belki de okumam için bu zamanın gelmesi gerekiyordu. "ZAMAN" Bu kelimeye çok dikkat edelim. Birazdan yüzlerce kez kullanacağım. Küçük bir kız çocuğu hayal edin. Bilinmeyen bir zamanda, hiç kimsenin bilmediği uzak diyarlardan gelmiş bir kız çocuğu. Ailesi, yeri yurdu yok. Dış görünüşü biraz garip, hatta temiz pak insanlara göre korkutucu. Ufak tefek, cılız yapısı nedeniyle de yaşı kimine göre sekiz, kimine göre on iki. Simsiyah, kocaman gözleri ve yine simsiyah kıvırcık saçları var. Ve öyle kimsesiz ki, adını bile kendisi koymuş. Momo! Peki, etraftaki insanlar kimsesiz diye, pis diye dışlıyorlar mı onu? Hayır. Seviyorlar Momo'yu. Oradaki insanlar doyuruyor Momo'nun karnını. Terk edilmiş bir tiyatroda bir oyuğu ev yapıyorlar Momo için. Seviyorlar onu. Çünkü Momo gerçek bir insan. Ve her şeyden önemlisi eşsiz bir dinleyici. Dinlemekte ne var, herkes dinler diyebilirsiniz. Sanmıyorum. Momo, şimdiki zaman insanları için ne zor bir şeyi yapıyor oysa. Tüm kalbiyle dinliyor. Ona anlatılan dertler birer birer halloluyor, en utangacının bile onun yanında dili çözülüveriyor. Tüm çocuklar en güzel oyunlarını Momo'nun yanında oynuyor. Hiçbir şey yapmasa bile herkesi sakinleştiren, huzur veren, mutlu eden bir yanı var Momo'nun. Herkesi çok seviyor, herkesle iyi anlaşıyor fakat insan daima bazı insanları kendisine daha yakın hisseder. Momo için de öyleydi. İhtiyar çöpçü Beppo ve birçok işi bir arada yapan Gigi. Bu ikisi Momo'nun en iyi dostları. Gigi, Momo'ya her gece masallar anlatıyor ve kendi küçük mutluluklarıyla dünyalarını güzelleştirirken bir gün aniden ortaya Duman Adamlar çıkıyor. Ellerinde çantaları, ağızlarında sigaralarıyla çıkagelen bu takım elbiseli adamlar insanları bir bir zaman tasarrufu yapmaya ikna ederler. Zamandan tasarruf. Kulağa hoş geliyor aslında değil mi? Ama bu kitabı okuduktan sonra fark ediyorsunuz bazı şeyleri. Şöyle ki, arkadaşlarınızla, sevdiklerinizle geçirdiğiniz hoş vakitleri, birisine harcadığımız o zamanları boşa geçmiş zaman olarak nitelendiriyorlar ve o zamanları biriktirip çalışmakla geçirin diyor bize Duman Adamlar. Sonrasında ne oluyor? Ben hemen söyleyeyim. İşte günümüz insanı! Zamandan tasarruf edeyim derken, başka şeylerden tasarruf ettiğinin kimse farkında değil. Artık yol üstünde oyun oynayan çocukları gören şoförler arabalarını durdurup onlara gülümseyerek bakmıyor -ki artık yol üstünde oynayan çocuklara rastlamak bile çok güç ama- Caddelerde karşılaşan tanıdıklar durup birbirlerine gülümseyip, halini hatrını sormuyorlar. İşe gidenlerin pencere önlerindeki çiçekleri seyredecek ya da sokak hayvanlarına, küçük bir kuşa yem atacak vakitleri yok artık. Ve anlıyorum ki, artık kimsenin kimseye ayıracak vakti yok. Bu noktada yine ince şeylerin annesinin en sevdiğim sözü geliyor aklıma. "Ah kimselerin vakti yok, durup ince şeyleri anlamaya." Çok garip değil mi? Teknoloji bu denli gelişmişken, her şeye bu kadar kolay ulaşabilirken neden vaktimiz yetmiyor? Eskiden telefonlar var mıydı ki? Pekâlâ yoktu. Mektuplar vardı. Samimiyet vardı, sevgi vardı ve evet insanların birbirine ayıracak vakti vardı. O mektuplar, insanın kalbine uzanan ince yolda çiçekler açtırırdı. Ve şimdiye bakıyorum, telefonlar elimizin altında. Konuşmak o kadar kolayken attığımız mesajlara saatler saatler sonra cevap alabiliyoruz. Neden? Çünkü vakitleri yok. Insanlar zamandan tasarruf ettiklerini sandıkça, zaman azalıyordu. "Oysa zaman yaşamın kendisidir. Ve yaşamın yeri yürektir." demiş yazarımız. Ne de güzel söylemişin! Duman Adamlar demiştik, işte bu adamlar bizi sevgi, dostluk, arkadaşlık gibi değerlerden yoksun bırakıp, bizim zamanımızı çalma peşindeler. Bizden çaldıkları zamanla var olabiliyorlar. Nitekim başarıyorlar da. Momo'nun arkadaşlarını ustaca kandırıyorlar, en yakın iki dostunu bile.. Peki sonra ne mi oluyor? Sonrasını ben söylemeyeceğim. Momo, bu pis gri adamlarla baş edebilecek mi, kaybettiğimiz değerleri kazanabilecek mi, okuyun öğrenin isterim efendim. Bu incelemeyi okumak yaklaşık 5 dakikanızı aldı. Her gün böyle bir tane inceleme okusanız ayda 150 dakika. Bunu yıl olarak hesaplarsak 1800 dakika. Yani ömrünüzden yıllık 1800 dakikayı boşa gitmiş sayar Duman Adamlar. Onlara göre okumak, öğrenmek bile zaman kaybı çünkü. İşte böyle ince hesaplarla, insan yaşamını daha tekdüze, daha zavallı ve daha soğuk geçirtmek emelleri. Saçmalık! Bir dakika sonrasının bile garantisi olmayan şu hayatımızda, ölüm her nefeste daha da yaklaşırken, zamandan tasarruf etme çabasının ne kadar saçma, ne kadar boş olduğunu anlatan muazzam bir kitap. Bir kez geliyoruz bu dünyaya ve başka bir hayatımız daha olmayacak. Bu sebeple daha çok gülümseyin, daha çok sevin ve sevdiklerinize bolca zaman ayırın. Bu hayatı yaşanılır kılan bu çünkü. Ve bu incelemeyi yazarken, tam da ölümden bahsetmişken usta sanatçı Ayşen Gruda'nın öldüğünü öğrendim. O da gitti.. iki gözümüzün çiçeği. "Biz insanların beynine beynine vurmadan, dostça, eğlendirerek bir şeyler anlatabildik. Bizden insanlara birçok anı, gülüşler kaldı, sözler kaldı. Bunu bilmek bana hoşnutluk veriyor." demiş. Tam da incelememde günümüz insanının eksiklerinden bahsederken, siz eskilerden bize kalan anıları, gülüşleri, sözleri bilmek de bana hoşnutluk veriyor. Nur içinde uyu güzel insan! Bu kadar zamandan bahsetmişken, değerli vakitlerinizi ayırıp buraya kadar okuduysanız ne mutlu banadır. Keyifli okumalar diliyorum, sevgiyle kalın!
Momo
8.6/10
· 39,3bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
25
511
304 syf.
·
8 günde
·
Puan vermedi
“Zaman, yaşamın ta kendisidir ve yaşamın yeri yürektir. “ “Nasıl gözleriniz görmeye, kulaklarınız duymaya yarıyorsa, insanın yüreği de zamanı algılamaya yarar. Kör biri için gökkuşağının renkleri ve sağır biri için kuş sesleri nasıl boşunaysa, yürekle algılanmayan zaman da öyle boşa gider, kaybolur. Ama ne yazık ki düzgün atmasını bildiği halde kör ve sağır olan nice yürekler vardır.” Son zamanlarda okuduğum en tatlış kitaptı. Küçük ama yürekli Momo’nun zaman hırsızlarına karşı savaşı hem çok keyifliydi hem de etkileyiciydi. Zamanın değerini anlatan harika bir kitap. Peki zaman neydi? Sadece iş mi, para mı, güç mü? Hayır. Zamanı asıl değerli kılan sevdiklerimizle yaşadığımız anlardı.. Momo, çocuklar için yazılmış bir masal gibi görünse de bence kesinlikle büyüklerin de okuması gereken bir kitap. Tavsiyedir, ben Momo' yu çok sevdim. Zamanın ötesinde bir gün tanışabilmek dileğiyle Momo.. Momo kitabının fantastik dünyası büyüleyiciydi. O fantastic dünya oldukça güzel betimlenmişti ve bu yüzden okurlar o dünyanın içine bir yolculuk yapıyordu.Ayrıca o kadar akıcıydı ki tek solukta okuyacağınıza eminim.Kitabı tek bir cümlede özetlemem gerekirse:"Modern zaman tüketici insanlığının harika bir eleştirisi." Sabahattinali 'nin de dediği gibi :" Yarın öldüğümüz zaman birisi bize sorsa:"Dünyada neler gördünüz?" Herhalde verevek cevap bulamayız ,koşmaktan görmeye vakit olmuyor ki."(Güvercin) Momo, çocuklar için yazılmış bir masal gibi görünse de bence kesinlikle büyüklerin de okuması gereken bir kitap. Tavsiyedir, ben Momo' yu çok sevdim. Zamanın ötesinde bir gün tanışabilmek dileğiyle Momo.. Kitapla kalın..
Momo
8.6/10
· 39,3bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
74
Râyihaa
Momo'yu inceledi.
302 syf.
·
20 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Öncelikle karakteri erkek sanarak başladım romana.:) Küçük bir kız... Ve değişik bir hayal gücü! Otuza yakın dile çevrilmiş roman, dünyanın hemen hemen her yerinde yayımlanmış ve milyonlarca kişi okumuş o yüzdendir ki, kitabı okumakta baya tedirgin oldum. Bilinen ve herkezce sevilenlere karşı ön yargımın var oluşundan dır. Fakat okuyunca kırıldı ön yargılarım okudukça. İçeriğine geçelim; Bilmece, doğal gibi görünen olaylara şaşırmayı henüz unutmamış olan çocuk ve yetişkenleri aynı derecede düşündürüyor. Momo'nun öyküsü, yeri belli olmayan bir hayal ülkesinde ve belirsiz bir şimdiki zamada geçmektedir. ancak öykü, prenslerden, büyücülerden vs. söz etmemektedir Simgeler tümüyle günümüz yaşamından alınmıştır. Momo'da insan ilişkilerinin nasıl daraldığının, insanların sevgi, dostluk ve arkadaşlık değerlerinden nasıl yoksunlaştırıldığının eleştirisel bir anlatımını buldum. Yazar; sürüleştirilen, yaşamına ve zamanına el konulan insanı, bir masal akıcılığında anlatmaktadır ve kendimizde çok şeyi bize buldurmaktadır. Masalmı dersek; Romantiklerin anladığı biçimde alınırsa, evet. Çünkü, gerçek ve hayal, şiirsel bir biçimde iç içe geçmiş romanda. Ancak kitap, insanın, günümüzdeki ve gelecekteki can alıcı sorunlarını da içermekte ve bize enjekte Edilmekte.. Masal/ Roman karışımı güzel ve aşırı akıcı bir kitap Ben verilen mesajları çok sevdim.. Tavsiye edermisin derseniz, tam bir başucu kitabı ve çok sürükleyici. :))
Momo
8.6/10
· 39,3bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
29