8,7/10  (491 Oy) · 
1.274 okunma  · 
461 beğeni  · 
9.336 gösterim
Zaman, yaşamın kendisidir. Ve yaşamın yeri yürektir.

Momo, büyük bir kentin tiyatro harabelerinde yaşayan küçük bir kızdır. Buldukları ya da kendisine hediye edilenler dışında hiçbir şeyi yoktur. Ancak olağanüstü bir yeteneği vardır: Momo, muhteşem bir dinleyicidir ve bunun için oldukça bol zamanı vardır.

Bir gün hayaletimsi topluluk “duman adamlar” ortaya çıkar. İnce hesaplı planlar kurup insanların zamanını çalarlar. Onları durduracak tek kişiyse Momo’dur.

Momo elinde bir çiçek, koltuğunun altında bir kaplumbağa ve gizemli Hora Usta’nın da yardımıyla koskoca duman adamlar ordusunun karşısında tek başına durur. Acaba Momo, zamanı çalan adamları tek başına alt edebilecek midir?

Toplumumuz ve günümüz insanının zaman algısı ve zamanı okuması üzerine bir masal olan Momo’yla Michael Ende, Alman Gençlik Edebiyatı Ödülü’ne layık görülmüştür. Pek çok kez sinemaya uyarlanan Momo, kırktan fazla dile çevrilmiş, tüm dünyada 7 milyonun üzerinde satılmıştır.

“Michael Ende’nin romanları uzun yıllardır ‘kült kitaplar’ arasında.”

- Stuttgarter Zeitung

“Momo, hem çocuklar hem de yetişkinler için bir masal niteliğinde.”

- Die Welt

“Michael Ende’nin hayal gücü ve fantazyalarla dolu bu masal-romanı dünya çapında bir başarıya ulaştı ve klasikleşti.”

- Buch aktuell
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2017
  • Sayfa Sayısı:
    304
  • ISBN:
    9786052993019
  • Orijinal Adı:
    Momo
  • Çeviri:
    Leman Çalışkan
  • Yayınevi:
    Pegasus Yayınları
  • Kitabın Türü:
Mathmazel 
 01 Haz 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · 9/10 puan

Hayatınıza küçücük de olsa dokunan insanları bilirsiniz.O insanlarla zaman daha kıymetlidir.
Peki hayatınızdan zaman çalanları bilir misiniz? Eminim ki farkında değiliz.

Eskiden bir günde alınan yollar şimdi en cok 5 saatte alınıyor. Eskiden günlerce süren işlerimiz şimdi çabucak bitiyor. Eskiden haftalarca sürülen tarlalar şimdi bir gunde sürülüyor.

Hiç düşündünüz mü iş zamanı kısaldığı halde neden bize zaman yetmiyor? Neden hayatımızdan bunca kolaylığa rağmen zevk alamıyoruz? Neden bizim bazı güzellikler için zamanımız yok?
Cevapları çok da uzaklarda değil aslında. Tüketim çılgınlığı, acelecilik, insani değerlerle yeterince ilgilenmeyişimiz.

Hatırlıyorum da küçükken arabamız olamamasına rağmen akraba eş dost ziyaretlerine daha çok giderdik.şimdi ise daha kolay olduğu halde bir telefonu bile çok görebiliyoruz.halbuki imkanlar daha kısıtlıydı.

Çocukluğumda bebeklerimizi bile kendimiz yapardık.hayal gücümüz en güzel oyuncağımızdı.elim elim öpelek oynardık mesela.beş taş,bilye,ip atlama,çelik çomak,...
Şimdilerde sokaklarda çocukları nadir görür olduk. Kızıma bakıyorum herşeyi var ama sanki birşeyler eksik. Çocuklarımızı oyuncaklara boğuyoruz ama mutlu değiller.çünkü hayal kurmalarına bile fırsat vermiyoruz.kendi dalgamızla onlarıda sürüklüyoruz.daha ilkokuldaki çocukların ellerinde cep telefonları bu beni çok düsündürüyor.şekere boğuyoruz sevgiye boğacağımız yere.bizden bir şey istediğinde nedense hiç vaktimiz olmuyor.Anne ve babamıza bile vaktim yok diyebiliyoruz.

Çalışıyoruz kazandıklarımızı harcayacak zaman bile bulamiyoruz. Yine de çalısıyoruz. Bir tatile giderken bile hep bir acelemiz var.bir an once hedefe ulaşmak.arada yolda durup harikaları seyretmiyoruz.gectiğimiz semtlerin yöresel lezzetlerine bile vakit ayırmıyoruz. Hafta sonu etkinliği diye AVM gezileri yapıyoruz saatlerce mağaza mağaza dolanıyoruz.

Anlayacağınız zamanımızı dolu dolu yaşamak varken aceleye getiriyoruz.

Geçenlerde Kayseri Sivas Caddesinde kızımla yürürken kızım bana dönüp çok üzgün bir yüz ifadesi ile " Anne bu binalarda yaşayanlar çok mutsuz olmalı. Çünkü onların inekleri yok, koyunları yok, keçileri yok, tavukları yok, arıları yok.değil mi anne" dedi.meğer ne kadar fakirlermiş bu zengin semtin büyük ve süper lüks binalarında yaşayanlar. :))

Momo bu inceliği farkettiriyor bizlere. Keyifli ve düşündürücü okumalar dilerim

Mustafa Aka 
14 saat önce · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 8/10 puan

ANNE ve BABALARIN KESİNLİKLE OKUMASI GEREKEN BİR KİTAP

Kimsenin bilmediği bir yerde, bilinmeyen bir zamanda, kimsenin bilmediği başka bir yerden gelip, herkesin hayatına girip, insanların yüreklerine dokunan Momo; kimsesiz küçük bir kız çocuğudur aslında. Hatta o kadar kimsesiz ki, kendi adini bile kendisi koymuş.Kimsesiz bu kız çocuğunu çok seveceksiniz.

Kitap, fantastik bir roman.Nerden ve nasıl geldiği belli olmayan gizemli bir kız çocuğunun ana karakter olduğu masal tadında bir anlatı .İşlenen konu zaman.İşin fantastik yanı da burada başlıyor zaten. İnsanların değerli zamanlarını çalan duman adamlar var. Öyleki insanların değerli zamanlarını çalıp kendileri kullanıyorlar.Daha fazla sürpriz bozan / ayrıntı vermek istemiyorum. Kitap aslında bir modern yaşam eleştirisi.Modernliğin zamanımızı nasıl öldürdügü anlatılıyor. Ama bunu çocuklar üzerinden anlatıyor.Anne-babaları ilgilendiren kısmı da burası zaten.Bundan sonrası sosyal mesaj içerir.


"Babalık için uçurtma almak yetmez, o uçurtmayı birlikte uçurmak gerekir." demiş Can Dündar. Çocuklarimiza zaman ayirmanin ne kadar önemli oldugunu anlatan bir söz.

Çocuklarımiz, biz anne babaların en degerli varliklari.Ama hic düşünüyor muyuz onlara ne kadar zaman ayırıyoruz ya da ayirdigimiz zaman onlara yetiyor mu? Kac defa "şu an işim var, zamanım yok,',yoruldum,hadi git odanda kendin oyna" demişizdir.Ya da daha kolayina kacip televizyonda cizgi film açmışızdır,tabletlere mahkum etmişizdir.Belki bircoğunuz bunlari yapmiyorur ama yapan ebeveynler de az degildir diye düsünüyorum.Bu kitabi okuduktan sonra ben kendi adıma dersler cikardim ve cocuklarima az vakit ayirdigimi anladim.Anladım ki çocuklarımıza zaman ayırmak onlara hediye almaktan daha önemli ve yararlı.


Kitap, Kabalcı yayınları tarafından kırmızı punto ile yazılmış ve bence bu romana masalsı bir hava katmış.Yazarın anlatımı gayet
akıcı.Hiç sıkılmadan severek okuyacağınız bu kitabı kesinlikle tavsiye ediyorum. ZAMANımızın değerini bilmek adına okunması gereken bir kitap.

Momo benzeri kitaplar

Yazar demiş ki bu kitabın son sözünde:
"Ben size bütün bunları olup bitmiş gibi anlattım, çünkü biri de bana böyle anlattı.
Oysa gelecekte olacakmış gibi de anlatabilirdim."
Bence bu kitaptaki,insanların zamanlarını çalan , modern hayatta insanları "sanal sosyal kalabalıkta " yalnızlığa sürükleyen duman adamlar ellerinde birer akıllı telefon ile içimize yerleştiler!
Yani evet bu akıllı telefonlar yokken yazılan bu hikaye, gerçekten de yaşandı yaşanıyor...

Momo sen ne güzel bir kitapsın...

esraaltunerrr 
22 Mar 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Kitap, zamanin doğru kullanılmasının önemini anlatıyor. Sıradışı bir konu. Bu kitabı okurken Tim Burton'un yönetmenliğini yaptığı Alice harikalar diyarında filminde kullanılan rengarenk kostümler, ilginç karakterler ve tarifi zor ama okuyunca her insanın farklı nitelendirebileceği bir algılamayla distopik bir eser çıkıyor karşımıza. Özellikle de hayalgücünüzü önemli ölçüde genişletiyor. Her şeyi çabucak tükettiğimiz bir toplumda hızla tükettiğimiz ömrümüzün zamanın değerini bu kadar güzel anlatan bir kitabi bir
solukta okuyabilirsiniz. İnsan yaşattığı zaman kadardır. Kendinize ayıracak vaktiniz varsa ve yaşadığınız âna değer veriyorsanız mutlaka okumalısıniz.

Mustafa Bağdat 
 08 Oca 14:40 · Kitabı okudu · 4 günde · 10/10 puan

-Anne yardım edebilir misin?
-Tamam,daha sonra.
-Anne bu ne demek?
-Şuan zamanım yok..
-Anne bugün çok güzeldi,anlatabilir miyim?
-İşim bitsin,anlatırsın.
-Anne.
-Anne.
-Anne...

İş,para,ev,araba ve niceleri,yalnızca kayıplardan ibaret.

(...)

Yetişkinsiniz,küçümsersiniz.Yetişkinsiniz,ezersiniz.Yetişkinsiniz,şartlandırılmış,tek başına hareket edemeyen çocuklar yetiştirirsiniz.Eline oyuncak robot verirsiniz,o oyuncak dışında oyun yaratamamasını sağlarsınız.İstediği her şeyi önüne yığarsınız,baştan savmaya çalışırsınız.Çocuğun amacını para,iş,ezberlemek yaparsınız,mutluluğunu ömrü boyunca elinden alırsınız.

Yaş olarak değil,akıl ve davranış olarak çocuk,her şeyi dinler,arkada bir yerlerde gözlerinizin bebeklerine doğru bakmaya çalışır.Bir temas bekler.Başaramaz.Dinlemezsiniz,anlayamazsınız.Çocuğun bir hayali olursunuz gözünde nirvana,imkansız.

Def edemez,yapışırsınız.Zehir olursunuz.Zamanını ve hayatını elinizde çocuk oyuncağı yaparsınız.Unutursunuz,bunun hiç farkında olmazsınız.Başkalarını da düşünüyorum ayağına yalnızca kendinizi düşünürsünüz.Çünkü sizler yetişkinsiniz
Geleceğimizsiniz.
Yetişkinsiniz,sadece ve sadece yetişkin.

Çocuk olun,çocukça yaşayın.Dinleyin.Para,ev iş derdine değil,mutluluğunuzun,insanlığınızın derdine düşün.Zamanın kölesi olmayın,efendisi olun.Zamanı tasarruf edeceğim diye,zamanı bir hiç uğruna harcamayın.Unutmayın,hep Momoların yanına gidin.Momo gibi dinleyin.Momo gibi olun.

Eğer siz de uslu bir çocuk olursanız,dediklerimi hayallerinizde başarabilirsiniz. (!)

*** *** ***

Açık olayım,çocuk kitabı.Kendinizi çocukların yerine koymanız gerekiyor.Yaşanılanları çocukların yönünden hissetmeniz gerekiyor.Hatta sırf çocuk olasınız diye fontlar kırmızı(Kabalcı Yayınevi) , ve resimlerle de sayfalar süslenmiş.

Birkaç dizgi hatası dışında başka bir sorunla karşılaşmadım.Çeviri gibi.

Kitap Küçük Prens ve Dövüş Kulübünün birleşimi.Yani kitaplığınıza ha Momo'yu koymuşsunuz,ha Nitrogliserin döşenmiş ahşap ev.Hazırsanız bitiriyorum,birr,iki,üçç veee...

BOOM!

ozge 
01 Ara 2015 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

Momo'ya çocuk kitabı diye başladım ama bence çocuklardan çok yetişkinlere daha çok hitap ediyordu. Hepimiz zaman zaman kendimizi kalabalıklar içinde yalnız, kuşatılmış hissederiz. Bazen de sanki kurmalı bir oyuncak gibi sabahtan kurulup akşama kadar oradan oraya koşturur dururuz. Zamana karşı bitmeyen bir savaş halindeyizdir. Bu koşuşturmaca içerisinde yitirdiklerimiz,keşfedemediklerimiz,kaçırdığımız anlar ne oluyor? İşte çocuktan al haberi misali tüm bu gerçeklerle bir çocuk sizi yüzleştiriyor. Hikaye Momo adlı bir çocuğun insanlardan zamanı çalan zaman tasarruf şirketi elemanları duman adamlara karşı mücadelesini anlatıyor. Bu mücadeleyi okurken sanki bir çizgi film izler gibi oldum. Çocuklar için kitabı okumak ne kadar keyifli olur bilemiyorum ama çizgi filmi yapılsa kesinlikle etkileyici olur. Bazen durdurun zamanı inecek var demenin zamanı olabilir. Durmalı ve çevremizi ,iç dünyamızı dinlemeliyiz. Belki onların da bize anlatmak istedikleri vardır. Teşekkürler Momo ve bu kitabı benimle tanıştıran 1000 kitap ailesi.

Aysun Çelik 
12 Oca 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Momo! Seni hep merak etmiştim. Daha evvel gelip de seni ziyaret etmemiş olmam ne üzücü. Sen, küçücük bedenin ve kocaman yüreğinle dünyayı kurtardın. Çünkü senin Kassiopeia'n ve Hora Usta'n vardı. Peki ya biz? Büyük bedenlerimiz ve küçük kalplerimizle, biz nasıl kurtaracağız dünyamızı? Sahip olduğumuz en kıymetli şeyle, zamanımızla beslenen, kendilerine hizmet etmeye zorlayarak yaşayacağımız güzelliklerden bizi mahrum eden, kısıtlayan, hırpalayan, sömüren şirketlerden nasıl kurtulacağız? Bize taktıkları zincirleri, tasmaları, kelepçeleri kırmayı nasıl başaracağız? Bizim için artık çok mu geç? Biliyorum, çok geç değil mi? Bu savaşta kaybeden bizler, kazananlarsa onlar oldu. Senin küçük Momo'n tek başına başardı Hora Usta ama biz, milyonlarca insan, başaramadık. Üzgünüm!

Pol Gara 
15 Eki 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Kâinatta herşey insan için, insan Allah içinken, biz nasıl yüreğimizle dinlemeyiz insanı, nasıl kalpten zaman ayırmayız dünyâ gemisindeki yol arkadaşlarımıza?..

"Modern zamanların insanlarının yamalı zamanları var, yırtık pırtık ve her geçen gün kaynar suda yıkanmış yün gibi çekiyor, kısalıyor. Çünkü “insan” kıymetli değil. Kimsenin içinin kimsesi kalmamış gibi...

Oysaki bir minicik zamanı ayırıp sadece “dinlemek” bile bereketi hareketlendirir. Çünkü öyle kodlanmış varlık. Bu böyledir...

Momo şimdiki zamanların insanları için pek çok şey yapıyor. Tüm kalbiyle sadece dinliyor ve düğümleri çözüyor. Herkes ve her şey birbirine çok yabancı ve devasa uçurumlar açılıyor gittikçe. Oysa ki “bereket” var insanın içine harcanan herşeyde. Birilerinin kalbine uzanan o ince yolda yürürken, ve içlerine çiçekler doldururken zaman o kadar, o kadar çok büyüyebiliyor ki fazlasıyla yetebiliyor herşeylere..."

Mürekkep Yürek 
 14 Ara 2017 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Büyük bir kentte, harabeye dönüşmüş eski bir tiyatroda yaşayan küçük bir kız.
Adı Momo.

Çöplükte buldukları ve etrafında ki insanların ona verdikleri dışında hiçbir eşyaya sahip değil.

Sahip olduğu olağanüstü bir özelliği var. Yanına gelenleri, onunla konuşmak isteyenleri dinlemek ve onlara ilham vermek.

Zamanın önemini diğer insanlardan daha iyi biliyor.
Diğerleri zamanlarını şan, şöhret, para, servet peşinde koşmakla tüketiyor.
Oysa Momo zamanını arkadaşlarına ayırıyor, onları dinliyor, onların dertleriyle ilgileniyor.

Günümüzde insanlar çalışıyor ancak bunları harcayacak zaman bulamıyor.

Eskiden işler daha uzun sürüyor ve daha zahmetliydi.
Günümüzde ise daha kısa sürüyor ve daha kolay yapılabiliyor.
Ancak bu imkanlara rağmen zaman bizlere yetmiyor.
Sürekli zamanım yok diyoruz.

Momo, bizlere zamanın önemini hatırlatıyor.


"Ben size bütün bunları olup bitmiş gibi anlattım.
Oysa gelecekte olacakmış gibi de anlatabilirdim.
Benim için ikisi arasında büyük bir ayrım yok."

"Michael Ende"

emine çelikbaş 
12 Şub 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Eğer animasyon filmlere biraz ilginiz varsa, bu kitabı okurken zihninizde sahneleri çekmeye başlayabilirsiniz. Kitap tam olarak Hayao Miyazaki'nin Spirited Away (Ruhların Kaçışı) tadında.
Duman Adamların yetişkinlerin zamanlarını nasıl çaldıkları, çocukların bunu fark edip nasıl mücadele ettiği çok güzel bir dille anlatılıyor.
Dünyayı çocuklar ve çocuk kalanlar kurtaracak. Zamanınızın azlığından şikayet etmeye başlamışsanız, içinizdeki çocuk yavaş yavaş ölmeye başlamış olabilir. Dikkat edin!
Küçük, tatlı kız Momo'yla güzel bir macera sizi bekliyor.

Kitaptan 252 Alıntı

Songül 
09 Şub 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Sana bir akıl vereyim: Kendini fazla ciddiye alma...

Momo, Michael EndeMomo, Michael Ende

"Ya öbür tarafta ne var?"
"İşte orada, bazen taa içinde duyduğunu söylediğin müziği bulacaksın. Ama artık sen de o müziğin içindeki bir ses olacaksın."

Momo, Michael EndeMomo, Michael Ende
Mathmazel 
31 May 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Daha çok para kazanıp, daha çok harcıyorlardı. Fakat yüzleri asıktı, yorgun ve keyifsizdiler, gözleri dostça bakmıyordu.

Momo, Michael Ende (Epub)Momo, Michael Ende (Epub)
Mathmazel 
31 May 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

An diye bir şey kalmıyor. Ya geçmiş oluyor ya gelecek.

Momo, Michael Ende (Epub)Momo, Michael Ende (Epub)

"Sana bu adı kim taktı ?"
"Ben kendim" dedi Momo.
"Sen kendin mi taktın ?"
"Evet."
"Ne zaman doğdun ?"
Momo biraz düşündü ve sonra dedi ki : "Hatırladığım kadarıyla ben hep vardım."

Momo, Michael EndeMomo, Michael Ende
Songül 
03 Şub 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Karanlıkta ışığın parlıyor
Nereden geliyor, bilmiyorum
Çok yakındaymış gibi görünüyor
Oysa o kadar uzak ki.
Ne olursan ol;
Parla, parla küçük yıldız !
(Eski bir İrlanda çocuk şarkısından )

Momo, Michael EndeMomo, Michael Ende
Mathmazel 
29 May 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Bir insanın çok dostu olabilir, ama insan, onların içinden de birkaç kişiyi kendine daha yakın bulur ve onları daha çok sever.

Momo, Michael Ende (Epub)Momo, Michael Ende (Epub)
esraaltunerrr 
22 Mar 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

İnsanların zamanına hükmedenin gücü sınırsız olur.

Momo, Michael Ende (Sayfa 157)Momo, Michael Ende (Sayfa 157)
esraaltunerrr 
15 Mar 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

...Zamanın bu garip kısalığı uzunluğu, o saat içinde yaşanan olaylara bağlıdır. Çünkü zaman, yaşamın ta kendisidir. Ve yaşamın yeri yürektir.

Momo, Michael Ende (Sayfa 65)Momo, Michael Ende (Sayfa 65)
26 /