Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 4 dk.
Sayfa Sayısı:
320
Basım Tarihi:
Mart 2017
Yayınevi:
Hep Kitap
Orijinal Dil:
Türkçe
Orijinal Ülke:
Türkiye
ISBN:
9786051920429
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2022 29. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2022 11:50
"Neresi olduğunu bilmediğim bir yerim sızlıyor." Galiba kitabı okurken ve bitirdikten sonraki hislerimi en iyi anlatabilecek olan söz, yine kitapta geçen bu söz. Sızlayan kalbim mi, ruhum mu, geçmişim mi, yoksa geleceğim mi?.. Bilmiyorum ve kitabın oluşturduğu duygu yoğunluğuyla ilk kez bir incelemeyi ağlayarak yazıyorum. Çünkü Dokunmadan, adının aksine yüreğe dokunmadan geçen bir kitap değil. "Şuramda bir şeyler var Sahiden bir şeyler var Haykırmadan anlatamam." Diyor ya Turgut Uyar Ben de haykırarak anlatmak istiyorum. Dokunmadan, 29 yaşındaki Adalet'in bir gün ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenmesiyle başlıyor. Adalet, bu yaşına kadar hayata ve insanlara dokunmadan, etliye sütlüye karışmadan öylesine yaşayıp giden bir karakter. Hayattan bu derece kopuk yaşamasına rağmen onu bu kadar erken kaybedeceğini anlayınca aslında hayatı sevdiğini fark ediyor Adalet. Ve çocukluğundan beri yakasını bir türlü bırakmayan suçluluk duygusuyla ilk günahını düşünmeye başlıyor. Çocukken bir arkadaşının oyuncak ayısını ondan aldığını hatırlıyor ve onu sahibine geri vermek için düşüyor yollara...Bu kısımdan sonraki olayları her ne kadar anlatmak istesem de tat kaçıran olmaması adına burada bırakıyorum. Biraz da kitabın derinlerinde anlatılanlara değinmek istiyorum. Adalet anne babası tarafından sevilmemiş ve sevgisiz büyümüş biri. O küçük kız çocuğuna sarılmayı o kadar çok istedim ki okurken... Çocukluk dönemindeki eksikliklerin, yaşananların insanın hayatını nasıl şekillendirdiğinin iç acıtan bir örneği Adalet. "Bir insanın anavatanı çocukluğudur." diyor Epictetus. Bu sözün doğruluğunu Adalet'in hikayesinde bir kez daha görüyoruz. Çocukluğunda sevilmeyince Adalet de sevilmeme korkusuyla kimseyi sevmemeye karar vermiş, kabuğuna çekilmiş, ördüğü duvarların arasında yaşamış hep,
Edebiyat
DokunmadanNermin Yıldırım · Hep Kitap · 201711,5bin okunma
Dokunduğum Yarala(r)
Puan vermedi·320 syf.·
2023 6. kitabı
Ben, Benim de bir hikâyem olduğunu fark etmem, müşteri temsilcisi ile yaptığım telefon görüşmesi sırasında oldu. Belki de özlemin ve yalnızlığın yarım kalan bütün hikâyelerini benden önce dinlemişsinizdir. Ben de uzun uzun başkalarının hikâyelerini dinlemiştim. Bir arama ile başlayan benim hikâyemi geç de olsa bugün öğreneceksiniz.  Önceki günler nasılsa o gün de öyle başlayacak sanmıştım. Her sabah kurduğum saatin alarm sesine uyanırdım. Alarm çalmaya devam ettikçe sağa sola döner durur, susunca da yorganı kafama çekip tekrar uyumaya çalışırdım. O sabah diğerlerinin aksine, susmasını dilediğim, anlatmamın imkânsız olduğunu bildiğim yaşantımdan bir telefon sesiyle uyandım. İsteksizce ahizeyi aldım elime; - Alo - Alo, günaydın. Heyeman  seyahatten  arıyorum....... hanım ile görüşebilir miyim? -Buyurun ben.. -...... hanım, 24 Mayıs Saat: 06.00 otobüsü 1 numaralı koltuk rezervasyonunuzun teyidi için aramıştım. Birden hatırlamaya çalıştım.  24 Mayıs ve saat: 06.00 tarihinde yapmak istediğim yolculuk için nereye rezervasyon yaptırmıştım? Rakamsal takıntılarım vardır benim, çift rakamları sevmesem de 6 sayısının  hayatımın dönüm noktalarının işareti olduğuna inanırım. 2 ve 4 toplamı 6, ve Saat: 06.00 … Tarih ve saati benim seçmiş olduğum belli. Bir  numaralı koltuk evet…Yolculuklarda, tiyatroda, sinemada,  sürekli bir numaralı koltuk tercih etmişimdir. Herkesi arkamda bırakıp  beni görüyor olmalarındaki  istek mi,  yoksa kimseyi görmeme arzusu mu anlam veremediğim farklı bir takıntı. O koltuk boş değilse yolculuğu ertelediğim çok olmuştur. Sebebini bugün bile çözebilmiş değilim, size nasıl anlatayım ki! Bir de kimseyi istemem yolculuklarda yanımda, tekli koltuk yoksa yanındaki olanı da satın alırım. Binenler, inenler,  arada bir iki ''nasılsınız, yolculuk nereye '
Roman
DokunmadanNermin Yıldırım · Hep Kitap · 201711,5bin okunma
Yaşamak temas etmektir.
Puan vermedi·320 syf.·
2026 113. kitabı
Nermin Yıldırım çağın en görünmez ama en yaygın yaralarından biri olan suçluluk duygusunu Dokunmadan romanında insanın iç sessizliği üzerinden anlatıyor. Romanı boyunca büyük kötülüklerden çok zamanında uzatılmayan ellerin, söylenmeyen sözlerin, görmezden gelinen acıların yüküyle dolaşıyor. Yazar modern insanın kalabalıklar içinde giderek daha yalnız, daha çekingen ve daha suskun hale gelişini anlatırken, hayatın yalnızca nefes almak değil, bir omuza dokunmak, bir acıya ortak olmak, bir hayatın içinde iz bırakabilmek olduğunun yaşamak olduğunu hissettiriyor. Romanın sonunda söylediği gibi: “Bir hayatım daha olsa, korkmadan dokunmak için yaşardım onu…” #303554553 Romanında bir hayatım daha olsa, korkmadan dokunmak için yaşardım onu diyen Adalet’in öyküsü, ölümle yüzleşmesinin akabinde kendi hayatına dönüp bakmasıyla derinleşiyor. Hayatında kimseye gerçekten temas edemediğini birçok olayın karşısında susup geri çekildiğini fark eden Adalet geçmişinin kırıkları arasında dolaşırken hem çocukluğuyla hem vicdanıyla hesaplaşıyor. “Her uzvum tamamdı fakat ben eksiktim. Kimsenin omzuna dokunmamıştı elim.”(s.249) Adalet’in hayatı boyunca geri çekilerek ve kendini koruyarak yaşaması, zamanla onu hem insanlara hem de kendi ruhuna yabancılaştırıyor. İnsanın en büyük eksikliğinin sevgisizlikten çok cesaretsizlik olduğunu anlatıyor. Romanın ana fikri burada derinleşiyor, yaşamak yalnızca nefes alıp vermek değil, başka hayatlara temas edebilmekten geçiyor. Bir omuza dokunabilmek, bir acıya ortak olabilmek, birinin hayatında küçücük de olsa iz bırakabilmek insanı gerçekten yaşayan birine dönüştürüyor. Çünkü bazen insanı yaralayan şey yaptığı kötülükler değil, korkudan yapamadığı iyilikler oluyor. Roman bu yönüyle yalnızca bir iç yolculuğa değil, insanın kendine bile
Düşünce
DokunmadanNermin Yıldırım · Hep Kitap · 201711,5bin okunma
Dokunmadan
9/10
·320 syf.·
2025 168. kitabı
"Kalpteki ağrının terazisi yoktu, kimsenin sızısı kimseninkiyle kıyaslanamazdı." Dokunmadan, bir günahı telafi etme hikâyesinden çok daha fazlası. Kendini, geçmişini ve insan olmanın kırılgan yönlerini anlamaya cesaret eden bir roman. Okuyunca, “Benim de dokunmadığım ne kaldı?” diye soracaksınız ve bu sorunun peşinden gitmek, belki de en değerli yolculuk olacak. Keyifli okumalar.
Kitap İncelemesi
DokunmadanNermin Yıldırım · Hep Kitap · 201711,5bin okunma
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2021 37. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2021 20:26
Sevgileri yarınlara bıraktınız Çekingen, tutuk, saygılı. Bütün yakınlarınız Sizi yanlış tanıdı. Bitmeyen işler yüzünden (Siz böyle olsun istemezdiniz) Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi Kalbinizi dolduran duygular Kalbinizde kaldı. Siz geniş zamanlar umuyordunuz Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek. Yılların telâşlarda bu kadar çabuk Geçeceği aklınıza gelmezdi. Gizli bahçenizde Açan çiçekler vardı, Gecelerde ve yalnız. Vermeye az buldunuz Yahut vakit olmadı.... Evet, erteledik...Önce çocuklarımızın başını okşamayı, onlara vakit ayırmayı, sevgimizi sonuna kadar göstermeyi, erteledik.. Sevgisiz, mutsuz, ruhsuz, hayali arkadaşlar ile konuşan onlarla paylaşan, herkese boş gözlerle bakan duygusuz çocuklar yetiştirmeye başladık. Annemizi, babamızı, eşimizi, dostumuzu erteledik...Önce bayramdaaan bayrama ziyaret sonra onlarda bitti yılda bir görsek yeter, dedik. Merhabalarımızı, günaydınlarımızı, nasılsınlarımızı erteledik... Ahhhh ! Nasıl da çok nasıl da bitmeyen işlerimiz vardı. Telâşların koşturmacanın içinde bi' baktık ki hayatımızı erteledik.. Şu her şeye yetişme telâşı içinde ne çok şeyi kaçırdık. Kendimizi ve sevdiklerimizi nasıl da yarım bıraktık. Hayat kelimesinin sözlük anlamını değiştirdik. Artık " Hayat = Keşke daha önce yapsaydım, gitseydim, sevseydim, söyleseydim..." bizim için. Gidenin ardından hep bi' bitmeyen pişmanlık... " İnsan kendini sevmeyi bilmeyince, başkalarınca sevilebileceğine de ihtimal veremiyor işte. " dedi Adalet. Mutluluğun anahtarı dediğim kelimeyi ne güzel yorumladı. " Kendini sev, özüne değer ver."derim hep çünkü insan kendini sevince kimseden bir beklentisi olmuyor ve beklenti yoksa mutsuzluk size uğramıyor. Sürekli bir anlam arayışı içindeydi Adalet. Onunla birlikte mutlu oldum onunla
DokunmadanNermin Yıldırım · Hep Kitap · 201711,5bin okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2017 40. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2017 16:00
Nermin Yıldırım'ın okuduğum ilk kitabı oldu Dokunmadan... Yazarın kaleminin kelimelerle adeta dans edişine hayran kalmamak elde değil ve bölüm başlarında ki alıntılar da kitabı zenginleştirmişti. Sayfalar ilerledikçe hiç bitmese diye içimden geçirdiğim bir kitap olmuştu. İncelemesi geç gelen bir kitap olsa da etkisi güzel olan kitaplardandı. "Birine susmasını söylediğinizde sesine, gitmesini söylediğinizde kendisine hasret kalabiliyordunuz." "İnsan kendini sevmeyi bilmeyince, başkalarınca sevilebileceğine de ihtimal veremiyor işte." "Konuşmanın alışmak, alışmanın da sevmek gibi yan etkileri oluyor. Ama siz insanlar da ne kolay alışıyorsunuz be. Yabancılara bile. Hatta hep yabancılara. Sonra aslında hiç gelmemiş birilerinin gidişine üzülerek geçiyor hayatınız." Dokunmadan, 29 yaşındaki Adalet'in ölümcül bir hastalıkla mücadele ederken, yaptıklarından ve biraz da yapamadıklarından kendini suçlar. İlk günahını düşünür ve çocukluğunda yaptığı kötülük yüzünden kötü durumların başladığına karar verir. Çocukken komşu apartmanın kapıcısının gariban oğlu Mahsun'un sahip olduğu tek oyuncağı, tek gözlü ayısı Muhlise'yi elinden alır. Yıllar sonra Mahsun'u bulmak için yollara düşer, yanında da tek arkadaşı Hülya. Tesadüf demek istiyorum, Mahsun'u ararken Sadi Seber onlara eşlik eder. Daha fazla cümlem olsa da spoiler vermek istemiyorum... Ve gerisi kitapta saklı kalsın. (Sonu çok ters köşe bitiyor.) Acaba şimdi ne olacak nasıl bitecek diye tahminler yürütürken beklemediğim şekilde bitti kitap.
Edebiyat
DokunmadanNermin Yıldırım · Hep Kitap · 201711,5bin okunma
Peki siz en son kimin hayatına gerçekten dokundunuz ?
Puan vermedi·320 syf.··
2026 48. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2026 00:27
Bazı insanlar vardır, hayatın kıyısından yürümeyi bir erdem sanır. Kimsenin kalbine değmeden, hiçbir acıya bulaşmadan, hiçbir şeyin sorumluluğunu üstlenmeden geçip gitmenin bir tür temizlik olduğuna inanır. Oysa bu, çoğu zaman sadece iyi saklanmış bir korkudur. Dokunmadan tam da bu korkunun içini açar. Ve Nermin Yıldırım, Adalet’in hikâyesiyle yüzümüze şu sert gerçeği çarpar: İnsan, yalnızca yaptıklarıyla değil, yapmadıklarıyla da kirlenir. Adalet, hayatı boyunca kimseye dokunmadım diyerek kendini temize çıkardığını sananlardan biridir. Ancak Adalet’in geçmişi yalnızca suskunluklardan ibaret değildir; o geçmişin içinde küçük ama derin izler bırakan haksızlıklar da vardır. Çocukken çaldığı o oyuncak ayı, belki basit bir anı gibi görünür. Ama başkasına ait olana uzanan o el, yalnızca bir oyuncağa değil bir hayata dokunmuştur. Oysa hayat, insanın kendine söylediği yalanları er ya da geç eline tutuşturur. Ölüm kapıyı çaldığında, artık hiçbir bahane ayakta kalamaz. Ve Adalet, o an geldiğinde anlar. Temiz sandığı elleri aslında çoktan kirlenmiştir. Çünkü insan sadece yaptıklarıyla değil, yapmadıklarıyla da sorumludur ve bazen en derin kir, bu ikisinin iç içe geçtiği yerde oluşur. Romanın kalbinde yatan şey, büyük bir olay değil; tek bir anın yankısıdır. Çocuklukta yaşanan, belki o an önemsiz gibi görünen bir kırılma… Ama hayat bazen tam da o anlarda yön değiştirir. Dokunması gerekirken geri çekilen bir el ile, ait olmayanı sahiplenen bir el arasındaki o ince çizgi… İşte bütün bir ömür, bazen bu iki hareketin kefaretine dönüşür. Adalet’in geçmişine yaptığı yolculuk da tam olarak budur. Bir hatırayı değil, yıllardır içinde büyüyen bir suçluluğu takip etmek. Burada asıl sarsıcı olan, yalnızca açık bir kötülüğün varlığı değil; sessizliğin ve küçük haksızlıkların zamanla
Alıntı
DokunmadanNermin Yıldırım · Hep Kitap · 201711,5bin okunma
herkesin zevkine kimse karışamaz :)
5/10
·314 syf.··
2022 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2022 14:50
selam siz bu yazıyı okumaya başlamadan önce kısa bir uyarı yapmak istiyorum. her okurun “bu iyi bir kitaptı.” diyebilmek için beklentileri farklıdır. bir okur için kitabın sürükleyici olması onun için o kitabı iyi yapmaya yeterlidir. başka bir okur içinse takip edilebilir bir olay örgüsünün olması yeterli olabilir. benim için güzel bir kitap sizin için öyle olmayabilir. ben zaten bir kitabı neden sevdiğimi ya da sevmediğimi söylemek için buradayım. bu konuda anlaştıysak ben #dokunmadan kitabını sevemedim. oh be söyledim. :) şimdi sebeplerime getiriyorum sözü. ilk olarak nermin hanımın çok çok abartılı yükselişleri olduğunu düşünüyorum. bazı paragraflar romanın akışının üstüne çıkıyor. mesela karakter içsel bir sorgulamadayken ben birden aşkla ilgili “başka bir kitaptan alınmış” gibi bir paragraf okuyorum. bunun sebebini düşündüm ve şu sonuca vardım. bu paragraflar kitabın genelinden daha “süslü ve abartılı”. bu şekilde çok fazla paragraf olduğu için okurken edebî bir zevk alamadım. ikinci olarak fazlaca rastlantı olan kurguyu da başarılı bulmadım. üçüncü olarak yazarın söylemek istediği çok şey var ve bu kadar çok şey hepsini birden söylemek isteyince birbirine giriyor. ayrı ayrı çok değerli olan şeyler bir arada güzel bir tat bulmuyor ve gereken değeri görmüyor. mesela aile içinde ihmal edilmişlik, anne baba figürünün eksikliği veya getirdiği travmalar etkili bir şekilde anlatılmamış. okuyucu olarak ister istemez daha önce okuduklarım ile karşılaştırıyorum ve aklıma fay hatları kitabı geliyor. o kitapta bu konular “göze sokulmadan” “metnin içine yayılarak” verildiği için benim için güzel ve tatmin edici bir kitaptı. ama dokunmadan kitabında konular kurgunun içerinde başarılı bir şekilde yer almamıştı. şimdi ben bu kadar şey söyledikten sonra siz kitabı okumaktan
1000Kitap
DokunmadanNermin Yıldırım · Hep Kitap · 201711,5bin okunma
Mucizelerin bile inanacak birine ihtiyacı yok mu?..
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2024 79. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2024 21:53
Inceleme yazmayı düşünmüyordum:) Ama yazar öyle bir yazmış ki.. dayanamadım. Elim gitti,kalbim gitti,ruhum gitti , gönlüm gitti .. gitti de gitti .. Kitabın içeriğini yazmayacağım,okuyun sizin de kalbiniz erisin:) Çok etkileyiciydi... elimden gelse daha ne kadar alıntılar paylaşırdım ama neyse:) Bugün paylaştığım alıntı çokluğundan bütün takip kitap dostlarından helallik istiyorum:) Cümleler içimi eritince ,yazar her cümlede kalbime dokununca benim tepkim de böyle oldu... Kitap bitsin istemedim,o kadar güzeldi. Kendimden çok şey buldum..Siz de eminim bulacaksınız.. Ha bu arada unutmadan!! çocuklarınıza, sevdiklerinize , aşkınıza bol bol dokunun e mi !! Bu dünyadan usulca giderken onlara dokunarak sevginizi hissettirerek gidin.. Eğer yapmazsanız onları bu hayatta daima eksik bırakmış olacaksınız haberiniz olsun.. Kitabı herkese gönülden, yürekten tavsiye ediyorum.. Son olarak affınıza sığınarak yine bir alıntı paylaşayım:) Ama bu son haa:) "Bir hayatım daha olsa, korkmadan dokunmak için yaşardım onu. Bir keklik beslerdim ellerimle, varsın uçsun sonunda. Bir çiçek büyütürdüm, varsın solsun sonunda. Bir omuz ısıtırdım, varsın gitsin sonunda. Dokunurdum. Ben eriyene dek, o eriyene dek, biz hiçleşip karışıncaya dek bu derin boşluğa, dokunurdum. Ama yok bir hayatım daha. Bir hayat daha yok. Yok..." Sakın geç kalmayın...Dokunun kalplerine!! Sevgili yazarımız Nermin Yıldırım 'a gönül dolusu selam olsun..Iyi ki yazmış,nolur yazmaya devam etsin.. Okur olarak tüm samimiyetimle söylüyorum,bana inanılmaz duygular yaşattığı için sevgili yazarımıza müteşekkirim.. Herkese keyifli okumalar dilerim..
Hayata Dair
DokunmadanNermin Yıldırım · Hep Kitap · 201711,5bin okunma
8/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 22:58
Dokunmadan, geçmişin izlerini taşıyan, iç dünyasıyla sürekli çatışma hâlinde olan bir kadının hikâyesini merkezine alan psikolojik bir roman. Roman, dış dünyada olup bitenlerden çok, karakterin zihninde ve ruhunda yaşananlara odaklanmış. Roman boyunca, çocukluk anıları, aile ilişkileri, kadınlık deneyimi ve toplumun dayattığı rollerle hesaplaşır. Anılar parçalı bir şekilde anlatılır; geçmiş ve şimdi iç içe geçer. Bu yapı, karakterin zihinsel karmaşasını ve içsel dağınıklığını yansıtır. Okur, net bir olay örgüsünden çok, bir ruh hâlinin izini sürer. Kitap, temasın yokluğunu bir eksiklikten ziyade bir varoluş hâli olarak ele alır. Karakterler yalnızca birbirlerine değil, geçmişlerine, bedenlerine ve duygularına da mesafelidir. Roman boyunca hissedilen temel duygu, bastırılmışlığın yarattığı iç gerilimdir. Yıldırım, bu gerilimi yüksek sesle değil; suskunluklarla, yarım kalan düşüncelerle, iç monologlarla kurar. Dil, romanın en belirleyici unsurlarından biridir. Nermin Yıldırım’ın anlatımı yer yer sert, yer yer şiirseldir; fakat her zaman bilinçli ve ölçülü. Cümleler keskin bir farkındalıkla kurulmuş, fazlalıklardan arındırılmış. Metinde boşluklar vardır ve bu boşluklar okurun zihniyle tamamlanır. Roman, okuru pasif bir izleyici olmaktan çıkarır; onu metnin ortağına dönüştürür. Dokunmadan, özellikle kadınlık deneyimi, travma, kimlik ve aidiyet meselelerini derinlemesine işlemiş. Toplumun birey üzerindeki görünmez baskıları, bastırılan duyguların bedende ve zihinde bıraktığı izler incelikle örmüş. Roman, acıyı romantize etmez; onu çıplak, rahatsız edici ve kaçınılmaz hâliyle sunmuş. Bu yönüyle okuru konfor alanından çıkarır.
Edebiyat
DokunmadanNermin Yıldırım · Hep Kitap · 201711,5bin okunma

Yazar Hakkında

Nermin YıldırımYazar · 9 kitap
1980 yılında Bursa'da doğdu. Yalova, İstanbul, Ankara ve İzmit hattında büyüdü. 1987 yılında yazar olmaya karar verdi. İki sene sonra, ilk yazılarından ve şiirlerinden oluşan defteri "Yarını Bekliyorum" amcası tarafından daktiloya çekilip fotokopiyle çoğaltıldıktan sonra ciltlenerek kitap haline getirildi. Bu çalışma, kısa sürede ailenin en çok okunanlar listesinin üst sıralarına yerleştiyse de edebiyat dünyasında pek ses getirmedi. 1997 yılında gazeteci olmaya karar verdi; beş sene sonra da Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Basın Yayın Bölümü'nden mezun olarak İstanbul'a yerleşti. Çeşitli dergi ve gazetelerde yazdı, reklam ajanslarında metin yazarlığı yaptı. 2010 yılında Barselona'ya yerleşti. İlk romanı Unutma Beni Apartmanı 2011, ikinci romanı Rüyalar Anlatılmaz ise 2012 yılında Doğan Kitap tarafından yayımlandı. Sosyal Medya: instagram.com/nnerminyildirim