·
Okunma
·
Beğeni
·
467
Gösterim
Adı:
Misafir
Baskı tarihi:
Eylül 2018
Sayfa sayısı:
332
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051922454
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hep Kitap
Nermin Yıldırım okura bu kez garip bir Ev'in; hemşirelerin “abla”, hastaların “misafir”, başhekimin “baba” diye adlandırıldığı, her geçen gün daha katı kurallarla yönetilen tuhaf ama bir yandan da çok tanıdık bir akıl hastanesinin kapılarını aralıyor. Biri Ev sahibi, diğeri misafir, biri genç, diğeri yaşlı, biri geçmişe, diğeri geleceğe bakan Esin ve Rikkat'ten hareketle, içeridekilerin ve dışarıdakilerin, tek tek çıldırmaktan vazgeçip topluca delirenlerin buruk, muzip ve her şeye rağmen ümit dolu hikayesini anlatıyor.

Yıldırım, Misafir'de yetkin ve zengin diliyle, yakın geleceğe dair ürkütücü, tuhaf ama bir o kadar da tanıdık bir dünya yaratıyor. Baskıcı bir düzende, bir akıl hastanesinde kurduğu bu dünya, dış dünyanın hem bir parçası hem de ta kendisi gibi görünüyor.

Misafir, normalini yitirmiş, çokça incinmiş, bolca incitmiş bir dünyada, kırılmış hayallerin, ertelenmiş sevgilerin, hakkıyla yaşanamamış ömürlerin ortasında, kendine sığınacak yer arayanların romanı. Yıldırım, sızının ve şifanın hikâyesini, o derin anlatımıyla, incelikle, şefkatle dokuyor.
Rikkat ve Esin’in akıl hastanesinde kesişen hikâyeleri. Nermin Yıldırım’dan okuduğum 3.kitap ve yine kadın karakterler başrolde:) Hatta travmatik, geçmişte yaşanmamışlıkları keşkeleri olan kadınlar ortak nokta. Ama farklı tatlar, farklı hikâyeler, Nermin Yıldırım’ın altı çizilesi cümleleriyle yepyeni anlam kazanıyor.
Ortalarından sonra daha heyecanlı oldu benim için, gözlerimin dolduğu, hüzünlendiğim yerlerde daha da içine girebildim kurgunun.
Yazarlar kendi hayatlarını, içindekileri de yansıtırlar ister istemez eserlerinde. Nermin Yıldırım kimdir, onun yaşanmamışlıkları, anne baba kardeş ilişkisi nasıldır yada bunlardan parçalar var mı acaba eserlerinde merak ediyorum.
Şimdi biraz söyleşilerini dinleyip, röportajları okuyayım ben
“Koşalım, hadi koşalım” -alıntı-
Kitap yorumlarıma youtube kanalımdan da ulaşabilirsiniz: https://www.youtube.com/user/ayseum
Misafir yine beni şaşırtmayan bir nermin yıldırım eseri ... öyle güzel kelimeleri biraya toplayıp öyle dokunaklı cümleleri kurarken bir yandan psikolojik tespitler bir yandan muziplikler yaparak dans eden satırlar arasında kurulmuş mükemmel bir kurgu “ev” ve “misafirler” in hikayesi bir dolu sorgulamayı barındırıyordu içinde ... “unutma beni apartmanı” romanından “süreyya” karakteri ile yeniden karşılaşmak klasik nermin yıldırım hareketi olarak en sevdiklerimden illaki daha önceki romanlardaki karakterlerden biriyle karşılaşıyorsunuz ve bu eski bir dostla beklemediğin bir anda karşılaşmak gbi geliyor esin ve adalı nın hikayesi henüz yeni başlıyor gibi hissetsem de asım ve rikkat ın yaşanmamış yılları kalbinizde bir sızı bırakıyor ... kitabı okurken çok fazla altı çizili cümlem oldu ama buraya en son çizdiğim kısmı bırakıyorum “Siz şimdi bilmiyorsunuz ama tam şu anda mutlusunuz aslında. Mutluluk dedikleri kuşun kanadı değil, bir anlık nefesidir, his bu histir, dem bu demdir. Bunu sonradan anlamayın e mi evladım, şimdi anlayın” ....
Yazarın diğer kitaplarını daha çok sevdiğimi belirteyim öncelikle.Misafir bana daha durağan daha yavan geldi.Kurgu beni çok içine çekmedi önceki kitaplarını okumadan ilk bu kitapla başlasaydım çok beğenirdim.İçinde çok güzel cümleler vardı Rikkat ablanın ağzından yazılan bölümleri daha çok sevdim.Kitap ortlarından sonra açılıyor Nermin Yıldırım okurken sanki hepimizin çocukluğu gençliği anlatılıyor ve evet bende bunları yaşadım hissine kapılıyorsunuz çoğu zaman.Güzel bir sonla bitmesi okuyan herkesi memnun edecektir.
Akıl hastanesinin 'Misafir'leriydi onlar.Rikkat bizi anılarıyla geçmişe götürürken ,Esin hatırlayamadıklarıyla meşgul ediyor kafalarımızı..
Önce ,olumlu eleştirilere maruz kalan ilk kitabı "Dokunmadan" ı okumak isterken ,kendimi bu kitabı okurken buldum.
Modern dilini, eski ağdalı kelimelerle harmanlaması ve en acıklı hikayeyi bile trajikomik bir şekilde okura aktarmasını çok ama çok sevdim.
Kadın yazarlar iyi ki varlar ve hep varolsunlar..
İki kadın. Biri geçmişinde takılı kalmış, sürekli hatırlıyor. Diğeri geçmişte ne oldu diye düşünüyor. Birine abla, diğerine misafir, bulundukları yere de ev denen bir yerde kesişiyor yolları. Biri unutmak değil de aşmak istiyor geçmişini, diğeri ille de ne oldu da burdayım diye kurcalıyor, hatırlamak istiyor. Okurken bazen hangisi hangisiydi diye düşündüm. Sanki biri diğerinin gençliği, o da onun yaşlılığı gibi geldi bazen. Bazen de çok zıt karakterler dedim. Ama güzeldi, okudum bitti.
İçeride ya da dışarıda,hepimiz ince ipler üstünde yürümeye çalışan cambazlarıs sonuçta.Denge denen kaprisli manyağın bozulması hiç de zor değil,ufacık savrulaşlara bakıyor.Bir rüzgar eser,biri adını seslenir ya da minik bir kuşun sevgisini göstermek için omzuna konacağı tutuverir.Dengeyi kaybetmek bu kadar basittir..

Nermin Yıldırım’dam güzel bir kitap daha..
İnsan tek başına delirmiyor. Bu yolda ona yardım edecek birileri mutlaka çıkıyor.
Geçmişi acıklı kılan, bir daha dönmemek üzere gittiğini bilmek. Terk eden bir sevgilinin verdiği acıya benziyor bu. Ne kadar sevildiğinden bağımsız, her terk eden geride acı bırakır, çünkü hatıra bırakır. Geri gelmeyecek bir zamanın soluk lekesini.
Ortada bir anne varsa, gözünüzün içine şefkatle bakıyorsa, hayat size böyle fevkalade bir lütufta bulunuyorsa, gerisi artık o kadar mühim olmuyor.
Ve biz, o büyülü panayırda, yağmurun altında, kahkahalar atarak deliler gibi koşmaya başlıyoruz. Koşuyoruz. Koşuyoruz. Koşuyoruz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Misafir
Baskı tarihi:
Eylül 2018
Sayfa sayısı:
332
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051922454
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hep Kitap
Nermin Yıldırım okura bu kez garip bir Ev'in; hemşirelerin “abla”, hastaların “misafir”, başhekimin “baba” diye adlandırıldığı, her geçen gün daha katı kurallarla yönetilen tuhaf ama bir yandan da çok tanıdık bir akıl hastanesinin kapılarını aralıyor. Biri Ev sahibi, diğeri misafir, biri genç, diğeri yaşlı, biri geçmişe, diğeri geleceğe bakan Esin ve Rikkat'ten hareketle, içeridekilerin ve dışarıdakilerin, tek tek çıldırmaktan vazgeçip topluca delirenlerin buruk, muzip ve her şeye rağmen ümit dolu hikayesini anlatıyor.

Yıldırım, Misafir'de yetkin ve zengin diliyle, yakın geleceğe dair ürkütücü, tuhaf ama bir o kadar da tanıdık bir dünya yaratıyor. Baskıcı bir düzende, bir akıl hastanesinde kurduğu bu dünya, dış dünyanın hem bir parçası hem de ta kendisi gibi görünüyor.

Misafir, normalini yitirmiş, çokça incinmiş, bolca incitmiş bir dünyada, kırılmış hayallerin, ertelenmiş sevgilerin, hakkıyla yaşanamamış ömürlerin ortasında, kendine sığınacak yer arayanların romanı. Yıldırım, sızının ve şifanın hikâyesini, o derin anlatımıyla, incelikle, şefkatle dokuyor.

Kitabı okuyanlar 30 okur

  • gülay yvz
  • Erhan Yakut
  • nasılsaburalıyım
  • Sibel
  • Eda Kaçmaz
  • Melek Pak
  • Zeynep Ayan
  • Hande Özgan
  • Esas Adam
  • Gülçehre Aydın

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%38.9 (7)
9
%5.6 (1)
8
%27.8 (5)
7
%16.7 (3)
6
%0
5
%11.1 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları