Şehrin Aynaları

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.799
Gösterim
Adı:
Şehrin Aynaları
Baskı tarihi:
Mart 2009
Sayfa sayısı:
300
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051111216
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
"Aynalar şehrine geldim çünkü benim hikâyemin önünü, benden evvel kaleme alınmış bir başka hikâye tıkıyor. Aynalar şehrindeyim çünkü bir kez şu bendi yıkabilsem sular çağlayacak, deli deli akacak; hissediyorum."

...Bazen, hakikat bütün çirkinliği ve çirkefiyle karşıma dikildiğinde, akıbetimi allayıp pullamak, süsleyip püslemek gelmiyor içimden. Böyle zamanlarda gözlerimi kapatıp, usulca arkama yaslanıyorum ve küfre özenen kelimelerin dişlerimin arasında bıraktığı o kekremsi tatla oyalanıyorum.

"Aynalar şehrindeyim çünkü ben bir korkağım; ve ne olduğunu bilen her korkak gibi, bu sırrı kendime saklıyorum."
Elif Şafak, Türkiye'nin önde gelen çağdaş yazarlarından biri olarak Orhan Pamuk'un yanında yerini alıyor.
-Economist-
(Tanıtım Bülteninden)
Kitabın konusu güzel ama kitapta bir bütünlük yok. Biraz karmaşıklaşması için zorlanmış gibi geldi bana. Açıkçası kitaptan umduğumu bulamadım. Olmazsa olmazlardan değil. Kafanızı tam anlamıyla verebileceğiniz bir zamanda okuyabilirsiniz.
Bir bütün olarak düşündüğümde kitabı beğendiğim söylenemez. Karmaşık olduğu için okurken zorlandığım bir kitap oldu. Dil olarak etkilendiğimi söyleyebilirim. Yer yer altlarını çizdiğim yerler çoğunlukta.Ama bir bütünlük yok kitapta. Elif şafak in bu tarz başka kitabını da okumustum farkliydi ama güzeldi fakat bu kitabı okurken gerçekten keyif almadım.
Bazı yerleri sıkıcı olmasına rağmen Elif Şafak için okumaya değer bir kitap. Bazı hikayeleri çok güzel okurken sonunu merak etmeye başlıyorsun. Hikâye beklediğin şekilde bitmeyince de hayal kırıklığı..
Bir yazar özgün olmak adına neden ağdalı dil kullanır ki?Neden hikayenin akışını anlaşılmaz kılmak için çaba gösterir ki? Orhan Kemal gibi düz,sade ve net yaz demiyorum üslubunu tabii ki karakterize etmek adına kendini belirleyici kuralların olur ama okuru salt merkeze almadan da bir kitapta açık sözlülük mümkün olabilir..!?Bu kitap "Farklı" olduğu için vasatın üstünde şeklinde değerlendirme yaptım.
“İnsan bazen bir haritaya ihtiyaç duyar. Hiç gitmediği ya da hep gittiği bir yerin haritasına değil; bir daha asla gidemeyeceği bir yerin haritasına. Geçmişi bir rüya olmaktan çıkartıp oranın hep var olduğuna ve geleceği ümitsizlikten kurtarıp oranın hep öyle kalacağına inandıracak bir haritaya. İnsan bazen sevgilisinin haritasını çıkarmaya ihtiyaç duyar. Terk edilmenin acısını unutturup acısını çoğaltacak bir haritaya.”
Elif Şafak/Şehrin Aynaları
Elif şafak'ın okumadığım iki kitabından biriydi,lakin okumadığım için hiçbir şey kaybetmediğimi okuyunca anladım,daha ilk sayfalardan sanki başkası yazmışcasına karmaşık,kopuk geldi,ha topladı ha toplayacak derken,hristiyanı,yahudisi,müslümanı,ispanyolu,bilmemnesi iyice allak bullak oldu,yarısına geldim ama atlaya atlaya,geri kalan kısmı içinse zaman ayıramayacağım kusura bakmasın elifciğim de,zaten son kitaplarında iyice bozmuştu üslubunu,sanırım bu da okuduğum veya okumaya çalıştığım son kitabı olarak kalacak
Elif Şafak 'ın ''olmasa da olurdu'' dediğim; Pinhan 'dan sonra, mahrem 'den önce çıkan 278 sayfalık kitabı... brezilya dizilerinden fırlama isimler, bölüm başlarındaki epigraflar v.s... kitabı benim için çekilir kılan, bildik Elif Şafak  üslubudur... birkaç alıntı:

''gayet iyi biliyordu ki, hüzün denilen şey tıpkı siyah, dalgalı saçlarının arasına nasılsa yerleşivermiş beyaz bir saç teline benziyordu. hüzün, kopardıkça çoğalıyor, çoğaldıkça arsızlaşıyordu'' 

''bilmemek, kendi gölge
nden korkmana sebep olur; bilmekse başkalarının gölgesinden. biri içerden kuşatır seni, öteki dışardan''
Kitap inanılmaz zengin bir dile sahip. Fakat kurgu açısından enteresan denilecek bir eser. Özellikle benzetmeler ve betimlemeler insanı çoğu zaman şaşırtacak düzeyde oluyor.Özellikle kullanılan dil benim için ilk sırada diyenlerdenseniz okumanızı tavsiye ederim.
Önce Pinhan'ı okumasam belki daha çok beğenebilirdim.Yinede gidişat çok iyiydi diyebilirim ancak Bit Palas'ta olduğu gibi sonlarda bir sıkıntı var.Sonu pek tatmin etmedi açıkçası.
Çok zor bir kitaptı, içine girmekte zorlandım hatta belki giremeden üstünkörü bile okumuş olabilirim. Karakterleri, olayları takip etmekte zorlandım ama bu zorlanış beni daha da heveslendirdi, her seferinde daha çok odaklanarak açtım kapağını. Biraz da inat ettim anlayarak bitirmeye kitabı. Çok başarılı olamadım gibi.
Elif Şafak'ın diğer romanlarında da olduğu gibi bunda da sufizm ile, mistik olaylarla vb. karşılaşacaksınız. Çok fazla karakter var ama aslında roman üç ana karakterin etrafında dönüyor, detaylarda kaybolmamanızı tavsiye ederim.
Sırf yarım bırakmış olmamak için okudum.Anlatım şekli oldukça karışık ve ağdalı bir anlatımı var.Okunmaz diyemem fakat okunması zor olan kitaplardan biri.Elif Şafak'a hayranım diyen herkes okumalı bence.
Elif Şafak'ın okuduğum ilk kitabı Havvanin 3 kizi idi.Ondan sonra yazara,yazdıklarına ilgi duymaya başladım.Daha sonra AŞK'ı okudum.Aşk'ı gerek dili gerek konusuyla cok begendim elimden birakamadim.Aşk'tan sonra okuduğum pinhan ve şehrin aynaları bana dil açısından agdali ve karakterler açısından kopuk geldi.Bu yüzden yazarın ilk kitaplarını dil açısından yorucu buldum.
Dizlerinin üzerine çöküp " kimim ben ? " diye fısıldadı , "Tanımadığım daha kaç kişi var içimde yaşayan ? "
Insan ilk defa gördüğü birine ilk defa görüyormuş gibi bakmalı. Daha evvel gördüklerine bakar gibi değil. Yani her yeni insan bir muamma demek; bilinmeyen bir şeyler var orada. Çocuklar bilir bunu. Yeni yürümeye başlayan çocuk böyle bakar işte her şeye; hayretle.
..Ve birgün kitaplarından başını kaldırdığında, kendisiyle birlikte bütün dünyanın yaşlandığını farketmişti…
"Dostum" dedi kısık bir sesle, "korkarım, sen kitaplara insanlardan daha çok itimat ediyorsun."
Gayet iyi biliyordu ki, hüzün denilen şey tıpkı siyah, dalgalı saçlarının arasına nasılsa yerleşivermiş beyaz bir saç teline benziyordu. Hüzün, kopardıkça çoğalıyor, çoğaldıkça arsızlaşıyordu.
"Hüzün denilen şey tıpki siyah, dalgalı saçlarının arasına nasılsa yerleşivermiş beyaz bir saç teline benziyordu. Hüzün kopardıkça çoğalıyor, çoğaldıkça arsızlaşıyordu."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Şehrin Aynaları
Baskı tarihi:
Mart 2009
Sayfa sayısı:
300
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051111216
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
"Aynalar şehrine geldim çünkü benim hikâyemin önünü, benden evvel kaleme alınmış bir başka hikâye tıkıyor. Aynalar şehrindeyim çünkü bir kez şu bendi yıkabilsem sular çağlayacak, deli deli akacak; hissediyorum."

...Bazen, hakikat bütün çirkinliği ve çirkefiyle karşıma dikildiğinde, akıbetimi allayıp pullamak, süsleyip püslemek gelmiyor içimden. Böyle zamanlarda gözlerimi kapatıp, usulca arkama yaslanıyorum ve küfre özenen kelimelerin dişlerimin arasında bıraktığı o kekremsi tatla oyalanıyorum.

"Aynalar şehrindeyim çünkü ben bir korkağım; ve ne olduğunu bilen her korkak gibi, bu sırrı kendime saklıyorum."
Elif Şafak, Türkiye'nin önde gelen çağdaş yazarlarından biri olarak Orhan Pamuk'un yanında yerini alıyor.
-Economist-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 451 okur

  • ÖZGE YALÇIN
  • Drkitapsever
  • Arfernweh
  • Gilraen AMANDIL
  • Zeynep Neslihan Kaçmaz
  • Beyza Özkan
  • Albatros
  • ELİF MİRZA COŞKUN
  • Hasan Günaydın
  • hank

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.6
14-17 Yaş
%3.5
18-24 Yaş
%17
25-34 Yaş
%33.5
35-44 Yaş
%35.2
45-54 Yaş
%4.3
55-64 Yaş
%3.5
65+ Yaş
%0.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%78.5
Erkek
%21.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%11.5 (12)
9
%3.8 (4)
8
%17.3 (18)
7
%22.1 (23)
6
%19.2 (20)
5
%11.5 (12)
4
%4.8 (5)
3
%3.8 (4)
2
%2.9 (3)
1
%2.9 (3)

Kitabın sıralamaları