Şehrin Aynaları

·
Okunma
·
Beğeni
·
5316
Gösterim
Adı:
Şehrin Aynaları
Baskı tarihi:
Mart 2009
Sayfa sayısı:
300
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051111216
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Şehrin Aynaları
Şehrin Aynaları
"Aynalar şehrine geldim çünkü benim hikâyemin önünü, benden evvel kaleme alınmış bir başka hikâye tıkıyor. Aynalar şehrindeyim çünkü bir kez şu bendi yıkabilsem sular çağlayacak, deli deli akacak; hissediyorum."

...Bazen, hakikat bütün çirkinliği ve çirkefiyle karşıma dikildiğinde, akıbetimi allayıp pullamak, süsleyip püslemek gelmiyor içimden. Böyle zamanlarda gözlerimi kapatıp, usulca arkama yaslanıyorum ve küfre özenen kelimelerin dişlerimin arasında bıraktığı o kekremsi tatla oyalanıyorum.

"Aynalar şehrindeyim çünkü ben bir korkağım; ve ne olduğunu bilen her korkak gibi, bu sırrı kendime saklıyorum."
Elif Şafak, Türkiye'nin önde gelen çağdaş yazarlarından biri olarak Orhan Pamuk'un yanında yerini alıyor.
-Economist-
(Tanıtım Bülteninden)
300 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Kitabın konusu güzel ama kitapta bir bütünlük yok. Biraz karmaşıklaşması için zorlanmış gibi geldi bana. Açıkçası kitaptan umduğumu bulamadım. Olmazsa olmazlardan değil. Kafanızı tam anlamıyla verebileceğiniz bir zamanda okuyabilirsiniz.
300 syf.
·2 günde
Sevgili Dost,

Bazı romanlar sadece bir roman değildir kurgusuyla bir tarihi dönemi bizlere yansıtmakta olan araştırma niteliğinde olan kitaplardır.

Bu kitapta,İspanya’dan Engizisyon’un zulmünden kaçarak İstanbul’a gelen Yahudi kökenli bir ailenin iç ve dış kaynaklı sorunlarıdır. Sosyal ve siyasal bir roman olan Şehrin Aynaları romanı sadece bir roman değil aynı zamanda bir araştırma kitabı niteliği de taşımaktadır.

Tarihten, felsefeden psikolojiye kadar edebiyata kadar her konuda bilginin yer aldığı kitap, geniş bir ön çalışmanın ürünü olması açısından önemlidir.

Kitabı kısaca özetler isek,Miguel Pereira, sonradan Hristiyan olmuş Yahudi bir ailenin çocuğudur. Abisi Antonio Pereira ile sürekli çatışmaktadır. Miguel hayattan zevk alan biriyken Antonio ise tıp öğrenimi gören biridir. Miguel Pereira abisi Antonio’yu gizliden gizliye kıskanmakta ve ondan öç almak için onun eşi İsabel ile ilişki yaşamaya çalışmaktadır.

İsabel evliliğinde mutsuz olduğu için Miguel Pereira’nın ilgisine kayıtsız kalmaz ve ondan da bir çocuğu olur. Antonio ise Andres adındaki bu çocuğu kendi oğlu sanmaktadır. İsabel’in oğlunu kaybeden komşusu Elena Rodriguez, Andres’i evlatlık almayı istemesi üzerine ret cevabı alınca aileyi Yahudiliği yaşadıkları için Engizisyon’a şikayet eder. İsabel tutuklanır. Andres ailesinden alınarak Elena’ya teslim edilir. Engizisyon’un verdiği yakma cezasını gizlice izleyen Miguel, aynalar şehrine gitmeye karar verir ve İstanbul’a gelir. Miguel Pereira burada Yahudi cemaatine katılır ve İshak adını alır. İstanbul’a gelen İsabel de Kösem Sultan tarafından saraya alınır. Antonio ise gerçekleri öğrenerek Venedik’te ölür. Miguel, Ester adındaki bir kızın gördüğü rüyalar etkisiyle Mesih olduğunu ilan eder. Bir gece bıçaklanır ve kendisini kurtaran Şeyh Süleyman Efendi’nin kızı Zülfe ile kayıplara karışır.

kitaba yapacağım eleştiri birden fazla konu birden fazla yer olunca yazar konu bütünlüğünü korumakta zorlanmış bu nedenle yer yer konu bütünlüğü kopmuş ve karmaşıklaşmış haldedir. Ancak anlatı dili gayet sade ve güzel..

Okumanızı tavsiye eder. İyi okumalar dilerim..
  • Med-Cezir
    7.1/10 (157 Oy)140 beğeni831 okunma307 alıntı6.292 gösterim
  • Mahrem
    6.7/10 (441 Oy)308 beğeni2.073 okunma535 alıntı20.798 gösterim
  • Kağıt Helva
    6.4/10 (129 Oy)85 beğeni645 okunma334 alıntı3.878 gösterim
  • Bit Palas
    7.3/10 (400 Oy)278 beğeni2.040 okunma203 alıntı6.909 gösterim
  • Pinhan
    7.1/10 (454 Oy)342 beğeni2.301 okunma316 alıntı8.552 gösterim
  • Araf
    7.3/10 (509 Oy)417 beğeni2.730 okunma397 alıntı13.432 gösterim
  • Kadından Kentler
    8.2/10 (284 Oy)289 beğeni1.088 okunma728 alıntı8.447 gösterim
  • Şemspare
    7.0/10 (463 Oy)391 beğeni2.499 okunma464 alıntı8.726 gösterim
  • Yüksek Topuklar
    8.4/10 (392 Oy)392 beğeni1.544 okunma1.031 alıntı13.365 gösterim
  • Geniş Zamanlar
    7.3/10 (260 Oy)200 beğeni1.366 okunma87 alıntı4.197 gösterim
300 syf.
Bir bütün olarak düşündüğümde kitabı beğendiğim söylenemez. Karmaşık olduğu için okurken zorlandığım bir kitap oldu. Dil olarak etkilendiğimi söyleyebilirim. Yer yer altlarını çizdiğim yerler çoğunlukta.Ama bir bütünlük yok kitapta. Elif şafak in bu tarz başka kitabını da okumustum farkliydi ama güzeldi fakat bu kitabı okurken gerçekten keyif almadım.
300 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Bilmemek,kendi gölgenden korkmana sebep olur;bilmekse başkalarının gölgesinden.Biri içerden kuşatır seni,öteki dışardan.Korktuğun zaman bil ki korkuda cesaret de,aynı çemberin parçalarıdır.Bil ki çember senin içindedir.Demek ki,korkak olduğun kadar cesur olabilirsin.Ne kadar derine düşersen düş,bir o kadar yükseğe çıkabilirsin.Korkuya tosladığında,felakete uğradığında,çukura düştüğünde tek yapman gereken çemberde geri geri yürümektir;ta ki zıt parçaya ulaşana dek.

Miguel, Antonio, isabel in hayat hikayesi...

İnsan dünyası karmaşık bir dünya.... Korkuları, hırsları, ihtirasları,kaygıları, iyilikleri,günahları, arayışlarıyla bir bütündür. İnsan hep kendini, etrafını, yaşamı sorgular, keşfetmeye çalışır. Keşfederken bazen sınırlarını aşar günah işler. Günahları karşısında ya susmayı yada kaçmayı seçer....Yazar kitabın hikayesini bu duygular üzerinde oturturmuş.....
Kitabın kahramanlarina gelince;
İsabel istemediği bir günahı işler. Bu günah karşısında susmayı seçer, kendini hayatın akışına bırakır. Bütün hayatı boyunca bu yük altında ezilir...
Miguel kıskançlığın esiri olur. Bu kıskançlık duygusu bir ailenin yok olmasına sebeb olacak konuma gelir ve bunun bedelini çok ağır ödeyecek duruma düşer....
Dr. Antonio ise kendini mesleğine adarken hayatındaki diğer güzellikleri es geçtigini kaybedince anlar, geri dönülemez bir yolculuğa adım attığı fark ettiğinde her şey bitmiştir artık...
Ve aynalar şehri İstanbul.... Miguel, Antoni, Isabel'in acinası yaşam hikayesinde son limanları...
Konusu güzel, dağınık mı kopuk mu nasıl tarif etmen gerektiğini bilmediğim bir konu örgüsüne sahip ve isim benzerligi çok. Böyle olunca zorlanarak okuyorsunuz. Etkileyici, anlamlı cümleleriyle dolu bir kitap...
Hayat bir çember gibi başladığı noktada tekrar biter diyen yazar kitabı bu doğrultuda yazmış. Kitabın konusu aynalar şehri İstanbul da başlar ve İstanbul şehrinde biter....
Ruh halinizin iyi kafanızın sakin olduğunu zamanda okumanızı naçizane öneririm.
Öncelikle bu kitapla nasıl tanıştım onu söylemek istiyorum, geçenlerde kütüphaneden kitap almaya gitmiştim ve yanımda bu kitabı iade etmeye gelmiş biri vardı. Kitabı üstünkörü inceledim 'derin bir kitaba benziyor üstelik Elif Şafak yani' demeden edemedim. Ve bu kitabı da alıp hemen okumaya başladım. Elif Şafak kelimeleri, cümleleri o kadar yerinde kullanan bir yazar ki okumaya başladığımda sıkılacağım aklımın ucundan geçmezdi. Kitapta bir türlü bütünlük sağlayamadım. Birkaç alıntı yaptım buraya gerçekten kitaptaki kelimeler inci gibi dizilmişti ama ben bir türlü kendimi bırakamadım bu kitaba. Bir yandan okuyayım da bitsin dedim bir yandan okumak istemiyorum dedim. Sonuç olarak kitabı yarım bıraktım... Ama bu inceleme üzerine kitabı almamazlık yapmasını istemem kimsenin. Herkesin içinde farklı bir dünya var, hepimizin zevki, dileği farklı. Sayın Elif Şafak, kitabınızı okuyamadığım için çok utanıyorum. Ya kitap bana nüksedemedi, ya da ben ona...
300 syf.
·4 günde·Beğendi·6/10
Elif Şafak 'ın ''olmasa da olurdu'' dediğim; Pinhan 'dan sonra, mahrem 'den önce çıkan 278 sayfalık kitabı... brezilya dizilerinden fırlama isimler, bölüm başlarındaki epigraflar v.s... kitabı benim için çekilir kılan, bildik Elif Şafak  üslubudur... birkaç alıntı:

''gayet iyi biliyordu ki, hüzün denilen şey tıpkı siyah, dalgalı saçlarının arasına nasılsa yerleşivermiş beyaz bir saç teline benziyordu. hüzün, kopardıkça çoğalıyor, çoğaldıkça arsızlaşıyordu'' 

''bilmemek, kendi gölge
nden korkmana sebep olur; bilmekse başkalarının gölgesinden. biri içerden kuşatır seni, öteki dışardan''
300 syf.
·3/10
Elif Safak kitaplarini severek okurum. Bu kitabini daha önce hic duymamistim ve bir arkadasimdan ödünc aldim. Icinde gecen binlerce yabanci isimler, bir sürü farkli hikayeler. Insanin kafasini yoruyor. Kitapta her bölüm güzel bir cümle ile basliyor. Bir tek bu cümleleri sevdim.
300 syf.
·10 günde·Beğendi·5/10
Bu kitabı bir çok insanın beğenmeyeceğine eminim. Ben beğendim ama konusunu yada hikaye örgüsünü falan değil. Daha öncekiler gibi, anlatımı ve farklı hayal dünyasını yansıttığı için sevdim. Kitap öyle karışık ve konular birbirinden öyle uzak ki.. Hikayeyi anlayabilmek için gerçekten dikkat kesilmeniz gerekiyor. Bu kitabı öyle başı sonu olan, heyecanla bölümleri ilerleyecek diye beklemeyin. Bu kitabı okurken kendinizi hikayeden çok cümlelere, anlatımına ve Elif Şafak ın hayal gücüne bırakın. Pinhan'ı okurken de aynı şeyi söylemiştim. Elif Şafak'ın anlatımı, dünyası çok farklı. Bende bunu seviyorum.
300 syf.
·8 günde·Beğendi·7/10
Bir yazar özgün olmak adına neden ağdalı dil kullanır ki?Neden hikayenin akışını anlaşılmaz kılmak için çaba gösterir ki? Orhan Kemal gibi düz,sade ve net yaz demiyorum üslubunu tabii ki karakterize etmek adına kendini belirleyici kuralların olur ama okuru salt merkeze almadan da bir kitapta açık sözlülük mümkün olabilir..!?Bu kitap "Farklı" olduğu için vasatın üstünde şeklinde değerlendirme yaptım.
300 syf.
·Beğendi·5/10
Bazı yerleri sıkıcı olmasına rağmen Elif Şafak için okumaya değer bir kitap. Bazı hikayeleri çok güzel okurken sonunu merak etmeye başlıyorsun. Hikâye beklediğin şekilde bitmeyince de hayal kırıklığı..
278 syf.
Hikâyesi ilginç olan kitabın anlatım tarzını sevmedim. Çok fazla işe yaramaz, şiirimsi ayrıntı var. Kötü demiyorum. Benim tarzım değil. Bence bir insan bu kitabı ya çok sever, ya da hiç sevemez.
300 syf.
·Beğendi·8/10
“İnsan bazen bir haritaya ihtiyaç duyar. Hiç gitmediği ya da hep gittiği bir yerin haritasına değil; bir daha asla gidemeyeceği bir yerin haritasına. Geçmişi bir rüya olmaktan çıkartıp oranın hep var olduğuna ve geleceği ümitsizlikten kurtarıp oranın hep öyle kalacağına inandıracak bir haritaya. İnsan bazen sevgilisinin haritasını çıkarmaya ihtiyaç duyar. Terk edilmenin acısını unutturup acısını çoğaltacak bir haritaya.”
Elif Şafak/Şehrin Aynaları
Ya hafızayı hatıralardan uzaklaştırmak lazımdı ya da hatıraları ait oldukları zamandan. Aksi takdirde, acıtırdı geçmiş; boş yere yaralanırdı insan.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Şehrin Aynaları
Baskı tarihi:
Mart 2009
Sayfa sayısı:
300
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051111216
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Şehrin Aynaları
Şehrin Aynaları
"Aynalar şehrine geldim çünkü benim hikâyemin önünü, benden evvel kaleme alınmış bir başka hikâye tıkıyor. Aynalar şehrindeyim çünkü bir kez şu bendi yıkabilsem sular çağlayacak, deli deli akacak; hissediyorum."

...Bazen, hakikat bütün çirkinliği ve çirkefiyle karşıma dikildiğinde, akıbetimi allayıp pullamak, süsleyip püslemek gelmiyor içimden. Böyle zamanlarda gözlerimi kapatıp, usulca arkama yaslanıyorum ve küfre özenen kelimelerin dişlerimin arasında bıraktığı o kekremsi tatla oyalanıyorum.

"Aynalar şehrindeyim çünkü ben bir korkağım; ve ne olduğunu bilen her korkak gibi, bu sırrı kendime saklıyorum."
Elif Şafak, Türkiye'nin önde gelen çağdaş yazarlarından biri olarak Orhan Pamuk'un yanında yerini alıyor.
-Economist-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 781 okur

  • Emre Yol
  • Cemile güvenen
  • Alp Kılıç
  • Jalee
  • Sultans sultans
  • Betül erdoğdu
  • Hülya kabatepe
  • abdurrahman alkan
  • Gayenimsi
  • Gamze köle

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.6
14-17 Yaş
%3.5
18-24 Yaş
%17
25-34 Yaş
%33.5
35-44 Yaş
%35.2
45-54 Yaş
%4.3
55-64 Yaş
%3.5
65+ Yaş
%0.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%78.5
Erkek
%21.5

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13.2 (22)
9
%3.6 (6)
8
%17.4 (29)
7
%16.2 (27)
6
%15 (25)
5
%9 (15)
4
%3.6 (6)
3
%3 (5)
2
%2.4 (4)
1
%3 (5)