Fırtınayı hatırlarız, depremi, kayıpları, sessiz çığlıkları. Amma güneşin sıradan parıltısını, rüzgarın alnımıza değen serinliğini çoğu zaman anı defterimize yazmayız. Huzur ses çıkarmaz çünki ve insan, çoğu kez sesini duyamadığında onu unutur.
İnsan, içine evreni sığdırmak isteyen küçük bir kap gibi. Kalbimiz sonsuz sevgiyi özler, zihnimiz sınırsız bilgiyi arar, bedenimizse bitmeyen arzulara açtır. Fakat gerçekte her şey sınırlıdır. Bedenimizin dayanıklılığı, zihnimizin dikkati, kalbimizin taşıya bileceği yük.