Cemal Süreya'nın,
“Nasıl bir his biliyor musun ? Oda çok geniş ama sığamıyorsun,
bak kapı orda ama çıkamıyorsun,
pencere açık ama nefes alamıyorsun..” dediği gibi...
Peyami Safa'nın korkusu öyle anlamlı ki: "Görülecek, işitilecek, tadılacak, okunacak, yazılacak, yapılacak o kadar çok şey birikiyor ki, bundan sonra hayatımın bütün bunlara yetişmeyeceğinden korkuyorum."