“Yaşamak ile var olmak aynı şeyler değil. Aralarında sonsuz bir boşluk var ve hepimiz o boşluğun içinde debeleniyoruz. Aynı çerçevenin içinde sırtımızdaki yüklerle, omzumuza mühürlenmiş ucu kim bilir kimin elinde olan iplere bağlı olarak bıkmadan, usanmadan aynı oyunları oynamaya devam ediyoruz. Sahnede bizi eğlendirene bakıp ‘Bu benim!’ diyerek yaralarımıza gülüyoruz.
Oysa bizi sahneye çıkarıp iplerimizi ileri geri oynatmak istediklerinde, dişlerimizle koparmalıydık o ipleri. Dişimiz kırılırdı; en fazla kolumuz, bacağımız… Neticede kukla değil miyiz, ne fark ederdi ki bizim için. Ama yapamadık işte… Çünkü biz insanız; zayıfız, riyakarız, korkağız, alçağız!”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!