Hesna Kesen

Aileler, söylendiği gibi, ağaçlara benziyorlarsa, birbirine dolaşmış kökleri ve tuhaf açılar yaparak uzanan bireysel dallarıyla ağaçsı yapılarsa, aile travmaları da kabuktaki bir kesikten damlayan yoğun, şeffaf reçine gibidir. Damla damla akar durur nesilden nesile. Yavaşça sızar aşağıya, öyle hafif bir akıştır ki neredeyse hiç fark edilmeden zamanlar ve mekânlar boyunca ilerler ve bir çatlak bulunca da yerleşip pıhtılaşır, Kulaktan kuşağa aktarılan travmanın çizdiği yol rastgeledir; kime geçeceğini hiç bilemezsiniz ama birine mutlaka geçer. Aynı çatının altında büyüyen çocuklar arasında, kimisi diğerlerinden daha çok etkilenir. Aşağı yukarı aynı fırsatlara sahip iki kardeşten birinin diğerinden daha melankolik ve içe kapanık olduğuna tanık oldunuz mu hiç? Olur bu, Bazen aile travması bir kuşağı tamamen atlar ve bir sonrakini iki misli güçle vurur, Büyükanne ve büyükbabalarının çektikleri acıları sessizce omuzlayan torunlara rastlayabilirsiniz.
Sayfa 153·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Çünkü göçler ve taşınmalar bize bunu yapar: Evini bırakıp bilmediğin kıyılara gittiğinde kolayca, eskiden olduğu gibi devam etmezsin hayatına; içinden bir parça ölür ki bir başka parça en baştan başlayabilsin yeniden.
Sayfa 76·Kitabı okudu
Alıntı
İnsan zamanı çizgiseldir, bitmiş gitmiş olması gereken bir geçmişten başlayıp henüz dokunulmamış, kirletilmemiş olduğuna inanılan bir geleceğe uzanan muntazam bir sürekliliktir. Her günün taptaze olaylarla dolu yepyeni bir gün olması, her aşkın bir öncekinden tamamen farklı olması şarttır. İnsan türünün yeniliğe duyduğu iştah doymak bilmez ve ben bu durumun onların hayrına olduğundan pek emin değilim. Ağaç zamanı döngüseldir; yinelenir, süreklidir. Geçmiş ve gelecek, bu ânın içinde soluk alıp verirler ve şimdiki zaman illa ki belli bir yönde akmaz; onun yerine iç içe çemberler çizer, tıpkı bizi kestiğinizde bulduğunuz halkalar gibi.
Sayfa 66·Kitabı okudu
Alıntı
Olanları hafızanızda tutma gücünüz ne kadar büyükse, iyimser olma şansınız da o kadar küçüktür.
Sayfa 51·Kitabı okudu
Alıntı
Keşke ona yalnızlığın bir insan icadı olduğunu söyleyebilseydim. Ağaçlar hiç yalnızlık hissetmez. İnsanlar, kendi varlıklarının nerede bitip bir başkasınınkinin nerede başladığını kesin şekilde bildiklerini sanırlar. Oysa kökleri yerin altında birbirine dolanıp karışmış halde, mantarlar ve bakterilerle iç içe yaşayan ağaçların hiç böyle bir yanılgısı yoktur. Bizim için, her şey birbirine bağlıdır.
Sayfa 47·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam