Mevsim normallerinin çok üstündeydi bu yalnızlık
Karla karışık doğal bir felaket
Yüreğimden taşan sel baskınlarıydın
Doğudan esen sert rüzgârlar
Bacalardan sızan gazlar
Ve bazen de kısa metrajlı ölüm ilanlarıydın
Kimse sevemezdi seni benim kadar
Sen çok güzeldin bense çok çirkin
Yakıştırmazdılar bizi
Tanrıya lafım yok, kaderin kederine de
İmanın şartlarını öğrendim, iman etmeyi de
Kaç dua, kaç namaz sonrası döneceksin bilmiyorum
Tanrı da konuşmuyor artık benimle
Zayi olmuş bir kentin şeceresi bozuk sokaklarında,
solculuk kavgasında öldürülen faili meçhul bir
gencin annesine bıraktığı şaibeli bir veda gibi git
Akıbetini bilmeyeyim
ve hiç öğrenemeyeceğim bir şekilde git mesela
Gönlümün coğrafyasının değirmenleri
tersine akan akarsulara kurulu!
Adı eşkali meçhule karışmış polenlerin
rüzgarlarıma bel bağlamış hüzün dolu
tetiğini çoktan çektim...
Şimdi Ali de biliyor, Ayşe de kimin için ağladığımı!