Birbirimizin uzaklarıydık ikimiz
Kayıp zamanların telafisi olmayan yaşanmamış
mutlulukları, hükmü bir sılanın yüz kızartıcı
özleminde verilmiş mağrur korkaklardık
Cümlesini kuramadığım seyyar ışıkları
olan kifayetsiz birkaç kelime sonrası,
Vahameti gözlerinden okunan epik bir ayrılık,
Yarı zamanlı, derme çatma bir gecekondu yalnızlığıydı
Dün gibi hatırladığım vaktini bilmediğim gidişin
Süslesin diye gözlerin düşlerimdeki
ince ayrıntıları ve uyanabileyim diye
tebessümlerine Yüreğimin derinliklerine
kurduğum çalar saati kapatmıyor
Kaçak yapılardan gözlerine inşa ettiğim
şehirlere sığınıyorum O saat bir gün
bozulacak ve her sabah sana uyanamayacağım
diye çok korkuyorum