Güç artık yalnızca silahla kurulmaz.
Güç;
korku üreterek,
zamanı hızlandırarak,
insanı sürekli uyararak
kurulur.
Böyle bir dünyada insan:
çok şey görür,
çok şey bilir,
ama az şey hisseder.
Ve his kaybolduğunda,
anlam da kaybolur.
Kimlikler bu çağda birer siper gibidir.
İnsanlar onların arkasına saklanır: ırk, din, taraf, ideoloji…
Ama bu siperler gerçeği korumaz;
gerçeği gizler.
Çünkü gerçek güç, bağırmaz.
Sessizce düzen kurar.
Teknoloji zamanı hızlandırdıkça,
insan derinliğini kaybeder.
Her şey şimdi olur, her şey çabuk geçer, hiçbir şey kök salmaz.
Böyle bir dünyada kötülük, canavarca değil, sıradan görünür.
Bu yüzden yalnızlık artar.
Ama bu yalnızlık kibirden değil,
güvensizlikten doğar.