Bir karavan alıp gitmek istiyorum. Kaçmak için değil, seçmek için.
Bir sabah alarm sesiyle değil, güneşin ışığıyla uyanmak istiyorum. Günün nasıl geçeceğine takvimlerin değil, canımın istediği yolların karar vermesini... Sürekli aynı döngünün içinde dönmek yerine, her gün farklı bir manzaraya gözlerimi açmayı.
Belki deniz kenarında kahvemi içerim, belki dağların arasında sessiz bir gece geçiririm. Belki de hiç plan yapmadan yola devam ederim. Çünkü bazen insanın ihtiyacı olan şey daha fazla şey biriktirmek değil, biraz daha fazla yaşamaktır.
Artık her şeye yetişmeye çalışmak yerine anın tadını çıkarmak istiyorum. Saatlere değil, kendime kulak vermek. Bir yere ait olmak zorunda hissetmeden, yolun üzerindeki her manzarayı, her sessizliği ve her gün batımını olduğu gibi yaşayabilmek.
Çünkü bazen en cesur karar, her şey yolundaymış gibi devam etmek değil; durup kendine "Ben başka bir hayat da yaşayabilirim" diyebilmektir.