Yüreğimdeki kara bulutu dağıtmak istedim dağılan yine galiba ben oldum her seferinde oldugu gibi bir şairin sözü geldi aklıma ''Birinin yüreğine dokunmalı önce insanın'' o kadar inanarak bu söze itafen çok sevdim seni dedim kendi kendime tamam yüreğine dokunabildim başardım ama megersem duygularina dokunabilmisim yüreğine gecirememisim hissettirememisim yanılmışım şöyle söyleyeyim yürekle duygu arasindaki fark biri kalıcı diğer geçici bir heves gibi yada kanadı kırık bir kuş gibi kafeste özgürlüğü duslemekti senin yüreğine girmek pişman mıyım bilmiyorum tek bildigim senden bir türlü vazgeçemiyorum deniyorum alkolde, şarkılarda yada başka bir tende denedigimle ve senin bıraktığın derin duygularda bir okyanusta teknesi alabora olmuş bir balıkçı gibi kalıyorum ortada boğuluyorum gözlerinde, gülüşünde nereye gider bilmiyorum şerefe...🍻