Yaşamaktan başka bir şey istemeyenler ve en büyük özgürlüğe yaşam adını verenler, salt mutluluk peşinde, arzularını ya da güdülerini doyurma, yeryüzünün sınırsız zenginliklerinden hemen yararlanma peşinde koşanlar, bu gibiler, her zaman mutsuz olacaktır.
Otuz yaşında hiçbir yere bağlanmamış bir kişiye güven duymakta da tereddüt ederler. Bu gibilerden, her zamanki gibi geçici süreler için yararlanmaya gelince, bu bile olanak dışıdır; istikrarsızlık ciddiyetten uzaktır; otuz yaşındaki insan artık bir yerlere gelmiş olmalıdır, yoksa hiçbir şey değildir. Bir yer edinmediyse, bir kovuk açmadıysa, anahtarları, bürosu, tabelası yoksa hiçbir yere gelmiş sayılmaz.