Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 10 dk.
Sayfa Sayısı:
112
Basım Tarihi:
4 Şubat 2016
Yayınevi:
Metis Yayınları
Orijinal Adı:
Les Choses
ISBN:
9789753421973
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Hiçbir şey yapmamak için her şeyi yapanlardan mısınız?
5/10
·112 syf.··
2020 14. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2020 11:40
Şeyler... Bahçeli evler, otomobiller, çini vazolar, antika eşyalar, deri koltuk takımları, ipek eşarplar, pahalı seyahatler, sinema biletleri, pikaplar ve geriye kalan her şey... Hepsinden ve hiçbirinden biraz var hayatımızda... Tanımlamak çok zor onları, hayatımızın neresine koymak gerektiğini kestirmek güç ya da verdigimiz kararların alınmasındaki rollerini tespit etmek neredeyse imkansız... Araçların amaçlandığı bir çağda, somutlaşan bir zamanın (-belki de kayıp bir zamanın) izinde, bir gün mutlaka gelecek olan ama geldiğinde de aceleyle geçmişe kovalayacağımız bir geleceğin içinde, şimdiki zamanı halının altına süpürerek adına yaşam dediğimiz ve gittikçe soyutlaşan bu karanlık kuyuda şeylere olan bağımlılığımız; tıpkı rengarenk bir tablonun tuval üzerindeki ilk eskizleri gibi zamanla silikleşen, renklerin altında kaybolan, dahası, yakına gelindiğinde o renkli dünyaya hiçbir katkısının olmadığı farkedilen insanın değersizleşmesi, yoksunlaşması, huzursuzluğu bir yaşam biçimi haline getirmesi noktasında oldukça hızlı ve hiç olmadığı kadar aleni bir şekilde bizi kontrolü altına alıyor... -------------------- Kitaptan yaptığım ve neredeyse kitabın kısa bir özeti sayılabilecek şu alıntıya belki denk gelmişsinizdir; “Çok şey vaadeden ve hiçbir şey vermeyen bu dünyada gerilim çok fazlaydı.” http://1000kitap.com/gonderi/62209606 İnsan düşünmeden edemiyor; biz hep böyle gergin insanlar mıydık yoksa algılarımıza oynayan ve asla ulaşılamayan dünya nimetleri mi bizi bu kadar geriyor? Özünde bir besin zinciriyle sadeleştirilen ihtiyaç hiyerarşisi günümüzde zincirlerinden kopmuş bir vaziyette ve kopardığı zincirle yüzümüze sırtımıza (artık neresi denk gelirse) vura vura bir motorsiklet çetesi gibi çevremizde daireler çiziyor... Şeyler kimi zaman bir Tanrı kimi zamansa bir
Edebiyat
ŞeylerGeorges Perec · Metis Yayınları · 20161,355 okunma
EŞYANIN TEAMÜLÜ YA DA KAOS
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2026 15:09
Uzun zamandır kitaplıkta, yerinde eskimiş Perec kitabını alıyorsun; eşya, okumak için odanın en rahat koltuğuna yerleşiyorsun; eşya, kitap tek başına gitmez, yanına bir çay lazım isteminin güdüsüyle mutfağa koşup kettleın düğmesine basıyorsun; eşya, satır aralarını zihninden taşan çizgi ve harflerle doldurmak için bir kalem arıyorsun — kesinlikle kurşun —; eşya. Üç günlük bu okuma eylemi esnasında farklı niyet ve fiiller için kullanılan bütün enstrümanlar eşya... Hayatımız, biz çok az farkında olsak da, bu eşya döngüsünün içinde genişliyor. Basit bir okuma eyleminde bile elinizden geçen onca aracı, hayatınızın tamamına ve devamına endekslediğiniz zaman, eşyadan daha kalabalık bir hakikat kalmıyor. Eşyayı birçok tema ve çerçevede değerlendirebiliriz. Ki hatta artık boyutsal olarak ele aldığımızda, eşya mekânın içinde olmayan, ikamet dâhilinde değerlendirilmeyen şeylerdir de aynı zamanda. Ev tipi robotlarımıza kabiliyet sağlayan yapay zekâlar, modem kutusuna fiber internet dalgalarını taşıyan sistematik pek tabii eşyadır. Bizi sahip olmak için sabahın altısında yollara düşüren, misafir gelmeden tozlarıyla delirten, arıza yaptı diye kapılarda teknik servis bekleten hep ama hep eşyadır. Kısacası “şeylerin kaosu” içindeyiz. Eserin 60’ların Fransa’sında Jérôme’la Sylvie’ın bu hikâyesinde “şeyler” üzerinden verdiği mesaj, sahip olduğumuz/olamadığımız ya da bize sahip olan eşyanın zihinsel külfetinden ibarettir. Benim kafamda kitabın nihayetiyle nitelik kazanan ilk iki paragraf, çoktandır eşyanın kaosu içinde yaşamaya çalışan biz 21. yüzyıl modern insanının yansıması sadece. Aslında Perec fikrini, daha fazla eşyanın daha fazla mutluluk sayılmasına temel hazırlandığı, endüstri devriminin palazlandığı, modernizmin Batı’yı iyiden iyiye kucakladığı, reklam terörüyle insanlara
ŞeylerGeorges Perec · Metis Yayınları · 20161,355 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2024 46. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mart 2024 10:55
Şeyler ve insan arasındaki ilişkiyi didiklediği için bir tüketim toplumu eleştirisi sanıyordum bu kitabı. Değil. Daha doğrusu, meseleyi bambaşka bir yerinden ele alıyor Perec. 60'lı yılların Paris'inde birlikte yaşayan yirmili yaşlarında iki genç üzerinden ‘modern dünyanın şeyleri ve mutluluk’ arasındaki ilişkiyi didikliyor. Hayallerle açılıyor kitap. Güzel, yalın, ışık saçan nesnelerle dolu örnek bir ev, tatlı marmelat kavanozlarının olduğu bir mutfak, hiçbiri olanaksız görünmeyen tasarılar, hınç ve çekememezliğin uğramadığı sabahlar, kolay, yalın, yaşama sanatı olan bir yaşam..Sylvie ve Jérôme‘nin yaşadığı gibi, nemden ıslanmış duvarların, pis kokulu koridorların, karanlık odaların olmadığı, yolculuk düşlerinin imkansız görünmediği, kenarları kemirilmemiş, öğütülmemiş bir yaşam.. Şeyler’e sahip olmak istiyoruz, onları hayal ediyoruz, diyor, onları kazanmak için çalışıyoruz, çünkü onlara ihtiyacımız var: İyi hissetmek için. Tamamlanmış hissetmek için. Hayattan keyif almak için. Ama kapitalizmin vad ettikleri ve bizim sahip olduklarımız arasındaki uçurumu bir türlü aşamıyoruz, diye bağlıyor diyeceklerini. Tam da bu yüzden, uzun, gergin bir ip üstünde bitmeyen, bıkkınlık veren bir dans gibi geliyor bize yaşamak. Yaşamın henüz sahiden başlamadığı, aslolanın henüz yaşanmadığı hissinden sıyrılamıyoruz.. "oysa her şey ne kadar da tanıdık" 60’ları anlatan bu kitabın içinden Cezayir Savaşı’na dair olan kısımları çıkarsak, sanki bugünün insanını anlatıyormuş gibi okuyabiliriz pekala. Bugünkü Türkiye gençliğinin yaşadığı sıkışmışlığın ve boğulma hissinin Sylvie ve Jérôme’den fazlası var, eksiği yok. Anlattıkları nefis. Ama gelin görün ki, genel olarak sıkıcı kitap. Çünkü başından sonuna kadar tekdüze bir ritimle gidiyor. Akmıyor mu desem, esmiyor mu desem? Böyleyken
Edebiyat & Roman
ŞeylerGeorges Perec · Metis Yayınları · 20161,355 okunma
3/10
·112 syf.··
2025 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2025 18:48
Beğenmediğim bir kitaptı. Çok fazla betimleme olunca bir türlü kitabın içine giremedim. YouTube üzerinden verilen kitap tavsiyelerinden uzak durmak gerekiyormuş onu anladım.
1000Kitap
ŞeylerGeorges Perec · Metis Yayınları · 20161,355 okunma
8/10
·112 syf.··
2019 196. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2019 11:31
Yazarın, okumayı düşünenler için, başlangıç kitabı olabilir. Kitap tamamen tasvirlerle betimlemelerle dolu, ama bunu o kadar güzel yazmış ki hiç sıkmıyor, bir seferde okunabilecek bir kitap. Yazarın kitabı 20 li yaşlarda yazdığı söyleniyor. Kitabı okurken toplum eleştirmesi diye okuyorsunuz ancak kitap hakkında Perec'in uyarısı sizi bu algıdan vazgeçirip olayın içine atıyor. Perec kitap ile alakalı 'Tüketim toplumunu topa tuttuğumu düşünenler kitaptan hiçbir şey anlamamışlar.' diyor. Ayrıca kitabın tanıtımında 60 lı yıllar bahsi geçmese ve içerisinde o dönemin bir savaşından bahsetmese, kitaba 2000li yılları anlatıyor diyebiliriz. Çünkü kitabı okurken, kendi yaşantımı kitapta. Sokaklarını kara kalabalıkların doldurduğu, muhteşem yalnızlığımızı nasıl topluca yaşadığımızı, çok bilmiş film eleştirmenliklerimizi, hayvanlar gibi okuyup yine mutlu olamamayı, öğrenci evlerini, birikmiş kitap yığınlarını buldum. Eğer bir kez okuduysanız ikinci kez okunmasında fayda var bence.
Edebiyat
ŞeylerGeorges Perec · Metis Yayınları · 20161,355 okunma
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2022 15. kitabı
1001 kitaptan... Özgürlük için para gerekiyor, para için çalışmak. Zengin olmak için çalışmak ve para kazanmak gerekiyor ama kazandığın para zengin olmaya yetmiyor. Peki gerçekten özgür olabilmek mümkün mü? Aslında günümüzün tanıdık hallerini resmetmiş yazar. Kısacık, kolay okunan aynı zamanda vahim halimizi ortaya koyarak ruhu sıkan bir kitap.
1000Kitap
ŞeylerGeorges Perec · Metis Yayınları · 20161,355 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2023 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2023 00:59
1960’lı yıllarda Jerome ve Slyvie karakterlerinden tasvir edilen bu romanda aslında o dönemin fransız toplumunun zorlukları, sorunları yansıtılmaktadır. Kitapta günümüzle de bağdaştırabileceğiniz pek çok benzer sorunlar mevcuttur. Jerome ve Slyvie istedikleri hayat standartlarına kolay yoldan özgürlüklerini kaybetmeden ulaşmayı hedeflemişlerdir. Tavsiye ederim.
İnsan ve Hayat
ŞeylerGeorges Perec · Metis Yayınları · 20161,355 okunma
Ne tür şeyler?
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2019 31. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2019 23:24
Kitabın ilk sayfalarındaki "şeyler" bombardımanı İle okuyucuyu özellikle bu kadar boğulmuş gibi hissettiriyor Perec. Neden? Amacı bu kadar çok şeyden bahsederek, şeylerin denizinde boğulmak üzere olan ama farkında olmayan insanı uyandırmak! Bunu anlamak için kitabın sonuna kadar okumak şartıyla tabi. Burjuva olmak isteyen ama bir yandan da özgür ve bohem hayatın tadına varmak isteyen insanları kategorize etmeye çalışıyor görünse de aslında her iki yaşam tarzının da olumlu ve olumsuz yanlarına çok güzel dokundurmalar yapıyor satır aralarında. Yıllar öncesine ait gibi görünen yaşamların günümüzdeki yaşam şekilleriden farklı olmadığını görüyoruz şaşırarak. İnsan değişmiyor ki özünde... Kelimelerle dans eden, daldan dala atlar gibi görünürken zihnimizde gizli bir tutarlılık yaratan bir yazar Perec. Paris ve Sfaks karşılaştırması ile alelade bir karşılaştırma yapıyormuş gibi sanılsa bile Doğu- Batı, Modern- Geleneksel, Hızlı- Yavaş, Burjuva- Emekçi vb. pek çok karşılaştırmayı da hissettirir bize. Karakterleri ne kente ne taşraya uyum sağlayabilmişlerdir. Çoğu uyumsuz gibi... Askerliğe yönelik düşüncelerini okurken, babasını II. Dünya Savaşı'nda annesini ise esir kamplarında kaybettiğini öğrendikten sonra daha anlayışla yaklaşıyor insan ister istemez. Elbette tecrübelerini yansıtıyor eserlerine doğal olarak. Sorgulatıcı ve sorgulayıcı bir eser! Hayatın üzerinde çok durmadığımız, durmaktan çekindiğimiz kısımlarını ortaya koymuş; halının altına süpürdüğümüz acabaları, halıyı silkelemek suretiyle, ortalığı toz duman etmiştir. İyi etmiştir!
Edebiyat
ŞeylerGeorges Perec · Metis Yayınları · 20161,355 okunma
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2016 66. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2016 18:04
Kitap hakkında inceleme yapmadan önce sizinle kitapla alakalı olacağını düşündüğüm bir anımı paylaşacağım: Lise yıllarımda Felsefe Hocamla aramızda kısa bir konuşma geçti,o yıllarda tek derdimiz üniversite sınavı idi,sanki sınavı kazanırsak tüm dertlerimiz tümüyle bitecek diye düşünecek kadar hayalperesttik.çocuktuk...İşte bende yüz yüze ve sadece ikimizin olduğu bir ortamda felsefe hocama bunu dile getirdim çocuk saflığı ile üniversite sınavını kazansam da...diye başlayan bir sürü hayal ile devam eden cümleler...Hocam ise hafızamdan hiç silinmeyen bir cevap verdi bana: ''Üniversite sınavını bitirdikten sonra da dert bitmez,mezun olma telaşı,mezun olduktan sonra iyi bir işe girme endişesi,işe sahip olduktan sonra,toplum tarafından yapılan evlenme baskısı,evlilik içinde iken büyüklerden gelen çocuk yap baskısı,çocuk olduktan sonra onu büyütme-okutma-evlendirme...kısaca ölene kadar bir yığın dert,üzüntü,telaş peki kişisel özgürlüğe,kişisel heveslere ne olacak ? '' demişti. Yine kitap ile alakalı internet sitelerinde okuduğum bir yorumu sizinle paylaşayım: GENÇ iken(Üniversite yılları) (Güç var,zaman var,ama para yok) ORTA YAŞLARDA(Çalışma Çağında ) (Para var,güç var ama zaman yok) YAŞLI iken(Emeklilik yılları) (Para var,zaman var,ama güç yok) (zaman sözcüğü burda boş vakit anlamında kullanılmışken güç sözcüğü ise sağlık-kuvvet anlamında kullanılmıştır,paradan söz etmeye gerek yok maalesef hepimiz onun ne olduğunu biliyoruz ) Bu kısımdan sonra SPOİLER içerir ! ŞEYLER kitabında genç evli çiftimiz,zenginlik hülyaları kurmaktadır herkes gibi.İleri de şunlarım şunlarım olsun diye tatlı hayallere dalarlar.Bu amaçlarını gerçekleştirmek için karşılarında iki yollları vardır ya herşeyden feragat(mümkün olduğunca para harcamaksızın) edip hiç dinlenmeksizin çalışmak(boş
1000Kitap
ŞeylerGeorges Perec · Metis Yayınları · 20161,355 okunma
7/10
·112 syf.··
2016 97. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Kasım 2016 09:43
George Perec'i ilk defa okudum. Girişte yaklaşık 20 sayfa kadar evdeki eşyaların betimlemeleriyle geçiyor. O kısımları okurken biraz dikkatim dağıldı ve kitaba başlarda pek giremedim. Ama sonradan karakterler ortaya çıkınca konu ve kurgu yavaş yavaş belli olmaya başlayınca kitaba küçük bir kıvılcım çakmış oldu. Konu Jerome ve Slyvia etrafında dönüyor. Bu iki karakterin daha önce yaşadıkları da anlatıldığı için karakterler hakkında oldukça doyurucu bilgiye sahip oluyorsunuz. Geçmişe Flash Backler yapılarak sürdürülen roman hayatın zorlukları ve bu iki karakterlerin bu durum karşısında bitmez tükenmez bir direniş göstermeleri sonucunda yaşadıkları çeşitli olayları konu alıyor. Perec'in diğer romanlarını da okumayı istiyorum. Olmazsa olmaz bir roman değildi ancak hanenize güzel bir artı yazar.
ŞeylerGeorges Perec · Metis Yayınları · 20161,355 okunma

Yazar Hakkında

Georges PerecYazar · 24 kitap
Şaşırtıcı özgünlükteki yapıtlarıyla, anlatı üslubuna ve şiire getirdiği yeniliklerle edebiyat dünyasında ayrı bir yer edinen Georges Perec, 7 Mart 1936'da Paris'te doğdu, 3 Mart 1982'de Ivry'de öldü. Neredeyse tüm yaşamı boyunca Paris'te yaşadı. İkinci Dünya Savaşı'na katılan babası 1939'da öldürüldü. Almanlar Fransa'yı yavaş yavaş ele geçirirken, Perec akrabaları tarafından kırsal bölgeye götürüldü. 1942 yılı sonlarında Paris'te kaybolan annesinin de daha sonra Auschwitz'de ölmesiyle, altı yaşında öksüz kaldı ve halasıyla eniştesi tarafından büyütüldü. Yahudi kökenli oluşunu ve anne babasını savaşta kaybetmesini hiçbir zaman açıkça irdelemese de, bunlar yapıtlarında alttan alta her zaman var olan unsurlar oldu. Perec eğitimini tamamladıktan sonra, bazı dergilere yazılar yazmaya başladı. 1965'te ilk romanı Les Choses. Une histoire des années soixante (1965; Şeyler - Altmışlı Yılların Bir Hikayesi, çev.: Sevgi Tamgüç, Metis Yay., 1998) ile Renaudot Ödülü'ne layık görüldü. O tarihten itibaren birbiriyle hiçbir benzerlik taşımayan yirmiden fazla kitap yayımladı. Perec, 1960'ta Raymond Queneau ve François Le Lionnais tarafından kurulan, Paris merkezli OuLiPo'nun (Ouvroir de Littérature Potentielle-Potansiyel Edebiyat Atölyesi) üyelerindendi. Italo Calvino, Harry Matthews, şair ve matematikçi Jacques Roubaud'nun da üyesi olduğu, matematik, mantık ya da satranç gibi başka alanlardan biçimsel olarak yararlanan, edebiyatı bu alanlardan ödünç aldığı yeni yapılar ve örneklerle genişletmeye çalışan OuLiPo'nun başını çeken edebiyatçılardan biri oldu. Perec, romanlardan toplu çapraz bulmacalara, denemelerden taşlamalara, şiirlerden sözcük oyunlarına çeşitlilik gösteren yapıtlara imza attı. Tersinir sözler, evirmeceler, sözcük oyunları Perec'in yapıtlarından hiç eksik olmadı. 1969'da hiç "e" harfi kullanmadığı La Disparition (Kayboluş) adlı romanı yazdı. Kayboluş bir adamın ortadan kayboluşunun hikâyesidir ve adamın kaybolduğu dünyada "e" harfi de kaybolmuştur, ancak romanın hiçbir karakteri dildeki yer değiştirmelerin, benzetmelerin, tahrif etmelerin ve böyle bir evrenin boşluğu doldurmak için giriştiği sonu gelmeyen hilelerin farkına varmaz. Böyle bir dünyada arkadaşları Anton Ssliharf'i boşuna arar ve birer birer yok olurlar. İnsanın yaşadığı ortamı keşfe çıkan Perec, kimi zaman sivri dilli bir alaycılıkla, kimi zaman da takıntılı bir yöntemcilikle romanlar yazdı. Özel hayatı konusunda her zaman ketum olsa da, yapıtları otobiyografik unsurlarla doludur. 1973 yılında yazdığı La Boutique Obscure, 1975'te kaleme aldığı W ou le souvenir d'enfance (W Ya da Bir Çocukluk Hatırası, çev.: Sosi Dolanoğlu, Metis Yay., 2001), 1978'de yayımlanan Je me souviens, otobiyografik özellikleri daha öne çıkan yapıtlarıdır. Perec'in en önemli yapıtlarından biri de, 1978'de yayımlanan ve Medici Ödülü'ne layık görülen La vie mode d'emploi'dır (Yaşam Kullanma Kılavuzu, çev.: İsmail Yerguz, Yapı Kredi Yayınları, 2001). Harflerle ve sözcüklerle oynamayı çok seven Perec, dili neşeli bir oyun ve keşif alanına, kapıları şiire olduğu kadar derin felsefi düşüncelere de açılan bir laboratuvara çevirmiştir.