1000Kitap Logosu
Uyuyan Adam

Uyuyan Adam

Okuyacaklarıma Ekle
TAKİP ET
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!

Hakkında

112 sayfa ·
Tahmini okuma süresi: 3 sa. 10 dk.
Adı
Uyuyan Adam
Orijinal adı
Un Homme Qui Dort
Basım
Türkçe · Türkiye · Metis Yayınları · Şubat 2013 · Karton kapak · 9789753422796
İnsanlardan nefret ettiğin anlamına gelmez bu, ne diye onlardan nefret edesin ki? Ne diye kendinden nefret edesin ki? Keşke insan türüne ait olmak, o dayanılmaz ve sağır edici gürültüyü de beraberinde getirmeseydi; keşke hayvanlar aleminden çıkıp aşılan o birkaç gülünç adımın bedeli, sözcüklerin, büyük tasarıların, büyük atılımların o dinmek bilmeyen hazımsızlığı olmasaydı! Karşı karşıya getirilebilen başparmaklara, iki ayak üstünde duruşa, omuzlar üzerinde başın yarım dönüşüne fazla ağır bir bedel bu. Yaşam denen bu kazan, bu fırın, bu ızgara, bu milyarlarca uyarı, kışkırtma, tembih, coşkunluk, bu bitmek bilmeyen baskı ortamı, bu sonsuz üretme, ezme, yutma, engelleri aşma, durmadan ve yeniden baştan yaratma makinesi, senin değersiz varoluşunun her gününü, her saatini yönetmek isteyen bu yumuşak dehşet.
Fiyatlar
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!
İdefix
idefix.com

Okurlar

Kadın
% 63.6
Erkek
% 36.4
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
8.3
10 üzerinden
897 Puan · 173 İnceleme
112 syf.
·
Beğendi
Perec'in Uyuyan Adam'ı hiçlikte hapsolmuştur. Mutlak hareketsizlik: ne fiziksel ne de düşünsel bir eylem söz konusudur. Bu nedenle yarı ölüm diye adlandırılan uykuyla özdeşleşmiştir. Freud'un fazla uykuyu bir kaçış olarak nitelediğini biliyoruz. Benim aklıma ise İnception filminde hayattan kaçmak için kendilerini uyutan insanlar geldi: Bu insanlar rüyada olduklarının farkına varıp ona hâkim olarak rüyalarında istediklerini yapabiliyorlar, hâliyle asla uyanmak istemiyorlar. Buna teolojide cennet deniyor. Buna karşın kitapta Uyuyan Adam'ın rüyalarından bahsedilmez. O, yaşamayı hiç bilmediğini ve bilemeyeceğini keşfederek kendini her şeyden soyutlamıştır. Bir isminin olmaması da bunun bir göstergesidir. O, bir hiçtir. Perec onu kitabın bir yerinde şu şekilde tasvir eder: "Sen bulanık bir gölgeden, sert bir kayıtsızlık çekirdeğinden, bakışlardan kaçan nötr bir bakıştan başka bir şey değilsin." Bulanık bir gölge imgesi onun artık bedensel varlığının da tehlikeye girdiğini gösterir: Tabii mitsel bir aura içinde hücreleri buharlaşmamaktadır ancak psikolojik olarak her geçen gün hayatla bağı zayıflayan insan bedeni, artık değiştirilmesi gereken yıpranmış bir deriden başka bir anlam ifade etmez. Hücrenin en son noktası olan çekirdek imgesi onun hiçliğin tam ortasına gelmiş olduğunu gösterir. Güneş onun yıpranmış derisini yakar, bu yüzden geceleri çıkar sokağa ve çevresine hiçbir şey hissetmeden, düşünmeden sadece bakar. Yabancılaşmanın getirdiği korkudan dolayı etrafındaki bakışlardan bile sakınmaktadır, çünkü kendisini fark eden her bir gözle kuracağı bağlantı onu hayata tutacak, bu bağlanma ise yeniden bilinmezlik anlamına gelen hayata dahil olma çabasına sokacak ve bu, onun artık bildiği üzere mutlak bir mağlubiyetten başka bir şeyle sonuçlanmayacak bir çaba olacak. Nihayet onunkisi nötr bir bakıştır: Hiçbir aidiyet duymayan bir bakış. Zira kitapta onun ailesinden, arkadaşlarından doğru düzgün bahsedildiğini görmeyiz. Uyuyan Adam'ın sınav sabahı bile yatağından kalkamadığını ya da kalkamadığını görürüz. Dışarıdan bakıldığında son derece anlamsız bir harekettir hatta başkalarının davranışlarını kendimizinkilerle kıyaslama yaparak anlamlandırma alışkanlığına sahip olan bizler için şımarıkça bir harekettir; öyle ki her gün mücadele ederek zor şartlarda yaşamaya devam eden bizler için onun bu davranışı nedeniyle suçlanması, yargılanması ve bunların sonucunda en azından toplum nezdinde cezalandırılması gerekebilir. Ancak bunları yaparken her birimizin bir şeylerden kaçmakta olduğumuz gerçeğini fark etmeyiz ya da farkında olsak da içten içe, onu görmezden geliriz. İnsan diğer insana ayna vazifesi görür: Bundan dolayı başka insanların bizim gibi olmasını isteriz, ancak böyle rahatlarız ve hayatımıza devam edebiliriz. Tabii ki bunun imkanı olmadığından dolayı ya aynadakini kendimizden hareketle kurgularız ya da aynadakine göre kendimizi… Uyuyan Adam artık aynasına bakmaktan vazgeçmiştir. O, "Oturuyor ve beklemek istiyor sadece, bekleyecek bir şey kalmayana kadar beklemek." Ancak zaman hiç kimseyi beklemez, akar. O, gerçek bir Efendi'dir. İnsan ona ancak bir yerinden tutunabilir, böylelikle bir nirengi noktası edinerek hayatını buna göre kurgulayabilir. Efendi ise gerçek manada bir Uyuyan'dır. Uyuyan Adam ise onun çok kötü bir kopyasından başka bir şey değildir. Bundan dolayı Perec son bölümde, Uyuyan Adam'ın suratına sert gerçekleri bir bir çarpar. Bunlardan birisinde şunları söyleyerek onun çevresinde var oldugunu zannettiği demir parmaklıkları yok eder: "Oysa sen, zavallı Dedalus, senin labirentin yoktu. Sahte mahkum, senin kapın açıktı." Şaşırıp etrafında açılan kapıları, kapıların ardında akan sokaktaki hayatı gören Uyuyan Adam'ın korkusuna aldırmadan devam eder: "Artık sığınağın kalmadı. Korkuyorsun; yağmurun, saatlerin, araba selinin, yaşamın, insanların, dünyanın, her şeyin durmasını bekliyorsun; her şeyin yıkılmasını bekliyorsun … Uzunca bir süre kendine sığınaklar kurup yıktın: düzen ya da eylemsizlik, başıboş sürüklenme ya da uyku, geceleyin devriye gezmeler, yansız anlar, gölgelerin ve ışıkların kaçışı. Daha uzun bir süre kendine yalan söylemeyi, kendini sersemleştirmeyi, kendi oyununa gelmeyi sürdürebilirsin belki. Ama oyun bitti, büyük şenlik, ertelenmiş yaşamın yalancı sarhoşluğu bitti." Ve sözlerini şöyle noktalar: "Ufacık bir belâ seni kurtarmaya yeterdi belki de: Her şeyini kaybederdin, savunacak bir şeyin olurdu, ikna etmek için, duygulandırmak için söyleyecek sözcüklerin olurdu." Ve Uyuyan Adam uyanır… Keyifli okumalar
Uyuyan Adam
8.3/10 · 2.823 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
112 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
·
Puan vermedi
Perec’in okuduğum ilk kitabıydı #uyuyanadam Otobiyografisi olabileceği de söyleniyor. Zor bir çocukluk dönemi olmuş o yüzden hislerinin dökümü olarak düşünülmüş olabilir. İkinci tekil şahıs bir anlatım. Bu anlatımı sevdiğimi söylemiştim daha önce. Bireyselliğin derinliğini anlamakta etkili bir anlatım. Kendini toplumdan soyutlamış, kendine yabancı, yalnız ve umutsuz bir kişilik. Bu kadar umutsuzluğa, varoluş sancılarına rağmen kitabın sonlarına doğru hayata karşı umut kıpırtılarını da okuyoruz. Yani düşünce şeklini değiştirirsen hayat o kadar çekilmez değil, diyerek bağlayayım. Çok severek okudum. “İnsan ne harikulade bir buluş! Isınsın diye ellerine, soğusun diye de çorbasına üfleyebilir.”
Uyuyan Adam
8.3/10 · 2.823 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
103 syf.
·
4 günde
·
10/10 puan
SENİN Kİ NASIL BİR UYKU;
Kelimeleri nasıl bir araya getirip cümle yapmalı,nasıl tarif etmeli olmak veya olmamayı... Belki de vardır ama nerededir?Görünür mü yoksa gölge mi? Gölgeden ibaret belki de herşey... Hayat da öyledir kimbilir...Eylem haline getirdiklerimizin hepsi beynimizin bize bir oyunu mu? Aslında biz siz onlar her birimiz, tüm insanlık,iç dünyasından ibaret belki de... Bedenin bir kütle,kütlenin de beynin emriyle hareket ettiğini düşünelim otomatik bir mekanizma gibi... Peki bu kütlenin görünmeyen iç dünyasında neler yaşadıklarını yok sayabilir miyiz? Kimbilir, belki de her eylem o iç dünyanın emriyle yapılıyor o tecrübeler sayesinde atılıyor her adım..Adımları atmadan hesaplarını yapıyoruz ona göre atıyoruz adımlarımızı belki de... Yaşantılarımız tecrübelerimiz bizi bu hale getiriyor elbette... Bu uyanıklılık mı yoksa uykunun biraz daha hafiflemiş hali mi bilinmez... Herkes bir nebze de olsa uyuyor benim fikrime göre çünkü iç dünyamızda yaşadıklarımızdan sorumluyuz.O da eyleme,eylem de davranışlarımızı oluşturduğunu düşünüyorum. Çok derin bir uykuda değil de tilki uykusunda yaşamınızı temenni ederim. Sevgiyle Kalın.
Uyuyan Adam
8.3/10 · 2.823 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
112 syf.
·
3 günde
·
6/10 puan
103 sayfalık bir kitap.Ama benim için okuması beklediğimden zor oldu.Varoluşsal sorular içinde yok oluşu bulan bir adamın hikayesi gibi geldi bana.Belki de major depresiftir? Belli bir rutinin içinde hiçliğe hapsolmuş birisinin hikayesi.Biraz karanlık da diyebiliriz.Umut olmadan yaşamak buna benzese gerek diye düşünüyorum.
Uyuyan Adam
8.3/10 · 2.823 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
112 syf.
·
2 günde
·
9/10 puan
Uyuyamayan Ben
Masadan kalkıyorum, bugün de hayatımı kurtarabileceğimi sandığım sınava çalışarak günümü bitiriyorum. Evet, öyle sanıyorum, meslek sahibi olursam, Dünyanın benim olabileceğini düşünerek kendimi kandırıyorum, Sonra bir kitap okuyorum, aslında kitabı okuduğumu düşünüyorum ama kitabı okumuyorum ki kitabı yaşıyorum. Kitap bana bir kez daha gerçekleri hatırlatıyor. İsmi; "
Uyuyan Adam
Uyuyan Adam
". Adam uyurken bile beni toz pembe hayallerden uyandırabiliyor. Hayallerimin en güzel kısmındayken, "İnsanoğlu" diyor. "Bomboş bir buluştur." Sonra hayallerim bir cam gibi kırılıp ayaklarımın dibine düşüyor. Ayağımın kanamaması ya da belki de hayatımın kanamaması için basmamalıyım. Ama hayallerimin kırıklıkları odamın her tarafına yayılmış durumda ve ben bu odadan çıkmalıyım... Not; Kitapta yazılan yazı tekniğiyle incelemeyi yazmaya çalıştım.
Uyuyan Adam
8.3/10 · 2.823 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.