A Story of the Sixties and A Man Asleep

Things

Georges Perec
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 21 dk.
Sayfa Sayısı:
224
Basım Tarihi:
16 Temmuz 2010
Yayınevi:
Verba Mundi
Orijinal Adı:
Un homme qui dort
Orijinal Dil:
Fransızca
Orijinal Ülke:
Fransa
ISBN:
9781567921571
Ülke:
Amerika Birleşik Devletleri
Dil:
İngilizce
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Uyumak mı istersin uyanmak mı?
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2024 48. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2024 01:03
90 sayfalık ince bir kitap. Üstelik her bölümde sayfanın arkası da boş sayfa. Hemencecik biter yarım saat sürmez. Diye başlıyorum. Ama unuttuğum bir şey var. Bu bir Georges Perec kitabı! Kitabın ilk cümlesi “GÖZLERİNİ KAPAR KAPAMAZ, uykunun serüveni başlıyor.” İkinci cümleyi de yazayım mı? Tabi ki HAYIR! Çünkü kitabın ikinci cümlesi neredeyse bir (1) sayfa sürüyor. Ancak, kuşkusuz gibi bağlaçlar, etejare-detejare ilginç kelimeler derken uçsuz bucaksız bir söyleyiş. Ne anlattığını idrak edemeyerek başlıyorum sayfaları çevirmeye. Georges Perec’in daha önce okuduğum eseri Bahçedeki Gidonları Kromajlı Pırpır da Neyin Nesi?, üslup açısından pek farklı değildi. Okuyucuyu yoran bir anlatım, gereksiz kullanılan edatlar, bağlaçlar ve sözcük öbekleri bu kitapta da vardı; fakat ilerleyen bölümlerde kitap, mizahi bir dille eleştiriye dönmüştü ve keyif almıştım. Aynı şeyleri yaşamayı beklerken bu kitapta tamamen farklı duyguların içinde boğuluyorum. Kayıtsızlık, yaşarken cansızlık, enerjisizlik, umursamamazlık nedir; hepimiz birkaç tanım yapabiliriz bununla alakalı. Fakat Perec öyle bir tanım yapıyor ki , bir arabesk şarkının başrolünde hissediyorum kendimi. “Robot hareketleri: kalkmak, yıkanmak, tıraş olmak, giyinmek. Sürprizsiz yaşam” Bunun gibi hayattan soğumamıza sebep olan birçok karamsar cümle. Uyanıkken uyumak, yaşarken ölmek, dibe vurmak gibi kavramların altını koyu harflerle çiziyor nevi şahsına münhasır yazar Georges Perec . Benim tavsiyem, psikoljiniz olumsuz cümlelerden çabuk etkilenen bir yapıda ise; kitaptan uzak durmanız sağlıklı olacaktır. Biz zaten Müslüm Baba şarkıları ile büyümüşüz, bize bundan sonra hiçbir şey koymaz diyorsanız da keyif alacağınız bir kitap olabilir. Bu kitabı okuduktan sonra ben kendi psikolojimi sağlam bir eğitim almış asker gibi hissediyorum. Bu saatten sonra daha da yıkılmaz bir kale
Psikoloji
Uyuyan AdamGeorges Perec · Metis Yayınları · 20205,1bin okunma
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2021 257. kitabı
Perec'in Uyuyan Adam'ı hiçlikte hapsolmuştur. Mutlak hareketsizlik: ne fiziksel ne de düşünsel bir eylem söz konusudur. Bu nedenle yarı ölüm diye adlandırılan uykuyla özdeşleşmiştir. Freud'un fazla uykuyu bir kaçış olarak nitelediğini biliyoruz. Benim aklıma ise İnception filminde hayattan kaçmak için kendilerini uyutan insanlar geldi: Bu insanlar rüyada olduklarının farkına varıp ona hâkim olarak rüyalarında istediklerini yapabiliyorlar, hâliyle asla uyanmak istemiyorlar. Buna teolojide cennet deniyor. Buna karşın kitapta Uyuyan Adam'ın rüyalarından bahsedilmez. O, yaşamayı hiç bilmediğini ve bilemeyeceğini keşfederek kendini her şeyden soyutlamıştır. Bir isminin olmaması da bunun bir göstergesidir. O, bir hiçtir. Perec onu kitabın bir yerinde şu şekilde tasvir eder: "Sen bulanık bir gölgeden, sert bir kayıtsızlık çekirdeğinden, bakışlardan kaçan nötr bir bakıştan başka bir şey değilsin." Bulanık bir gölge imgesi onun artık bedensel varlığının da tehlikeye girdiğini gösterir: Tabii mitsel bir aura içinde hücreleri buharlaşmamaktadır ancak psikolojik olarak her geçen gün hayatla bağı zayıflayan insan bedeni, artık değiştirilmesi gereken yıpranmış bir deriden başka bir anlam ifade etmez. Hücrenin en son noktası olan çekirdek imgesi onun hiçliğin tam ortasına gelmiş olduğunu gösterir. Güneş onun yıpranmış derisini yakar, bu yüzden geceleri çıkar sokağa ve çevresine hiçbir şey hissetmeden, düşünmeden sadece bakar. Yabancılaşmanın getirdiği korkudan dolayı etrafındaki bakışlardan bile sakınmaktadır, çünkü kendisini fark eden her bir gözle kuracağı bağlantı onu hayata tutacak, bu bağlanma ise yeniden bilinmezlik anlamına gelen hayata dahil olma çabasına sokacak ve bu, onun artık bildiği üzere mutlak bir mağlubiyetten başka bir şeyle sonuçlanmayacak bir çaba olacak.
Edebiyat
Uyuyan AdamGeorges Perec · Metis Yayınları · 20205,1bin okunma
6/10
·112 syf.··
2025 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2025 21:45
Uyuyan Adam – Derin Bir Uykunun İçinde Kaybolmak Georges Perec’in Uyuyan Adam kitabı, hayatın anlamsızlığına karşı duyulan derin bir kayıtsızlığın hikâyesi. Kitabı okurken, adını bilmediğimiz genç adamın dünyasına adım atıyoruz. Bu genç, hayattan elini eteğini çekmiş, zamanı sadece uyuyarak ve düşüncelerinin içinde kaybolarak geçiren biri. Ne bir hedefi ne de bir arzusu var; sadece var olmanın ağırlığını hissediyor ve bu ağırlıktan kaçmak için kendini uykuya teslim ediyor. Perec, ikinci tekil şahısla yazdığı bu metinde okuru doğrudan kahramanın yerine koyuyor. “Sen” diyerek sesleniyor ve bir bakıma okuru da bu kayıtsızlığa davet ediyor. Bu anlatım tarzı, kitabı okurken sanki o uyuyan adam sizmişsiniz gibi hissettiriyor. Onun boş vermişliğini, umutsuzluğunu ve hayattan kopmuşluğunu iliklerinize kadar yaşıyorsunuz. Ancak Uyuyan Adam, karamsarlığıyla okuyucuyu yorabilecek bir kitap. Hayattan hiçbir beklentisi olmayan bir karakteri takip etmek, yer yer sıkıcı ve boğucu gelebilir. Ama işte tam da burada Perec’in ustalığı devreye giriyor: Bu sıkıcılığı öyle güzel anlatıyor ki, adeta anlattığı kayıtsızlığın içine çekiliyorsunuz. Kitap, anlam arayışı içinde kaybolmuş herkese hitap ediyor. Eğer varoluşsal sancılarla boğuştuğunuz, hayatın anlamsızlığını sorguladığınız bir dönemdeyseniz, bu kitap size çok şey katabilir. Ancak hafif ve eğlenceli bir şeyler arıyorsanız, Uyuyan Adam muhtemelen sizi zorlayacaktır. Sonuç olarak, Georges Perec’in bu eseri, hayattan kaçmanın, kendi içine çekilmenin ve varoluşun ağırlığı altında ezilmenin etkileyici bir tasviri. Bazen kaybolmak, bulunmanın en derin hali olabilir. Eğer bu karanlık yolculuğa çıkmaya hazırsanız, Uyuyan Adam sizi bekliyor.
Uyuyan AdamGeorges Perec · Metis Yayınları · 20205,1bin okunma
10/10
·112 syf.··
2020 33. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Temmuz 2020 20:15
Bazı kitaplar vardır, anlatması çok zordur. Okumak, o kitabı anlatmaktan çok daha kolaydır. Okurken bir şeyleri anladığını zannedersin; ama iş karşındakine anlatmaya gelince nereden başlayacağını bilemezsin. Bir yerini anlatmaya başlasan diğer yerler yarım kalacaktır, bir konudan bahsetsen diğer konunun hatrı kalacaktır. İşte bu kitap da tam olarak o kitaplardan biri. Eminim ki, Uyuyan Adam'ı okuyan her okur, farklı farklı anlamlar çıkaracaktır. Bu durum okurun niteliksiz olduğunu göstermez, yazarın çok iyi bir iş çıkardığını gösterir. Bu sebeple Uyuyan Adam isimli bu kitabı, kendi anladığım yönleriyle size aktarmaya çalışacağım. Öncelikle yazar Georges Perec, ikinci tekil şahıs bakış açısıyla kitabını yazmış. Daha önce ikinci tekil şahıs bakış açısıyla yazılmış bir kitap okudum mu hatırlamıyorum; ama sadece yazarın seçmiş olduğu dil ve üslup bile nasıl farklı bir kitap okuduğunuzu daha kitabın başlarında size gösteriyor. Değişik bir kitap okuyorum hissine hemen kapılıyorsunuz zaten. Akabinde kitabı okudukça diyalog arıyorsunuz; ama o da ne? Kitapta hiçbir diyalog yok... Kitabın içerisine girmeden önce belirtmem gereken bir husus daha var. Georges Perec, kitabın hemen başında Kafka'nın Günah, Acı, Umut ve Doğru Yol Üzerine Aforizmalar'ından şu sözü yerleştirmiş: “Evinden çıkman gerekmez. Masandan kalkma ve dinle. Hatta dinleme, yalnızca bekle. Hatta bekleme bile, kesinlikle sessiz ve yalnız ol. Dünya, maskesini düşüresin diye, gelip kendini sunacaktır sana, başka türlü olamaz; kendinden geçmiş bir halde eğilecektir önünde.” Bence Perec, Uyuyan Adam isimli bu kitabını Kafka'nın yukarıdaki sözünün üzerine kaleme almış. Hatta Kafka'ya cevap niteliğinde olduğunu düşünüyorum. Zira Kafka'nın Dönüşüm kitabındaki Gregor Samsa’nın bir sabah böceğe dönüşmesinde olduğu gibi,
Uyuyan AdamGeorges Perec · Metis Yayınları · 20205,1bin okunma
Ölmedin. Delirmedin...
8/10
·112 syf.··
2026 28. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2026 12:42
Georges Perec ile tanışma kitabım, anlatımını en farklı bulduğum ve hayatımda okuduğum en farklı romandı. Tek bir diyalog bile içermiyor. İnsanın kalabalıklar arasındaki yalnızlığını çok güzel anlatıyor. Betimlemeler, duygusal çözümlemeler harika. Depresyonun, sanatla buluşmuş hali. Yalnızlık ve kayıtsızlık... Yazar kelimelerle anlatılması zor olan yaşanılan anları o kadar güzel betimlemiş ki o kelimeler sizin de yaşayıp anlatamadığınız durumlara tercüman oluyor adeta. Yalnızlığı çok iyi anlattığını ve hissettirdiğini düşünüyorum. Okurken her insanın kendinden bir şeyler bulabileceği kült bir eser niteliğinde.. Keyifli okumalar dilerim..
Uyuyan AdamGeorges Perec · Metis Yayınları · 20205,1bin okunma
Bekleyecek bir şey kalmayana kadar beklemek..
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2023 53. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2023 09:08
“Pişmaniye saçlı deli” yazmıştı Perec için bir arkadaşım, ve eklemişti “Sen onca travmatik bir çocukluk yaşa, sonra bütün dünyadan öcünü aklımızla oynayarak al.” Perec’le ilgili en güzel tanımı bulmuş olabilir. Ve ben, bu pişmaniye saçlı deli sonsuza kadar benim aklımla oynasın isterim. Çünkü nefis, çünkü leziz. Bu kitap Kayboluş kadar olmasa da bir delilik. Enfes bir delilik. Ki bence, varoluş üzerine bu kadar iyi yazılmış çok az kitap var. Hem de ikinci tekil şahıs anlatımı. Oy oy oy Paris’in ortasında ıssız bir ada olan bir oda. Başı sonu bir fotoğraf karesine sığan bir krallık. Sanarsın Paris’e hükmediyor bizimki. “Ne diye yaşıyormuş gibi yapacakmışım?” diye düşünüp, ağının ortasında duran küçük bir örümcek gibi etrafına bakıyor. Etrafına bakıyor ve düşünüyor. İşte olan biten bu. Bundan sebep “Yahu, bu hareketsizlikten bu devinim nasıl çıkar ey Perec efendi?” diye sorma gereği duyuyorsunuz okurken. E ne düşünüyor bizimki? Var olmayı, hayatın içindeki bu çaresiz çırpınışımızı, ruhumuzun sefaletini, olmak ya da olmamayı..Yaşamı düşünüyor. Onun eşsiz tanımıyla: “Yaşam denen bu kazan, bu fırın, bu ızgara, bu milyarlarca uyarı, kışkırtma, tembih, coşkunluk, bu bitmek bilmeyen baskı ortamı, bu sonsuz üretme, ezme, yutma, engelleri aşma, durmadan ve yeniden baştan başlama makinesi, senin değersiz varoluşunun her gününü, her saatini yönetmek isteyen bu yumuşak dehşet.” Manzaramız zengin; duvardaki kirişler, tavandaki çatlaklar.. Melodik bir şölen de cabası; merteklerin, döşemelerin çatırdayışı, yağmurun oluktan akışı, durup artık zamanı kapının dışına tekme tokat atana kadar akreple yelkovanın tıkırtısı.. Yirmi beş yaşında, yirmi dokuz dişi, üç gömleği, altısı leğende köpekbalığı gibi yüzen sekiz çorabı, artık okumadığı birkaç kitabı ve artık dinlemediği birkaç plağı
Edebiyat
Uyuyan AdamGeorges Perec · Metis Yayınları · 20205,1bin okunma
8/10
·112 syf.··
2025 58. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2025 22:19
Uyuyan Adam bir roman olmaktan çok, varoluşsal deneme ya da zihinsel bir yolculuk... İkinci tekil şahıs anlatımı kitabın en etkileyici yönlerinden biri. İsimsiz kahramanının, Paris’teki küçük odasında her şeyden vazgeçerek kendini dünyadan soyutlaması, ilk bakışta radikal bir özgürlük arayışı gibi görünebilir. Ancak okudukça, bu soyutlanmanın özgürlükten çok bir tür kendi kendine hapsolma, bir “hiçlik” denemesi olduğunu fark ettim. Karakterin, toplumsal normları, ilişkileri ve hatta kendi arzularını reddederek sadece “var olmayı” seçmesi, beni hem hayran bıraktı hem de derin bir rahatsızlık hissettirdi. Karakterin Paris sokaklarında amaçsızca dolaşması, çevresindeki dünyayı bir yabancı gibi gözlemlemesi, sanki ben de o gri sokaklarda onunla birlikte yürüyormuşum gibi hissettirdi. Georges Perec detaylı betimlemeleri (bir sokaktaki taşların dokusu, bir odanın loş ışığı, bir kahve fincanının sıradanlığı) o kadar canlı ki, bu sıradan anların içinde bile bir tür melankolik şiirsellik buldum. Ama aynı zamanda, bu betimlemeler karakterin kayıtsızlığını ve duygusal kopuşunu o kadar iyi yansıtıyor ki, bir noktada kendimi de o kayıtsızlığın içinde kaybolmuş gibi hissettim. Yabancılaşma, yalnızlık ve varoluşun anlamı üzerine düşünmek isteyenler için oldukça etkili bir kitap. Tavsiye edilir. Kitapla kalın.
Uyuyan AdamGeorges Perec · Metis Yayınları · 20205,1bin okunma
Hissizleşme üzerine Dersler
9/10
·112 syf.··
2023 48. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2023 19:34
Hayatımızın bellirli bir evresinde kabuğumuza çekilip oradan hiç çıkmamayı dileriz. Kimseyi görmemeyi ,iletişim kurmamayı.. Hayatımın böyle bir evresi olduğu için sanıyorum cümlelerin değil komple kitabın altını çiziyorum. Sen kendini görünmez kılmaya devam edince gerçekten bir gün görünmez olacağına inanmaya başlarsın. Kimse sana dokunmasın ,kimse sana çarpmasın istersin. Kitapların, depresyon hırkan , ve bir kaç gündür sehpanda duran yarı soğuk kahven , dizleri çıkmış pijaman, dağınık topuzun ve gözünün altında sahra çölüne benzer halkaların.. Umrunda olmayan cevapsız çağrılar, biriken mesajlar arada çalan kapı zilleri.. Günün en aydınlık saatlerinde zifiri karanlık odan. Belki de acemice içilmiş bir kaç izmarit. Ufalıp, ufalıp yeryüzünden silinmeyi bekleyen bir beden,renksiz tavanlar.. Dünya yerinden kıpırdamadı ve sen değişmedin. Kayıtsızlık seni farklı kılmadı. Ölmedin. Delirmedin.
Uyuyan AdamGeorges Perec · Metis Yayınları · 20205,1bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2025 16. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2025 12:16
Öğrenecek çok şeyin var, öğrenilmeyen her şey: yalnızlık, kayıtsızlık, sabır, sessizlik. Tüm alışkanlıklarından, onca zaman yan yana yürüdüğün kişileri görünce yanlarına gitmekten, başkalarının her gün senin için ayırdıkları, hatta bazen senin adına savundukları yerde kahveni içmekten, yemeğini yemekten, bir türlü bitmek bilmeyen dostlukların suç ortaklığından, yıpranan ilişkilerin ödlek ve oportünist kırgınlığından sürünmekten sıyrılmalısın.” Hayatın içinde durmaktan, oraya buraya koşuşturmaktan, bazen yaşamak sandığımızın varoluşsal sancıları içinde kıvranırken “şahit” olmayı unuttuğumuzu anımsıyorum. Belki de bunun için burdayız, şahit olup varlığımızı hissetmek için. Belki de anlam bu kadardır. Her şey bu kadar basittir. Uyuyan adam yaşamın basit bir ifade ediliş şekli. Keyifli okumalar…
Uyuyan AdamGeorges Perec · Metis Yayınları · 20205,1bin okunma
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2023 44. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2023 16:17
"Yüreğini ısıtan şey, varoluş duygun, neredeyse önemli olduğun duygusu, dünyaya bağlanma, dünyada kalma duygusu eksikliğini hissettirmeye başlıyor." Kopmaya başlıyorsun. İncecik bir iple bağlı olduğun bu yaşam, seni yarı yolda bırakmak için her şeyi deniyor. "Yolculuklara çıktın ve dönerken yanında hiçbir şey getirmedin. Oturuyor ve beklemek istiyorsun sadece, bekleyecek bir şey kalmayana kadar beklemek: Gece olsun, saatler vursun, günler geçip gitsin, anılar silikleşsin." Kaybolup gittiğin bir dünyada anıların silikleşmesi ne anlama geliyor ki? Zaten uzun zamandır yoksun. Belki kalıntılarını hatırlayacak birkaç ruh bulabilirsin. "Sadece sürüp gitmek istiyorsun, sadece bekleyişi ve unutuşu istiyorsun." Yine de bir şeye tutunman lazım. Bir şeyle unutman lazım. "Yolların verdiği o dayanılmaz unutuş hissiyle tamamlanmaya çalışmak (...)", ama çıkabileceğin bir yol yok ki. Bu zamana kadar hepsinden geri döndün. Bir o kadarının da dibinden bile geçemedin. Büyük bir unutuş lazım sana. Büyük bir mola. "Çatlak aynadaki bu yüz senin yeni yüzün değil, maskeler düştü sadece, odanın sıcaklığı onları eritti, uyuşukluk onları yerinden söktü." Oysa düşen maskeler, binlercesinden sadece birkaç tanesi. Kendini arayışa çıkıp bir umutla baktığın nice aynalar sırtını dönmüştü sana. Hiçbiri el uzatmadı. Hiçbiri yardım etmedi. ∿∿∿∿∿∿∿∿∿∿∿∿∿∿∿∿∿∿∿∿∿∿∿∿∿∿∿∿∿∿ Ve daha nice hiçlikler. Kendisine dair tek bildiğimiz şeyin leğene koyduğu çamaşırlar olan karakteri tanımaya böyle başlıyoruz. Kitabı durmaksızın övmek istiyorum ama pek bir anlam ifade etmeyecek, belki de karakteri anlamanız için onun gibi eylemsiz kalmam gerekiyor. Belki de en büyük kaygısı, üniversitede gireceği sosyoloji sınavı olan bu karakteri rastgele bir sabahta "bekleyiş ve unutuş"a mahkûm eden neydi ki? Büyük bir sebep
Edebiyat
Uyuyan AdamGeorges Perec · Metis Yayınları · 20205,1bin okunma

Yazar Hakkında

Georges PerecYazar · 24 kitap
Şaşırtıcı özgünlükteki yapıtlarıyla, anlatı üslubuna ve şiire getirdiği yeniliklerle edebiyat dünyasında ayrı bir yer edinen Georges Perec, 7 Mart 1936'da Paris'te doğdu, 3 Mart 1982'de Ivry'de öldü. Neredeyse tüm yaşamı boyunca Paris'te yaşadı. İkinci Dünya Savaşı'na katılan babası 1939'da öldürüldü. Almanlar Fransa'yı yavaş yavaş ele geçirirken, Perec akrabaları tarafından kırsal bölgeye götürüldü. 1942 yılı sonlarında Paris'te kaybolan annesinin de daha sonra Auschwitz'de ölmesiyle, altı yaşında öksüz kaldı ve halasıyla eniştesi tarafından büyütüldü. Yahudi kökenli oluşunu ve anne babasını savaşta kaybetmesini hiçbir zaman açıkça irdelemese de, bunlar yapıtlarında alttan alta her zaman var olan unsurlar oldu. Perec eğitimini tamamladıktan sonra, bazı dergilere yazılar yazmaya başladı. 1965'te ilk romanı Les Choses. Une histoire des années soixante (1965; Şeyler - Altmışlı Yılların Bir Hikayesi, çev.: Sevgi Tamgüç, Metis Yay., 1998) ile Renaudot Ödülü'ne layık görüldü. O tarihten itibaren birbiriyle hiçbir benzerlik taşımayan yirmiden fazla kitap yayımladı. Perec, 1960'ta Raymond Queneau ve François Le Lionnais tarafından kurulan, Paris merkezli OuLiPo'nun (Ouvroir de Littérature Potentielle-Potansiyel Edebiyat Atölyesi) üyelerindendi. Italo Calvino, Harry Matthews, şair ve matematikçi Jacques Roubaud'nun da üyesi olduğu, matematik, mantık ya da satranç gibi başka alanlardan biçimsel olarak yararlanan, edebiyatı bu alanlardan ödünç aldığı yeni yapılar ve örneklerle genişletmeye çalışan OuLiPo'nun başını çeken edebiyatçılardan biri oldu. Perec, romanlardan toplu çapraz bulmacalara, denemelerden taşlamalara, şiirlerden sözcük oyunlarına çeşitlilik gösteren yapıtlara imza attı. Tersinir sözler, evirmeceler, sözcük oyunları Perec'in yapıtlarından hiç eksik olmadı. 1969'da hiç "e" harfi kullanmadığı La Disparition (Kayboluş) adlı romanı yazdı. Kayboluş bir adamın ortadan kayboluşunun hikâyesidir ve adamın kaybolduğu dünyada "e" harfi de kaybolmuştur, ancak romanın hiçbir karakteri dildeki yer değiştirmelerin, benzetmelerin, tahrif etmelerin ve böyle bir evrenin boşluğu doldurmak için giriştiği sonu gelmeyen hilelerin farkına varmaz. Böyle bir dünyada arkadaşları Anton Ssliharf'i boşuna arar ve birer birer yok olurlar. İnsanın yaşadığı ortamı keşfe çıkan Perec, kimi zaman sivri dilli bir alaycılıkla, kimi zaman da takıntılı bir yöntemcilikle romanlar yazdı. Özel hayatı konusunda her zaman ketum olsa da, yapıtları otobiyografik unsurlarla doludur. 1973 yılında yazdığı La Boutique Obscure, 1975'te kaleme aldığı W ou le souvenir d'enfance (W Ya da Bir Çocukluk Hatırası, çev.: Sosi Dolanoğlu, Metis Yay., 2001), 1978'de yayımlanan Je me souviens, otobiyografik özellikleri daha öne çıkan yapıtlarıdır. Perec'in en önemli yapıtlarından biri de, 1978'de yayımlanan ve Medici Ödülü'ne layık görülen La vie mode d'emploi'dır (Yaşam Kullanma Kılavuzu, çev.: İsmail Yerguz, Yapı Kredi Yayınları, 2001). Harflerle ve sözcüklerle oynamayı çok seven Perec, dili neşeli bir oyun ve keşif alanına, kapıları şiire olduğu kadar derin felsefi düşüncelere de açılan bir laboratuvara çevirmiştir.